Sen Sandığım Şey
Hesaplaşma
Suzy Pommier Cinayeti
Pir Kemal Dede
Şumga’nın Şifresi
Sihirli Ayraç-2 Hacker Netjettin
Birimiz Ölmek Üzere
Karanlık Sarmal
500
Muhteşem Karanlık
Bağlantı
Ruhlar Kralının Ülkesi
Anadolu Korku Öyküleri Cilt: 2
Kara Kurt (Ciltli)
Parçalar
Gölge Ölüm
Tamu – Polat Komutan
Kimse Sana İnanmaz
Tinsel Kopuş
Düzen
Karanlık Sarmal (3. Kitap)
Düzenleyiciler (Yeni Kapak)
Korku Vadisi (Ciltli)
Siyah Kan
Güneydoğu Asya’da, Yengeç Dönencesi ile Ekvator çizgisi arasında bir yerlerde bir yol vardır. Siyah kanla çizilmiş bir yol. Korkunun ve ölümün hakim olduğu bir yol. Paris. İlk temas. Kuala Lumpur. Hayat Yolu. Uçuşan ve Çoğalan. Sonsuzluğun İşaretleri. Kamboçya. Bal ve Fresk. Tayland. Arınma Odası. Dünyadan soyutlanmış bu mekanda neler olduğunu anlayacaksınız! Bangkok. Gerçeğin Rengi aynı zamanda Yalanın da Rengi’dir! Ve Paris. Her şey sona ermedi, yeni başlıyor. ÇABUK SAKLAN, BABA GELİYOR!
Şeytan Yemini
Birbirinin benzeri cinayetler işlenmektedir. Bu cinayetlerin ortak noktaları, katillerinin öldükten sonra hayata döndürülmüş ve uzun süre komada kalmış insanlar olmasıdır. Öldürülen kişiler de, onların komaya girmesine sebep olan kişilerdir. Bir tür intikam cinayetleridir bunlar. Ancak bu kişiler gerçekten katil midir? Yoksa sadece verilen emirleri uygulayan birer piyon mudurlar? Avrupa'nın birbirinden uzak kentlerinde işlenen bu cinayetler nasıl bu denli benzerlik içermektedir? Yoksa katil tek bir kişi midir? Kendini şeytanın yerine koyan, kendini şeytan sanan biri. Belki de şeytan gerçekten yeryüzüne inmiştir.
Cinayetler Kulübü
Bir salı gecesi Jane Marple’ın evinde toplanan altı kişi, bundan böyle her salı akşamı aynı yerde toplanıp birbirlerine faili meçhul cinayet öyküleri anlatmaya karar verirler. Konuklar birbirilerine esrarnegiz öyküler anlatırken yaşlı eb sahibesini unuturlar. Fakat Miss Marple dikkatle dinediği he öykünün sonunda katilin kimliğini ortaya çıkarır.. Cinayetler Kulübü, eşi bulunmaz kısa öykülerden oluşmuş, sürprizlerle dolu bir kitap. "Öyküler öylesine mükemmel kurgulanmış ki insanı şaşırtıyor... Çoğu uzun bir roman olabilir." - Daily Mirror
Medyum
Jack Torrance’ın Overlook Oteli’nde işe başlaması, yaşamında yepyeni bir sayfa açabilmesi için bulunmaz bir fırsattı. Mevsim sonunda müşterilerin uğramadığı bu eski otelin bekçiliğini yaparken, ailesiyle bolca birlikte olabilecek ve romanını yazabilecekti. Ama sert kış havası kendisini göstermeye başlayınca, bu sakin mekân iyice ıssızlaştı... Uğursuz korkunç güçlerin Overlook Oteli’ni sarmaya başladığını yalnızca eşsiz bir yeteneğe sahip olan beş yaşındaki Danny Torrance fark etti. “Edgar Allen Poe’dan bu yana ıssız mekânları, sınır tanımayan korkuları en iyi anlatan yazar.
- Entertainment Weekly
“Hayal bile edemeyeceğimiz şeyleri öylesine korkunç betimliyor ki, sokak kapınızın kilitlerini iki kez kontrol etmek gereksinimini duyuyorsunuz.
- Boston Globe
Oyun
Çağdaş dünya edebiyatının en önemli isimlerinden A. S. Byatt’ın Oyun adlı romanı, iki kız kardeş arasındaki gelgitlerle dolu, karmaşık ilişkiler üzerine kuruludur. Julia popüler aşk romanlarıyla tanınan bir yazar, Cassandra ise Oxford’da öğretim görevlisi ve Ortaçağ bilimleri uzmanıdır. Babalarının hastalanması ve ardından vefatı, kardeşleri baba evinde bir araya getirir. Bu buluşma, çocukluklarında yarattıkları,
etkisinden çıkamadıkları bir Ortaçağ oyununu hatırlatır. Geçmişte oyuna ara sıra iştirak etmiş ve iki kız kardeşin de kalbine girmiş doğabilimci Simon Moffitt’in dahil olmasıyla anılar gün yüzüne çıkmaya, kıskançlıklar baş göstermeye ve sevgi kılığına bürünmüş nefretin kokusu yayılmaya başlar.
Oyun, birbirini anlayamamış, dahası doğru dürüst sevmeyi becerememiş iki kız kardeşin içine çekildiği karadeliğin kitabı.
Göz
Sadist
Ünlü yazar Paul Sheldon, bir dağ yolunda trafik kazası geçirir. Kar fırtınasının ortasında baygın ve yaralı bir haldeyken, yazarın romanlarının saplantılı bir hayranı olan Annie Wilkes tarafından “kurtarılır”. Eski bir hemşire olan Wilkes’ın evine götürüp bir odaya kapattığı Sheldon neyle karşı karşıya kaldığını anladığında, hayal gücünün sınırlarını zorlayan “sancılı” günler de başlamış olacaktır.
Sadist, psikolojik gerilim türünün başyapıtları arasında gösterilen ve Stephen King’in parlak yaratıcılığını ortaya seren çok özel bir roman… "Alo?
Burası Sidewinder Polis Karakolu. Ben Memur Humbugagy." "Beni dinleyin, Memur Humbugagy. Çok dikkatle dinleyin ve sözümü kesmeyin. Çünkü ne kadar zamanım olduğunu bilmiyorum. Adım Sheldon. Size Annie Wilkes'ın evinden telefon ediyorum. En aşağı iki haftadan beri burada hapisim. Hatta belki de bir aydan beri hapis!" "Annie Wilkes mı?" "Hemen buraya gelin. Bir ambulans da yollayın. Ve Tanrı aşkına, kadın eve dönmeden buraya gelmeye çalışın!"
Şibumi
İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şanghay'da doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de "Go" oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki "yakın algılama " yeteneği yüzünden fotoğrafı bile çekilemeyen bu profesyonel terörist avcısı, terörcü, korkusuz mağaracı, yenilmez savaşçı ve gerçek feylosof, günün birinde emekli olarak yaşadığı şatosundan çıkıyor; amansız ve acımasız bir dövüşe katılmak üzere....