Oyun
₺500,00 Orijinal fiyat: ₺500,00.₺413,00Şu andaki fiyat: ₺413,00.
Çağdaş dünya edebiyatının en önemli isimlerinden A. S. Byatt’ın Oyun adlı romanı, iki kız kardeş arasındaki gelgitlerle dolu, karmaşık ilişkiler üzerine kuruludur. Julia popüler aşk romanlarıyla tanınan bir yazar, Cassandra ise Oxford’da öğretim görevlisi ve Ortaçağ bilimleri uzmanıdır. Babalarının hastalanması ve ardından vefatı, kardeşleri baba evinde bir araya getirir. Bu buluşma, çocukluklarında yarattıkları,
etkisinden çıkamadıkları bir Ortaçağ oyununu hatırlatır. Geçmişte oyuna ara sıra iştirak etmiş ve iki kız kardeşin de kalbine girmiş doğabilimci Simon Moffitt’in dahil olmasıyla anılar gün yüzüne çıkmaya, kıskançlıklar baş göstermeye ve sevgi kılığına bürünmüş nefretin kokusu yayılmaya başlar.
Oyun, birbirini anlayamamış, dahası doğru dürüst sevmeyi becerememiş iki kız kardeşin içine çekildiği karadeliğin kitabı.
| Yayınevi | Altın Kitaplar |
|---|---|
| Yazar | Stephen King |
| Sayfa Sayısı | 399 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2019 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Altın Kitaplar – Oyun
Çağdaş dünya edebiyatının en önemli isimlerinden A. S. Byatt’ın Oyun adlı romanı, iki kız kardeş arasındaki gelgitlerle dolu, karmaşık ilişkiler üzerine kuruludur. Julia popüler aşk romanlarıyla tanınan bir yazar, Cassandra ise Oxford’da öğretim görevlisi ve Ortaçağ bilimleri uzmanıdır. Babalarının hastalanması ve ardından vefatı, kardeşleri baba evinde bir araya getirir. Bu buluşma, çocukluklarında yarattıkları,
etkisinden çıkamadıkları bir Ortaçağ oyununu hatırlatır. Geçmişte oyuna ara sıra iştirak etmiş ve iki kız kardeşin de kalbine girmiş doğabilimci Simon Moffitt’in dahil olmasıyla anılar gün yüzüne çıkmaya, kıskançlıklar baş göstermeye ve sevgi kılığına bürünmüş nefretin kokusu yayılmaya başlar.
Oyun, birbirini anlayamamış, dahası doğru dürüst sevmeyi becerememiş iki kız kardeşin içine çekildiği karadeliğin kitabı.
İlgili ürünler
Assassins Creed 4 – Sırlar
Hakikat kanla yazılacak! Eskisinden daha tecrübeli, daha bilgili ve daha tehlikeli olan Usta Assasin Ezio Auditore, Altaïr'in kayıp kütüphanesini belki de Tapınakçıları sonsuza dek yok etmenin çözüm yolunu içeren bir kütüphaneyi bulmak üzere destansı bir yolculuğa çıkacaktı. Ancak korkunç bir keşif onu beklemekteydi. Kütüphane yalnızca gizli bir ilmi değil, aynı zamanda dünyanın o güne kadar öğrenmiş olduğu en sarsıcı sırrı içeriyordu; Tapınakçıların insanlığın kaderine hükmetmek için kullanmayı umduğu bir sırrı… Kütüphaneye girmek için beş anahtara ihtiyaç vardı onları bulmak için de Ezio'nun giderek büyüyen bir Tapınakçı ordusunun Osmanlı İmparatorluğu'nun istikrarını tehlikeye attığı bir şehre, çalkantılar içindeki Konstantinopolis'e seyahat etmesi gerekecekti.Atası Altaïr'in izinden yürüyen Ezio'nun Tapınakçıları son kez yenmesi gerekiyordu. Çünkü durum hiç bu kadar kritik olmamıştı ve kutsal bir yolculuk olarak başlayan serüven zamana karşı yarışa dönüşmüştü... Hakikat kanla yazılacak! Kanla ve Suikastçının İnancı'yla!..
Canavar Peşinde 23 Kızıl Ejderha Buz Nefes
Tom, sonunda babasını buldu. Fakat babası Taladon, gerçek dünya ile ruhlar dünyası arasında sıkışıp kalmış durumda. Tom'un onu kurtarabilmesi için Hayalet Canavarlarla savaşması ve parçalarına ayrılmış olan Avantia'nın Tılsımı'nı birleştirmesi gerekiyor.
Tom'un savaşacağı beşinci Canavar Kızıl Ejderha Buz-Nefes. Stonewin'deki yanardağ buzlarla kaplanmış durumda. Her yerde dondurucu bir soğuk var. Bunun sorumlusu korkunç büyücü Malvel tarafından gönderilen Kızıl Ejderha Buz-Nefes'ten başkası değil. Acaba Tom çok geç olmadan Buz Nefes'i alt edip tılsımın beşinci parçasını ele geçirmeyi başarabilecek mi?
Cerrah
Cinayetler Kulübü
Bir salı gecesi Jane Marple’ın evinde toplanan altı kişi, bundan böyle her salı akşamı aynı yerde toplanıp birbirlerine faili meçhul cinayet öyküleri anlatmaya karar verirler. Konuklar birbirilerine esrarnegiz öyküler anlatırken yaşlı eb sahibesini unuturlar. Fakat Miss Marple dikkatle dinediği he öykünün sonunda katilin kimliğini ortaya çıkarır.. Cinayetler Kulübü, eşi bulunmaz kısa öykülerden oluşmuş, sürprizlerle dolu bir kitap. "Öyküler öylesine mükemmel kurgulanmış ki insanı şaşırtıyor... Çoğu uzun bir roman olabilir." - Daily Mirror
Koloni
Onlar Çocuktular...
En mükemmel elmasların saflığındaydılar...
Ne ufak bir lekeleri...Ne de en ufak bir kusurları vardı...
Ve ne de en ufak bir günahları...
Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı...
Paris'te bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok…
Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Çocuk Bürosu'nda görevli, ancak açığa alınmış uyuşturucu müptelası genç bir polis. Bu ikisi, gitgide hunharca bir hal alan ve peşpeşe işlenen cinayetlerin katilini veya katillerini bulmak için birlikte çalışmak zorundadır. Birbirlerine ihtiyaçları vardır, birbirlerini tamamlamaktadırlar. Ancak bu cinayetler sıradan bir seri katilin işi değildir. Gizli servisler, naziler,Yahudiler, ülke içinde ülkeler, ve "siyah bölgeler"… Sanki birileri bir şeyleri gizlemek istemektedir.
Fransa'nın göbeğinde başka bir ülke olabilir miydi?
Bu ülkeye kim veya kimler göz yumuyordu?
Burada neler yapılmaktadır?
Kaçırılan çocuklar ile öldürülenler arasındaki bağ nedir?
İki polisin çabası cinayetleri açığa kavuşturmaya yetecek midir?
Yoksa…
Ölü Ruhlar Ormanı
Genç ve yalnız bir kadın olan Yargıç Jeanne Korowa, tesadüfen şahit olduğu bir psikiyatri seansı sayesinde Paris'te işlenen tüyler ürpertici seri cinayetlerin failini keşfetmiştir. Ama elinde hiçbir kanıt yoktur ve katilin peşine tek başına düşmek zorundadır.
Böylece Guatemala, Nikaragua ve Arjantin'de soluk soluğa ve kanlı bir takip başlar.
Ölüm Saatleri
Wilbraham Crescent 19 numaraya, kendisine gelen bir telefon üzerine giden Shelia Webb, evde orta yaşlı bir adamın cesediyle karşılaşır. Genç kadını hiç tanımayan kör ev sahibesi Bayan Pebmarsh ise, Cavendish Sekreterlik ve Daktilo Bürosu’nu arayıp Shelia’yı ismen istediğini inkâr eder. Ama ortada bir gerçek vardır. Birisi telefon edip Shelia’ı? o eve çağırmıştır. Ve daha da önemlisi her iki kadın ne birbirlerini ne de ölen adamı tanımamaktadır. Aslında hiç kimse hiçbir şey bilmiyordu. Ortada tek bir ipucu vardı ve zaman Hercule Poirot için hızla ilerliyordu. Cesedin bulunduğu odadaki saatlerin hepsi çalışıyordu, biri dışında... O da 16.13’te durmuştu.
Siyah Kan
Güneydoğu Asya’da, Yengeç Dönencesi ile Ekvator çizgisi arasında bir yerlerde bir yol vardır. Siyah kanla çizilmiş bir yol. Korkunun ve ölümün hakim olduğu bir yol. Paris. İlk temas. Kuala Lumpur. Hayat Yolu. Uçuşan ve Çoğalan. Sonsuzluğun İşaretleri. Kamboçya. Bal ve Fresk. Tayland. Arınma Odası. Dünyadan soyutlanmış bu mekanda neler olduğunu anlayacaksınız! Bangkok. Gerçeğin Rengi aynı zamanda Yalanın da Rengi’dir! Ve Paris. Her şey sona ermedi, yeni başlıyor. ÇABUK SAKLAN, BABA GELİYOR!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.