Karanlık Sarmal
₺544,00 Orijinal fiyat: ₺544,00.₺435,00Şu andaki fiyat: ₺435,00.
3 adet stokta
Karanlık Sarmal
Bir zamanlar ona konulan namın, bir gün gelecek onu bu kadar iyi tarif edebileceğini hiç düşünmemişti.
Ona göre en basit tanımıyla Ölüler Diyarının Efendisi idi. Ardında bıraktığı yüzlerce ölü içinde, hayatlarına onun son vermediği birkaç kişinin acısı dışında hiçbir ölüm ona dokunmamıştı. Hayatına son verdikleri, diyarına kabul ettikleri, bunu çoktan hak etmişlerdi.
Şimdi ona verilen namı gerçek anlamıyla taşıdığını hissediyordu. Kelime anlamı olarak Hades görünmez manasına geliyordu. Mitolojideki Hades’i görünmez yapan bir miğferi ve Bident denen iki uçlu bir asası vardı.
Bident denen asanın bir ucu ölümü, bir ucu yaşamı temsil ediyordu.
Şimdi onun miğferi kızı, kendi yetiştirdiği Hayalet’ti.
Asasının ölümü temsil eden ucu, Azrail’in elindeydi. En güçlü müttefiki.
Azrail asanın ucunu şimdiden bilemeye başlamıştı bile. Mızrak benzeri asanın ucu sivri bir ok olacak, fakat tıpkı bir orak gibi kullanılacaktı. Değdiği her boyundan oluk oluk kan akacak, canını yakan herkesi kendi kanında boğacaktı.
İlgili ürünler
16.50 Treni
Sıradan bir günde, her şeyin olması gerektiği gibi olduğu bir anda inanılmaz bir olay yaşanır.
Yan yana gelen iki trende ancak korku filmlerinde rastlanacak türden bir cinayet vakası yaşanmaktadır. Ve tüm bunların tek tanığı bir kadındır.
Elspeth baktığı vagonun penceresinden çaresizlik içinde bir adamın bir kadının boğazını hunharca sıktığını görür. Zavallı kadının bir süre sonra cansız bedeni yere yığılır ve o anda tren hareket eder.
Bu düğümü çözebilecek tek kişi Jane Marple’dan başkası değildir. Ve belki de Elspeth’e inanacak tek kişi... Çünkü ortada ne şüpheli ne başka tanık ne de ceset vardır.
“Bu romanı okurken bir an bile sıkılmayacaksınız.”
Beyaz Kanatlı Vampir 6 Derin Kuyu
Beyaz Kanatlı Vampir serisi ilk kitabıyla yüz binlerce çocuğun gönlünü fethetmeyi başardı. Diğer kitapları ile de tutkulu bir hayran kitlesine sahip oldu. Kitap okumaktan nefret eden çocuklar dahi bu seriye kayıtsız kalamadı. Tam bitti derken bambaşka bir macerayla yeniden başladı. Ve şimdi Beyaz Kanatlı Vampir 6- Derin Kuyu sizlerle. Her sayfasında heyecan, macera ve eğlence…
Cenazeden Sonra
Cora baltayla hunharca öldürülünce, bir gün önce kardeşi Richard’ın patavatsızca söylediği birsöz tüyler ürpertici bir anlam kazanır. Richard’ın vasiyetnamesi okunurken, Cora yüksek sesle, "Olay çok güzel örtbas edildi... Ama Richard cinayete kurban gitti değil mi?" diye sormuştu.
Çaresizlik içindeki aile avukatı bu sırrı çözmesi için Hercule Poirot’ya başvurur.
Cep
Ekim ayının sıradan bir günüydü. Her şey olağan akışında devam ediyordu. Boston’da Boylston Caddesi’nde sevinçten adeta uçarcasına yürüyen Clayton Riddell içinse hayat, çok daha mutlu ve umut vericiydi. İyi bir çizgi roman anlaşması yapmış, geleceğin umut dolu kapıları artık önünde açılmaya başlamıştı. Ancak her şey bir anda olup bitti. Tahribatın nedeni, herkesin cep telefonlarından yayılan ve sonradan Frekans adıyla anılacak olan sinyaldi. Clay ve bu faciadan kıl payı kurtulan birkaç kişi, kendilerini medeniyetin zifiri karanlık çağında, etraflarını saran kaos ve inanılmaz bir katliamın içinde buldular. Frekans yüzünden insanlar akıldan yoksun bir sürüye dönüştü ve onlar için evrim başladı...
Kılıçlar Tapınağı Ejderha Kraliçe – 3
Koloni
Onlar Çocuktular...
En mükemmel elmasların saflığındaydılar...
Ne ufak bir lekeleri...Ne de en ufak bir kusurları vardı...
Ve ne de en ufak bir günahları...
Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı...
Paris'te bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok…
Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Çocuk Bürosu'nda görevli, ancak açığa alınmış uyuşturucu müptelası genç bir polis. Bu ikisi, gitgide hunharca bir hal alan ve peşpeşe işlenen cinayetlerin katilini veya katillerini bulmak için birlikte çalışmak zorundadır. Birbirlerine ihtiyaçları vardır, birbirlerini tamamlamaktadırlar. Ancak bu cinayetler sıradan bir seri katilin işi değildir. Gizli servisler, naziler,Yahudiler, ülke içinde ülkeler, ve "siyah bölgeler"… Sanki birileri bir şeyleri gizlemek istemektedir.
Fransa'nın göbeğinde başka bir ülke olabilir miydi?
Bu ülkeye kim veya kimler göz yumuyordu?
Burada neler yapılmaktadır?
Kaçırılan çocuklar ile öldürülenler arasındaki bağ nedir?
İki polisin çabası cinayetleri açığa kavuşturmaya yetecek midir?
Yoksa…
Köşkteki Esrar
Arkadaşı için yerine getireceği basit bir angaryanın onu uluslararası bir cinayet komplosunun tam ortasına düşüreceği Anthony Cade'in aklının ucundan bile geçmezdi.
Birileri ne pahasına olursa olsun Herzoslovakya'da monarşinin tekrar kurulmasına engel olmak istiyordu.
Tüm bu bilinmezler düğümünü çözmek için güçlerini birleştiren Scotland Yard ve Fransız Emniyeti Sûrete dönüp dolaşıp aynı noktada kilitleniyorlardı... Ta ki Bacalar Köşkü'nde işlenen cinayet, bilinmezler düğümünün çözülmesini sağlayan ipucunu verene kadar.
Şibumi
İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şanghay'da doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de "Go" oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki "yakın algılama " yeteneği yüzünden fotoğrafı bile çekilemeyen bu profesyonel terörist avcısı, terörcü, korkusuz mağaracı, yenilmez savaşçı ve gerçek feylosof, günün birinde emekli olarak yaşadığı şatosundan çıkıyor; amansız ve acımasız bir dövüşe katılmak üzere....

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.