Yolda Bir Kuşa Rastladım
₺380,00 Orijinal fiyat: ₺380,00.₺314,00Şu andaki fiyat: ₺314,00.
3 adet stokta
Yolda Bir Kuşa Rastladım
Hz. Mevlânâ Dîvân-ı Kebîr’de diyor ki; “Aşkta diri olmak gerek, ölüde iş yok. Diri kimdir bilir misin? Aşktan doğan kişidir.” İşte Kerim canın kitabı tam da bunu anlatıyor. İnanıyorum ki bu çalışma birçok insanın hayatına ışık tutacak bir başucu kitabı olacaktır…
Esin Çelebi Bayru – Evet Aşk Güzel Şeydir’in Yazarı
Kadim anlatılarda kuş çoğu kez ruhun bir simgesi olarak belirir. Böylece ruhların yolculuğu, ruhların av ya da avcı oluşu, ruhların özgürlüğe kanat çırpışı hakkında, bu uçucu kardeşlerimizin hikâyeleri bize yoldaşlık eder. Yolda Bir Kuşa Rastladım, bu eski ve âşinâ hikâyeleme türüne, ruhun hikâyesine sadık kalınarak verilmiş ilgi çekici ve taze bir selam.
Ahmet Murat Özel – Kuşlarla Sohbetin Şartları’nın Yazarı
Mantıku’t-Tayr ve Fusûsü’l-Hikem gibi irfânî geleneğimizi şekillendiren iki temel eserden ilhamını alan bir anlatım. Kuşlar ve hikmet…
Ahmet Turgut – Aşkın Şehidi’nin Yazarı
Kendi hikâyemizin içinden geçmek ve onu şekillendirmek için dünyadayız. Farklı zamanların ve ayrı kültürlerin hikâyelerinin, Kerim Güç’ün kendi öz hikâyesinde eriyince nasıl bir hikmet çağlayanına dönüştüğünü keşfettiğimizde, kendi hikâyemize yeniden ve başka bir gözle bakma ihtiyacı hissedeceğiz.
Mecit Ömür Öztürk – Dervişin Teselli Koleksiyonu’nun Yazarı
Hikâye, gündelik rutinlerimizden tutun varoluşsal sorunların en karmaşık meselelerine kadar hayatımızın hemen bütün alanlarında kullandığımız bir anlatım biçimi. Semâvî mesajların içinde de karşımıza çıkıyor, modern/postmodern anlayışı yansıtan metinlerde de… Kerim Güç, hikâye etmenin imkânlarını kullanarak, modern insanın elinden tutup kadim anlatılara doğru götürüyor. Attâr’ın ölümsüz hikâyesi, Kuşların Dili’nden bize yeni haberler veriyor. Anka’nın/Simurg’un sonsuzluk iştiyâkıyla koyulduğu kozmik yolculuğun, aslında bugünde de yaşanmakta olduğunu bize yeniden hatırlatıyor. Okuru, modern hikâyelerin içinden geçirerek, ilâhî hikmeti yansıtan evrensel hikâyelere doğru çekiyor. Aslında, olayın bir yol ve yolcu/luk hikâyesi olduğunu öğreniyoruz Güç’ün hikâyelerinden. İrfânî birikimimize ve edebiyat dağarımıza değerli katkılar sunan bu hikâyeler; Attâr’dan, Hz. Mevlânâ’dan, Hz. Yûnus’tan, Martin Heidegger’den, Batı’nın büyük bilgelerinden ve onların metafiziksel imajlar dünyasından renkler, kokular devşiriyor. Ne diyordu Yûnus, “Her dem yeni doğarız, bizden kim usanası!”
Sadık Yalsızuçanlar – Anka’nın Yazarı
İlgili ürünler
Altmış Öykü
Altmış Öykü , Dino Buzzati’nin masalsı ve gizemli dünyasına kısa bir bakış gibidir.
Gündelik hayatın birer yansıması olan bu öykülerde olay örgüsü aniden canlanır, atmosfer gerçeküstü bir hal alır ve şaşırtıcı olaylar gerçekleşir: Brahms’ın senfonisini yönetmek için hazırlanmış dâhi maestronun seyircisi aniden salonu terk eder; bir âşık, sevdiği kadına mektup yazarken toplantı talepleriyle, telefon görüşmeleriyle bölünür; mesaisine yetişmeye çalışırken arabasına park yeri arayan bir adam şehirden gittikçe uzaklaşır; efsanelere konu olmuş ejderhayı görmek için bir Kont keşif gezisine çıkar.
Buzzati her zaman olduğu gibi insanlık hallerine odaklanır; varoluşun gizemi, insanın kader karşısındaki huzursuzluğu, ölüm, yalnızlık, hastalık gibi motifleri karanlık ormanlarla, bilinmez şehirlerle, ıssız dağlarla buluşturur.
Italo Calvino’nun "zamana en iyi dayanmış yazarlarımızdan biri" olarak nitelendirdiği, yirminci yüzyıl edebiyatının tartışmasız en iyi isimlerinden olan Dino Buzzati’den yaşamın anlamını düşündürecek öyküler…
“Gelecek nesillerin asla unutmayacağı isimler vardır şüphesiz. Dino Buzzati de bunlardan biri.” Jorge Luis Borges
Falaka – Parıltı Yayınları
Osmanlı’da çocukluk nasıl yaşanırdı?
Eğitim hangi yollarla verilirdi?
Ahmet Rasim, başta bunları ve daha fazlasını, anılarından doğan Falaka’da, 19. yüzyılın İstanbul manzaraları eşliğinde anlatıyor.
Edebiyatımızın en üretken kalemlerinden Ahmet Rasim,
okul hayatının ilk dönemini oluşturan “mahalle mektebi” yıllarında yaşadığı olayları, kıvrak kalemiyle yazıya döktü. Bugünden bakıldığında bir yanı trajik, bir yanı komik sayılabilecek bu tecrübeleri 1927’de, Falaka adı altında yayımladı.
Falaka, o günden bu yana hayatımızda ve
Ahmet Rasim’in, dahası edebiyatımızın en çok okunan
kitapları arasında yer alıyor.
Şimdi, günümüz Türkçesiyle…
Şark Kızı
Şark kızı…
Yürükleri burkan, akılları şaşırtan yaşanmış hayat hikâyesi…
Aşkın, sadakatin ve mertliğin sembolü…
Kötülüklere karşı başı dik, iyiliklere karşı boynu eğik…
Ağrı dağı kadar müthiş bir cesaret!
Van Gölü gibi esrarengiz…
Onur dolu, iffet dolu…
Güzelliği karakterine kazınmış…
Dürüstlüğü inancından almış…
Dünyaya sığmayan bir sevdanın sahibi…
Şark kızı…
Anadolu Kızı…
Bu toprakların kızı…
Bu sevda masalında mest olmak istiyorsanız;
Ebedi aşkın doyumsuzluğuna buyurun…
Seçme Öyküler
Faik Baysal’ın Drina’da Son Gün, Sarduvan, Rezil Dünya ve Ateşi Yakanlar romanlarının ardından derlediğimiz Seçme Öyküler’ini siz değerli okurlarımıza sunuyoruz.
Faik Baysal, toplumcu-gerçekçi edebiyat içerisinde önemli bir yere sahiptir. Baysal bilhassa roman ve öyküleriyle tanınır. Seçkin zümreye hitap eden salon edebiyatının gerçek bir edebiyat olamayacağını düşünen yazar, eserlerinde bir yandan topluma ayna tutmaya çalışırken bir yandan da sosyo-politik bir dil üzerinde durur.
Faik Baysal öykülerinde de romanlarında olduğu gibi odağına halkı yerleştiren, halkın yaşamına ortak olan bir anlatıcı olarak beliriyor. Geçim derdi, sömürü düzeni, birey olabilmenin sancıları, eskiye özlem, mahalle anlatısı, yaşama inancı ve direnç onun vazgeçilmez izleklerindendir. Baysal bu tema ve meselelerini bize hiç de yabancı gelmeyen içimizden birilerini hikâyelerine konuk ederek anlatıyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.