Yeryüzüne Rest
₺205,00 Orijinal fiyat: ₺205,00.₺173,00Şu andaki fiyat: ₺173,00.
3 adet stokta
Yeryüzüne Rest
“Uyandığında başlayan bir rüya kime anlatılır.”
Varoluşçu felsefeye yirmi birinci yüzyıldan bakan, değerleri ve ahlakı sorgularken kitapla okur arasındaki ilişkiyi zorlayan, okuyucuyu sık sık provoke eden bu roman, baştan başlamak zorunda kalacağınız bir başlangıç şiiri… Bir rest… İmkansız bir güzellik uğruna varoluşun, yaşamın, yeryüzünün verdiği acıyı görüyor ve bir artırıyor.
“On beş-on altı yaşlarında bir kız geçiyor emekleyerek. Ayakları çıplak, ellerine terlikler giymiş. Boynunda iple bağlanmış bir dilenci tası. Sallandıkça bozukluklar şıkırdıyor. Tüm insanlık tarihinin tam bir temsili gibi işte önümden geçiyor. Diz çökmüş ve herhangi bir tatmin için diğerlerine yalvaran. Korkayım mı, ağlayayım mı, şükür mü edeyim, bağırıp bir isyan mı örgütleyeyim? Ne uğruna? Sadece hayatta kalmak için dört ayak yalvaran insanlar krallığı için mi?
Değmez hiçbir yerde, zamanda ve şekilde…”
Sarı Çıyanın Rüyası devam edecek…
İlgili ürünler
Efsuncu Baba – Türk Edebiyatı Klasikleri 3
Efsuncu Baba büyüyle, simyayla, tılsımla uğraşan; define aramak, madeni altına çevirmek, yıldıznamelerden âlemin sırrını çözmek gibi heveslere kapılmış bir zat-ı muhteremdir. Onun dünyasını batıl inançları şekillendirir, her adımını bu hurafelere göre atar. Eline yeni bir kitap geçer, İstanbul’un bütün defineleri şifreli halde bildirilmiştir bu kitapta. Defineye ulaşmak için tılsımı kaldırması gerekir, bu da Binbirdirek’teki anahtarı ve kendisine yardımcı olacak insan suretinde iki meleği bulmasına bağlıdır. Böylece Kirkor ve Agop’la tanışırız. Karın tokluğuna çalışan, ortaoyunundan fırlama bu iki komik tip Efsuncu Baba’nın karısı ve kızıyla yaşadığı konağa taşınır. Entrika giderek tüm aileyi sarar. Hüseyin Rahmi sofu görünümlü budala karakterlerinden birini daha insanlığın en büyük derdi olarak, gülmeceyle süslü serüvenli bir dille canlandırıyor.
Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç (Antik Dünya Klasikleri)
Ömer Seyfettinden Seçme Hikayeler
Hikâyelerinde kendi hayatı hakkında ipuçları veren Ömer Seyfettin, karakterleriyle yer yer gülümsetir, çoğu zaman da ders verir. Dilden dile dolaşan hikâyeleri, bu yüzden hiç eskimemiştir. Hikâyelerin bu kadar sevilmesinin en önemli sebepleri, gerçekçiliği ve samimiyetidir. Çocukluk anılarından olduğu kadar ailesinden de ilham alan yazar, annesi Fatma Hanım’la ilgili hatıralarını kitaptaki “İlk Namaz” adlı hikâyede anlatır. Yine “And” ve “Falaka” adlı hikâyeler ise, çocukluk günlerindeki hatıralarından izler taşır. “And” hikâyesinde doğduğu ve büyüdüğü Gönen’i, iki çocuk arasındaki dostluğu uzun uzadıya anlatan Ömer Seyfettin, hayatın içinden bulup çıkardığı bu gibi konuları ustaca hikâyeleştirmiştir.
Şık – Bilge Kültür Sanat
Geniş okuyucu kitlesine hitap etmiş bir yazar olan Hüseyin Rahmi, romanlarında İstanbul hayatını ve buradaki bazı tipleri ve olayları karikatürize ederek anlatır. İlk adı Ayna olan eser, Ahmet Mithat Efendi’nin teklifiyle Şık adıyla ilk olarak 1889 yılında basılmıştır. Alafrangalık modasının gençler üzerindeki etkilerini gülünç yönleriyle ele alan eser çok beğenilmiştir. Yazarın da belirttiği gibi “Şıpsevdi romanının çekirdeği” gibidir.
Eserde müspet ve menfi alafranga tipler vardır, fakat müspet tip Müştak Bey ayrıntılı olarak ele alınmamıştır. Türk toplumunda alay konusu olan alafranga tipin anlatıldığı Şık romanında yaşanan aşağılık duygusu çok çarpıcı şekilde sunulmuştur. Şöhret Bey’in sokak köpeğini alıp lokantaya gidişi, Tepebaşı Bahçesi’nde dans ederken başına gelenler okuyucunun gülerek okuyacağı yerlerdir.
Yüreğime Dokunan Eller
Annemin beni eve hapsetmesiyle başladı esaretim, bazen başımı dışarı çıkarmak istediğimde babamın bakışları perdeliyordu hayallerimi.
Büyüyüp okula başladığımda öğretmenim beynimi kelepçeledi, bir süre sonra da 'elalem' ordusu gönül gözümü kapatmaya çalıştı.
Kendimi üzerine beton dökülmüş bir fidan gibi hissediyordum, üzeri örtülmüş sessiz, bırakılmış çaresiz. Ama ben beton duvarları yıkıp, kuşatılmışlıktan kurtulmak istiyordum. Etrafımı çevreleyen sınırların ötesine uzanıp, özgürlük denizinde yüzmek istiyordum.
Gökyüzünde bulutlarla beraber süzülüp, esen rüzgarlarla birlikte dünyayı keşfetmek istiyordum. Beynimdeki masalı, yaşamımdaki efsaneye dönüştürmek istiyordum.
Sence ben bunu başarabilecek miyim?
Bu öykümün içinde sende varsın; üzüntülerin, mutlulukların, öfken, neşen, en önemlisi hayallerin.
Geçmişin burada, haydi gel, geleceğimizi de beraber yazalım.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.