Yerimde Olsan
₺325,00 Orijinal fiyat: ₺325,00.₺269,00Şu andaki fiyat: ₺269,00.
1 adet stokta
Yerimde Olsan
“Romantik ve çok tatlı, mutlaka okunmalı.”
-Closer
“Bu etkileyici ve önemli kitap O’Flanagan hayranlarının çok hoşuna gidecek.”
-Daily Mail
İlk Aşkınız Tekrar Hayatınıza Girseydi Ne Yapardınız?
Harika bir erkekle nişanlısınız ve evleneceğiniz o muhteşem gün çok yakında. Uzun zamandır ilk aşkınızı düşünmüyorsunuz, hatta o konu çok eskilerde kaldı. Fakat ya beklenmedik, yasak bir öpücük tüm planlarınızı altüst ederse?
Başarılı bir iş kadını olan Carlotta O’Keefe, birden kendini eski saf kız haliyle şimdiki hali arasında bir tercih yaparken bulur.
Hep kusursuz bir hayatı olduğuna inanmıştır ama ya yanılıyorsa?
Ya geçmişi aslında onun geleceğiyse?
İlgili ürünler
Afrikalı Leo
Afrikali Leo, gerçek bir yaşam öyküsünden çıkarılmış düşsel bir yaşamöyküsü: "Bir berberin sünnet ettiği, bir Papanın vaftiz ettiği" Hasan ibn Muhammed el-Vezzan ez-Zeyyati alias/namıdiğer Giovanni Leone de Medici'nin, Leo Africanus yani Afrikalı Leo'nun özyaşamöyküsü -yazmış olsaydı yazacağı gibi. Amin Maalouf, bu ilk romanında -daha sonra Semerkant, Tanios Kayası, Doğu'nun Limanları, Yüzüncü Ad ve öteki romanlarında da yapacağı gibi- tarihle/ tarihten olağanüstü bir halı dokuyor. Bir uçan halı...
Beatrıceten Sonra Birinci Yüzyıl
Dünya bir felakete doğru dolu dizgin koşuyor. Kötüye kullanılan bilim insanlığın geleceğini tehdit ediyor. Yeni doğan çocuklar büyük oranda erkek, çünkü "oğlan" olsun istiyordu herses. Buyrun, bilim dilekleri yerine getirdi sonunda. İşin sonu nereye varacak? Kadınlar yeryüzünden silinip gidecek mi? Bir grup aydının kurduğu "Bilgeler Şebekesi" insanları uyarmaya, zararın bir yerinden döndürmeye uğraşıyor ama boşuna. Şimdiye dek Kuzeyliler tarafından "uzaktaki bir başka dünya" olarak değerlendirilen Güney ülkelerinde şiddet tırmanıyor, yavaş yavaş tüm dünyaya yayılıyor. Bunlara tanıklık eden, insanlığın düştüğü korkutucu durum karşısında el ele mücadele eden bir gazeteciyle bir böcekbilimci; onlardan doğacak bir kız çocuğu: Beatrice... Bu Beatrice'in yüzyılı, gerileme ve bıkkınlık çağı.
Bir Budalanın Yaşamı
Modern Japon öykücülüğünün mihenk taşı Ryūnosuke Akutagawa'nın Japon ve Çin kültür sembollerinin yanı sıra Avrupa sanatından, Rus edebiyatından, antik Yunan mitolojisinden beslendiği, yalın ve yer yer toplumsal taşlamalarla örülü otobiyografik öyküleri Bir Budalanın Yaşamı, dönemin sosyal ve siyasi yapısına yönelik çok sayıda göndermeyle I. Dünya Savaşı ve sonrasını kapsayan Taişo Dönemi Japonya'sının tam teşekküllü bir panoramasını çiziyor.
İnsan doğasının karanlık yönlerine, derin tutkularına, inançlarına ve çelişkilerine odaklanan Akutagawa, "intihar mektubu" niteliği taşıyan "Bir Budalanın Yaşamı" başlıklı öyküsü ve yazarın hayatına son vermeden önce bıraktığı intihar notu başta olmak üzere yaşamının son döneminde kaleme aldığı eserlerden derlenen bu seçkide toplumun buhranlı haleti ruhiyesine de ayna tutuyor.
Bütün İsimler
Don Jose, yirmi beş yıldır Nüfus Kayıt Merkez Arşivi’nde çalışmaktadır. Sağların ve ölenlerin kayıtlarının tutulduğu, hiyerarşik bir düzenin uygulandığı Arşiv’de, günlerini doğum, evlilik, boşanma ve ölüm belgeriyle geçirir. Ancak Don Jose’nin herkesten sakladığı bir tutkusu vardır: Gazete ve dergilerden kestiği, ünlü kişilerle ilgili kupürleri biriktirmek. Koleksiyonuna eklemek için Arşiv’den gizlice aldığı dosyaların arasına meçhul bir kadının fişinin karışmasıyla Don Jose’nin sıradan hayatı yön değiştirir. Don Jose, bu kadının hayatıyla ilgili her şeyi öğrenme istiğiyle yanıp tutuşur. Neredeyse saplantıya dönüşen bu tutkudan çılgına dönen Don Jose, bilinmezlerle dolu, karanlık bir yola sapar. Araştırmaya devam ettikçe meçhul kadınla ve kendisiyle ilgili sarsıcı şeyler öğrenir.
Büyük Defter – Kanıt – Üçüncü Yalan
Zamanın ve adın olmadığı bir coğrafyada, savaşın, felaketin, yoksulluğun ortasında anneannelerine emanet edilmiş küçük ikizler, bir yandan hayatı anlamaya çalışırken bir yandan da ne pahasına olursa olsun hayata sıkı sıkı tutunmaya çalışırlar. Gün gelir ikizlerin yolu ayrı düşer. Bir daha görüşebilecekler midir? Belki de, sınırları aşmak, sadece mekanları ve kişileri değil, kimlikleri ve hatta geçmişi bile değiştirebilir... Agota Kristof'tan savaş, yıkım, göçmenlik, kimlik, insanlık ve yazmak üzerine tüyler ürpertici bir üçleme.
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde
Janina, uzak bir Polonya köyünde, karanlık kış günlerini astroloji çalışarak, yıldız haritalarını inceleyerek, William Blake’in şiirlerini tercüme ederek ve varlıklı Varşova sakinlerinin yazlık evlerine göz kulak olarak geçirir. İnsanlar yerine hayvanlarla vakit geçirmeyi tercih eder, fazlasıyla tuhaf ve münzevi tavırları kimilerine göre “kaçık”lıktır. Bir gün komşusu Koca Ayak gizemli bir şekilde ölü bulunur. Gelecek günler daha da tuhaf ölümleri beraberinde getirir. Şüpheler ve soru işaretleri yükselirken Janina, tuhaf teorileriyle kendini soruşturmanın göbeğine yerleştirir. Birileri ona kulak verseydi her şey böyle mi olurdu oysa…
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde tuhaf bir gerilim masalı, bir kara komedi, her şeyiyle kendine özgü bir hikâye. Akıl sağlığı ve çılgınlık, suç ve adalet, doğa ve insan arasındaki karanlık sınırların kışkırtıcı bir keşfi. Çağdaş Polonya edebiyatının en güçlü sesi, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Olga Tokarczuk’tan baş döndürücü bir roman.
“Muhteşem bir yazar.” – Svetlana Alexievich
“Bu kitap yalnızca bir ‘katil kim’ romanı değil: Yaşam ve ölüm hakkında, sırlarla dolu, felsefi bir masal. Kulağınızı yere yaklaştırırsanız, iliklerinizde hissedeceğiniz sırlar.” – New York Times Book Review
“Baş döndürücü, yaratıcı, türüne meydan okuyan bir hikâye. Kısmen bir polisiye, kısmen bir masal, – Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde , bazı canlıların diğerlerinden üstün olma biçimleri üzerine heyecan verici bir felsefi sorgulama.” – TIME
“Yılın en keyifli romanlarından biri.” – The Guardian
“Olga Tokarczuk geçen çeyrek yüzyılın sayılı Avrupalı romancısından biri. Bu romansa alaycı mizahı ve karanlık sürprizleriyle pastoral bir kara komedi.” – The Economist
“‘Kontrollü psikoz’un tartışılmaz başyapıtı… Eninde sonunda olağanüstü bir kurguyla bir araya gelen ipuçları etkileyici bir başarıya dönüşüyor.” – Publishers Weekly
“Doğa için bir coşkulu bir şarkı… William Blake’e bir methiye… [ve] bir tür ağıt. Tokarczuk Blake’i aşar mı? Tartışılabilir –belki.” – NPR
“Bir cinayet romanı yapısını açıkça benimsese de, Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde ürkütücü mizahı ve marazi felsefi müdahaleleriyle özgün bir roman… Ve mükemmel bir final. Tokarczuk, şüphesiz üstün yetenekli, orijinal bir yazar.” – The Wall Street Journal
“ Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde , şiddetli, heyecan verici ve özel, neredeyse tarifsiz; uzun zamandır okuduğum varoluşçu romanlardan en yenilikçisi.” – The New Yorker
“Bazen bir birinci şahıs anlatısının açılış cümlesi, anlatıcının kişiliğini öyle iyi yansıtır ki, tüm zamanınızı onunla geçirmek istersiniz. Bu roman için de bu böyle… Hoyrat güce meydan okumak için ne gerektiğine dair dikenli ve yıkıcı bir hikâye.” – Boston Globe
“Olga Tokarczuk olağanüstü yeteneği, zekâsı, ‘derin romanları’yla ekolojik ve politik meselelere odaklanıyor, mücadeleyi bırakmıyor. Bahisler daima yüksek, Tokarczuk tekrar tekrar anlatıyor ve cepheyi terk etmiyor.” – HuffPost

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.