Yeraltından Notlar
₺170,00 Orijinal fiyat: ₺170,00.₺141,00Şu andaki fiyat: ₺141,00.
3 adet stokta
Yeraltından Notlar
“Böyle kendi köşemde manevi yönden çürümüş, çevremden, gerçek yaşamdan kopmuş, kendi yer altı dünyamda kendi yarattığım nefrete boğulmuş olarak, yaşama nasıl yan çizdiğimi uzun uzadıya anlatmanın ne gereği var sanki?
” Ben hasta bir adamım… Topraktan ve halkın temelinden kopmuş… Kendi kendime serüvenler uydurur… yaşama oyunları oynardım… İçimdeki sürekli kaynaşmayı dış etkilerle bastırmaya çalışırdım…
…Dünyada ikinci derecedeki bir rolü kendime yakıştıramıyor, bu nedenle de ikinci olmaktansa sonuncu olmaya seve seve katlanıyordum… Çamurlar içinde debelenirken bile, “bir gün gelecek kahraman olacağım” diye avutuyordum kendimi… Hayâllerle oyalanıyorum… öteden beriden, ozanlardan, romancılardan kaptığım kusursuz hayat sahnelerini istediğim gibi bozup değiştirebiliyordum bu hayâllerimde… Yeryüzünde gerçek hiçbir varlıkla ilişkisi olmayan, bu tümüyle hayâl ürünü olan aşklarım ruhumu o denli cömertçe doyuruyordu ki, sonradan gerçek bir aşka en ufak bir gereksinme duymuyordum. Doğrusu, gerçekte var olan birini sevmek benim için lüks olurdu…
Çünkü bizler, az ya da çok, yaşama alışkanlığını yitirmiş, aksak aksak yürümeye çalışan insanlarız. Hem de asıl “gerçek yaşamdan” iğrenecek, onun adını bile işitmek istemeyecek kadar yabancılaşmışızdır. Bu yadırgamayı, asıl gerçek yaşam’ı bir iş, bir görev sayacak, bu yaşamı bir kitaptan öğrenmeyi her şeyden üstün tutacak kadar da ileri götürmüşüzdür işi… Bizler ölü doğmuşuz, zaten çoktandır canlı sayılmayan babaların soyundan doğmuşuz ve bu durum da gitgide daha çok hoşumuza gidiyor. Bundan bir zevk payı bile çıkarıyoruz. Hattâ neredeyse düşüncelerin bizleri doğurmasını sağlayacağız… Biz bugün canlılık denen şeyin nerede bulunduğunu, neyin nesi olduğunu, hangi adla çağrıldığını bile bilmiyoruz…
İlgili ürünler
Çocukluk
“Hayatımın ilk yıllarında beni yönlendiren şey: korku, dehşet. Narin ellerin, kaba ellerden ayrı şeyler olduğunu tanımlamaya başladığımda, yavaş yavaş benim için itaat ve saygı çağrıştıran nesnelere dönüşüyorlar. Bu ellere alıştım ve hatta onları sevdim. Bana asla sevgi dolu davranmadılar ama bazen gözyaşlarımla ıslandılar ve korkularımı dindirdiler. Kaba eller çok haşindiler ama onların da arada yumuşadığı olurdu. Onları yöneten o gümbür gümbür ses acılığını yitirirdi. İçi boş bir kahkaha duyulurdu; o zaman her köşede saklanan korkular kaybolurdu. Ve biraz huzura kavuşurduk biz, zavallı yaratıklar: köpekler, bir çift afacan zenci, iki kız kardeşim ve tabii ben.”
Çocukluk edebiyatta “bölgeselcilik” akımının temsilcilerinden olan Graciliana Ramos’un 1945’te yayımlanan biyografik romanıdır. Yazar, Brezilyalı edebiyat eleştirmenleri tarafından kuzeydoğu bölgeselciliğinin en büyük isimlerinden biri olarak kabul edilir. Ramos eserini Brezilya Eğitim Bakanlığı’nda çalıştığı dönemde kaleme alır; hafızasının derinliklerine, çocukluk anılarına ulaşmaya çalışmasıyla başlayan Çocukluk giderek belirginleşen kişiler, yerler ve detaylarla dikkatimizi, Ramos’un iç dünyasından hikâyedeki olaylara çeker. Eser, okumayı sökmeye çalışan bir çocuğun yaşadığı güçlüğü ve bunun sebeplerini ortaya koyar; anlatımdaki sadelik, çocuğun kendi dünyasını ortaya koyma şekli olarak sunulsa da eserin tamamına hâkimdir. Elinizdeki kitap Brezilya kırsalında yoksulluk, eğitimsizlik ve güven duygusundan uzak geçen bir çocukluğu ve bu koşullarda gençliğe adım atan Ramos’un şahit olduğu dünyayı yansıtmaktadır.
Ezilenler – Anonim Yayıncılık
Dostoyevski’nin 1861 yılında yayımlanan romanı Ezilenler , Rus edebiyatının en başarılı yapıtları arasında gösterilmektedir. Yazarın sürgün dönüşü Petersburg’da kaleme aldığı kitap, kendi yaşamından önemli izler taşır. Dostoyevski, psikolojik betimlemelerle saydamlaştırdığı karakterlerinin ruh hallerini, okurun derinden hissetmesini sağlar. Ezilenler ; hayat boyu aşağılanan ve hakarete uğrayanların, zengin ve nüfuzlu kimselerin menfaatperestlikleri altında ezilişinin romanıdır.
Kazaklar
Moskova muhitlerinde “bir delikanlı” dendiğinde ne anlaşılırsa işte o olan Olenin, içinde bulunduğu çevreden aradığı huzuru bulamayınca hayatında yepyeni bir başlangıç yapmak istedi ve orduya katılıp Moskova’dan ayrıldı. Artık Rus aristokrasisinden ve şehir hayatından uzakta, karlarla kaplı geniş kırların ortasında ve yepyeni bir sonsuz âlem içinde yapayalnızdı. Ancak bu yalnızlık, önceki hayatıyla karşılaştırıldığında hiç de öyle şikâyet edecek bir şey değildi. Aksine…
Tolstoy, “Kazaklar”da iki karşıt dünyayı karşılaştırır. Bir tarafta şehir hayatına uyum sağlamış ve bu hayatın gereklerine göre yaşayan kibarların dünyası; diğer tarafta doğadan kopmamış, “insani özelliklerini” yitirmemiş Terek Kazaklarının dünyası… “Savaş ve Barış” yazarının güçlü kaleminden bu karşıtlık daha bir içe işlemekte ve tıpkı Olenin’de olduğu gibi bir “gitme” arzusu uyandırmaktadır!
Usta Ve Margarita – Modern Klasikler 114
1930’lu yıllarda Moskova’da sıcak bir bahar günü… Günbatımına yakın saatlerde Şeytan, iyi giyimli ve yabancı görünümlü bir beyefendi kılığında şehre iner ve kendini kara büyü uzmanı Profesör Woland olarak tanıtır. Onun garip maiyetiyle birlikte gelişini, Sovyet başkentini kasıp kavuran bir dizi esrarengiz ve tekinsiz olay izler. Bulgakov 20. yüzyıl Rus edebiyatında çığır açan romanında, biri 1930’ların Moskova’sında, diğeri eski Kudüs’te geçen iki ayrı hikâye arasında baş döndürücü zikzaklar çizerek sürdürür anlatısını. Stalin rejiminin en karanlık günlerinde yazılan Usta ve Margarita, Sovyet yaşam tarzına yönelik keskin bir hiciv, dinsel bir alegori, komik bir fantezi olduğu kadar, dokunaklı bir aşk öyküsüdür de aynı zamanda. Bulgakov’un yaşamının son günlerine dek üzerinde çalıştığı roman, uzun süre yasaklanmış, yazarın ölümünden yıllar sonra, üstelik sansürlenmiş haliyle 1966’da yayımlanabilmiştir ancak.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.