Yakıcı Sır(Bez Ciltli)
₺94,00
18 adet stokta
Yakıcı Sır(Bez Ciltli)
Avusturya Alpleri’nde geçirdiği kısa tatilini renklendirmek için bir gönül macerası peşinde koşan genç bir baron, gözüne kendine uygun bir av kestirir. Ancak bu kadına ulaşabilmesi için önce oğlunun gönlünü fethetmelidir. Başlangıçta baronun ilgisiyle gurur duyan çocuk, tam olarak anlayamasa da annesinin değişen davranışlarının ardında yetişkinlerin dünyasına ait bir sır olduğunun farkındadır ve bu yakıcı sır hikâyedeki herkesin hayatını geri dönülemez biçimde değiştirecektir.
Stefan Zweig’ın ustalıkla kaleme aldığı ve taban tabana zıt insanların hayatlarının talihsiz kesişmelerle nasıl değiştiğini anlatan bu eşsiz eseri, Levent Bakaç’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz
İlgili ürünler
Aspidistra
İngiliz romancı George Orwell, Hayvan Çiftliği adlı siyasal masalında, zorbalığa dönüşen Stalin yönetimini yerden yere vurmuş; Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı ünlü yapıtında da insanlığı belleksiz ve muhalefetsiz bir totaliter toplum tehlikesine karşı uyarmıştı. Ama bu iki büyük yapıtından önce, 1930'lar İngiltere'sinde 'sınıf atlama özlemi'ni benzersiz bir kara mizahla eleştirdiği Aspidistra romanını kaleme almıştı. Aspidistra, sınıf atlama özentisindeki dar gelirlilerin bir statü simgesi olarak gördükleri, evlerinden eksik etmedikleri çiçeksiz bir zambak türüdür. Bir reklâm ajansında metin yazarlığı yapan Gordon Comstock, kapitalizmin yutturmacası olarak gördüğü reklâmcılıktan nefret eder, orta sınıfın boğucu yaşamından kaçarak şairliğe soyunur. Bu uğurda sevgilisinden ayrılmayı bile göze alır; ama romanın sürpriz sonunu yine sevgilisi yaratacaktır.
İngilizce Seviyeli Hikayeler Seti – Stage-2
İngilizce Seviyeli Hikayeler Seti – Stage-3
İngilizce Seviyeli Hikayeler Seti – Stage-6
5 Kitaptan oluşan bir settir. İleri (Advanced) seviyesindeki öğrenirler için uygundur. Her kitabın sonunda İngilizce – Türkçe sözlük ve alıştırma soruları yer almaktadır. Ayrıca sesli kitap özelliği sayesinde ücretsiz aplikasyonumuzu indirebilir ve setteki tüm kitapları Anadili İngilizce olan öğretmenler tarafından doğru telaffuzlarıyla seslendirilmiş halini dinleyebilirsiniz.
1. The Gambler – Stage 6
2. Pride & Prejudice – Stage 6
3. Jane Eyre – Stage 6
4. Emma – Stage 6
5. David Copperfield – Stage 6
Kız Kardeşim İçin
Anna hasta değil, ama on üç yaşına dek sayısız ameliyat, nakil ve operasyon geçirdi, iğneler vuruldu. Hepsi ablası Kate’in çocukluğundan beri yakasını bırakmayan lösemiyle mücadele edebilmesi için.
Kate ile tam doku uyumu olması için laboratuar ortamında genleri özel olarak seçilen özel üretim bir çocuk olan Anna, ablasına ilik verebilmesi için dünyaya getirilmişti bu rolünü ve hayatını hiç sorgulamadı.. bugüne dek.
Şimdi ise ergenlik çağındaki çoğu genç gibi Anna da gerçekte kim olduğunu sorgulamaya başlıyor ve sonunda çoğu insan için akla getirmesi bile mümkün olmayan bir karar alıyor; ailesini paramparça edecek ve sevdiği ablası için belki de ölümcül sonuçlar doğurabilecek bir karar.
Çok önemli etik tartışmaları körükleyen kışkırtıcı bir roman olan Kız Kardeşim İçin, bir ailenin ne pahasına olursa olsun verdiği hayatta kalma mücadelesini ve ibret alınacak bir ahlak öyküsünü anlatıyor.
“Picoult kestirilemez bir ihtişamla yazıyor.”
Stephen King
"Picoult'nun son romanı ile uykusuz gecelere hazır olun. Sadece, elinizden bırakamayacağınız bir hikaye dersek, bu eserin hakkını yemiş oluruz. Elinizde tuttuğunuz muhteşem, yürekleri dağlayan, tartışmalar ve ikilemlerle dolu, dürüstçe anlatılmış bir kitap."
Booklist
"Picoult son derece karmaşık bir konuyu cesurca ve açıkça ele alıyor ve kitabına inanılmaz şaşırtıcı bir nokta koyuyor."
Publishers Weekly
Uluslararası çok satan yazar Jodi Picoult en güçlü romanı Kız Kardeşim İçin ile huzurlarınızda.
Robinson Crusoe – Yapı Kredi Yayınları
"Sağ olarak karaya ayak basabilmiştim; gözlerimi yukarıya kaldırarak daha birkaç dakika önce hiçbir umut yokken şimdi kurtulmuş olmamdan dolayı Tanrı'ya şükrettim. Böyle, mezarın eşiğinden dönercesine kurtulan bir ruhun yaşayacağı coşkunluklarla sevinçleri gerçeğe uygun olarak anlatmak başarılabilecek bir şey değildir sanırım; boynuna ip geçirilmiş de tam asılmak üzere olan bir caniye suçunun bağışlandığı bildirilecek olursa, şaşkınlıktan kendini yitirip yüreği durmasın diye, gerektiğinde kan alacak bir cerrahın o anda hazır bulundurulması yasasına hiç şaşmıyorum artık: Apansız gelen sevinçler, acılar gibi, sarsar ilkin." "Issız Ada": her çocuğun... ve çocuk kalmakta ısrarlı her büyüğün vazgeçemediği tek düş; "Issız Ada": uçsuz bucaksız bir serüven... ve tüm zorluklarına karşın sınırsız özgürlük; "Issız Ada": bir tek kişilik ütopya! Önce Robinson'un, sonra Robinson ile Cuma'nın, en son, orada yerleşmeyi seçen bir avuç insanıyla Ada'nın hikayesi!
Ulysses
Joyce, 1904'te Nora Barnacle adında bir genç kadınla tanışmıştı. (Nora Barnacle ile 1931'de, evliliğe karşı olmasına rağmen, kızının ısrarları üzerine evlendi.) Ulysses, Joyce'un kendi anlatımıyla Nora Barnacle'ı sevdiğini anladığı gün olan 16 Haziran 1904 günü Dublin'de geçer. (Romanın asıl kahramanı bir bakıma Dublin kentidir. Her yıl 16 Haziran günü Dublin'de düzenlenen "Bloomsday" yani Bloomgünü'nde, kitaptaki bölümlerde geçen yerlerin dolaşıldığı turlar düzenlenmektedir.) Konu, özünde son derece yalındır: Öğrenci Stephen Dedalus ile serbest çalışan Yahudi asıllı bir reklam toplayıcısı olan Leopold Bloom'un karşılaş(tırıl)maları. Ancak asıl anlatılan, bu iki kişinin bireysel kimliklerini aşan daha büyük bir gerçeğin parçası olduklarıdır: Stephen "sanatsal" doğanın, Bloom ise "bilimsel" doğanın temsilcileridir. Öte yandan, bu iki dışlanmış kişilik, hem Joyce hem de birbirleri için de özel bir öneme sahiptirler: Stephen, Joyce'un gençliğinin, Bloom ise olgunluğunun yansımalarıdır; Bloom, Stephen'ın, deyim yerindeyse, "manevi babası"dır vb. Ama kitabın edebiyat açısından asıl önemi, çatısının Homeros'un destanı Odysseia ile simgesel koşutluğundan ve Joyce'un kullandığı değişik teknik ve biçemlerden, özellikle de 18. ve son bölümde Bloom'un karısı Molly'nin düşüncelerinin yansıtıldığı "bilinç akışı"ndan gelir.
Ulysses, yılar boyunca, kimine birkaç kez olmak üzere, Fransızca, Almanca, İtalyanca gibi bellibaşlı dillere, bu arada Çince gibi "uzak" dillere de çevrildi; üzerine onlarca kitap yazıldı. Türk okuru ise, şimdiye kadar ancak, içlerinde özellikle Doğu ve Uzakdoğu gizemciliği ve Geştalt terapisi üzerine çeviri vb. etkinliklerinden tanıdığımız Nevzat Erkmen'in de bulunduğu, bir iki çevirmenin, deyim yerindeyse "cüret ettiği" deneme niteliğindeki "parça" çevirileriyle yetinmek zorunda kalmıştı. Kitabın "tam ve tekmil" çeviri serüveni, 1991'de Yapı Kredi Yayınları Kâzım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi'nin kurulmasıyla başladı. Ulysses, danışma kurulunun dizide yayımlanmak için ilk seçtiği kitaplar arasındaydı. Yarışmaya gönderilen deneme çevirelerinden Nevzat Erkmen'in çevirisi yayımlanmak için uygun bulundu ve Nevzat Erkmen yoğun bir şekilde çalışmaya başladı (1992). Dört yıl süren zorlu bir uğraştan sonra, geçtiğimiz aylarda biten çeviri, Enis Batur'un da redaksiyonundan geçtikten sonra yayımlanmaya hazır duruma geldi. Kitap, Enis Batur'un "Joyce'un Kulesi" başlıklı "Ön-Söz"ü ve "1992'de Bir 'Ulysses', 1984'te Bir Başka 'Ulysses'" başlıklı "Arka-Söz"ü ile sunuluyor. Böylece, Nevzat Erkmen'in kitabı yazdığı "Çevirmenin Sözü"nde söylediği gibi: "Joyce'un ulusesi" nihayet Türkçede...

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.