Villa Semer – 85
₺95,00
| Yayınevi | Büyük Doğu Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Necip Fazıl Kısakürek |
| Sayfa Sayısı | 80 |
| Kağıt Cinsi | 3. Hamur |
| Boyut | “12, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Büyük Doğu Yayınları – Villa Semer – 85
İlgili ürünler
Cyrano De Bergerac
Ferhat İle Şirin
Koçyiğit Köroğlu
Cumhuriyet dönemi tiyatrosunda halk edebiyatından esinlenen ama çağdaş kalıplara uygun yazılmış oyunların ilk örneklerini veren Ahmet Kutsi TECER, "Koçyiğit Köroğlu"nun konusunu Köroğlu hikâyelerinden seçer. Köroğlu bir Oğuz destanı kahramanıdır. Olaylar Anadolu’da, İslamiyet öncesinde geçer.Türk efsanelerinde Gök ile Yer, tanrısal kudretlerdir. İnsanoğlu, bu ikisi arasındaki varlıktır. Eserin yapısı bu ikileme dayanır.Köroğlu- Bolubeyi çatışması, ezilen halkın bir derebeyine, yani feodal düzene karşı koyuşudur.Oyunda halk dilinden seçilmiş pek çok sözcük, pek çok deyim vardır. Anlatım dili, Dede Korkut hikâyelerini çağrıştırır. Buna uygun olarak, yazarın şair oluşu, oyunu yer yer şiirli ya da nesir-şiirli bölümlerle süslemesini sağlamıştır.İlk kez, Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından 1949’da Büyük Tiyatro’nun açılış oyunu olarak temsil edilmiştir. "Ahmet Kutsi Tecer, çok yönlü bir sanatçı olup şairliği, oyun yazarlığı ve özellikle de sanatını da hayırlı yönde çok etkilemiş olan folklor araştırmacılığı ile edebiyatımızda önemli bir yer almaktadır..."Tanpınar’ın anlatımıyla, Sıvas’ta görevde bulunduğu yıllarda, Tecer "folkloru yeni bir iklim gibi keşfetmiş"; Türk halk müziği ve folklorunun önemli simalarından Muzaffer Sarısözen, Halil Bedii Yönetken ve Âşık Veysel gibi isimlerin ortaya çıkıp tanınmasında rol oynamıştır."... Tecer, oyunlarında da zengin folklorumuzdan, geleneksel Türk tiyatrosundan yararlanıp, halkın kullandığı canlı dili, şiir yüklü Türkçesiyle kaynaştırarak "Köşebaşı"; halk motiflerinden esinlenerek de destan-piyes olarak "Koçyiğit Köroğlu" gibi tiyatromuza ölümsüz eserler kazandırmıştır."- Sermet Sami Uysal
Radyo Oyunları
Bir dil ustası farklı kişilikleri sizin için, sizin adınıza konuşturmuştu. Şimdi, onu dinleme zamanı. Kendinizden ve çevrenizden çok şeyler bulacaksınız.
Birtakım hayatlar elinizde. Herkes kendi repliğini seçecektir kuşkusuz.
Yolunu arayanların, bulduğu anda yitirenlerin, kendileri olamayanların hikâyelerini dinleyeceksiniz. Aşk uğruna her yaşanmışlık parçasını rastgele savuranların, yolları sonunda kendilerine çıkanların replikleri dolduracak odanızı. Seversiniz ya da hoşlanmazsınız, ama onları tanıyacaksınız. Yolda yanınızdan geçen insanların düşündüklerini, parçalanmış hayatlarını bütünleştirme çabalarını öğreneceksiniz.
Töre
Turgut Özakman, "Bütün Oyunları" dizisinin altıncı kitabında daha önce defalarca sahnelenmiş Güneşte On Kişi, Duvarların Ötesi ve Töre isimli üç oyun bulacaksınız.
Özakman, Töre'yi, "kadını yüceltmek, kan davasını aşağılamak için" yazılmış bir oyun olarak niteler. Töre, "ölüm"e karşın "yaşam"ı savunmayı seçen, ailedeki erkeklerin çoğunu yitirmiş sekiz kadının öyküsüdür. Kadınların bile ellerinde silah "düşman izi" sürdüğü bir karabasan ortamında yaşanan dram, gözleri görmeyen nene ve torun Zühre üstünde odaklanır.
Vatan Yahut Silistre – Anonim Yayıncılık
Namık Kemal, eserlerinde "vatan", "hürriyet", "millet" kavramlarını esas almıştır. Batılı anlamda ilk tiyatro eserimiz olan Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal’in yazdığı ilk oyundur. Eser, Namık Kemal’in sağlığında Gedikpaşa Tiyatrosu’nda sahnelenmiş gösterimin ardından çıkan bazı olaylar ve İbret gazetesinde yayımlanan bazı makaleler, Namık Kemal ve arkadaşlarının sürgüne gönderilmesine neden olmuştur. Bir tiyatro eseri olarak ayrıca ilgi görmüş, kısa zamanda başka dillere çevrilmiş ve pek çok tiyatro oyununun yazılmasına öncülük etmiştir. Rusların Silistre Kalesi’ni kuşatmasına karşı koymak üzere gönüllü olarak Silistre’ye gelen İslam Bey ve erkek kılığına girerek onun ardından giden Zekiye’nin hikâyesinin işlendiği Vatan Yahut Silistre’de asıl vurgulanmak istenen, "vatan uğruna yapılmayacak şey olmadığı"dır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.