Ve Velhasılıkelam
₺65,00 Orijinal fiyat: ₺65,00.₺54,00Şu andaki fiyat: ₺54,00.
1 adet stokta
Ve Velhasılıkelam
Biz daha dünyaya gelmeden evvel Âdem’e Rab’den verilen hediyelerden biridir kelam. Kelam hâsıl olduğundan bu yana kalbin sesi dil ile kulağa taşındı. Söz uzadıkça etkisi azaldı, akılda tutulması hatta anlaşılması zorlaştı. Dimağlarda sözün ya başı ya da sonu kaldı. Bu nedenledir ki sözün kısası, lafı dolandırmadan bir nefeslik söylenmesi makbul oldu.
Her söz söylendiği anda başlamamıştır aslında. Daha yeni duyulmasına karşın sözün oluşmasına zemin hazırlayan olaylar dizini vardır “Ezel” dediğimiz.
Varlığımızın doğumumuz ile başladığı düşünülse de ikinin üçüncüsü olarak göz açtık bu âleme. Şu anda varolan eslaftan yadigâr.
41 günde kendini yazdıran Ve Velhasılıkelam’ın kaynağı, yengilerimi besleyen yenilgilerimdir.
Ve velhasılıkelam, velhasılı meram…
SÖZÜN ÖZÜ
Her söz giremez
Dövülmeyince kulağın örsünde
Sağanak yığınak
Dolanır durur zihin dehlizinde
Ta ki yürek ses verene dek.
Sözün özü, demi yüreğin
Sahi gördün mü, âdemden başka sohbet edeni?
Tülay ENEZ
İlgili ürünler
Belki Başka Zaman
Belki Başka Zaman, İbrahim Tenekeci’nin son dört yılda yazdığı şiirlerin toplamından oluşuyor.
“Dinledim ömrümü aşkın sesinden” diyen şairin yeni çalışmaları da Muhit Kitap’tan yayınlanacak.
İnsan yalnızken daha dürüsttür
Kalbin mutlaka ses olur sana,
Anlarsın bir gün ulu dağlarda
Bir nokta imiş koskoca ömür
Bütün Şiirleri 4
Seni yalnız bıraktım diye
Mezarından bile koşarak geliyorum eve.
Islık çalan odalarda
Konuşuyorum konuşuyorum konuşuyorum.
Uzaktan gelmişim, ağzımda sabahın çiy taneleri
Çocuklaşma diyerek çekiyorsun ağzını.
Sonra kaldırıyorum başımı, pencere değil
Sıralı kirpikler gibi çocuk ölüleri.
İnsan acısından utanır mı
Döktüğüm yaşlarla zehirleniyorum.
Bizden geçti de, demiştin, hepsi ölümün rahminde
Bu çocuklar nasıl yaşayacaklar bu ülkede.
Antakya’dayız, Vakıflı Köyü’nde kalbimizi seviyoruz
Bu iyilik içinde kimin aklına gelir ölüm.
Deniz kıyısına gidelim haydi
Mavi, göğsünde uyutur biraz korkumuzu.
İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde
Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin.
Destan Destan Çanakkale
Düşman çizmesinden korumak için bir neslin canlarını siper ettiği kutlu şehir; Çanakkale!
Anadolu’nun her köşesinden bütün sevdiklerini ardında bırakarak vatan savunmasına koşanların geri dönemediği yurt köşesi Çanakkale!
Çanakkale; adını duyduğunda her annenin bağrı kanar, her çocuğun yüreği sızlar. Mutlaka o cepheden geri dönmeyen bir sevdiği vardır!
Bu kutlu yurt köşesini düşmana vermemek için milletimizin her ferdi Mehmetçik olmuş, verdiği emsalsiz mücadele ile bayraklaşmıştır.
Çanakkale’de yaşananlar, dilden dile gönülden gönüle dolaşırken şairlerin, ozanların gönüllerine de uğrayınca şiirleşir, destanlaşır..
Bu kitapta; bayraklaşan bir neslin hikâyesini mısra mısra, beyit beyit, kıta kıta bulacaksınız.
Mehmet Âkif Ersoy’dan, İbrahim Alaeddin Gövsa’ya; Fazıl Hüsnü Dağlarca’dan Âşık Halil’e pek çok ozanımız bu destanı tarihin sayfalarına ve gönüllerimize altın harflerle nakşetmişlerdir.
Bizim derlediğimiz ise bu kutlu nakıştan sadece birkaç desen...
Gülü İncitme Gönül
GÜLÜ İNCİTME GÖNÜL
Çiçeklerle hoş geçin,
Balı incitme gönül.
Bir küçük meyve için
Dalı incitme gönül.
Konuşmak bize mahsus,
Olsa da bir güzel süs,
‘Ya hayır de, yahut sus.’
Dili incitme gönül.
Sevmekten geri kalma,
Yapan ol, yıkan olma,
Sevene diken olma,
Gülü incitme gönül.
Başın olsa da yüksek,
Gözün enginde gerek,
Kibirle yürüyerek
Yolu incitme gönül.
Mevlâ verince azma,
Geri alınca kızma,
Tüten ocağı bozma,
Külü incitme gönül.
Dokunur gayretine,
Karışma hikmetine.
Sahibi hürmetine
Kulu incitme gönül.
Nils Ve Uçan Kaz
Kuşaklardır okunan klasik eserler, kısaltılarak genç okurlar için özenle yeniden kaleme alındı.
1909 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Selma Lagerlöf’ten unutulmaz bir klasik…
Nils Holgersson, insanları kızdıran ve hayvanlara eziyet eden bir çocuktur. Günün birinde cüce bir büyücü onu parmak çocuğa dönüştürür ve Nils, harika bir yolculuğa çıkar. Çiftliklerindeki genç erkek kaz Martin ile yaban kazlarından oluşan bir sürüye katılarak kuzeye uçar ve heyecan dolu bir macera yaşar.
Küçülünce hayvanların dilini anlamaya başlayan Nils, onlara daha sevecen yaklaşan, bambaşka bir çocuk olur. Bir sincap ailesine yardım ettikten, Gümüş Tüy adlı dişi kazı kurtardıktan ve kartal Gorgo’yu özgürlüğüne kavuşturduktan sonra, yeniden gerçek bir insan olma fırsatını yakalar.
Ancak bunun da bir bedeli vardır. Nils, nasıl bir karar verecek?
Siyah Gözlerine Beni De Götür
Nurullah Genç'in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Daha dokunmadan kurudu irem
Çöllere bir türlü yağamıyorum
Yeni bir koşunun başlangıcında
Biraz deprem sonrası
Biraz şehir hülyası
Bir kalp yangınından geriye kalan
Siyah gözlerine beni de götür
Artık bu yerlere sığamıyorum
Yalnızlığıma Dokun
Harikadır şimdi bizim oralar,
Her manzara ayrı dilden konuşur...
Bahar cümle sergisini açmıştır...
Gökte uçan kuşlar ve akan sular,
Mevsimin efsunu orda buluşur...
Kırlarda çiçekler, dalda meyveler,
Toprağın bağrına düşen sebzeler,
Doğada süzülen tüm kelebekler
Ve hatıralarımın sindiği her yer.
Doğduğum o diyar beni konuşur...
Ahmed Günbay Yıldız, eserleriyle nesilden nesle sayısız insanın duygu ve düşünce dünyasının şekillenmesine katkıda bulunmuş, durmadan üretmiş, Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden. Yıldız’ın hem yeni hem de uzun zamandır baskısı bulunmayan şiirlerini bir araya getiren Yalnızlığıma Dokun , en derinlerde saklanan duygularımıza yoldaşlık edecek.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.