Uzun Bir Adam
₺380,00 Orijinal fiyat: ₺380,00.₺314,00Şu andaki fiyat: ₺314,00.
1 adet stokta
Uzun Bir Adam
Uzun Bir Adam, sözcüklerle boy atan, şiirin gizli tarihini uzun yürüyen İlhan Berk’in yazı ile cehennemsi ilişkisinin kaynağına götürüyor okuru. İlhan Berk, kitabının genişletilmiş 3. baskısına “Yüzüm Üstüne”, “Ben Nesnelerin Tabuluğuna Bağlıyım”, “Aşka Gelince”, “Resimlerim Üstüne”, “Anlam ve Anlamı Aşmak” başlıklı metinlerini ekledi. Ayrıca şairin albümünden fotoğraflar bu yenibasımda yer aldı.
İlgili ürünler
Ahmed Arif
Asıl adım Ahmed Önal. Ahmed Arif olarak bilinirim. Yaşamım boyunca hakkı aradım; ezilen ve güçsüzün yanında durdum. Memleketlilerim sömürülmesin, memleketlilerim kullanılmasın, memleketlilerim ölmesin diye konuştum. Eşitlik için yazdım, eşitlik için söyledim, eşitlik için dayak yedim, eşitlik için sövdüm. O günleri görmeyeceğimi
bilsem de birilerine o günleri göstermek için öldüm.
“…Gözlerinden, burnunun üst dudağına düşen fark edilmez incecik gölgesinden öperim canım.
Öperim ömrüm. Yaşşa!..”
“…Daima düşünmekle ve daima da aynı şeyi düşünmekle insan aşkın bir fikri işgal olduğunu kabul ediyor…”
Gaspıralı İsmail
UNESCO 2014 GASPIRALI İSMAİL YILI
Gaspıralı, Türk Milleti'nin bir bütün olduğuna inanıyordu. Coğrafi ayrılıkları ve lehçeyi bu bütünün önünde bir engel olarak görmüyordu. Bu düşüncesinde dile büyük bir önem veriyor, sade bir Türkçe ile konuşup yazmanın bu bütünlüğü sağlamada önemli bir adım olacağına inanıyordu.
Dil konusunda gösterdiği özverili çabaları eğitim konusunda da gösteren Gaspıralı İsmail, ilk okulunu, 1884 yılında Bahçesaray'da açmıştır. Yeni bir yöntemle okumayı ve yazmayı kısa zamanda öğreten okulların sayısı gittikçe artmış, 10 yıl içinde bu yöntemle eğitim veren 100 kadar okulun açılmasına öncülük etmiştir. Araştırmacılara göre, bu rakam daha sonra 5 bine kadar ulaşmıştır.
Fikirleri, çıkardığı Tercüman Gazetesi aracılığıyla, Kafkasya, Kazan, Sibirya, Türkistan, Çin, İran ve Mısır'da tanınan Gaspıralı, 1907'de, Kahire'de bir İslam Kongresi toplayabilmek için büyük çaba sarf etmiş,1910'da ise Hindistan'a giderek Bombay'daki Encümen-i İslamiye'nin toplantılarına katılarak görüşlerini anlatmıştır.
Türk Dünyası'nın gördüğü ender zeki ve idealist şahsiyetlerden birisi olan Gaspıralı İsmail, sadece Rusya Türkleri'nin değil, bütün Müslümanlar'ın meseleleriyle yakından ilgilenmiştir.
Bu kitap, Çarlık Rusyası’nın Türk halkını eğitimsizliğe ve geriliğe sürükleyen politikalarına karşı siyasi mücadelenin ve toplumsal bir bilincinin oluşturulmasının da öyküsü aslında. Gaspıralı İsmail ile ortaya konulan fikirler, bir dönemin kırılmasını da yansıtması açısından tarihe ışık tutuyor.
Haben
Başkan Obama ona Beyaz Saray Değişim Şampiyonu adını verdi. Helen Keller Başarı Ödülü’nü ve Forbes 30 Under 30 listesinde yer aldı. Bill Clinton, Başbakan Justin Trudeau ve Şansölye Angela Merkel de Haben’ı onurlandıran isimler arasında. Görüp duyabilen insanlar için tasarlanmış bir dünyada sağır ve kör olarak büyümek, Haben Girma için büyük zorluklarla başa çıkmak demekti.
Birileri ona “Yapamazsın,” dedikçe Haben her seferinde bunun aksini kanıtladı. Engelinin, onun önünde bir engel olduğuna bir an olsun inanmadı. Başardığı her şeyde kendine olan güveni biraz daha
arttı ve bugün binlerce engelli insanın umudu oldu.
Engelli bir birey olarak çocukluğundan beri verdiği bireysel mücadele, daha çok kişi için mücadele edebilmek adına Harvard Hukuk
Fakültesi’ne girmesiyle sonuçlandı.
Burada, görme engelliler için
geliştirilmiş Braille alfabesi ile diğer insanlarla iletişim kurabileceği bir sistem geliştirdi ve bu sayede dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Obama ile özel bir toplantı gerçekleştirip
Beyaz Saray’da bir konuşma bile yaptı.
Şimdi ise oldukça başarılı bir engelli hakları avukatı.
Haben, kendi kaleme aldığı hayat hikâyesi ile okuyucularını engelleri aşmak üzerine ilham verici bir yolculuğa çıkarıyor.
Mehmet Akif Ersoy Özgürlük Peşinde
"Bu kitabı okuduğuna pişman olmayacaksın!Neden mi?"Bu kitabın sayfalarında idealist ve vatansever birinsanın maceralı hayatına tanıklık edeceksin. Oinsan bir veteriner, bir aydın, bir hatip, birsporcu, bir hafız, bir eğitimci, bir milletvekili vebütün bunların ötesinde iyi bir şair...İşte Mehmet Akif Ersoy...Her dizesiyle bize bizi anlatan Mehmet Akif, özgürlük peşinde dolu dolu bir ömür geçirdi.Bu kitap, ömrünü ülkesine hizmet ederek geçiren millî şairimizin çileyle sabırla ve gayretle örülühayatım anlatıyor.Ben ezelden bendir hür yaşadım, hür yaşarım.Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner aşarım;^ Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Şair Nigar Hanım Güftesi Garplı Bestesi Şarklı
Şâir Nigâr Hanım. Yahut eserlerine attığı imza ile Nigâr binti Osman.
Adını açıkça sahiplenen şiirleriyle edebiyatımızın ilk “kadın” şâiri. Yirmi beş yaşından başlayıp hayatının sonuna kadar yazmayı sürdürdüğü günlüğüyle Türk edebiyatının en uzun günlük yazan kadın yazarı.
Şâir Nigâr Hanım, sadece yazar kimliğiyle değil, döneminin seçkinlerinden oluşan geniş sosyal çevresi ve kişisel hikâyesiyle de çok önemli bir portre. Bu portreyi en ince ayrıntılarıyla günümüze taşıyan, Nigâr Hanım deyince akla gelen ilk kişi ise şüphesiz Nazan Bekiroğlu.
Nazan Bekiroğlu 1995 yılında doçentlik tezi olarak hazırladığı Şâir Nigâr Hanım çalışmasını yıllar sonra büyük bir özveriyle adeta yeniden yazdı. Nigâr Hanım’la ünsiyetini akademik çalışmanın çok ötesine taşıyan Bekiroğlu, dört başı mamur bir edebî portre ortaya koyarken Nigâr Hanım’ın eserleriyle yaşamı arasındaki çok yönlü ilişkilere işaret eden, salonundan geçmiş kişilere varıncaya kadar hayatı ve edebiyatıyla ilgili en küçük ipuçlarını dahi yakalayan bir dikkatle edebiyat araştırmacıları için eşsiz bir çalışma örneği sundu.
Nigâr Hanım’ın eserleri ve günlüklerine ilâveten bugüne intikal bütün evrakın, kişisel arşivlerin, şâirenin aile fertlerinin özel koleksiyonlarının, kartpostalların, ithaflı fotoğraf ve kitapların, fotoğraf albümlerinin ve muhtelif eşyanın izinde geçen yılların semeresi olarak ortaya çıkan bu önemli eser “gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskı”sıyla yeniden raflarda.
“Nigâr Hanım sentezci değil eklektik bir kimliktir. Onda Doğu ve Batı öncelik sonralık sıralamasına alınmadan bir arada başlar, öylece devam eder ve öylece biter. Onunki, Doğulu gibi yaşamak ama Batılı gibi düşünmek değil; Doğulu gibi yaşamak ve Batılı gibi düşünmektir. Bu yönüyle eğer bir şarkıysa, güftesi Garplı, bestesi Şarklıdır.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.