Ustalar ve Güzel İnsanlar
₺170,00 Orijinal fiyat: ₺170,00.₺135,00Şu andaki fiyat: ₺135,00.
3 adet stokta
Ustalar ve Güzel İnsanlar
Ustalar ve Güzel İnsanlar, bize yol ve yordam öğretir…
Bilgi; ustasız öğrenilebilseydi, internet yazarları Tolstoy’u ve Tanpınar’ı geçer, facebook insanlığın en hikmetli yolu olurdu.
Bilginin oto yolu ustasız bir akış haline gelince, bir eğlence aracına dönüşüyor.
Ustalar ve Güzel İnsanlar kuru aklın sınırlarını aşar, satır aralarında bir şeyler söyler muhatabına.
Zamanın elinden tutan bu insanlar sadece anılarıyla değil, ruhlarıyla da yaşarlar.
Ustalar ve Güzel İnsanlar kendilikbilgisi’ne vakıftır ve hayata farklı bakarlar. Onlar liderlik özellikleriyle bizi kimlikli, kişilikli ve diri tutarlar.
Yazı, bilgi, kitap… Yollar hep ustalara çıkıyor.
Selam olsun onlara…
Ömer Seyfettin, Ahmet Hamdi Tanpınar, Kemal Tahir, Cengiz Dağcı, Mehmet Kaplan, Mümtaz Turhan, Nurettin Topçu, Sabri Ülgener, Turgut Cansever, Ali Fuat Başgil, Sencer Divitçioğlu, Aytunç Altındal, Nevzat Kösoğlu, Metin Erksan, Oktay Sinanoğlu, Mustafa Miyasoğlu, Ayşe Şasa, Erol Mermer, Afet Ilgaz, Aziz Sancar, İsmet Özel, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu.
İlgili ürünler
Dindar Bir Doktor Hanım
"Ömrü boyunca 'kadın başıma ne yapabilirim ki' düşüncesini aklına bile getirmeyen Hümeyra Hanım, karşılaştığı bütün zorluklarla, sıkıntılarla iman, sabır ve tevekkülün verdiği güçle mücadele etmiştir. Hizmet hayatı yoğunlaştıkça her genç kıza mahsus evlilik hayalleri de uzaklaşmış, kendi ifadesiyle: ' Hereve bir anne lazım, annelik çok yüksek bir mevki ama yedi mahalleye de bir doktor gerek. O da ben olayım, annelere bakayım' diye düşünmüştür. O zaten tanıyan herkesin Hümeyra Annesidir..." Sibel Eraslan
Bu kitap, Cumhuriyet'in ilk döneminde tıp eğitimi alıp doktor olan Ayşe Hümeyra Ökten'in günümüz gençlerine örnek niteliğindeki hayat hikayesidir. Doktor Ayşe Hümeyra Ökten, 85 yıllık yaşamının yarım asrını hastalarına adar ve tek başına bir vakıf gibi hizmet verir. 1959'dan beri İslam dünyasının da çok yakından tanıdığı Ayşe Hümeyra Hanım birçok alim ve devlet adamının da doktorluğunu yaparak herkesin sevgisini kazanır. 1953'te Kızılay'ın teklifiyle Medine'ye görevli ilk kadın doktor olarak gider. Bu gidiş onun için bir dönüm noktası olur ve bir daha o kutsal topraklardan bağını koparamaz. Artık evi de Mekke ve Medine olur.
Türkiye'de geleceğin başbakanlarının yetişeceği İmam Hatip Liseleri'nin kurulması için insanüstü gayretler gösteren Mahmud Celaleddin Ökten'in kızı olan Ayşe Hümeyra Ökten, kendisiyle yapılan bu söyleşide, babasını ve çevresini özel olarak anlatıyor, Mehmed Zahid Kotku, Babanzade Ahmed Naim, yahirü'l-Mevlevi, Mehmed Ali Ayni, Mahir İz, Nurettin Topçu, Orhan Okay, İsmail Fenni Ertuğrul, Mustafa Şekip Tunç, Küçük Hüseyin Efendi ve Mehmed Akif Ersoy gibi bir döneme damgasını vurmuş ilim adamlarının hayatına dair şimdiye kadar hiç bilinmeyen birçok anekdot aktarıyor.
Gaspıralı İsmail
UNESCO 2014 GASPIRALI İSMAİL YILI
Gaspıralı, Türk Milleti'nin bir bütün olduğuna inanıyordu. Coğrafi ayrılıkları ve lehçeyi bu bütünün önünde bir engel olarak görmüyordu. Bu düşüncesinde dile büyük bir önem veriyor, sade bir Türkçe ile konuşup yazmanın bu bütünlüğü sağlamada önemli bir adım olacağına inanıyordu.
Dil konusunda gösterdiği özverili çabaları eğitim konusunda da gösteren Gaspıralı İsmail, ilk okulunu, 1884 yılında Bahçesaray'da açmıştır. Yeni bir yöntemle okumayı ve yazmayı kısa zamanda öğreten okulların sayısı gittikçe artmış, 10 yıl içinde bu yöntemle eğitim veren 100 kadar okulun açılmasına öncülük etmiştir. Araştırmacılara göre, bu rakam daha sonra 5 bine kadar ulaşmıştır.
Fikirleri, çıkardığı Tercüman Gazetesi aracılığıyla, Kafkasya, Kazan, Sibirya, Türkistan, Çin, İran ve Mısır'da tanınan Gaspıralı, 1907'de, Kahire'de bir İslam Kongresi toplayabilmek için büyük çaba sarf etmiş,1910'da ise Hindistan'a giderek Bombay'daki Encümen-i İslamiye'nin toplantılarına katılarak görüşlerini anlatmıştır.
Türk Dünyası'nın gördüğü ender zeki ve idealist şahsiyetlerden birisi olan Gaspıralı İsmail, sadece Rusya Türkleri'nin değil, bütün Müslümanlar'ın meseleleriyle yakından ilgilenmiştir.
Bu kitap, Çarlık Rusyası’nın Türk halkını eğitimsizliğe ve geriliğe sürükleyen politikalarına karşı siyasi mücadelenin ve toplumsal bir bilincinin oluşturulmasının da öyküsü aslında. Gaspıralı İsmail ile ortaya konulan fikirler, bir dönemin kırılmasını da yansıtması açısından tarihe ışık tutuyor.
Haben
Başkan Obama ona Beyaz Saray Değişim Şampiyonu adını verdi. Helen Keller Başarı Ödülü’nü ve Forbes 30 Under 30 listesinde yer aldı. Bill Clinton, Başbakan Justin Trudeau ve Şansölye Angela Merkel de Haben’ı onurlandıran isimler arasında. Görüp duyabilen insanlar için tasarlanmış bir dünyada sağır ve kör olarak büyümek, Haben Girma için büyük zorluklarla başa çıkmak demekti.
Birileri ona “Yapamazsın,” dedikçe Haben her seferinde bunun aksini kanıtladı. Engelinin, onun önünde bir engel olduğuna bir an olsun inanmadı. Başardığı her şeyde kendine olan güveni biraz daha
arttı ve bugün binlerce engelli insanın umudu oldu.
Engelli bir birey olarak çocukluğundan beri verdiği bireysel mücadele, daha çok kişi için mücadele edebilmek adına Harvard Hukuk
Fakültesi’ne girmesiyle sonuçlandı.
Burada, görme engelliler için
geliştirilmiş Braille alfabesi ile diğer insanlarla iletişim kurabileceği bir sistem geliştirdi ve bu sayede dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Obama ile özel bir toplantı gerçekleştirip
Beyaz Saray’da bir konuşma bile yaptı.
Şimdi ise oldukça başarılı bir engelli hakları avukatı.
Haben, kendi kaleme aldığı hayat hikâyesi ile okuyucularını engelleri aşmak üzerine ilham verici bir yolculuğa çıkarıyor.
Lewandowski – Sahanın Yıldızları
2023 yılı güncel bilgileriyle!
Sporcu bir anne babanın oğlu olan Lewandowski’nin kanına işlemişti futbol aşkı. En büyük hayali tıpkı ailesi gibi oynadığı topun hakkını verebilmek ve sayısız başarılar kazanmaktı. Ne var ki erken başladığı futbol hayatı daha on yedi yaşında ufak sarsıntılarla karşı karşıya kalmıştı.
Ama o asla yılmadı; düştüğü basamakları tekrardan çıkmakla kalmayıp adını dünyanın en iyileri arasına bile yazdırmayı başardı. Gol atmak artık onun için içgüdüsel bir hareket gibiydi. Top daha ayağına gelmeden kalenin neresine vuracağını biliyordu. Tek bir golle asla yetinmez; daima daha fazlasını isterdi.
Gittiği her takımı bir üst seviyeye taşıyan, attığı gollerle taraftarları şaha kaldıran, Polonya’nın gururu Robert’ın,
‘Gol Makinesi’ Lewandowski’ye dönüşünün hikâyesiyle futbolun vazgeçilmezliğine tanık olacaksınız!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.