Trendeki Derviş
₺230,00 Orijinal fiyat: ₺230,00.₺190,00Şu andaki fiyat: ₺190,00.
1 adet stokta
Trendeki Derviş
“Evrende insanın konumu tuhaftır: Sürekli konuşmak, sormak, cevap almak ister insan. Sorularına evrenden bir karşılık gelmezse, o zaman vay o evrenin haline!.. Evrenden, anlamlandırabileceği açık bir cevap alamadığında ya evreni ya da kendi kendini yok etmeye meyillidir o zaman.”
Mısır’ın dünya çapındaki oyun yazarı Tevfik el-Hakim’in “irrasyonelin tiyatrosu” diye adlandırdığı; hem felsefi ve psikolojik zenginlikler taşıyan hem de polisiye keşifler yaşatan; edebiyatın canlı, dinamik, takdire şayan metni Trendeki Derviş Nabi Avcı çevirisiyle…
İlgili ürünler
Bir Evlilikten Sahneler
1972 Mayısı’nda Ingmar Bergman’ın kariyerinde ilk defa televizyon dizisi çekeceği haberi verilir. Bergman dizinin, “bir burjuva ideali olan güvence arayışının insanların duygusal dünyalarını yozlaştırması, onları zayıf düşürmesi ve korkulara sevk etmesi” gerçeğini işleyeceğini belirtir. Çekimleri kısa sürede tamamlanan dizi film yayımlandıktan hemen sonra uluslararası başarı elde eder, kısaltılarak film versiyonu piyasaya sürülür ve Bergman’ın o güne kadar en çok seyredilen filmi haline gelir. Ayrıca Bergman’ın tiyatroya uyarladığı tek filmi olur.
Orta sınıftan ayrıcalıklı bir evli çiftin on yıla yayılan boşanma sürecini ve sonrasını anlatan, Strindberg ve Ibsen’in aile içi çatışmaları konu alan büyük oyunlarının geleneğine eklemlenen Bir Evlilikten Sahneler, roman gibi okunan senaryosuyla da hem sanatsal hem manevi açıdan sayısız esere ve insana esin verdi. Özellikle evliliğin boyunduruğundan kurtulup cinsel anlamda da özgürleşen Marianne karakteriyle, başta kadınlar olmak üzere bir kuşağın evlilik kurumuna ve hayata bakışını derinden etkiledi.
Kariyeri boyunca altmışın üzerinde film yönetmiş, 170 oyun sahnelemiş, yüzün üzerinde kitap ve makale kaleme almış olan film ve tiyatro yönetmeni, yazar ve dramaturg Ingmar Bergman, çağının en büyük sanatçıları arasında yer alıyor.
Hayata bakışınız beni derinden etkiledi, bende iz bırakan diğer filmlere kıyasla çok daha derinden etkiledi hem de. Yaşayan en büyük yönetmen olduğunuzu düşünüyorum.
Stanley Kubrick’in Ingmar Bergman’a yazdığı bir mektuptan.
Koçyiğit Köroğlu
Cumhuriyet dönemi tiyatrosunda halk edebiyatından esinlenen ama çağdaş kalıplara uygun yazılmış oyunların ilk örneklerini veren Ahmet Kutsi TECER, "Koçyiğit Köroğlu"nun konusunu Köroğlu hikâyelerinden seçer. Köroğlu bir Oğuz destanı kahramanıdır. Olaylar Anadolu’da, İslamiyet öncesinde geçer.Türk efsanelerinde Gök ile Yer, tanrısal kudretlerdir. İnsanoğlu, bu ikisi arasındaki varlıktır. Eserin yapısı bu ikileme dayanır.Köroğlu- Bolubeyi çatışması, ezilen halkın bir derebeyine, yani feodal düzene karşı koyuşudur.Oyunda halk dilinden seçilmiş pek çok sözcük, pek çok deyim vardır. Anlatım dili, Dede Korkut hikâyelerini çağrıştırır. Buna uygun olarak, yazarın şair oluşu, oyunu yer yer şiirli ya da nesir-şiirli bölümlerle süslemesini sağlamıştır.İlk kez, Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından 1949’da Büyük Tiyatro’nun açılış oyunu olarak temsil edilmiştir. "Ahmet Kutsi Tecer, çok yönlü bir sanatçı olup şairliği, oyun yazarlığı ve özellikle de sanatını da hayırlı yönde çok etkilemiş olan folklor araştırmacılığı ile edebiyatımızda önemli bir yer almaktadır..."Tanpınar’ın anlatımıyla, Sıvas’ta görevde bulunduğu yıllarda, Tecer "folkloru yeni bir iklim gibi keşfetmiş"; Türk halk müziği ve folklorunun önemli simalarından Muzaffer Sarısözen, Halil Bedii Yönetken ve Âşık Veysel gibi isimlerin ortaya çıkıp tanınmasında rol oynamıştır."... Tecer, oyunlarında da zengin folklorumuzdan, geleneksel Türk tiyatrosundan yararlanıp, halkın kullandığı canlı dili, şiir yüklü Türkçesiyle kaynaştırarak "Köşebaşı"; halk motiflerinden esinlenerek de destan-piyes olarak "Koçyiğit Köroğlu" gibi tiyatromuza ölümsüz eserler kazandırmıştır."- Sermet Sami Uysal
Kuru Gürültü – Hasan Ali Yücel Klasikleri 98
William Shakespeare (1564-1616) Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık dört yüz yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdürmektedir. Kuru Gürültü efsanevi yazarın olgunluk dönemine ait eserlerindendir ve en başarılı üç komedyasından biri sayılır. Yanlış anlamalar üzerine kurulan oyunda iki ayrı aşk ilişkisi gelişirken, kişiler karşıtlıkları ile ele alınmış, insan doğasının değişmez olduğu öne sürülen özellikleri dahiyane bir komedya içinde sergilenmiştir. Sevgi Sanlı: Oyun yazarı ve dramaturg olarak Türk tiyatrosuna büyük katkıları olan Sevgi Sanlı, çevirmen olarak da pek çok önemli eseri Türkçeye kazandırdı. William Shakespeare, Vaclav Havel, Bernard Shaw, Roger Norman ve Louis de Bernieres'den çeviriler yaptı Halide Edip Adıvar'ın Sinekli Bakkal adlı romanını tiyatroya uyarlayarak Yunus Emre 3. Özgün ve Uyarlama Oyun Yazarı yarışması'nda büyük ödülü kazandı. Her şeyin geçici olduğu bir dünyada sırrı insanın kendisinde bulan bir tasavvuf şairinin yaşamından hareketle yazdığ Kaygusuz Abdal adlı oyunu Devlet Tiyatroları'nda sahneye kondu.
Radyo Oyunları
Bir dil ustası farklı kişilikleri sizin için, sizin adınıza konuşturmuştu. Şimdi, onu dinleme zamanı. Kendinizden ve çevrenizden çok şeyler bulacaksınız.
Birtakım hayatlar elinizde. Herkes kendi repliğini seçecektir kuşkusuz.
Yolunu arayanların, bulduğu anda yitirenlerin, kendileri olamayanların hikâyelerini dinleyeceksiniz. Aşk uğruna her yaşanmışlık parçasını rastgele savuranların, yolları sonunda kendilerine çıkanların replikleri dolduracak odanızı. Seversiniz ya da hoşlanmazsınız, ama onları tanıyacaksınız. Yolda yanınızdan geçen insanların düşündüklerini, parçalanmış hayatlarını bütünleştirme çabalarını öğreneceksiniz.
Romeo Ve Juliet – Hasan Ali Yücel Klasikleri 123
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Romeo ve Juliet’de birbirinden farklı pek çok toplumda benzerleriyle karşılaşılan trajik bir ilişkiyi, düşman ailelerin çocukları arasında doğan aşkı ele alır. Romeo ile Juliet’in umutsuz aşkını romantik örgüsünün yarı karanlık örtüsüyle sarmalayan eser, buna rağmen insan ilişkilerini gerçekçi bir anlayışla gözler önüne serer.
Töre
Turgut Özakman, "Bütün Oyunları" dizisinin altıncı kitabında daha önce defalarca sahnelenmiş Güneşte On Kişi, Duvarların Ötesi ve Töre isimli üç oyun bulacaksınız.
Özakman, Töre'yi, "kadını yüceltmek, kan davasını aşağılamak için" yazılmış bir oyun olarak niteler. Töre, "ölüm"e karşın "yaşam"ı savunmayı seçen, ailedeki erkeklerin çoğunu yitirmiş sekiz kadının öyküsüdür. Kadınların bile ellerinde silah "düşman izi" sürdüğü bir karabasan ortamında yaşanan dram, gözleri görmeyen nene ve torun Zühre üstünde odaklanır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.