Tatsız Bir Olay Yeni Beyaz Kapak
₺91,00
Petersburg’lu üç general, yumuşacık koltuklara oturmuş, bir yandan sohbet ederken bir yandan da şampanyalarını yudumlamaktadır. Rusya’da çarlığın çözülmeye başladığı, pek çok şeyle birlikte askerî bürokrasi ile yoksul memur sınıfı arasındaki ilişkilerin de değişmeye yüz tuttuğu, Dostoyevski’nin deyişiyle, “güzel ülkemizin değerli çocukları”nın kalkınma hareketlerine giriştikleri yıllardır. Generallerden biri, İvan İlyiç, aşağı dereceden memurlara iyi davranmak gerektiğini savunur. Ona göre yeni dönemin özelliği bu olacaktır: hümanizm. Ama İvan İlyiç önce arkadaşları arasında alay konusu olur, sonra iddiasını kanıtlamak için bir memurun düğününe katılır ve deyim yerindeyse, “kaş yaparken göz çıkarır”.
“Hikâye, bir insanın kendisi hakkındaki fikirleri, idealleri ve güdüleri ile bunların gerçeğin insafsız ışığındaki görüntüleri arasındaki büyük uçurumu ele alıyor. Temanın acımasızlığı, kişinin beklentilerini gerçekleştirememekteki dramının, aslında gülünç olduğunu fark etmesinde ortaya çıkıyor.”
– Jessie Coulson
| Yayınevi | Can Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Fyodor Mihayloviç Dostoyevski |
| Sayfa Sayısı | 80 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2019 |
| Boyut | “13, 00 X 19, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Can Yayınları – Tatsız Bir Olay Yeni Beyaz Kapak
/n
Petersburg’lu üç general, yumuşacık koltuklara oturmuş, bir yandan sohbet ederken bir yandan da şampanyalarını yudumlamaktadır. Rusya’da çarlığın çözülmeye başladığı, pek çok şeyle birlikte askerî bürokrasi ile yoksul memur sınıfı arasındaki ilişkilerin de değişmeye yüz tuttuğu, Dostoyevski’nin deyişiyle, “güzel ülkemizin değerli çocukları”nın kalkınma hareketlerine giriştikleri yıllardır. Generallerden biri, İvan İlyiç, aşağı dereceden memurlara iyi davranmak gerektiğini savunur. Ona göre yeni dönemin özelliği bu olacaktır: hümanizm. Ama İvan İlyiç önce arkadaşları arasında alay konusu olur, sonra iddiasını kanıtlamak için bir memurun düğününe katılır ve deyim yerindeyse, “kaş yaparken göz çıkarır”.
“Hikâye, bir insanın kendisi hakkındaki fikirleri, idealleri ve güdüleri ile bunların gerçeğin insafsız ışığındaki görüntüleri arasındaki büyük uçurumu ele alıyor. Temanın acımasızlığı, kişinin beklentilerini gerçekleştirememekteki dramının, aslında gülünç olduğunu fark etmesinde ortaya çıkıyor.”
– Jessie Coulson
İlgili ürünler
Bir Kadının Hayatından 24 Saat
Riviera’da eşi ve iki kızıyla tatil yapan 33 yaşındaki Henriette bir gece ansızın ortadan kaybolur. Kusursuz bir evliliği olduğu sanılan genç kadının nasıl ve neden ortadan kaybolduğu dedikodu konusu olur. Pansiyonda kalanlar küçük çaplı bir Madam Bovary vakasıyla karşı karşıya oldukları düşüncesiyle kadını iffetsizlikle suçlar, anlatıcımız da kadını savununca tartışma alevlenir. Masadaki yaşlı ve zarif bir İngiliz hanımefendi de hoşgörüsünden cesaret bularak anlatıcıya gençliğinde, bundan tam 24 yıl önce, başından geçen unutulmaz bir 24 saatin hikâyesini anlatmaya başlar.
“Tüm duygularımla bu yabancı insanın, bu neredeyse her şeyini kaybetmiş, ölümün eşiğine gelmiş insanın tüm hırsları ve tutkularıyla son bir şeye tutunduğunu hissediyordum
Çikolataca Konuşur Musun
Çikolatanın gücünü asla hafife almayın!
Jaz, okulun yeni öğrencisi Nadima sınıflarına geldiğinde çok sevinmişti. En sonunda bir sıra arkadaşı olacaktı. Tek sorun Nadima’nın tek kelime bile İngilizce konuşamamasıydı. Nadima Suriye göçmeniydi. Jaz kısa sürede Nadima ile iletişim kurmanın bir yolunu bulur: Çikolata!
Jaz, arkadaşları ve ailesiyle ilişkilerinde; disleksi olduğu için de bazı derslerinde zorluklar yaşayıp hatalar yapsa da bu durumu düzeltmek için daima çaba gösteriyor. Nadima ile arkadaşlıklarında onları farklı kılan değil birleştiren şeyler üzerine yöneliyor.
Ailesiyle birlikte Suriye’deki iç savaştan botlarla kaçıp İngiltere’de bombalardan ve silahlardan uzakta yeni hayatına uyum sağlamaya çalışan Nadima ve Jaz’ın çok özel dostlukları okuyucuları gülümsetirken bazen de savaş ve mültecilik gibi hassas konular üzerine düşündürecek.
Çikolataca Konuşur Musun? arkadaşlığın dilinin kelimeler değil anlamlar olduğunu ve farklı diller konuşmanın, farklı kültürlerden gelmenin arkadaşlığın önünde engel olmadığını gösteren sımsıcak bir arkadaşlık hikâyesi.
Biraz çikolatadan daha fazlası!
Peyami Safa Hikayeler
Edebiyat târihçileri, son asır fikrî, içtimâi ve edebî sahaların Peyâmi Safâ gibi bir büyük ismi hakkında umûmî hükümler verirken, onun hikâyeleri üzerinde her nedense durmazlar. Halbuki, bir sanatkârın belli bir cephesini bütünüyle değerlendirmek, ancak o sahada yazdıklarının tamamını gözden geçirmekle mümkündür.
Küçük hikâyecilik zannedildiği gibi kolay değildir. Ama Peyâmi Safâ, daha ilk hikâyesinden itibaren bu zorluğu aşmış bir sanatkârdır. Ona, âdeta tahkiyeci olarak doğmuştur nazarıyla bakabiliriz. Muallim Nâci’nin babasına verdiği unvânı, “anadan doğma hikâyeci-romancı” şeklinde biraz değiştirerek kullanabiliriz. Kısa hikâyelerde merak unsuru, hikâye esprisi, iç bütünlük, hâdiseler arasındaki irtibat Peyâmi Safâ tarafından çok ustalıkla kullanılmıştır.
Peyâmi Safâ’nın dili ve üslûbu hakkında söz söylemeye lüzûm var mı? Kıvrak bir zekâ, duru, güzel bir Türkçe ve çarpıcı bir üslûp, her zaman olduğu gibi bu hikâyelerin de başlıca vasfıdır.
1914’ten 1930’a kadar muhtelif hikâyelerini topladığımız bu kitap, Peyâmi Safâ’nın romancılık öncesi devresine ışık tutacak mâhiyettedir. Peyâmi Safâ’nın hikâyeden romana giden sanat anlayışının da vesikalarını vermesi bakımından HİKÂYELER ayrı bir değere sâhiptir.
Günümüz Peyâmi Safâ okuyucularının en az romanları, fikrî ve içtimâî yazıları kadar HİKÂYELER’ini de zevkle ve severek okuyacaklarını tahmin ediyoruz.
Şark Kızı
Şark kızı…
Yürükleri burkan, akılları şaşırtan yaşanmış hayat hikâyesi…
Aşkın, sadakatin ve mertliğin sembolü…
Kötülüklere karşı başı dik, iyiliklere karşı boynu eğik…
Ağrı dağı kadar müthiş bir cesaret!
Van Gölü gibi esrarengiz…
Onur dolu, iffet dolu…
Güzelliği karakterine kazınmış…
Dürüstlüğü inancından almış…
Dünyaya sığmayan bir sevdanın sahibi…
Şark kızı…
Anadolu Kızı…
Bu toprakların kızı…
Bu sevda masalında mest olmak istiyorsanız;
Ebedi aşkın doyumsuzluğuna buyurun…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.