Tarihi Değiştiren Olaylar
₺450,00 Orijinal fiyat: ₺450,00.₺372,00Şu andaki fiyat: ₺372,00.
Aydınlanma ile zihnin önündeki engelleri kaldıran Batı, Rönesans ile Sanayi Devrimi’nin kapısını açtı. Bilim ve teknoloji ile dünyanın geri kalanı ile arasına büyük bir mesafe koymasına rağmen, Büyük Bunalım gibi ekonomik krizlere ve akabinde dünya savaşlarına engel olamadı. Yahudi Soykırımı büyük bir utanç olarak hafızalara yer etti. Atom Bombaları insanlığı şok etti. Akabinde başlayan Soğuk Savaş ile at başı koşan Uzay Yarışı ve Nükleer Silahlanma arasında bir yerlerde Berlin Duvarı yükseldi; aynı dili konuşanlar, birbirine hasret kaldı. Gün geldi Sovyetler Birliği’nin Çöküşü ile tarih bir anda çözüldü, dünyamız daha hızlı dönmeye başladı. 11 Eylül 2001’de ise çığırından çıktı. Ve insanlığın, Fransız Devrimi’nin sloganı olan özgürlük, eşitlik ve kardeşliğe olan iştahı hiç kesilmedi…
Daha önce “Tarihi Değiştiren Savaşlar” ve “Tarihi Değiştiren Konuşmalar” adlı kitapları çıkan Ali Çimen, seriye devam ediyor. Ali Çimen, yeni çalışmasıyla yakın dünya tarihinin başlıca olaylarını bir seçki halinde, birbirleriyle bağlantılarını göstererek okurlarının beğenisine sunuyor. Ali Çimen’in yeni çalışması “Tarihi Değiştiren Olaylar”da, yazarla sohbet kıvamındaki tarihi yolculuk, Magna Carta ve Rönesans ile başlıyor. Sanayi Devrimi, Fransız ve 1917 Ekim Devrimleri derken İsrail Devleti’nin kuruluşuna, Normandiya Çıkarması’na tanıklık ediyorsunuz. Bir kıtada Adolf Hitler’in yükselişini okurken, diğer bir kıtada Mahatma Gandi’nin pasif direnişini gözlemleyebiliyorsunuz. Yine yüzyılın ikinci yarısındaki Soğuk Savaş’ı, 1968’de meydana gelen öğrenci olaylarını, İran İslam Devrimini (ve bunun Türkiye’deki 12 Eylül ihtilaline dair çarpıcı etkilerini), Berlin Duvarı’nın yıkılışını kitapta birbiri ardına okumak mümkün. Her durakta kısa kısa bilgi veren yazar, dünya tarihini turlama imkanı sağlıyor.
Kitaptaki Konu Başlıkları
Beceriksiz kraliyet ve ihtiraslı lordlar yaka paça oldu, ilk anayasa’ya giden adım atıldı: MAGNA CARTA; Akıl kiliseye karşı ayaklandı, sanat ve bilim batıya çağ atlattı: RÖNESANS; Aklın zincirlerini çözen Batı hem kendini hem de evreni keşfe başladı: AYDINLANMA; Kitleler ‘Özgürlük, eşitlik, kardeşlik ya da ölüm!’ diye bağırdı, dünya değişti: FRANSIZ DEVRİMİ; Buhar gücüyle hızlanan insanoğlu makinelerle çağ atladı: SANAYİ DEVRİMİ; Emekçi iktidarından Komünist diktatörlüğe giden yol: 1917 EKİM DEVRİMİ; Osmanlı’nın kuruluşu ve yıkılışı: TÜRKİYE CUMHURİYETİ KURULUYOR; Pasif direnişle koca bir imparatorluğu dize getirdi: GANDİ’NİN SİLAHSIZ SAVAŞI; Amerika’da başlayan ekonomik kriz, dünyayı fakirleştirdi: BÜYÜK BUHRAN; Demokratik yollardan iktidara yürüten adam dünyayı kana buladı: ADOLF HİTLER’İN İKTİDARA GELİŞİ; Avrupa’yı Nazi çizmeleriyle ezilmekten kurtaran gün: NORMANDİYA ÇIKARMASI; İlk Atom Bombası ‘Düzenek’ patlıyor: ATOM ÇAĞI; Filistin Sorunu’nun fitili ateşleniyor: İSRAİL’İN KURULUŞU; 6 milyona yakın Yahudi katledildi, mahkemesi dünyayı sarstı: YAHUDİ SOYKIRIMI ve NÜRNBERG MAHKEMELERİ; 1994’e kadar insanlığın sırtından inmeyen utanç: IRKÇI APARTHEID REJİMİ YIKILIYOR; Amerika’nın utanç sayfalarından politik literatürün lanetli terimine: MCCHARTYIZM; İnsanlık yarım asır nükleer silahların gölgesinde yaşadı: SOĞUK SAVAŞ; Amerika ve Sovyetlerin teknoloji ve propagandaya dayalı mücadelesi: UZAY YARIŞI; Avrupa’nın savaşa ve sefalete başkaldırısı: AB’nin doğuşu; Uzaydaki ilk insan: YURI GAGARIN; 68 Öğrenci olayları: ’68 KUŞAĞI’ EFSANESİ; Ortadoğu’da dengeler değişti; Amerika ile İran ‘sürekli düşman’ oldu: İRAN İSLAM DEVRİMİ ve REHİNE KRİZİ; 48 bin yıl yaşayacak olan hayalet: ÇERNOBİL; Soğuk Savaş’ın taşlaşmış hali: BERLİN DUVARI’NIN YIKILIŞI; Orta Asya ve Avrupa’da haritalar değişiyor: SOVYETLER BİRLİĞİ’NİN DAĞILMASI; Dünya tarihin en büyük terörist saldırısı ile sarsıldı, tarih yeniden yazılmaya başlandı: 11 EYLÜL 2001
| Yayınevi | Timaş Tarih |
|---|---|
| Yazar | Ali Çimen |
| Sayfa Sayısı | 480 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2019 |
| Boyut | “13, 00 X 21, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Timaş Tarih – Tarihi Değiştiren Olaylar
Aydınlanma ile zihnin önündeki engelleri kaldıran Batı, Rönesans ile Sanayi Devrimi’nin kapısını açtı. Bilim ve teknoloji ile dünyanın geri kalanı ile arasına büyük bir mesafe koymasına rağmen, Büyük Bunalım gibi ekonomik krizlere ve akabinde dünya savaşlarına engel olamadı. Yahudi Soykırımı büyük bir utanç olarak hafızalara yer etti. Atom Bombaları insanlığı şok etti. Akabinde başlayan Soğuk Savaş ile at başı koşan Uzay Yarışı ve Nükleer Silahlanma arasında bir yerlerde Berlin Duvarı yükseldi; aynı dili konuşanlar, birbirine hasret kaldı. Gün geldi Sovyetler Birliği’nin Çöküşü ile tarih bir anda çözüldü, dünyamız daha hızlı dönmeye başladı. 11 Eylül 2001’de ise çığırından çıktı. Ve insanlığın, Fransız Devrimi’nin sloganı olan özgürlük, eşitlik ve kardeşliğe olan iştahı hiç kesilmedi…
Daha önce “Tarihi Değiştiren Savaşlar” ve “Tarihi Değiştiren Konuşmalar” adlı kitapları çıkan Ali Çimen, seriye devam ediyor. Ali Çimen, yeni çalışmasıyla yakın dünya tarihinin başlıca olaylarını bir seçki halinde, birbirleriyle bağlantılarını göstererek okurlarının beğenisine sunuyor. Ali Çimen’in yeni çalışması “Tarihi Değiştiren Olaylar”da, yazarla sohbet kıvamındaki tarihi yolculuk, Magna Carta ve Rönesans ile başlıyor. Sanayi Devrimi, Fransız ve 1917 Ekim Devrimleri derken İsrail Devleti’nin kuruluşuna, Normandiya Çıkarması’na tanıklık ediyorsunuz. Bir kıtada Adolf Hitler’in yükselişini okurken, diğer bir kıtada Mahatma Gandi’nin pasif direnişini gözlemleyebiliyorsunuz. Yine yüzyılın ikinci yarısındaki Soğuk Savaş’ı, 1968’de meydana gelen öğrenci olaylarını, İran İslam Devrimini (ve bunun Türkiye’deki 12 Eylül ihtilaline dair çarpıcı etkilerini), Berlin Duvarı’nın yıkılışını kitapta birbiri ardına okumak mümkün. Her durakta kısa kısa bilgi veren yazar, dünya tarihini turlama imkanı sağlıyor.
Kitaptaki Konu Başlıkları
Beceriksiz kraliyet ve ihtiraslı lordlar yaka paça oldu, ilk anayasa’ya giden adım atıldı: MAGNA CARTA; Akıl kiliseye karşı ayaklandı, sanat ve bilim batıya çağ atlattı: RÖNESANS; Aklın zincirlerini çözen Batı hem kendini hem de evreni keşfe başladı: AYDINLANMA; Kitleler ‘Özgürlük, eşitlik, kardeşlik ya da ölüm!’ diye bağırdı, dünya değişti: FRANSIZ DEVRİMİ; Buhar gücüyle hızlanan insanoğlu makinelerle çağ atladı: SANAYİ DEVRİMİ; Emekçi iktidarından Komünist diktatörlüğe giden yol: 1917 EKİM DEVRİMİ; Osmanlı’nın kuruluşu ve yıkılışı: TÜRKİYE CUMHURİYETİ KURULUYOR; Pasif direnişle koca bir imparatorluğu dize getirdi: GANDİ’NİN SİLAHSIZ SAVAŞI; Amerika’da başlayan ekonomik kriz, dünyayı fakirleştirdi: BÜYÜK BUHRAN; Demokratik yollardan iktidara yürüten adam dünyayı kana buladı: ADOLF HİTLER’İN İKTİDARA GELİŞİ; Avrupa’yı Nazi çizmeleriyle ezilmekten kurtaran gün: NORMANDİYA ÇIKARMASI; İlk Atom Bombası ‘Düzenek’ patlıyor: ATOM ÇAĞI; Filistin Sorunu’nun fitili ateşleniyor: İSRAİL’İN KURULUŞU; 6 milyona yakın Yahudi katledildi, mahkemesi dünyayı sarstı: YAHUDİ SOYKIRIMI ve NÜRNBERG MAHKEMELERİ; 1994’e kadar insanlığın sırtından inmeyen utanç: IRKÇI APARTHEID REJİMİ YIKILIYOR; Amerika’nın utanç sayfalarından politik literatürün lanetli terimine: MCCHARTYIZM; İnsanlık yarım asır nükleer silahların gölgesinde yaşadı: SOĞUK SAVAŞ; Amerika ve Sovyetlerin teknoloji ve propagandaya dayalı mücadelesi: UZAY YARIŞI; Avrupa’nın savaşa ve sefalete başkaldırısı: AB’nin doğuşu; Uzaydaki ilk insan: YURI GAGARIN; 68 Öğrenci olayları: ’68 KUŞAĞI’ EFSANESİ; Ortadoğu’da dengeler değişti; Amerika ile İran ‘sürekli düşman’ oldu: İRAN İSLAM DEVRİMİ ve REHİNE KRİZİ; 48 bin yıl yaşayacak olan hayalet: ÇERNOBİL; Soğuk Savaş’ın taşlaşmış hali: BERLİN DUVARI’NIN YIKILIŞI; Orta Asya ve Avrupa’da haritalar değişiyor: SOVYETLER BİRLİĞİ’NİN DAĞILMASI; Dünya tarihin en büyük terörist saldırısı ile sarsıldı, tarih yeniden yazılmaya başlandı: 11 EYLÜL 2001
İlgili ürünler
Birinci Dünya Savaşı Tarihi
28 Haziran 1914. Kara El Örgütü üyesi Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip’in yarı otomatik Browning’inden çıkan kurşunların uğursuz çınlaması Saraybosna’da duyulduğunda, bunun – kimi tarihçilere göre – tarihin ilk topyekûn harbiyle sonuçlanacağını pek az kişi öngörebilirdi. Ancak Avusturya-Macaristan Veliahdı Arşidük Franz Ferdinand ve eşi Prenses Sophie’nin ölümleri, 19. yüzyılın ikinci yarısındaki Fransa-Prusya Savaşı’ndan beri âdeta cadı kazanına dönmüş olan Avrupa’yı kıyamete sürükledi. Avusturya-Macaristan ve Alman İmparatorlukları çok geçmeden İngiltere, Fransa ve Rusya’dan müteşekkil İtilaf Devletleri’yle savaşa tutuştu. Birçok kişi, savaşın 1870-71’deki gibi bir manevra harbiyle süratle sona ereceğini, hatta askerlerin Noel’den önce evlerine döneceğini düşünüyordu. Ancak mücadele, kimi zaman birkaç kilometrelik kazanımlar için yüz binlerce askerin toprağa düşeceği, Manş Denizi’nden İsviçre’ye kadar uzanan çamurlu siperlerde durağan bir mevzi savaşı hâlini aldı. Nihayetinde 30’dan fazla ülkeyi içine çekerek 4 yıldan daha uzun süren Birinci Dünya Savaşı; kara, hava ve denizdeki çarpışmalarla yaklaşık 20 milyon insanın canına mâl oldu. İmparatorlukların tarihe karıştığı, büyük sosyoekonomik dönüşümlerin yaşandığı ve dünya haritasında köklü değişikliklerin ortaya çıktığı bu süreç, tarihin en büyük trajedisi olan İkinci Dünya Savaşı’na zemin hazırlayarak günümüz dünyasının da temellerini attı.
Andrew Wiest’in Birinci Dünya Savaşı Tarihi, dünyanın dört bir yanında gerçekleşen askerî, siyasi ve toplumsal hadiseleri 250’den fazla fotoğrafla, yalın bir dille aktarıyor. Kara, hava ve denizde gerçekleşen muhtelif muharebeler haritalar eşliğinde okuyucuya sunulurken, tankların ilk kez tarih sahnesine çıkışı gibi mühim gelişmeler ile önemli kişilere ilişkin bilgiler de hususi kutucuklarla açıklanıyor. Andrew Wiest’in Birinci Dünya Savaşı Tarihi, dünyanın küresel ölçekteki ilk modern savaşını, zengin görseller ve sürükleyici bir anlatımla çarpıcı bir okuma tecrübesine dönüştürüyor.
Durdurulamayan İnsanlık 2
HER ŞEY NEDEN BU KADAR ADALETSİZ?
Tarih kitapları krallar, kraliçeler ve komutanların hikâyeleriyle dolu. Peki tüm bu insanlar nereden çıktı? Bazı insanlar saraylarda yaşayıp herkese emirler yağdırırken bazılarının niçin o sarayları temizlemek ve emirlere itaat etmek zorunda olduğunu merak ettiniz mi hiç?
Sapiens kitabıyla tüm dünyada satış rekorları kıran tarihçi yazar Yuval Noah Harari genç okurlara yönelik serisinin ikinci kitabında on bin yıl önce gerçekleşen devrimin bugün bile hayatımızı nasıl etkilediğini anlatıyor. Her şeyin hangi noktada yanlış gitmeye başladığını ama hatalarımızı düzeltmek için hâlâ şansımız olduğunu gösteriyor.
Buğday yetiştirmeye dair masum bir çabanın kıtlıklara, açlığa ve savaşlara nasıl yol açtığını keşfediyoruz. Eski çağların dâhilerinin yazıyı nasıl bulduğunu ve neden vergi ödemek zorunda olduğumuzu öğreniyoruz. İki geveze iskeletle, altın küpeli timsahla ve milyonlarca mutsuz tavukla tanışıyoruz. Ayrıca insanların bitki ve hayvanları kontrol etmeyi öğrenmesinin, bizi nasıl birbirimizi kontrol etmeye yönelttiğini anlıyoruz.
Durdurulamayan İnsanlık: Dünya Neden Adil Değil büyük bir şeffaflık ve mizahla harmanlanan gerçek bir hikâye. Dünyamızın nasıl şekillendiğini, neden bazı insanların her şeyi varken diğerlerinin hiçbir şeyi olmadığını merak edenler için destansı bir macera.
Hannibal – Kronik Kitap
Efsane ve Gerçekler Arasında Tarihin En Gizemli Komutanı..
Hangi Hannibal efsane, hangisi gerçek? MÖ 208 yılında ünlü Alpleri geçişi nasıl gerçekleşti? Tarihin en dikkat çeken komutanlarından biri olmasının sebepleri nelerdi? Niçin kendisini alt edenlerden daha meşhurdu? Strateji ve taktik dehası mı yoksa kumarbaz ve şanslı mı? Dünya askerî tarihinde Hannibal ve icraatları nasıl yorumlanıyor?
Stanford Üniversitesi’nde beşerî bilimler, arkeoloji, mitoloji ve sanat dersleri veren Patrick Hunt, gençliğinden beri hayal gücünde geniş yer edinen Hannibal efsanesinin peşine düştüğü bu eserini, uzun yıllar boyunca üç kıtada onun ayak izlerini takip ederek oluşturdu. Antik kaynaklar ve arkeolojik saha araştırmaları eşliğinde ilerleyen sayfalarda Hannibal’ın olağanüstü zorluklara karşı verdiği taktiksel karşılıkların değişkenliği ortaya çıkıyor. Bu da binlerce yıllık dönemde Hannibal’in neden büyük bir muamma olduğunu ve hakikatle efsanenin nasıl birbirine karıştığını gözler önüne seriyor.
Kitap, Hannibal’in gençlik dönemiyle ve yemin töreniyle açılıyor. Hannibal’in adım adım geçtiği İspanya, Pireneler ve Alpler arasında yaşanan coğrafi ve iklimsel zorlukların yanı sıra pusular da kitabın heyecanını çok üst seviyede tutuyor. Alplerin zirvesinden Apeninler ve Arno bataklıklarına, Roma zaferinden Zama Muharebesi’ne doğru adeta bir roman gibi sürükleyici biçimde ilerleyen kitap, Hannibal’ın sürgünüyle ve mirasıyla son buluyor.
Dünya kitap eleştirmenleri tarafından hayranlıkla tarif edilen Hannibal’in Samet Özgüler çevirisiyle tarih okurları için de unutulmaz olacağını düşünüyoruz…
Kore: Güney’in Ve Kuzey’in Yeni Tarihi
“Bu kitap, iki Kore'nin İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra keskin bir şekilde ayrılan yollarında gösterdikleri olağanüstü ve 'esrarengiz' direncin ilginç tarihini anlamak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. Bu kitap sadece Kore uzmanları ve analistlerine değil, Blackpink hayranlarından turistlere ve uluslararası ilişkiler öğrencilerine kadar yarımadayı daha iyi tanımak isteyen herkese hitap edecek.”
Jeongmin Kim, Korea Pro Yayın Yönetmeni ve NK News Başmuhabiri
Kore kültürü tüm dünyada o kadar hızlı yayıldı ki Kore’nin Uzakdoğu’nun bir parçası olduğu neredeyse unutuldu. Aradaki fiziksel mesafe yerli yerinde duruyor olsa da Korece şarkılara eşlik edip, dizi repliklerini ezbere bilecek kadar Kore kültürüne hâkim bir gençlik ortaya çıktı. Yakın bir zamana kadar Amerika’nın yön verdiği dünya kültür sahnesinde artık Asyalılar başrolde. Ancak bu gelişmelerin hepsi Kore’nin yalnızca bir tarafı sayesinde oldu: Güney Kore. Dünyaya pazarladığı bu göz alıcı kültür ve sanat hayatına ev sahipliği yapmanın yanı sıra, oturmuş demokrasisi ve güçlü ekonomisiyle de dikkat çekiyor ve böylece adını gelişmiş ülkeler listesine yazdırıyor. Sınır komşusu ve ezelî rakibi Kuzey Kore ise dünyanın en otoriter rejimlerinden biriyle yönetiliyor, pek çok ölçüte göre yoksul bir ülke ve daha çok iktidardaki Kim ailesiyle tanınıyor. Ancak her iki Kore de benzersiz bir ortak tarihi paylaşıyor.
Victor Cha ve Ramon Pacheco Pardo, modern Kore tarihini 19. yüzyılın sonlarından günümüze kadar getirirken, yıllar süren araştırma ve gözlemlerini çarpıcı anekdotlarla okurlara sunuyorlar. Odağına yalnızca Güney Kore’yi alan genel eğilimin aksine Kuzey Kore’yi derinlemesine analiz edip, Güney Kore’yle arasındaki uçurumun sebeplerini ortaya koyuyorlar. Bu kapsamlı eser, Güney ve Kuzey Kore’nin birleşme ihtimalini gerçekçi bir şekilde değerlendirip olası bütün senaryoları gözler önüne sererken, iki Kore hakkında söylenegelen bütün klişelerin ötesine geçiyor.
Osmanlı İmparatorluğu Ve Avrupa
Osmanlı İmparatorluğu ile Avrupa arasındaki altı yüz yıllık ilişkilerin tarihi düşünüldüğünde, nedense akla önce savaşlar, fetihler, toprak kayıpları, kısacası bitmez tükenmez bir çatışma ve bunun yarattığı ruh halleri gelir.
Oysa Claudio Magris’in ifadesiyle, “Avrupa ile Osmanlı İmparatorluğu’nun karşılaşması, savaşan ve birbirini yiyip bitiren iki ayrı dünyanın sonunda farkına bile varılmadan nasıl iç içe geçip birbirlerini zenginleştirdiklerinin büyük örneğidir.”
Jean-François Solnon, 2010 Avrupa Tarih Kitabı ödülünü kazanan bu çalışmasında, işte bu iç içe geçişin, “çatışma ve karşılıklı hayranlığın” zengin tarihini ele alıyor.
Daha önce Sarık ve İstanbulin (2013) adıyla yayımlanan, Fransa’daki 2017 baskısında ise adı L’Empire Ottoman et l’Europe olarak değiştirilen Osmanlı İmparatorluğu ve Avrupa, çatışan tarafların karşılıklı algılarının nasıl oluştuğunu ve zaman içinde nasıl dönüştüğünü edebiyat, resim, müzik, tiyatro, koleksiyonlar ve koleksiyoncular, moda, eğlence dünyası gibi çok çeşitli ve renkli bir yelpazeden örneklerle anlatıyor. Elçiler, seyyahlar, sanatçılar ve tercümanların da büyük rol oynadıkları bu ilişkiler yumağı Solnon’un işlek kalemiyle çözülüp gözlerimizin önüne serildikçe, karşılıklı merak ve hayranlığın çatışma ve korkuya zaman zaman nasıl galebe çaldığını görüyoruz.
Sömürgecilik Tarihi
Sömürgecilik sorununa ve geçirmiş olduğu sürece eleştirel gözle bakmak, beş kıtanın son beş yüz yıllık tarihini gözden geçirmek, yalnız sömürenlerin değil sömürülenlerin de tarihini irdelemektedir. Daha düne kadar Batılı klasik tarihçiler için sömürü "ötekine" "uygarlık götürme" olarak gösterilmiştir. Oysa Avrupa kral ve kraliçelerinin yeni güç ve iktidar alanlarına ihtiyaçları vardı. Bilinmeyene yolculuk, efsanelerde ve masallarda işitilen, hep ağız sulandıran o görkemli hazineler, altın yollar, değerli madenler için başladı. Yeni yerlerin bulunması Batılı ülkelerin iştahlarını daha da kabarttı. Ve sermaye birikimi her geçen gün artan gücüyle, her sistemin dinamiğini oluşturan ve eş zamanlı olarak değerleri de yok eden yıkıcı bir süreci başlattı: Uygarlıkların talanı, kültürlerin yıkımı ve soykırımı... Geçmişten günümüze anlatılan uygarlık masallarına bugün artık kimse inanmıyor ve "avcı" tarafından yazılan tarihe eski kavramlarla bakmıyor. Amerika, Afrika, Asya yerlileri tüm bu tarihin nesneleri olarak kaldılar. Özne ise hep Batı‘ydı. "Yeni Dünya Düzeni" ve "Globelleşme"nin bir fetiş haline getirildiği, "tek kutuplu" duruma gelmiş bir dünyada geçmişi hatırlamak, bugünlere nasıl gelindiğini anlamak için elinizdeki kitap klasikleşmiş, "değişen dünya koşullarında" da güncelliğini koruyan önemli bir kaynaktır.
Tüfek Mikrop Ve Çelik
Dünya üzerinde yaşayan bütün insanların 13.000 yıllık tarihi…
İnsanlık tarihi, devletler, savaşlar, keşifler, icatlar ve yeniliklerle doludur. İmparatorluklar kurulup yıkılırken, tarihin seyrini değiştiren, kıtaların kaderlerini belirleyen olaylar yaşandı. Ancak insanlık tarihi nasıl başladı ve nasıl şekillendi? Anadolu ve Orta Doğu coğrafyası tarihin akışında neden bu kadar önemli? Neden Avrasya’da atlar evcilleştirilebilirken Afrika’da zebralar evcilleştirilemedi? Neden Amerika kıtasının yerlileri Avrupa’yı istila etmedi de tersi oldu? Neden bazı toplumlar zenginken diğerleri fakir kaldı?
Tüfek, Mikrop ve Çelik, insanlık tarihinin en can alıcı ve önemli sorularını soran ve bilimsel kanıtlarla yanıtlayan muhteşem bir eser. Biyoloji, coğrafya, dilbilim ve tarih gibi birçok alandan yararlanarak yazılmış, “Batılı” koşullandırmalardan arınmış, geleceği gösteren bir tarih kitabı.
Dinlerin nasıl doğduğu, devletlerin nasıl kurulduğu, mikropların ve onlara bağlı hastalıkların nasıl oluştuğu, tarım ve hayvancılığın hayatımızdaki önemi, yazının neden icat edildiği, insanoğlunun teknolojiyi nasıl ve neden geliştirdiği, insanlık tarihinin temellerinin neler olduğu ayrıntılarıyla bu kitapta inceleniyor.
Ve tüm hikaye bundan 13.000 yıl önce Orta Doğu’da yaşayan bir insanın bir buğday tanesini toprağa ekmesiyle başlıyor.
“Sanatsal, bilgilendirici ve eğlenceli… Bir konunun daha önce akla hiç gelmemiş yönlerini aydınlatan bir pencere görmek gibisi yoktur ve Jared Diamond da tam olarak bunu yapmış.”
- William H. McNeil, New York Review of Books
“Bu kitabın kapsamı ve açıklayıcı gücü inanılmaz.”
- The New Yorker
“Tüfek, Mikrop ve Çelik’te açıkça görebiliyoruz ki, hiçbir bilim insanı sosyal meseleleri Jared Diamond kadar açıkça ve rahatlıkla anlatamıyor. Bu inanılmaz derecede başarılı kitapta biyoloji ve tarih bilimlerini birleştiren Jared Diamond insan durumunu hiç olmadığı kadar derinlemesine anlatıyor.”
- Edward O. Wilson, Harvard Üniversitesi
“Sahip olanlar ve olmayanlardan oluşan dünyamızın nasıl oluştuğunu açıklayan nefes kesici bir kitap. Daha önce hiç bu kadar büyük bir uzmanlık ve şefkatle işlenmemiş bir konu.”
- The Times

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.