Durdurulamayan İnsanlık 2
₺595,00 Orijinal fiyat: ₺595,00.₺521,00Şu andaki fiyat: ₺521,00.
HER ŞEY NEDEN BU KADAR ADALETSİZ?
Tarih kitapları krallar, kraliçeler ve komutanların hikâyeleriyle dolu. Peki tüm bu insanlar nereden çıktı? Bazı insanlar saraylarda yaşayıp herkese emirler yağdırırken bazılarının niçin o sarayları temizlemek ve emirlere itaat etmek zorunda olduğunu merak ettiniz mi hiç?
Sapiens kitabıyla tüm dünyada satış rekorları kıran tarihçi yazar Yuval Noah Harari genç okurlara yönelik serisinin ikinci kitabında on bin yıl önce gerçekleşen devrimin bugün bile hayatımızı nasıl etkilediğini anlatıyor. Her şeyin hangi noktada yanlış gitmeye başladığını ama hatalarımızı düzeltmek için hâlâ şansımız olduğunu gösteriyor.
Buğday yetiştirmeye dair masum bir çabanın kıtlıklara, açlığa ve savaşlara nasıl yol açtığını keşfediyoruz. Eski çağların dâhilerinin yazıyı nasıl bulduğunu ve neden vergi ödemek zorunda olduğumuzu öğreniyoruz. İki geveze iskeletle, altın küpeli timsahla ve milyonlarca mutsuz tavukla tanışıyoruz. Ayrıca insanların bitki ve hayvanları kontrol etmeyi öğrenmesinin, bizi nasıl birbirimizi kontrol etmeye yönelttiğini anlıyoruz.
Durdurulamayan İnsanlık: Dünya Neden Adil Değil büyük bir şeffaflık ve mizahla harmanlanan gerçek bir hikâye. Dünyamızın nasıl şekillendiğini, neden bazı insanların her şeyi varken diğerlerinin hiçbir şeyi olmadığını merak edenler için destansı bir macera.
| Yayınevi | Kolektif Kitap |
|---|---|
| Yazar | Yuval Noah Harari |
| Sayfa Sayısı | 168 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “16, 00 X 23, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Kolektif Kitap – Durdurulamayan İnsanlık 2
/n
HER ŞEY NEDEN BU KADAR ADALETSİZ?
Tarih kitapları krallar, kraliçeler ve komutanların hikâyeleriyle dolu. Peki tüm bu insanlar nereden çıktı? Bazı insanlar saraylarda yaşayıp herkese emirler yağdırırken bazılarının niçin o sarayları temizlemek ve emirlere itaat etmek zorunda olduğunu merak ettiniz mi hiç?
Sapiens kitabıyla tüm dünyada satış rekorları kıran tarihçi yazar Yuval Noah Harari genç okurlara yönelik serisinin ikinci kitabında on bin yıl önce gerçekleşen devrimin bugün bile hayatımızı nasıl etkilediğini anlatıyor. Her şeyin hangi noktada yanlış gitmeye başladığını ama hatalarımızı düzeltmek için hâlâ şansımız olduğunu gösteriyor.
Buğday yetiştirmeye dair masum bir çabanın kıtlıklara, açlığa ve savaşlara nasıl yol açtığını keşfediyoruz. Eski çağların dâhilerinin yazıyı nasıl bulduğunu ve neden vergi ödemek zorunda olduğumuzu öğreniyoruz. İki geveze iskeletle, altın küpeli timsahla ve milyonlarca mutsuz tavukla tanışıyoruz. Ayrıca insanların bitki ve hayvanları kontrol etmeyi öğrenmesinin, bizi nasıl birbirimizi kontrol etmeye yönelttiğini anlıyoruz.
Durdurulamayan İnsanlık: Dünya Neden Adil Değil büyük bir şeffaflık ve mizahla harmanlanan gerçek bir hikâye. Dünyamızın nasıl şekillendiğini, neden bazı insanların her şeyi varken diğerlerinin hiçbir şeyi olmadığını merak edenler için destansı bir macera.
İlgili ürünler
Avrupa Hunları
Uzun bir tarihî süreç içerisinde Asya bozkırlarında yaşayan Türkler , Hunlar ile birlikte farklı bir coğrafya olan Doğu Avrupa sahasına yönelmeye başlamışlardır. Hunların Avrupa içlerinde
görülmeleri: Sabarlar, Avarlar , Kumanlar, Hazarlar, Bulgarlar, Peçenekler gibi çeşitli Türk boylarının da buralara ilerlemelerine basamak ve temel teşkil etmiştir.
Avrupa Hunları, 4. yüzyılın sonlarında Avrupa önlerinde görünmelerinden, dağılış devreleri olan 5. yüzyılın ikinci yarısına kadar Avrupa tarihinde derin izler bıraktılar. Bu sebeple Avrupa Hun tarihinin aydınlatılması, daha sonraki devirlere de ışık tutacaktır. Elinizdeki eser de Avrupa Hunları’nın tarihini orijinal kaynaklar yardımıyla aydınlatmaya çalışmaktadır.
Büyük Dünya Tarihi
Homo Deus- Yarının Kısa Bir Tarihi
Hayvanlardan Tanrılara Sapiens kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus'ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. İnsanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu bilim, tarih ve felsefe ışığında incelediği bu çalışmasında, insanın bambaşka bir türe, Homo deus'a evrildiği bir gelecek kurguluyor.
Yola "önemsiz bir hayvan" olarak çıkan Homo sapiens, tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor?
Homo sapiens nasıl oldu da evrenin insan türünün etrafında döndüğünü iddia eden hümanist öğretiye inandı?
Bu öğreti gündelik yaşantımızı, sanatımızı ve en gizli tutkularımızı nasıl şekillendiriyor?
İnsanı inekler, tavuklar, şempanzeler ve bilgisayar programlarının tümünden ayıran yüksek zekası ve kudreti dışında herhangi bir alametifarikası var mı?
Tarih boyunca benzeri görülmemiş kazanımlar elde etmemize rağmen mutluluk seviyemizde neden kayda değer bir artış olmadı?
"Tüm bunları anlamak için tek yapmamız gereken geriye dönüp bakmak ve Homo sapiens'in aslında ne olduğunu, hümanizmin nasıl dünyaya hakim bir din hâline geldiğini ve hümanizm rüyasını gerçekleştirmeye çalışmanın aslında neden insanlığın kendi sonunu getireceğini incelemektir. İşte bu kitabın temel meselesi budur."
"Okurken hem eğlenecek hem de çok şaşıracaksınız. Her şeyin ötesinde, kendinizi daha önce hiç düşünmediğiniz şeyleri düşünürken bulacaksınız."
-Danıel Kahneman, Hızlı ve Yavaş Düşünme'nin yazarı-
"Homo Deus'u okuduğunuzda uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından vardığınız bir uçurumun kenarında durduğunuzu hissedeceksiniz. Yolculuğun artık bir önemi kalmayacak, çünkü bir sonraki adımınızı engin bir boşluğa atacaksınız."
-David Runciman, The Guardian-
Kısa 20. Yüzyıl Tarihi
Kısa Dünya Tarihi
Kore: Güney’in Ve Kuzey’in Yeni Tarihi
“Bu kitap, iki Kore'nin İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra keskin bir şekilde ayrılan yollarında gösterdikleri olağanüstü ve 'esrarengiz' direncin ilginç tarihini anlamak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. Bu kitap sadece Kore uzmanları ve analistlerine değil, Blackpink hayranlarından turistlere ve uluslararası ilişkiler öğrencilerine kadar yarımadayı daha iyi tanımak isteyen herkese hitap edecek.”
Jeongmin Kim, Korea Pro Yayın Yönetmeni ve NK News Başmuhabiri
Kore kültürü tüm dünyada o kadar hızlı yayıldı ki Kore’nin Uzakdoğu’nun bir parçası olduğu neredeyse unutuldu. Aradaki fiziksel mesafe yerli yerinde duruyor olsa da Korece şarkılara eşlik edip, dizi repliklerini ezbere bilecek kadar Kore kültürüne hâkim bir gençlik ortaya çıktı. Yakın bir zamana kadar Amerika’nın yön verdiği dünya kültür sahnesinde artık Asyalılar başrolde. Ancak bu gelişmelerin hepsi Kore’nin yalnızca bir tarafı sayesinde oldu: Güney Kore. Dünyaya pazarladığı bu göz alıcı kültür ve sanat hayatına ev sahipliği yapmanın yanı sıra, oturmuş demokrasisi ve güçlü ekonomisiyle de dikkat çekiyor ve böylece adını gelişmiş ülkeler listesine yazdırıyor. Sınır komşusu ve ezelî rakibi Kuzey Kore ise dünyanın en otoriter rejimlerinden biriyle yönetiliyor, pek çok ölçüte göre yoksul bir ülke ve daha çok iktidardaki Kim ailesiyle tanınıyor. Ancak her iki Kore de benzersiz bir ortak tarihi paylaşıyor.
Victor Cha ve Ramon Pacheco Pardo, modern Kore tarihini 19. yüzyılın sonlarından günümüze kadar getirirken, yıllar süren araştırma ve gözlemlerini çarpıcı anekdotlarla okurlara sunuyorlar. Odağına yalnızca Güney Kore’yi alan genel eğilimin aksine Kuzey Kore’yi derinlemesine analiz edip, Güney Kore’yle arasındaki uçurumun sebeplerini ortaya koyuyorlar. Bu kapsamlı eser, Güney ve Kuzey Kore’nin birleşme ihtimalini gerçekçi bir şekilde değerlendirip olası bütün senaryoları gözler önüne sererken, iki Kore hakkında söylenegelen bütün klişelerin ötesine geçiyor.
Sömürgecilik Tarihi
Sömürgecilik sorununa ve geçirmiş olduğu sürece eleştirel gözle bakmak, beş kıtanın son beş yüz yıllık tarihini gözden geçirmek, yalnız sömürenlerin değil sömürülenlerin de tarihini irdelemektedir. Daha düne kadar Batılı klasik tarihçiler için sömürü "ötekine" "uygarlık götürme" olarak gösterilmiştir. Oysa Avrupa kral ve kraliçelerinin yeni güç ve iktidar alanlarına ihtiyaçları vardı. Bilinmeyene yolculuk, efsanelerde ve masallarda işitilen, hep ağız sulandıran o görkemli hazineler, altın yollar, değerli madenler için başladı. Yeni yerlerin bulunması Batılı ülkelerin iştahlarını daha da kabarttı. Ve sermaye birikimi her geçen gün artan gücüyle, her sistemin dinamiğini oluşturan ve eş zamanlı olarak değerleri de yok eden yıkıcı bir süreci başlattı: Uygarlıkların talanı, kültürlerin yıkımı ve soykırımı... Geçmişten günümüze anlatılan uygarlık masallarına bugün artık kimse inanmıyor ve "avcı" tarafından yazılan tarihe eski kavramlarla bakmıyor. Amerika, Afrika, Asya yerlileri tüm bu tarihin nesneleri olarak kaldılar. Özne ise hep Batı‘ydı. "Yeni Dünya Düzeni" ve "Globelleşme"nin bir fetiş haline getirildiği, "tek kutuplu" duruma gelmiş bir dünyada geçmişi hatırlamak, bugünlere nasıl gelindiğini anlamak için elinizdeki kitap klasikleşmiş, "değişen dünya koşullarında" da güncelliğini koruyan önemli bir kaynaktır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.