Tanrım Beni Başkan Yarat
₺300,00 Orijinal fiyat: ₺300,00.₺240,00Şu andaki fiyat: ₺240,00.
1 adet stokta
Tanrım Beni Başkan Yarat
“Hepimizin gündelik hayatta eleştirdiği, değişmesini istediği pek çok şey var. Ancak bunları istemek kendi başına değişimi getirmez, sorumluluk almak ve çözümün parçası olmak gerekir. Benim siyasete girme motivasyonum işte bu noktada başladı.”
Siyasete giriş niteliğindeki bu kitapta Yavuz Saltık, tecrübeleriyle sınanmış bilgilerini oldukça yalın ve uygulanabilir biçimde okura sunuyor. Daha iyisini yapma motivasyonuyla siyasete atıldığını dile getiren Saltık, başlangıç yapmak isteyenler için hem rehberlik yapıyor hem de bu süreçte karşılaşılabilecek durumlar için pratik çözümler sunuyor.
“Tabii ki siyasetle ilgilenen herkes başlangıçta bu nitelikte donanımlara sahip olamayabilir; ancak hedefin sürekli olarak yüksek tutulması önemli. Hem kendini hem de yaşadığı toplumu olduğu noktadan bir adım öteye götürmeyi hedefleyen başta genç siyasetçiler olmak üzere herkese bu kitabın ışık tutacağına inanıyorum. TANRIM BENİ BAŞKAN YARAT adlı bu çalışma, ideal siyasetçinin kılavuzu ve yol açıcı bir siyasetnamedir. Ülkemizi geleceğe taşıyacak olanlar, bu siyasetnamede yer alan özellikleri taşıyan siyasetçiler olacak.”
– Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı
“Türkiye’nin siyasette yeni bir kuşağa ihtiyacı var. Bu yüzyılda yeni bir hikâye yazacaksak bunu yerelde eski siyasetçilerle yapamayız. O nedenle, yarın adaylık başvurusu yapacak olanlar da aklının ucundan hiç siyasete girmeyi geçirmeyenler de bu kitabı okumalı.”
– Prof. Dr. Selçuk Şirin
İlgili ürünler
Acaba Nasıl?
Adeta ortasından başlayıp noktasız virgülsüz akan
Beckett’in sadece en temel öğelerine indirgediği
bir anlatı biçimi Acaba Nasıl?
Anlatıcı kim belli değil
Pim kahraman mı yoksa Pim mi anlatıcı
hiçbir şeyden emin olamayacağımız bir kurgu
Beckett’in kaleminden dili oyan dille oynayan
onu bir oya gibi işleyen bir roman
Benim Adım Öğretmen
Öğretmenler… Kelimeler yetmez onların önemini anlatmaya. Nihayetinde başka hangi meslek var ki insan hayatını bu kadar
şekillendirebilsin ve geleceği inşa etsin?
Nurten Akkuş, çocukluk hayalini hakkını vererek yaşayan bir öğretmen. Köy okulunda başlayan öğretmenlik kariyerini uluslararası başarılarla bezemiş, çocuklarının tek bir gülümsemesi için her fedakârlığı yapan, başarılı bir kadın. Kâh sınıflar inşa etmiş onlar için, kâh doğanın sunduğu fırsatlardan faydalanmaya teşvik etmiş çocuklarını.
Bu kitapta ise hem genç öğretmenlerle, hem öğretmen olmayı arzulayanlarla hem de hayallerine giden yolda bir desteğe ihtiyaç
duyan herkesle paylaşıyor deneyimlerini. Köy okulundan dünyaya uzanan yolda karşılaştığı güçlükleri, onların üstesinden nasıl geldiğini, 21. yüzyıl öğretmeni olmanın gerekliliklerini anlatıp özellikle kırsal bölgelerde öğretmenlik yapmak isteyenler için eşsiz bir rehber sunuyor.
Çünkü Nurten Öğretmen’in hep dediği gibi, “Bir çocuk değişir, dünya değişir.”
Bir Ekonomik Tetikçinin Yeni İtirafları
'Ekonomik tetikçiler (ET'ler) yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı ve diğer yabancı "yardım" kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin tabii kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, rüşvet, zorbalık, seks ve cinayet bulunmaktadır. Oynadıkları oyun imparatorluklar kadar eski olmasına rağmen, günümüzdeki küreselleşme sürecinde yeni ve korkutucu bir boyuta ulaşmıştır. Nereden mi biliyorum; ben de bir ET idim.
“Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları’nı okuduktan sadece birkaç yıl sonra Perkins’in gözlerimizin önüne capcanlı anlatımıyla serdiği ekonomik darbeye maruz kalacağımı bilemezdim. Yeni İtiraflar, ekonomik gücün demokratik denetimini dinamitlemek isteyenlere rehberlik eden yabani yöntemler ve iğrenç ekonomik akılsızlıklarla ilgili kişisel deneyimimle örtüşüyor. Perkins, siyasi, sosyal ve ekonomik güçlerin gerçek kaynakları hakkında içeriden dürüst seslere ihtiyaç duyan dünyamıza yine esaslı bir katkıda bulundu.
- Yanis Varoufakis, Yunanistan Eski Finans Bakanı
Bir Ekonomik Tetikçinin Yeni İtirafları, ekonomik tetikçi ve çakalların güçlerini arttırmak için başvurdukları alçak yöntemlerin iç yüzü hakkında derin bilgiler sunuyor. ABD’nin ve dünyanın geri kalanının tepesine nasıl tünediklerini gösteriyor. Bugün karşılaştığımız krizleri ve onları durdurmak için gereken yol haritasını aydınlatan muhteşem ve cesur bir kitap.
- Dr. John Grey, Erkekler Mars’tan Kadınlar Venüs’ten kitabının yazarı
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları'na bayıldım. On yıl önce gerçekte ne olup bittiğini ortaya koymuştu. Yeni İtiraflar hikayenin geri kalanını anlatıyor. İlk kitaptan bu yana gerçekleşen dehşet verici olayları ve hepimizin bu ölüm ekonomisini bir yaşam ekonomisine çevirmek için yapabileceklerimizi sorguluyor.
- Yoko Ono
On yıl önce Türkiye'de ve tüm dünyada gündemi sarsan ve her geçen gün daha çok insanın gözünü açan John Perkins yeni itiraflarla geri döndü!
Dalgalar – Ren Kitap
Birçok okuru tarafından Virginia Woolf’un başyapıtı olarak kabul edilen Dalgalar, modernist edebiyatın en yoğun ve şiirsel romanlarından biri. Bir grup arkadaşın hayatlarını çocukluk dönemlerinden orta yaşlarına dek anlatan Dalgalar’da karakterlerin kendileri ve birbirlerine dair düşünceleri ritmik bir tekrara dayalı söz öbekleri, yoğun imgeler ve şiiri çağrıştıran dolaylı bir anlatımla aktarılır. Dalgaların vurduğu bir sahilde gündoğumu ve batımının döngüsel seyrine göre düzenlenmiş bölümler içeren Dalgalar’ın sarkaç hareketiyle ilerleyen lirik anlatımı, okuru adeta zamanın ve mekânın öğütüldüğü bir girdabın içine çeker. Yazıldığı günden beri eleştirmenleri ve okurları büyülemeye devam eden Dalgalar, dünya edebiyatının şaheserlerinden biri. “Dalgalar, düzyazıyla yazılmış görkemli bir şiirdir.” STEPHEN BENDER “Virginia Woolf’un ne olduğunu, ne düşündüğünü, ne duyduğunu okurlara tam olarak aktaran yapıtı Dalgalar’dır.” JEAN GUIGNET
Gece Yarısından Sonra Bir Saat – Novalis
Hermann Hesse’nin, yapıtında izlediği yolu anlamak isteyen okurlar için gençlik dönemi eserleri arasında önem atfedip Hermann Lauscher ve Peter Camenzind kitaplarıyla birlikte andığı ve henüz yirmi bir yirmi iki yaşlarında kaleme aldığı Gece Yarısından Sonra Bir Saat masalsı atmosferiyle, Maeterlinck’in etkisi altında genç bir yazarın kendisine yarattığı düş ülkesinden ezgiler niteliğindedir.
Yazarın ilk düzyazı denemelerinden, yine aynı yıllarda yazdığı, kitap sevgisine ilişkin “Novalis” öyküsü, bibliyofil anlatıcının aktarımıyla okuru eski kitapların geçmişteki ve gelecekteki hayali okurları ve dostluk üzerine düşündüren bir yolculuğa çıkarır; bu yolculuk boyunca romantizmin öncülerinden 18. yüzyıl sonu Alman şairi Novalis’in yapıtını selamlar.
“Şimdi burada gördüğün ne varsa, her şey bütün gerçekliklerden daha güzel ve bütün gerçekliklerden daha gerçek.”
Sözler metalden yapılmış gibi, yavaş ve ağır okunuyor. Buna rağmen kitap edebi değil. En iyi yerlerinde gerekli ve tuhaf. Taşıdığı huşu içten ve derin. Sevgisi büyük ve içindeki bütün duygular saf: Sanatın eşiğinde duruyor.
Rainer Maria Rilke (Gece Yarısından Sonra Bir Saat kitabına dair)
Gece Yarısından Sonra Bir Saat ’teki düzyazılar üzerinde çalışırken, kendime bir sanatçı-düş ülkesi, bir güzellikler adası yaratmıştım; düzyazılardaki şiirsellik güncel dünyanın çalkantılarından ve en diplerinden geceye, düşlere ve yalnızlıkların güzelliğine bir geri çekilme anlamı taşımaktaydı...
Hermann Hesse (Gece Yarısından Sonra Bir Saat, “1941 Baskısı İçin Önsöz”den)
Huzursuzluğun Kitabı – Ayrıntı Yayınları
Bu rastlantısal izlenimlerde, rastlantısal olma dışında başka bir arzu taşımadan, kurgusal otobiyografimi, yaşamsız tarihimi, kayıtsızca aktarıyorum. Bunlar benim İtiraflarım...
Lizbon’da bir şirkette muhasebe yardımcısı olarak çalışan Bernardo Soares yaşamının büyük bölümünü kiralık odasıyla kasvetli işyeri arasında geçirir. Gün boyunca kendini bir hiç olarak hissettiği beniyle ancak gece olunca bir araya gelmektedir. Bu aslında belirsizliklerle dolu, kendinden taşarak insan varoluşunu sorgulayan bir karşı karşıya geliştir. Sessiz odasında, eskiden beri olduğu ve gelecekte de olacağı gibi yalnızlık, iç sıkışıklığı ve kederle yazar.
Muhasebe yardımcısı Bernardo Soares’in düşlerdeki gece yolculuğunu kâğıda döken Huzursuzluğun Kitabı, Portekiz dilinin büyük şairi Fernando Pessoa’nın bugün neredeyse onun kadar nam sahibi sandukasında bulunmuştur. Olağanüstü birikimi ve edebi derinliği ölümünden çok sonra kabul görmüş olan yazarın ardında bıraktığı binlerce el yazması belge arasında öne çıkan Huzursuzluğun Kitabı, esasen nevi şahsına münhasır bir otobiyografik romandır. Pessoa yalnızlıklar, çaresizlikler, pişmanlıklar ve acı veren mutluluklarla örülü yaşamını, günce, anlatı ve deneme gibi türlerin olanaklarından yararlanarak, yer yer aforizma biçiminde alımlanacak çarpıcı ifadelerle ve günün birinde okunacağı ve takdir edileceği umuduyla kaleme alır.
Kendime Düşünceler
Batı felsefesinin tek filozof-imparatoru Marcus Aurelius, günümüzde hem politikacı hem de düşünür kimliğiyle adından söz ettiren Roma hükümdarlarından biridir. Savaşlarla geçen yaşamı boyunca hayranlıkla felsefe metinleri okumuş, Germen kavimleriyle savaştığı sırada cephede yazdığı Kendime Düşünceler’le dünya felsefe tarihine önemi yadsınamaz bir eser kazandırmıştır. Bugün hâlâ Stoacı felsefenin en önemli metinlerinden biri olarak okunan Kendime Düşünceler, Stoacı düşüncenin modern dünyaca anlaşılmasını sağlamış başlıca metinlerden biridir. Aurelius bu ölümsüz metinde kendinden önceki Roma hükümdarlarının ve kendisinin yönetim şekillerini sorgular; kocaman bir kente benzettiği evreni, insanı merkezine alarak irdeler. Aurelius için yaşamdaki her bir ayrıntı bütünün iyiliğine hizmet eder; bu yüzden akıl yürütme kabiliyetini kullanarak doğayı, evreni ve kendisini araştırmaya mecburdur insan.
Taymis Kıyıları
“Taymis Kıyıları”, “Tuna Kıyıları”, “Gezerek Gördüklerim” gibi döneminin fikir atmosferini çok etkileyen ve bugün de tarihçinin zevkle okuduğu seyahatnameler onun kaleminin gücünü gösterir. Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır."
Prof. Dr. İlber ORTAYLI
Falih Rıfkı Atay’ın 1930’ların başında Avrupa’ya ve İngiltere’ye yaptığı bu gezi, yalnızca siyasal ve tarihsel analizler ve turistik gözlemler içermemektedir. Atay, özelde İngiltere ile Osmanlı-Türk, genelde ise Avrupa ile Asya-Afrika kültürleri arasında, gündelik hayat, maddi kültür ve gelenekler bağlamında çarpıcı analizlerde bulunuyor; dönemin Türkiye’sinin ve yeni cumhuriyetin Batılılaşma, çağdaşlaşma ve modernleşme süreç ve sancılarını her iki kültürün birtakım dinamiklerini mukayese ederek çözümlemelerde bulunmaya çalışıyor. Gündelik kültürün ‘müzeleşmesinden’ sanayileşme ile birlikte kentlerin dönüşümüne; kimlik arayışlarından farklı coğrafyalardaki yaşam biçimlerine kadar dönemin siyasi, toplumsal ve kültürel yansımalarını Batılılaşma, Avrupalılaşma ve modernleşme bağlamlarından ele alıyor.
Özellikle Londra sokaklarında ve Thames (Taymis) nehrinin kıyılarında dolaşırken tuttuğu notlardan oluşan, edebiyatımızda ve düşünce dünyamızda siyasi, sosyolojik ve antropolojik çözümlemeler içeren ilk gezi kitaplarından biri olması itibarıyla, uzun bir aradan sonra okurun ilgisine sunulmayı yeniden hak ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.