Tahtakurusu
₺264,00 Orijinal fiyat: ₺264,00.₺231,00Şu andaki fiyat: ₺231,00.
18 adet stokta
Tahtakurusu
Prisıpkin, bir zamanlar devrimin simgesi, elleri nasır bağlamış bir işçi ve sendika üyesidir. Uğruna savaşılan devrim, NEP politikalarıyla birlikte, devrimin diliyle konuşan ancak yalnızca kendi yükselişine kulak kesilen bu “yeni insan” tipinin esiri hâline gelir.
Prisıpkin, kendi sınıfından büsbütün nefret eden, bir zamanlar emeğiyle kazandığı sendika kartını menfaat aracı olarak kullanan burjuva özentisi bir parazit hâline gelir.
Bu uğurda sınıfını, kendisine deliler gibi âşık sevgilisini ve hatta adını-soyadını dahi ezip geçer. Acaba böylesi bir parazit, ironik biçimde idealize edilen geleceğin Sovyet topraklarında var olmayı başarabilecek midir?
Prisıpkin’in donduktan elli yıl sonra çözülmesi, zaman yolculuğundan çok, bir vicdan muhasebesi niteliği taşır. Çünkü Prisıpkin’i çözen bu “ideal” toplumun da kendisinden aşağı kalır yanı yoktur.
Mayakovski, bu insan tipini sergilerken yalnızca devrimin o günkü suretini değil, genel olarak insanlığın da bir panoramasını gözler önüne sermektedir.
O zamanlara kadar devrimin gürültülü kalemi, Sovyetler’in büyük şairi olarak anılan Mayakovski, Tahtakurusu oyunuyla bu “yeni insan” tipini sertçe eleştirir ve Sovyet hükûmetinin içten çürümeye başladığını ilan eder.
Felix Kitap tarafından Türkçeye, özgün dilinden ilk kez çevrilen bu eser, Gizem Eke’nin ilüstrasyonları, Evgheni Batu’nun kapak tasarımıyla Felix Kitap etiketiyle sizlerle!
İlgili ürünler
Çocukluk
“Hayatımın ilk yıllarında beni yönlendiren şey: korku, dehşet. Narin ellerin, kaba ellerden ayrı şeyler olduğunu tanımlamaya başladığımda, yavaş yavaş benim için itaat ve saygı çağrıştıran nesnelere dönüşüyorlar. Bu ellere alıştım ve hatta onları sevdim. Bana asla sevgi dolu davranmadılar ama bazen gözyaşlarımla ıslandılar ve korkularımı dindirdiler. Kaba eller çok haşindiler ama onların da arada yumuşadığı olurdu. Onları yöneten o gümbür gümbür ses acılığını yitirirdi. İçi boş bir kahkaha duyulurdu; o zaman her köşede saklanan korkular kaybolurdu. Ve biraz huzura kavuşurduk biz, zavallı yaratıklar: köpekler, bir çift afacan zenci, iki kız kardeşim ve tabii ben.”
Çocukluk edebiyatta “bölgeselcilik” akımının temsilcilerinden olan Graciliana Ramos’un 1945’te yayımlanan biyografik romanıdır. Yazar, Brezilyalı edebiyat eleştirmenleri tarafından kuzeydoğu bölgeselciliğinin en büyük isimlerinden biri olarak kabul edilir. Ramos eserini Brezilya Eğitim Bakanlığı’nda çalıştığı dönemde kaleme alır; hafızasının derinliklerine, çocukluk anılarına ulaşmaya çalışmasıyla başlayan Çocukluk giderek belirginleşen kişiler, yerler ve detaylarla dikkatimizi, Ramos’un iç dünyasından hikâyedeki olaylara çeker. Eser, okumayı sökmeye çalışan bir çocuğun yaşadığı güçlüğü ve bunun sebeplerini ortaya koyar; anlatımdaki sadelik, çocuğun kendi dünyasını ortaya koyma şekli olarak sunulsa da eserin tamamına hâkimdir. Elinizdeki kitap Brezilya kırsalında yoksulluk, eğitimsizlik ve güven duygusundan uzak geçen bir çocukluğu ve bu koşullarda gençliğe adım atan Ramos’un şahit olduğu dünyayı yansıtmaktadır.
Delikanlı
"Her şey oyundu." kalbimin ortasında seksek oynayan çocuktan son duyduğum şey bu oldu.
Tek derdim futbol oynamak iken gittiğim okulda son golümü yedim.
Ben Asya dört abisi olan delikanlı bir kız.
Herkesin giydiğini giymem herkesin sevdiğini sevmem. Annem bu durumu garip karşılasa da abimler "helal sana."
türündeler.
Koltuktan atlarcasına maceraya atlarım. Bela çeker özelliğimi söylemez isem olmaz. Son bela olarak Kaan buldu beni. Bir anda savaşçı oluverdim.
Kemerlerinizi bağlayın zira bu savaşta düşene yer yok.
Ezilenler – Anonim Yayıncılık
Dostoyevski’nin 1861 yılında yayımlanan romanı Ezilenler , Rus edebiyatının en başarılı yapıtları arasında gösterilmektedir. Yazarın sürgün dönüşü Petersburg’da kaleme aldığı kitap, kendi yaşamından önemli izler taşır. Dostoyevski, psikolojik betimlemelerle saydamlaştırdığı karakterlerinin ruh hallerini, okurun derinden hissetmesini sağlar. Ezilenler ; hayat boyu aşağılanan ve hakarete uğrayanların, zengin ve nüfuzlu kimselerin menfaatperestlikleri altında ezilişinin romanıdır.
Karamazov Kardeşler-2
Dostoyevski’nin başyapıtı kabul edilen Karamazov Kardeşler, evrensel çapta yankı uyandırmış, birçok bilim insanını, düşünürü ve edebiyatçıyı etkilemiş bir romandır. Einstein, romanın yazın dünyasındaki en büyük başarılardan biri olduğunu söylerken; Sigmund Freud, kendisini doruk noktasına bu romanla çıkaran Dostoyevski'nin edebi anlamda Shakespeare'nin hemen yanıbaşında olduğunu belirtir.
Karamazov Kardeşler, görünürde bir baba ve üç oğlunun ilişkisi üzerine kurulu gibi görünse de arka planında ihtirası, para hırsını, iyiliği, inanç ve inançsızlığı irdeleyen ve insan ruhunun en karmaşık duygularına dair ipuçları veren oldukça sarsıcı bir romandır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.