Superman Red Son
₺450,00 Orijinal fiyat: ₺450,00.₺372,00Şu andaki fiyat: ₺372,00.
3 adet stokta
Superman Red Son
“Bu kitabı okumak için yıllarca bekledim ve Millar beni hayal kırıklığına uğratmadı. O bir kez daha çizgi roman endüstrisindeki en özgün seslerden biri olduğunu kanıtladı, ayrıca çizgi roman süper kahramanlarını ne kadar iyi anladığını da. Ve Tanrı aşkına, çizimler şahane.” – KEVIN SMITH Yazar / Yönetmen “Bu enteresan seri, Çelik Adam yankiler tarafından değil de yoldaşlar tarafından yetiştirilseydi ne olurdu sorusunu sorarak popüler klasiğe bir alternatif getiriyor. Kızılken bile Superman cazibesini koruyor. Louis’in ona karşı hiç şansı yok.” -Esquıre- “Millar bu hikâye ile dünyanın en ebedi ikonlarından biriyle devasa bir kumar oynuyor ve kazanıyor.” – -The London Sunday Tımes- “Red Son nesiller arasında köprü kuran ve çizgi romanlar ile onlar hakkındaki filmlerin eski ve yeni okurlar için neden hâlâ taze ve sürprizlerle dolu olduğunu gösteren nadir projelerden biri.” -IFC- “Bu hikâyeyi yazan zekâya şapka çıkarmanız gerek, bunun başka bir yolu yok.” -Aın’t It Cool News- Bakın! Gökyüzünde! Bu bir kuş! Bir uçak! Hayır, o… SUPERMAN! Başka bir dünyadan gelen garip ziyaretçi! Kudretli nehirlerin akışını değiştiriyor, çeliği çıplak elleriyle büküyor… Ve sıradan işçinin şampiyonu olarak Stalin, sosyalizm ve Varşova Paktı’nın genişlemesi için hiç bitmeyen bir savaş sürdürüyor. Tanıdık hikâyeye getirilen bu sarsıcı yorumda, bir Kryptonlu roket gemi Dünya’ya düşüyor ve beraberinde getirdiği bebek günü geldiğinde gezegendeki en güçlü varlık oluyor. Ama gemisi Amerika’ya inmiyor. Smallville, Kansas’ta yetiştirilmiyor. Onun yerine Sovyetler Birliği’ndeki bir kolektif çiftlik onun yeni yuvası oluyor! THE AUTHORITY ve Wanted’ın çok satan yazarı Mark Millar’ın hayal gücünden Superman efsanesine alışılmadık ve farklı bir bakış geliyor. Bu kitap Dave Johnson, Kilian Plunkett, Andrew Robinson ve Walden Wong’un çizimleri, film yapımcısı Tom DeSanto’dan (X-Men, Transformers, Transformers: Revenge of the Fallen) bir önsöz ve Johnson, Plunkett ve Alex Ross’un çizimlerinden oluşan geniş bir eskiz galerisini içeriyor.. Tanıtım Metni
İlgili ürünler
Death Note Ölüm Defteri 2 Manga
Japon çizgi romanlarına verilen isim olan Manga, dünyada bir çılgınlık halini almıştır. Death Note (Ölüm Defteri) yayınladığı bütün ülkelerde satış rekorları kıran ve geniş bir hayran kitlesine sahip en önemli manga serilerinden biridir. Bu deftere adı yazılanlar ölür.. Ölüm Tanrısı Şinigami Ryuk’un insanoğlu dünyasına düşürdüğü defter: Death Note (Ölüm Defteri). Bu doğaüstü defteri bulan ve dünyadaki cani suçluları ortadan kaldırmak için kullanmaya karar veren Light Yagami (nam-ı diğer Kira) ile kimsenin çözemediği olaylarda polise yardım eden L adlı gizemli detektif arasındaki muhteşem mücadele böyle başlar.
Peşindeki FBI ajanının adını öğrenmeyi başaran Light, yaptıklarının adaleti sağladığına olan kesin inancıyla bu olayı araştırmak için gönderilen ajanların tamamını öldürür; bu şekilde FBI’ı bu meselede devre dışı bırakacağını düşünür. Fakat en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş bir plan bile arkasında bazı izler bırakır. Light’ın peşindeki L nihayet ortaya çıkarak Kira’nın çevresine ördüğü ağı gittikçe daraltır. Böylece iki dahinin müthiş mücadelesi iyice şiddetlenir. Ve Light şimdi hem L hem polis hem de cesur nişanlıyla uğraşmak zorundadır...
Fullmetal Alchemist – Çelik Simyacı 3 Manga
Fullmetal Alchemist – Çelik Simyacı 4 Manga
Fullmetal Alchemist – Çelik Simyacı 5 Manga
Galaktik Demiryolu’nda Gece – Japon Klasikleri Dizisi 12
İki çocuk, trene geç kalmamak için beyaz kayanın üzerinde var güçleriyle koştular. Gerçekten de rüzgâr kadar hızlı koşabildiklerini fark ettiler. Nefesleri kesilmemiş, bacakları yanmamış ya da acımamıştı. Giovanni böyle koşarlarsa dünyayı bile turlayabileceklerini düşündü.”
Yaşından büyük sorumluluklarının altında ezilen fakat hayata küçük bir umut penceresinden bakmayı asla bırakmayan bir çocuğun kırgın yüreği… Giovanni, annesine bakarken bir yandan da babasının yokluğunu içine ektiği umut tohumlarıyla yeşertmeye çalışır. Onu bu mücadelesinde en çok yoran ise arkadaşlarının acımasız yargıları ve sözleri olur. Fakat tüm bu zorluğun arasında Giovanni için yıldızlarla dolu bir yolculuk başlar ve bu yolculukta kendisine eşlik eden kişi en çok özlem duyduğu arkadaşı olur.
Çocuklar için yazdığı eşsiz kurgularla bilinen Kenji Miyazawa bu eserinde, iki çocuğun arkadaşlık, mutluluk ve yaşam keşfiyle dolu yolculuklarını yıldızların ışığında metaforlarla ele alıyor. Değişen hayatıyla birlikte yalnızlaşan küçük bir çocuğun sorumlulukları ve hayalleri arasında sıkıştığı bu hikâye, yetişkin zihinler için çocukluğun o saf ve aynı zamanda acımasız dönemine dönüş bileti oluyor.
İnsanlığımı Yitirirken – Japon Klasikleri Dizisi 1
"Benim için ‘toplum’ dibini bilinmezliklerin kapladığı korkunç bir şeydi; asla tek bir mücadeleyle neyin ne olduğuna karar verilebilecek kadar basit bir şey değildi.”
Toplum gerçekleri tarafından işgal edilmiş bir yaşamın hazin veda mektubu… Yozo, ailesinin geleneksel tutumu ile iç dünyasındaki dalgalanmalar arasında sıkışıp kalır. İçine düştüğü bu dehliz, günden güne sonu görünmeyen bir yalnızlığa yelken açar. Bu boğucu atmosferde tutunacak bir dal bulamayan ve aidiyet duygusunu yitiren Yozo için tek seçenek toplumun dışına itilmesi olur. İnsanlığımı Yitirirken, toplumsal kuralların ve belirlenmiş keskin sınırların çerçevesinde varoluşçuluğun adımlarını atmaya çalışan bir yabancılaşma hikâyesidir.
Yazdıkları kadar yaşamıyla da dikkat çeken, Japon edebiyatının öncü kalemlerinden Osamu Dazai, bu eserinde sadece dayatılan yaşam tarzının kıskacında kalmış bir insanın iç dünyasını değil, bir ülkenin sıkışıp kaldığı buhranı da gözler önüne seriyor. Kendi hayatındaki olaylarla paralel kurguladığı itiraf niteliğindeki İnsanlığımı Yitirirken, toplum baskısını, yozlaşmış değerleri ve dışlanmışlığı insanı derinden sarsan yıkıcı bir güçle aktarıyor.
On Gece Rüyası – Japon Klasikleri Dizisi 6
"Gittikçe daha da sıkılıyordum. Nihayetinde canımı almaya karar verdim. Bir akşam, etrafta kimsenin olmadığı bir vakit, kararlılıkla denize daldım. Ancak ayağımın güverteden ayrıldığı ve gemiyle bağlantım koptuğu an, hemen canımın kıymetini fark ettim. Kalbimin derinliklerinden keşke vazgeçseydim, diye düşündüm. Lakin çok geçti.”
Rüyalar âleminin derin karanlığına doğru yapılan fantastik bir yolculuk… On Gece Rüyası’ndaki her bir öykü kısa ama öz bir şekilde kendi bağımsızlığını ilan eder. Sayfaları çevirdikçe bir samurayın kılıcının parıltısından bir babanın günahının altında ezilişine, bir kadının ölüme yakın yakarışlarından bir annenin çaresizce yaşama ve umuda tutunma çabasına kadar insanı derinden etkileyen, efsunlu bir dünyaya adım atıyoruz.
Çağdaş Japon edebiyatına yön veren ve pek çok yazarı etkileyen Natsume Sōseki, bu eserinde kaleme aldığı on farklı öyküyü, büyülü atmosfer kurgusuyla birbirine sımsıkı bağlayarak okuruna sunuyor. Yazarın bir sihirbaz gibi parmaklarında oynattığı bu düşsel evren, gerçeklik algısını altüst ederken rüyanın ağırlığı, anlatımın sadeliğiyle âdeta uçucu bir hâl alıyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.