Sounder: Sahibini Bekleyen Av Köpeği
₺195,00 Orijinal fiyat: ₺195,00.₺161,00Şu andaki fiyat: ₺161,00.
17 adet stokta
Sounder
“Sounder’ın sesine paha biçilemezdi. Bu ses, büyük göğüs kafesinden ve geniş çenesinden âdeta bir mağaranın içinden yankılanıp geliyormuşçasına çıkıyordu; daha dışarıya ulaşmadan yarı yankıya dönüşüyordu. Avını ağaca kaçmak zorunda bırakan Sounder’ın geceyi dolduran ani havlamasını duyan bir yabancı, ağacın altında bir değil, altı köpek olduğunu düşünebilirdi. Ama kırsalın tamamında, verandalarının direklerine yaslanmış veya kulübelerinin kapılarında dikilmiş olan komşular, bu sesin Sounder’a ait olduğunu biliyorlardı.”
Ortakçılık, Amerika’da köleciliğin ardından gelen ve yaklaşık yüz yıl sürmüş bir tarım sistemidir. Toplumsal ilişkiler, bu tarım sistemi merkezinde ve ırkçılığın taşıdığı sorunları beraberinde getirerek oluşmuştur. Av köpeği Sounder’ın bağlandığı siyahî ailenin kaderi, işte bu ilişkiler ağına dolanmış ve beklenmedik bir olayla âdeta düğüm olmuştur. William H. Armstrong, bu ailenin 1930’lu yılların Amerika’sının zorlu şartlarıyla mücadelesini ve ortakçılık etrafında gelişen sosyal düzenin nasıl işlediğini, bir çocuk ve köpeğin arkadaşlığı üzerinden gözler önüne serer. Amerikan Çocuk ve Gençlik Edebiyatı için önemli bir ödül sayılan Newbery Madalyası’na sahip eser, 20. yüzyıl Dünya Gençlik Klasikleri listesindeki yerini tartışmasız bir şekilde korur ve dünya gençlik edebiyatında bir dönüm noktası olarak kabul edilir.
İlgili ürünler
Bir Köy Var Uzakta Sessiz Sakinin Gürültülü Maceraları 7
Kayıp (Karton Kapak)
“Yenemeyeceğin tek kişi kendinsin ve sen kendinle savaşıyorsun.”
Ezgi Çora, geçirdiği trafik kazasından sonra iki ay komada kalır. Uyandığında son üç yılına dair hiçbir şey hatırlamıyordur ve zihninde kendi sesi dışında başka sesler de vardır.
İyileşmesini bekleyen insanları gördüğünde yeni hayatının yalanlar üzerine kurulduğunu düşünür. Üzerine titreyen anne babası, sevecen arkadaşları ve ilgisiyle şaşırtan Asilkan ona çok yabancı gelir. Çünkü Ezgi’nin hatırladığı son şey, aslında ne kadar yalnız olduğudur. Okul çıkışında gelip onu seyreden, ortak geçmişlerinin olduğunu söyleyen ama kimsenin tanımadığı Ushan da aklını iyice karıştırır.
Anılarını hatırlamaya ve asıl benliğini bulmaya çalışan Ezgi’nin en büyük savaşı kendiyle olacaktır. Kazanmak istiyorsa zihnindeki seslerden bir an önce kurtulması, yoluna tek başına devam etmeyi öğrenmesi gerekmektedir.
“Mavinin küçük vedasınaydı, siyahın buruk tebessümü.”
Limon Kütüphanesi
"Kitaplar size kaybettiğiniz insanları geri verir."
Calypso 10 yaşında bir kız çocuğu. Kitaplar tüm dünyası. Annesini kanserden kaybetmiş ve babası ile yaşıyor. Babası içsel bir güce ve güçlü olmaya kafayı takmıştır. Olayları soğukkanlı karşılar, eşinin ölümünde bile ağlamamıştır. Calypso’ya da durmadan içsel olarak güçlü olmayı ve yalnızken mutlu olmayı telkin eder.
Bir gün Calypso’nun okuluna yeni bir kız gelir. Bu kız onun rutin hayatını değiştirmeye başlayacak kişidir. Calypso, kendisi kadar kelimelere ilgi duyan bir arkadaş bulduğu için çok mutludur. Mae’nin en az onun kadar okuması ise bir başka sürpriz olur.
Bu arkadaşlık limonlar gibi bir gün çürüyecek mi yoksa sonsuza dek sürecek midir?
"Bir uçurumun kenarında duruyormuşum gibi hissediyordum, düşmemek için elimden tutan bir şey yoktu.
Keşke o limonları hiç bulmasaydım."
Mağarada Tek Başına
“Göl mü, havuz mu, kuyu mu? Nereye düşmüştüm ben!”
Okulda “Kibrit Çöpü” olarak anılan Yusuf, arkadaşlarıyla beraber bir okul gezisine gider.
Heyecanla gittiği okul gezisinde akran zorbalığı yüzünden umulmadık bir olay yaşar.
Sarmaşıklarla dolu bir mağara…
Buz gibi bir su…
Uzaktan gelen uğultular…
Tüm bunlar yetmezmiş gibi, bu karmaşaya sebep olanlar ve Yusuf aynı kamyona saklanır.
Eyvah! Kamyon hareket ediyor. Acaba Yusuf ve arkadaşları uyandıklarında kendilerini nerede bulacaklar?
Yusuf ve arkadaşlarının nefes kesen macerasına katılmaya hazır mısın?
Seviyorsan Git Konuş Bence
“Kitap okumayı sevmiyorum ki ben, bunun filmi yok mu?” diyecek olanlara, bu hayat filminin yalnız bir kez çekileceğini ve aslında bu filmin başrol oyuncusunun kendisi olduğunu hatırlatan bu kitabı, önce kendinize, daha sonra bittiği gibi sevdiğiniz bütün namaz kılmakta zorlanan arkadaşlarınıza vermeye can attığınızı daha ilk sayfalarda hissedeceksiniz. Sempatik ve sıra dışı anlatımıyla, gülerken duygulandığın birkaç saat... Âlemlerin Rabbine olan samimiyet ve aşkının şiddetini arttıracak birkaç ipucu... Manevi atmosferinin güçlenerek ibadetlerinde huşu ve huzuru yakalamana vesile birkaç satır...

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.