Siren Sesleri
₺564,00 Orijinal fiyat: ₺564,00.₺452,00Şu andaki fiyat: ₺452,00.
1 adet stokta
Siren Sesleri
Polis Kamil namı diğer Polis Koçak, suçları araştırıp soruşturmak, suçluları yakalamak, soğuk vakaları çözmek için ‘‘Yaşamak yalnızca soluk almak değil çalışmaktır.’’ mantığıyla haraket eden başarılı bir polis memurudur. Görevi gereği toplumsal yaşam için gerekli olan asgari vicdan duygusundan yoksun, birçok olumsuz tutum ve davranışlarla sürekli olarak sınırları zorlayan, pişmanlık veya suçluluk duygusu hissetmeyen kişilerle mücadele eder.
Mayıs ayının ikinci haftası günlerden Cumartesi saatler yirmi ikiyi vuruyordur. Hava sağanak yağışlı ve rüzgarlıydı. Ara sıra dinen yağmurun ardından sert esen rüzgarla birlikte havada uçuşan kavak ve söğüt ağaçlarının pamukçukları mıntıkada olan Polis Koçak için harbiden can sıkıcıydı.
Bu arada, Polis haber merkezinde görevli muhabere memuru, Cinayet büro amiri Volkan beyi akabinde ise Karakol amiri Başkomiser Efe’yi anons ederek telefonla görüşelim der. Beş dakika sonra anonsun içeriği bölgedeki tüm ekiplere siyaret eder. Cumartesi pazar yeri Dere sokak bila sayılı tek katlı evde Cinayet olayının olduğu öğrenilir. Başta polis Koçak olmak üzere birçok ekip alçalan SİREN SESLERİ ile olay mahaline intikal ederler. Bahse konu evin yatak odasında manzara, harbiden insanın kanını donduracak cinstendi.
İlgili ürünler
Büyük Dörtler
Poirot'nun yatak odasının kapısında toza toprağa bulanmış bir adam durmaktadır. Zavallı adam Poirot'ya boş boş bakıp yere yığılır.
Bir anda neye uğradığını anlayamadan yaşlı dedektif pekçok bilinmezin ortasında kalakalmıştır.
Bu adam kimdir? Şok mu geçirmektedir? Dahası, bir kağıt parçasına defalarca karalanmış 4 rakamının bir anlamı var mıdır?
Hiddet
SESSİZ HASTA ’nın yazarından.
“Şaşırtmacanın ustası Michaelides’in en beğendiğim romanı.” –LUCY FOLEY
Yedi kişi görkemli bir adada mahsur kalmıştık.
İçimizden biri katildi.
Lana Farrar eski bir Hollywood yıldızı ve muhtemelen dünyanın en ünlü kadınlarından biri. Her yıl en yakın arkadaşlarını İngiltere’nin kasvetli gökyüzünden uzaklara, kendisine ait bir Yunan adasına davet ediyor. Cennete bir hafta sonu kaçamağı… Yine öyle olması gerekiyordu. Ama şiddetli bir fırtına sonucu konuklar adada mahsur kalınca önce dostlukların makyajı aktı, sonra berbat sırlar ortaya saçıldı. Nihayetinde telafisi imkânsız bir şey oldu.
Hikâye dünya basınında manşetleri süsledi ve o günden beri, bu korkunç gece hakkında sürekli yeni bir söylenti çıkıyor. Bense olayların dışında kalmayı seçtim. Orada yaşananları zihnimde tekrardan canlandıracak gücüm yok.
Kim olduğumu mu merak ettiniz?
Adım Elliot Chase. O gece oradaydım.
Bu hikâyeyi bildiğinizi düşünebilirsiniz. Ama yanılıyorsunuz…
“Büyüleyici, şaşırtıcı ve sürprizlerle dolu bir labirent, Sessiz Hasta ’dan bile daha iyi.” –JP DELANEY
“Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı nadir kitaplardan biri. Michaelides asla hayal kırıklığına uğratmıyor.” –RAGNAR JONASSON
“Bildiğiniz tüm güvenilmez anlatıcıları unutun. Bir de üstüne iki romana yetecek kadar şaşırtmaca.” –DAVID BALDACCI
Kardan Adamın Külleri
Emniyet teşkilatının deneyimli komiserlerinden Devin, hayatının bir günde altüst olacağından habersiz. Çözmeye çalıştığı bir cinayet soruşturmasının üstü kapatılmış; hırslı, kolay vazgeçmeyen genç kadının görev yeri değiştirilmiş. Devin’in yeni görevi hem daha zor hem de daha hassas: Peş peşe kaçırılan çocukları bulmak. Aylarca çözülmeyen bu vakalarda failin bıraktığı ilginç bir de ipucu var: Simli bir kardan adam kartpostalı.
Dahası bu korkunç suçun yeni odağı bizzat Devin’in kendisi. Bir yandan kaçırılan çocukları aramaktan, bir yandan da kapatılan cinayet dosyasını canlandırıp aralarındaki olası bağlantıları çözmekten başka çaresi yok. Üstelik bunu yaparken soruşturmadan sorumlu olan, soğuk ve ketum Esmer Başkomiser’le uzlaşmanın bir yolunu da bulmalı.
İpuçlarının adım adım peşinde, soluksuz bir kovalamaca sonunda Devin’i hayatının en sarsıcı şoku bekliyor. Düğümler çözülecek, sırlar açığa çıkacak ve herkesin hayatı sonsuza dek değişecek.
Kardan Adamın Külleri, gerilim ve polisiye hikâyelerinin başarılı ismi Işıl Işık’ın kaleminden aksiyon, macera ve dramın ustalıkla harmanlandığı, ters köşelerle dolu heyecan verici bir polisiye.
Lord Edgware’ İ Kim Öldürdü ?
Jane, kocası ile arasının açıldığını ve ondan kurtulabilmek için cinayeti bile göze alabileceğini söylediğinde Dedektif Poirot da oradaydı. Şimdi, o korkunç adam öldürülmüştü ve ünlü dedektif oyuna getirildiğini hissediyordu. Ayrıca, ortada çözüm bekleyen sorular vardı: Jane bir yandan arkadaşlarıyla yemek yerken bir yandan da aynı saatlerde kütüphanesinde akşam vaktinin keyfini çıkaran Lord Edgware’i nasıl bıçaklayarak öldürebilirdi? Üstelik lord, boşanmaya razı olduğuna göre Jane’in adamı öldürmesi için nasıl bir nedeni olabilirdi?...
Mavi Trenin Esrarı
Lüks Mavi Tren Nice’e ulaştığında, kondüktör derin uykuya dalmış Ruth Kettering’i uyandırmaya çalışır. Ancak Ruth bir daha asla uyanmayacaktır. Yüzüne aldığı ağır bir darbe sonucu öldürülmüştür. Ayrıca kadının paha biçilmez yakut takıları da ortadan kaybolmuştur. Tüm olasılıklar değerlendirildiğinde, bir numaralı katil zanlısı Ruth’un ayrı yaşadığı kocası Derek’tir. Ama Dedektif Poirot toplanan kanıtlardan tatmin olmamıştır. Sonunda esrarengiz cinayeti trende tekrar sahneye koymaya karar verir...
“Polisiye romanlar kraliçesinden eşsiz bir cinayet romanı daha.”
- Sunday Express
Ölüler Diyarı
Cinayet büro amiri Stephane Corso, bir dizi striptizci cinayetini araştırmakla görevlendirildiğinde, ne peşinde olduğu katilin karmaşık ruh halinin ne de girmesi gereken karanlık dünyanın farkındadır. Soruşturma onu geçmişi şaibeli, goya hayranı bir ressama götürür: Phılıppe Sobıeskı’ye. ressamla Corso arasındaki düello, porno ve sadomazoşizm dünyasının labirentlerinde bir kedi fare oyununa dönüşür. Gerilimin efendisi Grange, ölüler diyarı’nda insan doğasının kuytu köşelerini keşfe çıkıyor…
Sen kötüsün.
Sen bir katilsin.
Sen bir sapkınsın.
Senin kanın çürümüş, zehirli ve kokuşmuş bir kan. soyun neyse kanın da odur.
Ölüm Meleği
Jane Marple hiç beklemediği birinden bir mektup alır. Yolculuklarının birinde tanıştığı Bay Rafiel’den gelen mektup yaşlı kadını şaşırtır. Kısa bir süre önce ölen adam, onun adalet duygusuna güvendiğinden söz ederek bir cinayet olayının ortaya çıkarılmasını istemektedir. Ama tüm b u isteklerin dışında cevaplanmamış sorular vardır: Bir; sözü edilen cinayeti kim işlemiştir? İki; cinayet nerede ve ne zaman gerçekleşmiştir? Tüm bu soruları cevaplandıracak olan yaşlı Marple, kalan zamanı ve düşmanını bilemeden hızla yol almak zorundadır... -Agatha Christie-

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.