Sherlock Holmes’e Karşı Cingöz Recai
₺350,00 Orijinal fiyat: ₺350,00.₺280,00Şu andaki fiyat: ₺280,00.
14 adet stokta
Sherlock Holmes’e Karşı Cingöz Recai
Cingöz Recai serisinin en heyecanlı maceraları başlıyor! İstanbul Emniyeti, baş edemediği kibar serseriye karşı yardımlarını almak üzere, meşhur İngiliz polis hafiyesi Sherlock Holmes ve yardımcısı Doktor Watson’ı İstanbul’a davet eder. Şöhretli ikili Sirkeci Garı’na adımlarını atar atmaz muazzam bir kovalamaca başlar; fakat Holmes’ün tabiriyle, “Türklere mahsus fevkalade cesaret, tehlikeden yılmamak, mükemmel projeler tertip etmek kabiliyeti”ne sahip Cingöz Recai, her macerada İngiliz hafiyelerini tufaya getirmeyi başarır. Artık, Doktor Watson’ın gözlemlerine göre, Sherlock Holmes’ün maneviyatı bozulmuş, Baker Sokağı’nın büyük başarılara imza atarak namı dünyayı tutan dedektifi, uğradığı hezimetlerden müteessir halde, geceleri vaktinde uyuyamamaya, eskisi kadar iştahlı yemek yiyememeye, daha evvel günde on bir defa doldurduğu piposunu on dokuz defa doldurmaya, sabahları tatlı bir kahkahayla uyanırken kuru bir öksürükle kalkmaya başlamıştır.
1928’de, Arap harfleriyle neşredilen onparalık serilerin sonuncusu olan Sherlock Holmes’e Karşı Cingöz Recai’de 15 macera yer almaktadır:
1 – Kaybolan Adam 2 – Karanlıkta Hücum 3 – Han Baskını 4 – Yerin Dibinde Sesler 5 – Gece Tuzağı 6 – Ateşten Gözler 7 – Sekiz Adım Kala 8 – Al Kanlar İçinde 9 – Gece Kuşları 10 – İmdat 11 – Şeytani Tuzak 12 – Sahte Sherlock 13 – Domuz Sokağı Vak’ası 14 – Polis Tuzağı 15 – Cingöz’ün Ziyafeti.
İlgili ürünler
Başını Vermeyen Şehit
“Hava kapalıydı. Ufku, küflü demir renginde, ağır bulut yığınları eziyor, sürü sürü geçen kargalar tam hisarın üstünden uçarken sanki gizli bir kara haber götürüyorlarmış gibi acı acı bağırıyorlardı.
Palanka kapısının sağındaki beden siperinde sahipsiz bir gölge kadar sakin duran Kuru Kadı, yavaşça kımıldadı. İkindiden beri rutubetli rüzgârın altında düşünüyor; uzakta, belirsiz sisler içinde süzülen kurşuni kulelere bakıyordu. Bunların hepsi Türklerin elindeydi.”
*****
Başını Vermeyen Şehit; savaşta başı gövdesinden ayrılarak şehit düşen derviş Deli Mehmet’in, dilden dile dolaşan destansı bir hikâyesidir.
Denizler Arslanı
Falaka – Parıltı Yayınları
Osmanlı’da çocukluk nasıl yaşanırdı?
Eğitim hangi yollarla verilirdi?
Ahmet Rasim, başta bunları ve daha fazlasını, anılarından doğan Falaka’da, 19. yüzyılın İstanbul manzaraları eşliğinde anlatıyor.
Edebiyatımızın en üretken kalemlerinden Ahmet Rasim,
okul hayatının ilk dönemini oluşturan “mahalle mektebi” yıllarında yaşadığı olayları, kıvrak kalemiyle yazıya döktü. Bugünden bakıldığında bir yanı trajik, bir yanı komik sayılabilecek bu tecrübeleri 1927’de, Falaka adı altında yayımladı.
Falaka, o günden bu yana hayatımızda ve
Ahmet Rasim’in, dahası edebiyatımızın en çok okunan
kitapları arasında yer alıyor.
Şimdi, günümüz Türkçesiyle…
Halid Ziya Uşaklıgil’in Kaleme Aldığı Ve Tercüme Ettiği Öykülerden Bir Seçki: Nakil
Türk edebiyatının usta kalemlerinden Halid Ziya Uşaklıgil, henüz çocukken Gedikpaşa Tiyatrosu’nda seyrettiği oyunlar vesilesiyle Fransız kültürü ve edebiyatıyla tanışır; bu tanışıklık İzmir Rüşdiyesi’nın sıralarında öğrenciyken Fransızca dersine duyduğu sevgiyle daha da ileri bir boyuta taşınır. Yine bu esnada yazar, özel hocası Auguste de Jaba’nın etkisiyle ilk tercümesini yapar; önceleri Jaba’nın seçtiği kitapları tercüme ederken bir süre sonra bağımsız devam eder ve tercümeye duyduğu tutkuyu şu sözlerle dile getirir: “Artık delice bir hevesle, birini bırakıp ötekine koşarak, bir oyuncak dolu masanın önünde kendisini şaşırmış bir çocuk hâliyle tercümeler yapmaya başladım.”
Halid Ziya Uşaklıgil’in Alphonse Daudet, Guy de Maupassant, Émile Zola gibi Fransız edebiyatının önde gelen kalemlerinden tercüme ettiği öykülerle kendi öykülerini bir araya getirdiği ve çiçeği burnunda bir yazarın hikâye anlatmanın her yönüne duyduğu derin tutkuyu gözler önüne seren eşsiz eseri Nâkil, eksiksiz olarak ilk kez gün yüzüne çıkıyor...
Yakıcı Sır
Stefan Zweig’tan yakıcı bir roman...
Edgar on iki yaşında bir erkek çocuktur. Yeni geçirdiği hastalığın ardından dinlenmesi için babası onu annesiyle birlikte bir dağ oteline gönderir. Burada arkadaşlık edebileceği bir yaşıtı olmayan Edgar otele tatil için gelen genç Baron’la tanışır ve onunla vakit geçirmeye başlar.
Baron geçici bir macera arayışı içindedir ve Edgar’la yakınlık kurmasındaki amacı da onun orta yaşlı, alımlı bir kadın olan annesine yaklaşmaktır. Edgar, Baron ve annesi arasındaki yakınlaşmayı yadırgar. Kadınlarla erkekler arasında yaşanan ve yetişkinlerin açıklamaktan kaçındığı şeyin ne olduğunu bilmemekte ve bu büyük sırrı öğrenmek istemektedir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.