Sen Kimsin?
₺450,00 Orijinal fiyat: ₺450,00.₺372,00Şu andaki fiyat: ₺372,00.
BU KİTAP HEM ÇOCUKLAR HEM YETİŞKİNLER İÇİN!
Fikirler, örnekler sorular denizinde felsefe alıştırmaları yapacak, kim olduğunuzu keşfedecek ve felsefenin ne olduğunu öğreneceksiniz.
| Yayınevi | Kırmızı Kedi Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | Yılmaz Özdil |
1 adet stokta
Kırmızı Kedi Yayınevi – Sen Kimsin?
BU KİTAP HEM ÇOCUKLAR HEM YETİŞKİNLER İÇİN!
Fikirler, örnekler sorular denizinde felsefe alıştırmaları yapacak, kim olduğunuzu keşfedecek ve felsefenin ne olduğunu öğreneceksiniz.
İlgili ürünler
Baronlar Savaşı
Bu kitap bir roman ya da kurtlar vadisinde geçen bir dizi senaryosu değil. Her sayfası resmî belgelerdeki iddialara dayanıyor ve yeraltı dünyasının gerçeklerini ortaya koyuyor.
‘Narcos Türkiye’ ile tanışın:
Uyuşturucu baronları…
Devasa malikanelere sığmayan servetler…
Milyarlarca dolarlık zehir piyasası…
Eroin dolu gemiler…
Profesyonel tetikçiler…
Kanlı bir savaş…
İstanbul’dan Dubai’ye, İran’dan Kanada’ya uzanan suikastlar zinciri...
Diplomat görünümlü ajanlar…
Kirli polisler…
Siyasi bağlantılar…
Büyük rüşvetler…
Ve devlet içinde derin bataklık…
Ve skandallar…
Hiç duyulmamış skandallar…
Herkes Kendi Hayatının Kahramanı
Psikiyatrist Dr. Gülcan Özer, hayata dair biriktirdiklerini, dileklerini, arkanıza bakmadan kaçın dediklerini, hayatın, kararların ve kederlerin insana ait ve biricik olduğunu,
doğru yaşamın bir kuralı olmadığını, insanın kendisiyle, geçmişiyle ve muhtemel geleceğiyle baş edebilmesinin önkoşulunun kendisini, geçmişini ve muhtemel geleceğini
iyisiyle kötüsüyle doğru okumaktan geçtiğini anlatıyor.
Gülcan Özer, ikili ilişkilere dayandırdığı bu ilk kitabı
Herkes Kendi Hayatının Kahramanı ’nda, “Aşk nedir, iyi midir kötü müdür, biter mi, ilk aşk en şahanesi midir, aşkın gözü kör mü, illa âşık olunmalı mı?” sorularıyla başlıyor sözlerine.
Onun kelamıyla söyleyelim:
“İstediğinizi alın, istemediğinizi bırakın…”
İstihbarat Teorisi
“BİLGİ GÜÇTÜR.” –FRANCIS BACON
İstihbarat deyince birçok insanın aklına ilk olarak gelen, filmlerden veya romanlardan aktarılan imajlar çerçevesinde, suikastlar, entrikalar, sofistike silahlar ve öldürme teknikleri dünyasıdır. Oysa bu operasyonlar istihbaratın çok küçük bir parçasını oluşturur. İstihbarat, bilginin toplanması, analizi, karşılaştırılması, değerlendirilmesi, birleştirilmesi ve yorumlanması sürecinin sonunda ortaya çıkan üründür.
Bu çalışmada, istihbaratın ne olduğunun açıklanması gibi temel
bir bağlamdan hareket ederek, istihbaratın tarihi, istihbarat toplamada kullanılan temel araçlar ile istihbarat türlerini ele aldıktan sonra stratejik istihbarat üzerinde durulacak ve nihayet çalışmanın sıklet merkezini oluşturan stratejik analiz yöntemleri ele alınacaktır.
İçinde yaşadığımız çağ, beraberinde büyük bir veri-malumat ve bilgi bombardımanını getirmekte, ancak bu bombardıman bize her zaman gerçeği iletmemekte, aksine çoğu kez gizlemektedir. İşte bu noktada, analizcinin bir “sanatçı” duyarlılığıyla, değerlendirme yöntemlerini “sezgi” ile birleştirerek, bu bombardımanla yüzleşmesi gerekmektedir.
Çünkü bir bilim olduğunu vurguladığımız istihbarat aslında tüm bilim dallarını içinde barındıran keşfedilmemiş bir sanattır.
Kara Kutu
Tam 40 yılın hikâyesi bu kitap…
Ama yaşanmış hikâyeler bunlar.
Algılar ve illüzyonlarla karartılıp çarpıtılmaya çalışılan olayların gerçek yüzü. “Aslında ne oldu?”
sorusunun cevabı. Türk siyaset ve medya dünyasından sansürsüz kesitler.
250’den fazla isim var bu kitapta. Çoğu, ülkeyi yöneten ve milleti yönlendiren isimler! Onların çevresinde gelişen çarpıcı, hatta ürkütücü olaylardan örnekler sunuluyor sizlere…
Okurken hangi duygular içine gireceğinizi görür gibiyiz.
Bazen şaşıracak, bazen de “Bu kadarı da olmaz,” diyeceksiniz.
Kimi zaman da sert tepkiler göstereceksiniz…
Kara Kutu sizin için açılıyor.
Karanlığın içinden yüzünü gösteren gerçeklerle karşılaşıp bir çırpıda okuyacaksınız.
Katli Vacip
Katli Vacip , laiklik ile din ve vicdan özgürlüğünün iki kardeş olduğunu da gözler önüne seriyor. Çünkü laiklik, en çok dindar yurttaşlarımızın inançlarının onlara bir bıçak gibi saplanmasını engelliyor. İnançlarını, sömürüden özgürleştiriyor. Yediğine, içtiğine, adımına, hatta cinselliğine bir şeyhin karar verdiği düzendeki ölümcül bağlanmanın, aslında hür inancı ortadan kaldırdığını bir fotoğraf karesine dönüştürüyor.
BARIŞ TERKOĞLU
Elinizdeki kitap kendi yarattıkları çamurda boğulanlar kadar, istismar çarkına itiraz edenlerin ve irini patlatmak isteyenlerin de toprak altına atılmasını anlattı. Asıl azmettirenlerin sorgulanması için cesur bir ilk adımdı, atıldı. Şimdi, tarikatları bir sivil toplum kuruluşu gibi yutturmaya çalışanların aslında hangi suçları da örtbas ettiklerini gördünüz. Artık sır değil ve siz de biliyorsunuz. O halde bu değerli gazetecilik kitabındakileri unutmamak göreviniz. Zira, yarının adil düzeni için bir savcının masasında açılacak dosyanın ilk harflerinden birini okudunuz.
BARIŞ PEHLİVAN
Mahrem
Susurluktan Pekergate’e Mafya-Siyaset-Ticaret
Sedat Peker’in iddialarının odağındaki isimlerin oluşturduğu ağ, Türkiye’de “Mafya-Siyaset-Ticaret” ilişkilerinin nasıl kurumsallaştığını gösteriyor. Aradan yıllar geçmesine rağmen, Susurluk’ta adları yer alan bazı isimler Pekergate’te de varlar. Bu durum, rejimin Susurluk’tan AKP’nin “Yeni Türkiye”sine taşındığını ortaya koyuyor.
TBMM’de bu iddiaları halk adına sorgulayan milletvekillerinden Ali Mahir Başarır, Pekergate skandalındaki olayları tek tek inceleyerek her birini ayrı dosya haline getirdi. Ortaya iddiaların bile ötesinde bir rejim çıktı: Narkopolitik rejim.
Yerli ve milli baronlar, Balkan kontları, Kafkasya lordları…
Türkiye’ye kara para aklamaya gelen finans dükleri…
Uluslararası bağlantıları olan uyuşturucu şebekeleri…
İstanbul’u merkez yapan çokuluslu mafyalar…
Gemiler, TIR’lar, silahlar, suikastlar, cinayetler…
Servet transferi borsaları…
Siyaset, yargı, emniyet, istihbarat, ticaret…
Elinizdeki kitapta tüm bu ilişkileri isim isim, olay olay okuyacaksınız. Türkiye’nin nasıl bir rejime dönüştürüldüğünü tüm çıplaklığıyla göreceksiniz.
Tadında Ekonomi: Aç Bir Ekonomistin Gözünden Dünya
Ha-Joon Chang’in mitolojisi bile sarımsakla yoğrulmuş Güney Kore’den çıkıp üzerinde sarımsağın doğmadığı Birleşik Krallık’a geldiği 1980’ler, İngiliz mutfağının o şanlı yavanlığından sıyrılarak, farklı tatlarla zenginleşmeye çalıştığı bir dönemdi. Dünya ise aynı dönemde yavanlaşma pahasına tek bir fikrin hâkimiyetine geçiyordu: serbest piyasa ekonomisi.
Ünlü ekonomist, yazar ve mutfak tutkunu Ha-Joon Chang’in, ekonomide farklı bakış açılarına açık olmanın, en az farklı mutfaklara açık olmak kadar sağlıklı olduğu fikrinden yola çıkarak kaleme aldığı Tadında Ekonomi, zorlu iktisadi fikirleri, dünyanın dört bir yanından yiyeceklerin hikâyeleriyle aynı tabakta servis ederek ekonomik tercihlerimizin yaşadığımız dünyayı nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Masum bağımlılığımız çikolatanın, post-endüstriyel bilgi ekonomilerine –ve işsiz bir geleceğe– dair de bir şeyler anlattığını ya da Güney Amerika yemeklerinden gumbo’yu ağızda eriyecek kadar yumuşacık yapan bamyanın, kapitalizm ile özgürlükler arasındaki karmaşık ilişkiyi de temsil ettiğini gösteriyor. Chang, mutfağında yemek pişirirken eline aldığı malzemeler üstünden ücretsiz ev işlerinin gizli maliyetinden iklim krizine, serbest piyasanın yanıltıcı dilinden havuçların turunculaşma hikâyesine kadar uzanarak, bizlere cesur fikirlerle dolu ve sindirimi kolay bir ziyafet sunuyor.
Ezber bozan ve esprili anlatımıyla Tadında Ekonomi, ekonomiyi kavramanın bir yemek tarifi öğrenmeye benzediğini gösteriyor: Eğer onu iyice anlarsak, değiştirebiliriz de.
“Chang’in karmaşık fikirleri basitçe açıklayabilmek gibi muhteşem bir yeteneği var... İster yemekten ister ekonomiden bahsetsin, Chang harika bir yazar.” –BEE WILSON, SUNDAY TIMES
“Aynı anda hem beni güldüren hem ağzımı sulandıran hem de ekonomiyle ilgili düşüncelerimi yeniden gözden geçirmemi sağlayan tek kitap. Çok komik, çok dolu ve iştah açıcı.” –BRIAN ENO

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.