Selçuklu Sultanları
₺400,00 Orijinal fiyat: ₺400,00.₺340,00Şu andaki fiyat: ₺340,00.
Selçuklular tarihimizin Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar uzanan serüvenindeki en önemli mesafe taşlarından biridir. Türk İslam Sentezi’nin tam manasıyla oluşumu ve Anadolu’nun vatan haline getirilmesi onlar sayesinde gerçekleşmiştir. 1040 senesinde tarih sahnesine çıkan Büyük Selçukluların dışında Irak, Türkiye, Kirman ve Suriye-Filistin’de kurulmuş dört ayrı Selçuklu devleti daha mevcuttur. Buradaki gayemiz onlar hakkında yeni bir şey ortaya koymaktan ziyade tarihlerini bir bütün halinde ve en temel şekilde okuyucuya aktarmaktır. Bu doğrultuda Selçuklu sultanlarının hâkimiyet dönemleri (genel özellikler, önemli siyasî olaylar, kişilik özellikleri, diğer önemli şahsiyetler, çağdaş hükümdarlar ve dönem kronolojileri) kaynaklar ve akademik çalışmalar çerçevesinde ele alınmıştır.
| Yayınevi | Yeditepe Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | Aydın Usta |
| Sayfa Sayısı | 272 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2020 |
| Boyut | “14, 00 X 21, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Yeditepe Yayınevi – Selçuklu Sultanları
/n
Selçuklular tarihimizin Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar uzanan serüvenindeki en önemli mesafe taşlarından biridir. Türk İslam Sentezi’nin tam manasıyla oluşumu ve Anadolu’nun vatan haline getirilmesi onlar sayesinde gerçekleşmiştir. 1040 senesinde tarih sahnesine çıkan Büyük Selçukluların dışında Irak, Türkiye, Kirman ve Suriye-Filistin’de kurulmuş dört ayrı Selçuklu devleti daha mevcuttur. Buradaki gayemiz onlar hakkında yeni bir şey ortaya koymaktan ziyade tarihlerini bir bütün halinde ve en temel şekilde okuyucuya aktarmaktır. Bu doğrultuda Selçuklu sultanlarının hâkimiyet dönemleri (genel özellikler, önemli siyasî olaylar, kişilik özellikleri, diğer önemli şahsiyetler, çağdaş hükümdarlar ve dönem kronolojileri) kaynaklar ve akademik çalışmalar çerçevesinde ele alınmıştır.
İlgili ürünler
100 Soruda Milli Mücadele
Anadolu Türk Tarihi 1 / Büyük Selçuklu Devleti
Başkomutan Emsalsiz Lider
Başkomutan kitabı, Türk milletinin varoluş mücadelesini Mustafa Kemal’in askeri kariyerini izleyerek anlatıyor. Onun hangi kritik dönemde, hangi hayati kararı, nelere dayanarak aldığını ve bunların sonuçlarını tartışıyor.
Sadece siyasi durum ve güç ilişkileri açısından değil, arazi bilgisi ve insan psikolojisi açısından da Mustafa Kemal’in tercih ve aksiyonlarını analiz ediyor.
Ahmet Yavuz bizi hem arazide hem arşivlerde bir zaman yolculuğuna çıkarıyor ama ayaklarımızı bugüne bastırarak… Mustafa Kemal’in izinde bugünü daha iyi anlamak, onu geleceğe taşımak için.
Kuşçubaşı Eşref (Benjamin Fortna)
Trablusgarp fedaisi, Batı Trakya savaşçısı, efsanevi Teşkilat-ı Mahsusa subayı, 150’lik…
Osmanlı’nın son dönemine damgasını vuran Kuşçubaşı Eşref, bugün hâlâ tartışılan bir karakter; kimilerinin görmezden geldiği, kimilerininse mitik hale getirdiği, tarihsel gerçeklik ile popüler hayal gücünün sınırları arasında flulaşan efsanevi bir figür. Dünyaca ünlü tarihçi Profesör Benjamin C. Fortna’nın, Kuşçubaşı’nın kendi eliyle kaleme aldığı hatıralar ve sandukasından çıkan şahsi belgelerden üzerinden yaptığı bu birinci sınıf çalışma, Kuşçubaşı hakkında bugüne kadar yazılan en detaylı ve güvenilir biyografi olma özelliğini taşıyor. Fortna, çalışmasını bireye merkezleyerek, devlet ve toplum arasındaki katı sınırları sorgulamaya ve çok daha incelikli bir tarihsel gerçekliğe varmaya kapı aralıyor.
“Sadakat, hıyanet, milliyet ve vatanperverlik gibi heybetli ve telaffuzu hoş kavramlar tekil insanların hayatlarına giydirilerek izah edilmeye çalışıldığında kağşarlar, keskinliklerini kaybederler. Eşref Bey kolayca kullanılan soyut kavramları sigaya çekmemizi sağlayan somut bir hayat yaşamıştır. İlaveten, yaşadığı zamanın dünyasını dostlarla ve düşmanlarla paylaşmıştır. Her insan bir ilişkiler ağının parçası, o halde her biyografide yan rollerde başka ilginç karakterler de boy göstermelidir. Nitekim Kuşçubaşı Eşref Bey biyografisinde kendisinden başka Mustafa Kemal, Enver, Cemal ve Hurşid paşaların, Süleyman Askerî ve Yakup Cemil’in, Çerkes Ethem’in, Ahmed’in, Reşid’in, Selim Sami’nin hikâyelerinin bazı cepheleri de saklıdır.”
Abdulhamit Kırmızı
“Ziyadesiyle mühim ve orijinal bir çalışma. Osmanlı İmparatorluğu’nun çetin ve travmatik geçen son on yılına emsalsiz bir iç bakış sunuyor.”
Erik-Jan Zürcher
Resmi İstatistiklere Göre Osmanlı Toplum Ve Ekonomisi
Teşkilat’ın İki Silahşoru
Biri Meşrutiyet’in Silahşoru Dede Yakup Cemil
Diğeri Cumhuriyet’in Silahşoru Torun ‘’Yakup Cemil’’
“Soner Bey beni arıyormuşsunuz?”
Tanışmamız telefonda bu cümleyle başladı.
Tarih: 16 Haziran 1999.
“Tetiği çekene biz ‘Teğ-Men’ ya da ‘Çiftçi’ derdik. Bu şifreler
bize Teşkilatı Mahsusa’dan mirastı. Nasıl mı?
İki kompartıman çalıştık; 1-2-3 ve 4-5-6.
Ben 4’üm. Liege-Brüksel ve Rotterdam-Abnham hattı bizimdi.
Neler mi yaptık?
Operasyondan sonra ellerimizi kolonyalı mendillerle sildik...
Bunun eğitimini İzmir yakınlarında Amerikalılardan kalma bir
yerde aldım...”
İttihat ve Terakki’nin silahşoru Yakup Cemil’in kardeşi
Mehmed Hüsnü’nün torunuydu.
Sistemler, rejimler değişti; Teşkilat hep aynı kaldı.
Teşkilat’ın İki Silahşoru’nun 1903 yılında Pangaltı’da
başlayan 80 yıllık yazılmamış hikâyesi...
Türk Hava Gücü
Türk askeri havacılık tarihi, Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa’nın Kurmay Yarbay Süreyya Bey’i (İlmen) görevlendirmesinin ardından kurulan dört kişilik komisyondan 33 yılda müstakil orduya geçişin tarihidir. Türk ordusunun ilk uçaklarını aldığı, ilk pilotlarını yetiştirdiği, hava okulunu kurduğu ve hava teşkilatını oluşturduğu süreçten hemen sonra girdiği Balkan Savaşları’nda Türk askeri havacılığı büyük bir sınav vermiş, Kıtalararası Hava Seferi’nin gerçekleştirilmesinin ardından Birinci Dünya Savaşı’nda pek çok cephede önemli roller oynamıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde havacılık alanında yapılan çalışmalar ve edinilen tecrübeler Milli Mücadele yıllarında Türk havacılığının Anadolu’da yeniden kurulmasını sağlamıştır. Hava gücünün savaşlardaki etkisine şahit olan Cumhuriyet’in kurucuları, milli imkân ve kabiliyetleri de değerlendirerek askeri havacılığın sağlam temeller üzerinde yükselmesine özen göstermişlerdir. 1950 yılına gelindiğinde Türk Hava Kuvvetleri, Hava Harp Akademisi dışında bütün hava unsurlarını bünyesine alarak müstakil ve modern bir kuvvet olmuştur. Türk Hava Gücü, Türk askeri havacılığının Milli Mücadele yıllarında yeniden doğuşu, Cumhuriyet’e giden süreçteki köşe taşları ile müstakil kuvvet olma yolunda atılan adımlar için bir başvuru kaynağı.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.