Teşkilat’ın İki Silahşoru
₺400,00 Orijinal fiyat: ₺400,00.₺330,00Şu andaki fiyat: ₺330,00.
Biri Meşrutiyet’in Silahşoru Dede Yakup Cemil
Diğeri Cumhuriyet’in Silahşoru Torun ‘’Yakup Cemil’’
“Soner Bey beni arıyormuşsunuz?”
Tanışmamız telefonda bu cümleyle başladı.
Tarih: 16 Haziran 1999.
“Tetiği çekene biz ‘Teğ-Men’ ya da ‘Çiftçi’ derdik. Bu şifreler
bize Teşkilatı Mahsusa’dan mirastı. Nasıl mı?
İki kompartıman çalıştık; 1-2-3 ve 4-5-6.
Ben 4’üm. Liege-Brüksel ve Rotterdam-Abnham hattı bizimdi.
Neler mi yaptık?
Operasyondan sonra ellerimizi kolonyalı mendillerle sildik…
Bunun eğitimini İzmir yakınlarında Amerikalılardan kalma bir
yerde aldım…”
İttihat ve Terakki’nin silahşoru Yakup Cemil’in kardeşi
Mehmed Hüsnü’nün torunuydu.
Sistemler, rejimler değişti; Teşkilat hep aynı kaldı.
Teşkilat’ın İki Silahşoru’nun 1903 yılında Pangaltı’da
başlayan 80 yıllık yazılmamış hikâyesi…
| Yayınevi | Kırmızı Kedi Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | Soner Yalçın |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2019 |
| Boyut | “14, 00 X 23, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Kırmızı Kedi Yayınevi – Teşkilat’ın İki Silahşoru
/n
Biri Meşrutiyet’in Silahşoru Dede Yakup Cemil
Diğeri Cumhuriyet’in Silahşoru Torun ‘’Yakup Cemil’’
“Soner Bey beni arıyormuşsunuz?”
Tanışmamız telefonda bu cümleyle başladı.
Tarih: 16 Haziran 1999.
“Tetiği çekene biz ‘Teğ-Men’ ya da ‘Çiftçi’ derdik. Bu şifreler
bize Teşkilatı Mahsusa’dan mirastı. Nasıl mı?
İki kompartıman çalıştık; 1-2-3 ve 4-5-6.
Ben 4’üm. Liege-Brüksel ve Rotterdam-Abnham hattı bizimdi.
Neler mi yaptık?
Operasyondan sonra ellerimizi kolonyalı mendillerle sildik…
Bunun eğitimini İzmir yakınlarında Amerikalılardan kalma bir
yerde aldım…”
İttihat ve Terakki’nin silahşoru Yakup Cemil’in kardeşi
Mehmed Hüsnü’nün torunuydu.
Sistemler, rejimler değişti; Teşkilat hep aynı kaldı.
Teşkilat’ın İki Silahşoru’nun 1903 yılında Pangaltı’da
başlayan 80 yıllık yazılmamış hikâyesi…
İlgili ürünler
Başkomutan Emsalsiz Lider
Başkomutan kitabı, Türk milletinin varoluş mücadelesini Mustafa Kemal’in askeri kariyerini izleyerek anlatıyor. Onun hangi kritik dönemde, hangi hayati kararı, nelere dayanarak aldığını ve bunların sonuçlarını tartışıyor.
Sadece siyasi durum ve güç ilişkileri açısından değil, arazi bilgisi ve insan psikolojisi açısından da Mustafa Kemal’in tercih ve aksiyonlarını analiz ediyor.
Ahmet Yavuz bizi hem arazide hem arşivlerde bir zaman yolculuğuna çıkarıyor ama ayaklarımızı bugüne bastırarak… Mustafa Kemal’in izinde bugünü daha iyi anlamak, onu geleceğe taşımak için.
Devleti Aliyye Iı
Halil İnalcık Devlet-i 'Aliyye'nin ilk cildinde, Osmanlı Devleti'nin bir beylikten güçlü ve köklü bir imparatorluğa dönüşümünün öyküsünü konu ederek geniş kitlelere ulaştı. Okuyucuların merakla beklediği ikinci cildin konusu, imparatorlukta padişahlık otoritesinin yok oluş sürecinde çeşitli odakların iktidarı ele geçirmek için verdiği mücadele…
Halil İnalcık, dönemin tarihçilerinin "tagayyür ve fesad", yani bozuluş ve kargaşa olarak adlandırdıkları bu durumu, o çağın kaynaklarından ve az bilinen arşiv belgelerinden de yararlanarak günümüz okuyucusu için anlatıyor, yorumluyor.
Kayı 8: Islahat Darbe Ve Devlet
Bağ-ı alem içre gerçi pek safadır saltanat
Vakf etsen bir kuru gavgâya câdır saltanat
Bu zamanın devletiyle kimse mağrûr olmasın
Kam alırsan adl ile ol dem becâdır saltanat
3. Selim Han
Son zamanların en çok okunan Osmanlı Tarihi serisi “Kayı”, Kayı 8: Islahat, Darbe ve Devlet adlı eserle kaldığı yerden devam ediyor. Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil bu çalışmasında; Osmanlı padişahlarından 3. Osman Han’ın tahta cülusuyla başlayıp sırasıyla 3. Mustafa Han, 1. Abdülhamid Han, 3. Selim Han ve 4. Mustafa Han dönemlerini anlatıyor.
Tam yarım asır devam eden bu dönemde savaşlar, barışlar, ıslahatlar, imar faaliyetleri ve Osmanlı padişahları ile önemli devlet adamlarının şahsiyetleri yanında;
Devlete yapılan ihanetleri görüp üzüleceksiniz!
Çerkezistan’da İslâm’ın yayılması uğrunda verilen mücadeleyi görüp gayretleneceksiniz!
Kırım’ın nasıl elden çıktığını okuyup kahrolacaksınız!
Darbelerin ülkede yaptığı tahribata şahit olacaksınız!
Çeşme Limanı’nda Osmanlı donanmasının ateşe verilmesindeki gaflete yanacaksınız!
Padişahların kötü gidişatı durdurmak, ülkeyi yeniden düzlüğe çıkarmak yolunda bitmeyen gayretlerini görüp heyecanlanacaksınız!
Napolyon’un Mısır seferi ve sonrasında Cezzar Ahmed Paşa’nın Akka Müdafaası’yla gururlanacaksınız!
Bunlar ve daha birçok mesele Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in eşsiz üslubu ve yorumlarıyla Kayı8: Islahat, Darbe ve Devlet kitabında sizleri bekliyor.
Kgb Kremlinin Gözleri
İnsan, var oldu.
Efendi oldu, ama çoğunlukla da köle oldu.
Sınıf, bir bakıma kader de oldu. Halklar ilk günden itibaren baskı, sömürü ve adaletsizlik ile kavgalı oldu. 1789’da ayaklandı, “özgürlük, eşitlik, kardeşlik!” dedi, kan döktü, can verdi, tiranları devirdi. Fransız Devrimi ile ümitlenir gibi olmuştu ki Sanayi Devrimi, eski düzeni yeniden kurdu; efendi yerine patron, köle yerine işçi geldi. Karl Marx diye biri çıktı. Kapitalizm bela, tarih dediğimiz sınıf mücadelesi dedi. Komünizm diye bir hayal kurdu. Sınıf değil kardeşlik, sömürü değil yoldaşlık olacaktı. Adeta bir dünya cenneti. Böyle bir dünya mümkün, “zincirlerinizden kurtulun!” dedi. Ve ekledi: “Kurtulun ve son bir devrim daha yapın!”
Rusya’da Lenin diye biri çıktı, “evet, mümkün!” dedi. Önce Çar’ı devirdi, sonra her şeyi. Rusya’yı yaptı Sovyetler Birliği. Olacaktı komünist bir dünya cenneti. Ancak bu, hayal edilenden çok farklı bir komünizmdi. Dikiş tutmadı, tutsun diye yaratıldı bir terör makinesi.
Adı KGB idi…
Daha iyi bir dünya adına yaktı, yıktı, ezdi geçti. Ezdikçe büyüdü, büyüdükçe daha çok ezdi. Devrimlerle darbelerle dünyanın yarısını ele geçirdi; herkesi izledi, herkesi dinledi; cennet idealinden yarattı bir korku devleti. Özgürlük adına özgürlükleri, insanlık adına insanları yok etti.
Bizzat kendisini besleyip büyütenleri bile…
Ve bir gün geldi, kendi elleriyle kurduğu cennet hayalini, cehenneme dönüşmüş bir kâbus olarak yine kendi elleriyle toprağa verdi.
Belki de bu, daha en başından itibaren yanlış yerde, yanlış zamanda yapılmış bir devrimin hikâyesiydi...
Resmi İstatistiklere Göre Osmanlı Toplum Ve Ekonomisi
Tarihi Değiştiren Konuşmalar
Tarihin önde gelen liderlerinin kimi zaman ADALET ve ÖZGÜRLÜK çağrısı yaptığı, kimi zamansa DEMOKRASİ ve EŞİTLİK için ayağa kalktığı, bazen TEHDİT savurup KORKU saldığı ama sıklıkla da ortaya büyük bir VİZYON koyup yeni bir DÜZEN yaratmaya soyunduğu konuşmalardan oluşan bu kitabı okuduğunuzda, kelimelerin eylemlere nasıl ilham verdiğine şahit olacak, bundan böyle “söylenenlere” daha iyi kulak kabartacaksınız.
Ali Çimen’in yenilenerek okuyucusuyla buluşturduğu bu kitapla; Büyük İskender’in kılıcıyla olduğu kadar sözcükleriyle de dünyayı fethettiğine tanıklık edecek, Tarık bin Ziyad’la gemileri olmasa da kelimeleri ateşe verecek, Alp Arslan’ın cümleleriyle Anadolu’nun kapılarını omuzlayacağız. Haçlı Seferleri’nin nasıl başladığına Bizzat Papa Urban’nın ağzından şahit olacak, Kraliçe I. Elizabeth’le birlikte ordusuna cesaret verecek, Abraham Lincoln’le demokrasi yemini edeceğiz. Susan B. Anthony ile kadın düşmanlarına meydan okuyacak, Bismarck’ın nutkuyla Almanya’nın düşmanlarına göz dağı vereceğiz. Durmayacak, Woodrow Wilson’la “Yeni bir dünya kurulsun!” diyecek, Atatürk’le yeni bir dünyanın kurulduğunu ilan edeceğiz.
Sözün gücüne inananlara...
KULAKLARINIZI DÖRT AÇIN; DUYDUKLARINIZ, GÖRECEKLERİNİZDİR!
Ya İstiklal Ya Ölüm
O gün İstanbul işgal altında. Kirli çizmeler dolaşıyor caddelerinde. Güneş bu karanlığın içine doğmak istemiyor. Güneşin her zamanki gibi doğması için Fenerbahçeliler, Kurbağalıdere kenarında kulüp binasının önündeki iskeleye yanaşan motorlarla Anadolu’ya silah kaçırıyorlar. Hem bu yüzden hem de işgal kuvvetlerinin takımlarını peş peşe yendikleri için özel bir nefret var üzerlerinde. Sahada cezalandırmak istenen Fenerbahçe, üstün başarılı sportif mücadele sonucunda alınan Harington Kupasıyla, taraflı tarafsız herkesin gönlünde taht kurmuş, Türk istiklalinin ateşleyicilerinden olmuştur.
Bu başarıyı ve gururu anlatan Ya İstiklal Ya Ölüm halkımıza, bu sporcularımızın ve askerlerimizin aziz anısına bir armağan.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.