Savaşçının Açlığı 3
₺240,00 Orijinal fiyat: ₺240,00.₺200,00Şu andaki fiyat: ₺200,00.
1 adet stokta
Savaşçının Açlığı 3
BU BENİM, SADECE
BENİM İNTİKAMIM!
Fate, nihayet Hado Vlerick’le olan geçmişine son darbeyi vurur. Açgözlü’nün yeni formuna ulaşmasıyla, Fate için Hart ailesiyle vedalaşma vakti gelmiştir. Oburluk yeteneğini bastıramaması ve Roxy’yi tehlikeye atmak istememesi nedeniyle Fate, Galia’ya doğru yola koyulur. Ancak arkasında bırakmaya çalıştığı geçmişi, bu yolculukta bir kez daha Fate’in karşısına çıkacaktır. Acı dolu çocukluğunun geçtiği köye saldıran canavarlarla yüzleşir; babasının mezarının karşısında yıllar sonra ilk kez gülümser…
Sonunda geçmişinin zincirlerinden kurtulan Fate, yeniden Kızıl Gözlü Galialı Kız ile karşılaşır. Kız, ona borcunu ödeme vaktinin geldiğini söylediğinde ise Fate için yeni bir maceranın yolu görünür…
İlgili ürünler
Dede Korkut
Çocukluğunda "Dede Korkut" adını duymamış olan yoktur. O yaşlarda hakkında fazla bir şey bilmediğimiz ya da öğrenmediiğimiz Dede Korkut, Türklerin gelenek ve göreneklerini, yaşama biçimlerini, değer yargılarını yansıtan hikayelerin anlatıcısı, derleyip toparlayıcısı olan bir Türk "ata"sıdır.14. ve 15. yüzyıllarda yazıya geçirilen, ama önceinin çok ötelerde olduğu bilinen bu hikayelere "destan" da denilmektedir. Dildeki yalınlık ve açıklık, anlatımındaki akıcılık, bu yapıtın bugünlere ulaşmasını sağlamıştır. Doğa sevgisi, insanca olan her şeye verilen değer gibi evrensel temaların yanında,hikayelerin her satırına ozanca bir duyarlık da sinmiştir.
Dede Korkut Destanları
Dede Korkut Kitabı Türkistan
Dedem der;
Ay öte, yıl dolana, zamaneler kopup gele;
Dağ otları tükene, diken kala;
Tatlı dirlik tükene, dava ile savaş kala;
Asıl beyler tükene, avam kala;
Silintiler yıkıla, bir yerde oba ola;
Derintiler yıkıla, bir yerde kentli ola;
Bir kentte iki gühâ olsa, beş dahice daruğa ola;
Onlar dahi birbirinin sözüne bitmeyeler;
Ortalıkta bed nefs ile yalancının günü doğa;
O günleri görmemişim ben,
Dedem görmüş gibi söylerim;
Yazı, kışı bilinmez yıllar ola;
Kuvveti, gücü bilinmez eller ola;
Yaylaklar kışlak ola, kışlaklar yaylak ola;
Tat evi ile Türk evi bir araya komşu ola;
Ağaç çanak, taş çanak birbirine karışık ola.
Edige Batır Destanı
Oguz Bitig
Ramayana – Sundara Kanda – Umudun Hikayesi (5. Kitap)
Ulu Han Ata Bitiği
Ulu Han Ata Bitiği diğer adı ile Ulu Han Ata Kitabı, Türklerin ilk babasının yani Türk ırkına mensup ilk kişi olan Ulu Ay Ata’nın ve ilk Türk kadını ve annesi Ulu Ay Ana’nın yaradılışını anlatmaktadır. Özellikle Türklüğün kökeni ve Türklerin dünya üzerinde yaşamaya başlaması ile ilgili bilgiler, herkesin ilgisini çekebilecek özelliklere sahip olup eşine az rastlanır cinstendir. Eserde; Türkler, Oğuz Kağan, Dede Korkut, Ulu Kara Dağ, Ulu Ay Ata, Ulu Ay Ana, Altın Han, Gümüş Han, Türk Yemini, Çocuk Arslan Hikayesi gibi Türk tarihi, kültürü ve coğrafyası ile ilgili pek çok konuda bilgiler verilmiştir.
Bütün bunlara ilave olarak Arapça metin içerisinde bulunan yer adları ve kişi isimlerinin her birinin arkaik Türkçe unsurlar olması, eserde verilen bilgilerin değerini daha da artırmaktadır. Prof. Dr. Necati Demir’in yayına hazırladığı eser üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde eserin yazıldığı coğrafya ve dönemin tarihi hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde ise eseri Farsçadan Arapçaya tercüme eden ve bir Memluk Türkü olan yazarı Seyfüddin Ebubekir bin Abdillah bin Aybek ed-Devadarî ve Ulu Han Ata Bitiği’nin içinden alındığı eseri Dürerü’t-Tican ve Gureru Tevarihi’z-Zaman tanıtılmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise Ulu Han Ata Bitiği metni verilmiştir.
Yeryüzünden Binbir Efsane
Yeryüzünden Binbir Efsane / Bakır Dağlar, Kör Kuyular, Büyülü Kuşlar'da Filiz Özdem, her yaştan genç için bir masal alemi kuruyor. Bu aleme, Aysu Koçak gravür tadındaki desenleriyle eşlik ediyor. Efsaneler resimlere, resimler efsanelere karışıyor. Şıklar mı istersiniz, tanrılar mı, asiler, kahramanlar, hükümdarlar, canavarlar, şeytanlar, doğaüstü güçler mi yoksa... Felaketler, mucizeler, kehanetler, rüyalar, sırlar arasından sıyrılarak kulelere mi çıkmak, kuyulara mı inmek, mağaralara mı sokulmak istersiniz? Belki Samanyolu'nda gezinmek istersiniz ya da Nuh'un gemisini yapmak için kolları sıvamak... Bütün bu efsanelere, insanoğlu hayal etmenin sınırı olmadığını kanıtlamak için didinip durmuş onbinlerce yıl. Hayallere devam edelim... Kitabın güzergahı İstanbul'da başlayıp yine İstanbul'da son buluyor. Kıtalar geçip okyanuslar arşınlayarak, Hint, Yunan, Çingene, Cermen, Türk, Kürt, Ermeni, Kızılderili, Eskimo, Aztek, Maya ve daha nice kültürün efsanesiyle kah Anadolu'yu karışlayacak kah Asya'dan Amerika'ya, Avrupa'dan Avustralya'ya, Kutuplar'dan Afrika'ya savrulacaksınız. Coğrafyanın birbirine karıştığı, zamanın silindiği kardeş efsaneler diyarında doyumsuz bir yolculuğa kim hayır diyebilir ki?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.