Şampanyadaki Zehir
₺315,00 Orijinal fiyat: ₺315,00.₺259,88Şu andaki fiyat: ₺259,88.
Muhteşem yemeklerle donatılmış yedi kişilik bir sofrada altı kişi oturuyordu. Yedinci kişinin yerindeyse Rosemary Barton’un anısına bir biberiye (rosemary) dalı duruyordu. Bir yıl önce meydana gelen o acı olayı kimsenin unutmak istememesi garipti. Çünkü güzel yüzü acıdan tanınmaz hale gelen genç kadın, bu masada son nefesini vermişti. Rosemary Barton tanıştığı her insanda güçlü duygular uyandıran güçlü duygular uyandıran güzel bir kadındı. Ne yazık ki bir olay sırasında uyandırdığı başka bir güçlü duygu onun sonunu hazırlamıştı.
| Yayınevi |
Altın Kitaplar |
|---|---|
| Yazar |
Agatha Chrıstıe |
| Baskı Yılı |
2006 |
5 adet stokta
Altın Kitaplar – Şampanyadaki Zehir
/n
Muhteşem yemeklerle donatılmış yedi kişilik bir sofrada altı kişi oturuyordu. Yedinci kişinin yerindeyse Rosemary Barton’un anısına bir biberiye (rosemary) dalı duruyordu. Bir yıl önce meydana gelen o acı olayı kimsenin unutmak istememesi garipti. Çünkü güzel yüzü acıdan tanınmaz hale gelen genç kadın, bu masada son nefesini vermişti. Rosemary Barton tanıştığı her insanda güçlü duygular uyandıran güçlü duygular uyandıran güzel bir kadındı. Ne yazık ki bir olay sırasında uyandırdığı başka bir güçlü duygu onun sonunu hazırlamıştı.
İlgili ürünler
Frankenstein Ya Da Modern Prometheus – Hasan Ali Yücel Klasikleri 277
Mary Shelley (1797-1851): Yaşadıkları zamanın en önemli yazar ve filozoflarından olan William Godwin ile Mary Wollstonecraft’ın kızıdır. 1816 yılında eserleri üzerinde büyük etkisi olan, İngiliz şiirinin saygın isimlerinden Percy Bysshe Shelley ile evlendi. 1818’de epey genç bir yaşta kaleme aldığı, ilk bilimkurgu örneklerinden biri sayılan Frankenstein ya da Modern Prometheus ile büyük bir üne kavuştu. Yayımlandığı dönemde gerek konusu, gerekse yazarının kadın olması nedeniyle büyük ilgi gören Frankenstein, yaklaşık iki asırdır dünya edebiyatını ve diğer tüm kültür ürünlerini etkilemeyi sürdürmektedir.
Gulliver’in Gezileri – Hasan Ali Yücel Klasikleri 52
Jonathan Swift (1667 - 1745): "Kitapların Savaşı"ndan "Alçakgönüllü Bir Öneri"ye tüm çağların en önemli yergi ustalarından biri ve tek romanı Gulliver’in Gezileri’yle (1726) ölümsüzleşmiş bir 17. yüzyıl sonu - 18.yüzyıl başı yazarıdır. Gulliver’in ilk iki bölümünde, "Cüceler" ve "Devler" ülkelerine gezilerindeki hayalgücüyle hemen her yaştan okura ulaşan Swift, insanlığa ilişkin gözlemleriniyse, kitabının dördüncü bölümü olan "Tekboynuzlar Ülkesine Yolculuk"ta alabildiğine keskinleştirmiştir. İrfan Şahinbaş: Hasan Âli Yücel'in kurduğu Tercüme Bürosu'nun önde gelen İngilizce çevirmenlerindendir. Uzun yıllar İ.Ü. İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde görev yapan Şahinbaş, Swift'in yanı sıra, Platon, Shakespeare ve Hawthorne çevirileriyle de tanınmıştır.
Menakıb-I Evliya (Buyruk)
Bir inancın yüzyıllar boyunca kalemden kâğıda, kâğıttan dile, gönüllere aktarıla aktarıla bugüne gelmiş kılavuz kitabı Menâkıb-ı Evliyâ (Buyruk) bağlısına, okuruna, meraklısına bir daha sesleniyor.
“... Tâ kim silsile-i nesl-i evlâd-ı Resûl’den bu vasiyyetleri Şeyh Seyyid Safiyyüdîn Hazretine geldi, kaddesallâhu sırrıhu’l-azîz, okuyub bildi ve anınla amel kıldı. ‘Bu ilim şerîf ilim imiş’ didi. Kendüye mürîd olup irâdet getüren tâliblerine telkîn idüb bu Vasiyyetnâme mucibince evliyâ muhiblerin irşâd iderdi. Bize dahî anlardan yâdigâr kaldı. Evliyânın Menâkıbı budır, bilesiz ve tâliblere terbiye kılasız!”
“Elimize ulaştığı kadarıyla sayısı birkaç yüzü geçen Buyruk yazmaları incelendiğinde, Kızılbaş-Alevî toplumunun inanç, ritüel, kültür ve toplumsal yapısına dair birçok detay ortaya çıkacaktır. İşte elinizdeki kitap, alandaki bu boşluğu doldurmaya dönük mütevazi bir adım olarak görülmelidir. Kitap, okuyucuya Buyruk’un ilk kez bir edisyon-kritik metnini sunmanın yanı sıra, eserin tarihsel ve toplumsal bağlamı, kaynakları, oluşum süreci ve kavramsal dünyası üzerine kapsamlı bir analize girişmektedir.”
Piramit
Golding, kendi yaşamından izler taşıyan Piramit’te bizi 2. Dünya Savaşı öncesinde İngiliz taşrasının “sınıf takıntılı” ve boğucu ortamına götürür. İnsanların katı bir toplumsal hiyerarşiye göre konumlandığı, herkesin kendi yerini bildiği bu kasabada birbirine hiç temas etmeyen hayatlar sürülür. Anlatının henüz yetişkin dünyasındaki ilişkileri kavrayamamış bir gözlemcinin, genç ve toy Oliver’ın bakış açısından aktarılması ise ironiktir. Piramit, 1920’lerden 1940’lara uzanan yeniyetmelikten yetişkinliğe geçiş sürecine tanıklık ettiğimiz Oliver’ın çocukluğuna ve gençliğine ait trajik olduğu kadar da komik üç hikayeden oluşur.
Romanın başında sosyal merdivende yükselmek üzere ilk adımı atarak Oxford Üniversitesi’ne başlamaya hazırlanan Oliver, hem alt orta sınıftan gelen anne babasının “sınırlı” dünyalarına hem de kasabanın daha yüksek sınıftan sakinlerine karşı öfke doludur. Toplumsal tabakalaşma ve sınıf bilincine dayanan bu “piramit” benzeri yapı, Oliver’ın kişisel olarak aşması gereken bir engeldir.
Robinson Crusoe – Hasan Ali Yücel Klasikleri 180
Daniel Defoe (1660-1731) Londra’da varlıklı bir ailede dünyaya geldi. İyi bir akademik eğitimin ardından ticarete atıldı. Çetin ve macera dolu bir ticaret hayatının ardından siyasi yergilerle yazarlığa başladı. Gözü pek bir gazetecilik kariyeri ve pek beğenilen didaktik eserlerinin ardından, geç sayılabilecek bir yaşta onu dünya edebiyatının başköşelerinden birine yerleştiren Robinson Crusoe romanını yazdı. Defoe bu ölümsüz eserinde, gemi kazası sonucu düştüğü ıssız bir adada hayatta kalma mücadelesi veren Robinson Crusoe’nun hikâyesini ustalıkla anlatır. İnsan doğasını çok iyi tanıyan yazar güçlü kalemi ve yalın üslubuyla insanlık tarihinin her döneminde, her okurun kendisinden bir şeyler bulabileceği bir kahraman yaratmayı başarır. Çeşitli konularda pek çok eser yazan Defoe, İngiliz romanının kurucularından sayılır. Fadime Kâhya (1963): A.Ü. Siyasal Bilgiler fakültesi İktisat Bölümü'nde öğrenim gördü. Uzun yıllar bankacılık sektöründe çalıştı. B. Kellerman, D. Ulrich ve N. Smallwood'dan işletme ve iş idaresi kitapları çevirdi. Türkçeye kazandırdığı eserler arasında C. Eagleton'ın Paranın Tarihi adlı araştırması, B. Jerrold'ın Gustave Dor'e, A. Gold ve R. Fitzdale'in Sarah Bernhardt biyografileri, G. Elliot'ın Silas Marner adlı romanı da bulunmaktadır.
Sineklerin Tanrısı – Modern Klasikler 1
''Sineklerin Tanrısı bas¸langıçta, ıssız bir adaya düs¸en çocukların serüvenlerini anlatan, küçükler için yazılmıs¸ bir öykü, R.M. Ballantyne’ın Mercan Adası’nın çagˆdas¸ bir uygulaması sanılabilir. Hatta Golding, kendine özgü buruk alaycılıkla, okuyucunun bu sanısını pekis¸tirmek istercesine, Sineklerin Tanrısı’nın bas¸lıca iki kis¸isine Mercan Adası’ndaki çocuklardan aldıgˆı Ralph ve Jack adlarını verir. Mercan Adası’nda Ballantyne, oldukça duygusal ve biraz da bön bir iyimserlikle, gemileri battıktan sonra Pasifik Okyanusu’nda ıssız bir adaya sıgˆınan üç İngiliz gencinin, Büyük Britanya uygarlıgˆının oldukça bas¸arılı bir küçük örnegˆini nasıl yeniden kurduklarını anlatır. Golding’in Sineklerin Tanrısı’nda da bir mercan adası ve İngiliz çocuklar vardır. Ama altı ile on iki yas¸ arasında olan bu çocuklar, gelecekteki atom savas¸ı sırasında, güvenilir bir yere götürülmek üzere bindikleri uçak bir saldırıya ugˆradıgˆı için bu mercan adasına düs¸müs¸lerdir. Ve bu mercan adasında olup bitenler, Ballantyne’ın romanında olup bitenlere hiç mi hiç benzememektedir...?Sineklerin Tanrısı’nda gördügˆümüz ıssız ada da yeryüzünün cennetlerinden biridir. Çocuklar da bu adanın, okudukları Mercan Adası’na çok benzedigˆini söylerler. Ne var ki, bas¸langıçta bunu hiç sezinlemedigˆimiz halde,?atom çagˆının çocukları, bu güzelim adayı her açıdan bir cehenneme çevireceklerdir.''
Uğultulu Tepeler – Beyaz Kapak
İngiltere’de 19. yüzyılın ikinci yarısı (Victoria dönemi) orta sınıfın yükselişini, gösterişli yaşamların moda oluşunu simgeler. Bronte kardeşler, kadının edebiyatla uğraşmasının hoş görülmediği bu yıllarda, önce erkek kimliğiyle şiirler yazmış sonra kendi adlarıyla, klasikler arasında yer alacak üç önemli romana imza atmışlardır. Emily Brontë 1848’de öldüğünde dünya edebiyatının en güzel yapıtlarından birini, ilk ve tek romanı Uğultulu Tepeler’i bırakmıştır ardında. Bu Victoria dönemi romanı, kimine göre dünyanın gelmiş geçmiş en büyük aşk romanı; kimine göre her okunuşunda değişik tatlar veren çağlar ötesi bir eser ya da insanın içine işleyen bir anlatımla dile getirilmiş uzun bir şiirdir.
Ölümünden bir yıl önce bitirdiği Uğultulu Tepeler’deki karakterlerin yalnızca hayal ürünü kişiler olmadığı, Brontë’nin çevresindeki gerçek kişilerden derin izler taşıdığı da bir gerçektir. Sevgi, kin, nefret, intikam, tutku gibi güçlü duygularla örülü bu gençlik öyküsü, aynı zamanda marazi bir aşkın hikayesidir.
Zaman Makinesi – İthaki Yayınları
Wells’in ilk olarak okul gazetesinde yayınladığı bir öyküden hareketle kaleme aldığı kısa romanı Zaman Makinesi, 1895’ten beri bilimkurgunun önde gelen eserlerinden biri oldu. Hem geleceği hayal etmek hem de biliminsanının karakterini göstermek adına derin saptamalarda bulunan, politik göndermelerle yüklü bu distopya, hâlâ gerçekleştiremediğimiz bir fantezinin peşinden yıllardır sürüklüyor bizi.
Volkan Gürses’in Türkçeye çevirdiği Zaman Makinesi’nin bu yeni baskısı, roman tarihi ve H.G. Wells üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan akademisyen Patrick Parrinder’ın önemli makalelerinden biriyle zenginleşiyor. Elif Ersavcı’nın Türkçeye kazandırdığı bu makalede Parrinder, Wells’in Zaman Makinesi’ni yazarken, “yaratıcılık düzeyinde de olsa, kendi ölümünün ötesine geçmeyi” öğrendiğini iddia ediyor. Zamana karşı bir makinenin, ölümlülüğe karşı bir yaşamın hikâyesi bu.
Wells’in en büyük üç romanından biri olan Zaman Makinesi’ni okurken, hepimiz bir Zaman Yolcusu’yuz!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.