Piramit
₺400,00 Orijinal fiyat: ₺400,00.₺330,00Şu andaki fiyat: ₺330,00.
Golding, kendi yaşamından izler taşıyan Piramit’te bizi 2. Dünya Savaşı öncesinde İngiliz taşrasının “sınıf takıntılı” ve boğucu ortamına götürür. İnsanların katı bir toplumsal hiyerarşiye göre konumlandığı, herkesin kendi yerini bildiği bu kasabada birbirine hiç temas etmeyen hayatlar sürülür. Anlatının henüz yetişkin dünyasındaki ilişkileri kavrayamamış bir gözlemcinin, genç ve toy Oliver’ın bakış açısından aktarılması ise ironiktir. Piramit, 1920’lerden 1940’lara uzanan yeniyetmelikten yetişkinliğe geçiş sürecine tanıklık ettiğimiz Oliver’ın çocukluğuna ve gençliğine ait trajik olduğu kadar da komik üç hikayeden oluşur.
Romanın başında sosyal merdivende yükselmek üzere ilk adımı atarak Oxford Üniversitesi’ne başlamaya hazırlanan Oliver, hem alt orta sınıftan gelen anne babasının “sınırlı” dünyalarına hem de kasabanın daha yüksek sınıftan sakinlerine karşı öfke doludur. Toplumsal tabakalaşma ve sınıf bilincine dayanan bu “piramit” benzeri yapı, Oliver’ın kişisel olarak aşması gereken bir engeldir.
| Yayınevi | İş Bankası Kültür Yayınları |
|---|---|
| Yazar | William Golding |
| Sayfa Sayısı | 232 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2016 |
| Boyut | “13, 00 X 19.00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
İş Bankası Kültür Yayınları – Piramit
/n
Golding, kendi yaşamından izler taşıyan Piramit’te bizi 2. Dünya Savaşı öncesinde İngiliz taşrasının “sınıf takıntılı” ve boğucu ortamına götürür. İnsanların katı bir toplumsal hiyerarşiye göre konumlandığı, herkesin kendi yerini bildiği bu kasabada birbirine hiç temas etmeyen hayatlar sürülür. Anlatının henüz yetişkin dünyasındaki ilişkileri kavrayamamış bir gözlemcinin, genç ve toy Oliver’ın bakış açısından aktarılması ise ironiktir. Piramit, 1920’lerden 1940’lara uzanan yeniyetmelikten yetişkinliğe geçiş sürecine tanıklık ettiğimiz Oliver’ın çocukluğuna ve gençliğine ait trajik olduğu kadar da komik üç hikayeden oluşur.
Romanın başında sosyal merdivende yükselmek üzere ilk adımı atarak Oxford Üniversitesi’ne başlamaya hazırlanan Oliver, hem alt orta sınıftan gelen anne babasının “sınırlı” dünyalarına hem de kasabanın daha yüksek sınıftan sakinlerine karşı öfke doludur. Toplumsal tabakalaşma ve sınıf bilincine dayanan bu “piramit” benzeri yapı, Oliver’ın kişisel olarak aşması gereken bir engeldir.
İlgili ürünler
Aşk Ve Anlatı Şiirleri
William Shakespeare (1564-1616): Oyunlarında insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazarın Aşk ve Anlatı Şiirleri’yle oyunları arasında söz, duygu, ruh, ihtiras, inanç bakımından çeşitli yakınlıklar bulunmaktadır. Bu şiirlerde de lirik cazibe, heyecanlı olaylar, sürükleyici yaşantılar, billur özdeyişler vardır, şairin anlatı ustalığına ve imge yaratıcılığına hayran olmamak, mekân, görüntü, doğa ve nesne betimlemelerini başarılı bulmamak mümkün değildir. “Venüs ile Adonis” güzellik tanrıçasının isteksiz bir genci baştan çıkarmak uğrundaki ısrarlı çabalarının küçük bir mitolojik destanı, “Lükres’in İğfali” kocasına sadık soylu bir kadına şehvetten gözü dönmüş bir prensin tecavüzünün öyküsü, “Anka ile Kumru” felsefi ve vicdani gücü ağır basan bir “saf” şiir, “Bir Âşıkın Yakınması” sevgiye güvendiği için bir çapkının tuzağına düşen bir kadının haklı şikâyetidir. Aşk ve Anlatı Şiirleri’nde Shakespeare’in yazdığı sanılan “Coşkulu Yolcu” ve “Ölsem mi?” adlı şiirler de yer almaktadır.
Deniz Feneri – Modern Klasikler 53
İngiliz edebiyatının başyapıtlarından biri olan Deniz Feneri, son derece basit olay örgüsünün ardında yaratıcısının özyaşamının ayrıntılarını, toplumsal meselelere ilişkin sorgulamalarını, içgözlemlerini ve derin felsefi gizemleri barındırır.
Deniz Feneri ’nin merkezinde 1. Dünya Savaşı’nın öncesinde ve sonrasında İskoçya’nın Skye Adası’ndaki evlerinde kalan Ramsay ailesi ve konukları vardır. Çocuklar oynarken, yetişkinler sohbet eder, düşüncelere dalar ve keşiflerde bulunur. Yapıtın roman türünde alışık olduğumuz anlatı sürekliliğini kesintiye uğratan yapısı ve her bir anlatıcının kendi bilinç akışının perspektifiyle çözülen olay örgüsü, bir deniz fenerinin kendi ekseni etrafında dönen ışığını andırır.
Böylece Ramsay ailesinin sıradan gündelik yaşamı zaman, ölüm, toplumsal cinsiyet ve ahlak üzerine derin düşüncelere gömülür.
Doktor Hastalandı – Modern Klasikler 73
Burma’da dilbilim dersleri veren Dr. Edwin Spindrift aniden rahatsızlanınca İngiltere’ye geri gönderilir. Londra’da yattığı hastanede acı veren ve aşağılayıcı bir dizi tetkikten sonra beyninde tümör olduğu anlaşılır. Geçireceği operasyonu beklerken, karısı da hastane civarındaki barlarda vakit geçirmektedir. Edwin, operasyondan bir gece önce onu bulmak için üzerinde pijamalarıyla hastaneden kaçar. O güne dek sözcüklerin dünyasında yaşamış olsa da onların gerçek hayattaki “göndergelerini” pek umursamamış bir dilbilimci olarak, varlığından bile haberdar olmadığı bir aleme; Soho’nun hayatın kıyısında kalmış bin bir karanlık tiple dolu tekinsiz ve bohem yeraltı dünyasına dalar. Ancak akademik hayattaki steril varoluştan katı gerçekliğin hüküm sürdüğü yeraltına iniş macerası içinde gizem dolu bir müphemlik de barındırır.
Görünür Karanlık – Modern Klasikler 106
Golding Görünür Karanlık’ta iyi ile kötü arasındaki kadim mücadeleyi, modern çağda terörizm, cinsellik ve azizlere özgü saflığı iç içe geçirdiği bir evrene taşır. 20. yüzyıl İngiliz edebiyatının başyapıtları arasında yerini alan bu benzersiz romanda gerçeklikle yanılsama sıklıkla yer değiştirir.
Yapıtın uğruna yaşanacak hiçbir şeyin kalmadığı, bütünüyle anlamdan yoksun ve boş dünyasında, insan doğasının karanlığı türlü kisveye bürünür. Birleşik Krallık’ın II. Dünya Savaşı sırasında Almanya tarafından bombalandığı dönemde korkunç bir yangından kurtulan Matty gerçekte kimdir? Alevlerden doğmuş, kimliğini arayan, psikotik bozukluktan mustarip bir varlık mıdır; yoksa bir aziz mi?
Çocukluktan yetişkinliğe geçişlerini izlediğimiz ruhen yaralı ikizler Sophy ve Toni’yi ise hayattaki seçimleri başka bir yangına götürmektedir. Golding’in çöküşün eşiğinde duran bu dünyanın ezici ve meşum ortamına yerleştirdiği karakterleri bir gaddarlık, dehşet ve gizem kasırgasına kapılmış sürüklenmektedir. İçlerindeki tahripkâr öfkeyle hem birbirlerini hem de kendi
kendilerini yıkıma uğratırlar.
Korku Kulübü – 8 Son Kurt Adamın İni
Uğultulu Tepeler – Beyaz Kapak
İngiltere’de 19. yüzyılın ikinci yarısı (Victoria dönemi) orta sınıfın yükselişini, gösterişli yaşamların moda oluşunu simgeler. Bronte kardeşler, kadının edebiyatla uğraşmasının hoş görülmediği bu yıllarda, önce erkek kimliğiyle şiirler yazmış sonra kendi adlarıyla, klasikler arasında yer alacak üç önemli romana imza atmışlardır. Emily Brontë 1848’de öldüğünde dünya edebiyatının en güzel yapıtlarından birini, ilk ve tek romanı Uğultulu Tepeler’i bırakmıştır ardında. Bu Victoria dönemi romanı, kimine göre dünyanın gelmiş geçmiş en büyük aşk romanı; kimine göre her okunuşunda değişik tatlar veren çağlar ötesi bir eser ya da insanın içine işleyen bir anlatımla dile getirilmiş uzun bir şiirdir.
Ölümünden bir yıl önce bitirdiği Uğultulu Tepeler’deki karakterlerin yalnızca hayal ürünü kişiler olmadığı, Brontë’nin çevresindeki gerçek kişilerden derin izler taşıdığı da bir gerçektir. Sevgi, kin, nefret, intikam, tutku gibi güçlü duygularla örülü bu gençlik öyküsü, aynı zamanda marazi bir aşkın hikayesidir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.