Şair Evlenmesi
₺140,00 Orijinal fiyat: ₺140,00.₺115,00Şu andaki fiyat: ₺115,00.
1 adet stokta
Şair Evlenmesi
İbrahim Şinasi (1826-1871) ilk Türk gazetecisi olduğu kadar, Tanzimat dönemi Türk edebiyatının da önemli şair ve yazarlarındandır. Şinasi, şiir ve düz yazı alanında Batı edebiyatı yolunda eserler veren ilk sanatçıdır. Bu yönden, O, Batı uygarlığı etkisinde gelişen Türk edebiyatının kurucusu sayılır. Batılı yazar Mr. Gibb, onun için şöyle der: “Şinasi ulemalar elinde bir oyuncak gibi olan edebiyatı, ulusun töresi ve davranış eğitimini bir araç durumuna getirdi. Bunu Batı’dan aldığı örnekle, yapmacığın yerine doğallığı koymak ve söylemek yolunu, söylenecek olanın buyruğunu vermekle yaptı.”
İlgili ürünler
Benim Adım Shakespeare
Benim Adım... Shakespeare... Eminim hepiniz Prens Hamlet’in ünlü sözü "olmak ya da olmamak"ı veya aileleri arasındaki düşmanlık nedeniyle bir felakete kurban giden âşıklar Romeo ile Juliet’i duymuşsunuzdur. Onlar, tiyatro eserlerim için yarattığım kahramanlardan sadece bazıları. Eserlerimdeki karakterleri sanki gerçek kişilermiş gibi acı çeken, tutkuları ve hırsları olan, mücadele eden kahramanlar olarak tasarladım.
Cyrano De Bergerac
Kanlı Düğün – Hasan Ali Yücel Klasikleri 9
Koçyiğit Köroğlu
Cumhuriyet dönemi tiyatrosunda halk edebiyatından esinlenen ama çağdaş kalıplara uygun yazılmış oyunların ilk örneklerini veren Ahmet Kutsi TECER, "Koçyiğit Köroğlu"nun konusunu Köroğlu hikâyelerinden seçer. Köroğlu bir Oğuz destanı kahramanıdır. Olaylar Anadolu’da, İslamiyet öncesinde geçer.Türk efsanelerinde Gök ile Yer, tanrısal kudretlerdir. İnsanoğlu, bu ikisi arasındaki varlıktır. Eserin yapısı bu ikileme dayanır.Köroğlu- Bolubeyi çatışması, ezilen halkın bir derebeyine, yani feodal düzene karşı koyuşudur.Oyunda halk dilinden seçilmiş pek çok sözcük, pek çok deyim vardır. Anlatım dili, Dede Korkut hikâyelerini çağrıştırır. Buna uygun olarak, yazarın şair oluşu, oyunu yer yer şiirli ya da nesir-şiirli bölümlerle süslemesini sağlamıştır.İlk kez, Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından 1949’da Büyük Tiyatro’nun açılış oyunu olarak temsil edilmiştir. "Ahmet Kutsi Tecer, çok yönlü bir sanatçı olup şairliği, oyun yazarlığı ve özellikle de sanatını da hayırlı yönde çok etkilemiş olan folklor araştırmacılığı ile edebiyatımızda önemli bir yer almaktadır..."Tanpınar’ın anlatımıyla, Sıvas’ta görevde bulunduğu yıllarda, Tecer "folkloru yeni bir iklim gibi keşfetmiş"; Türk halk müziği ve folklorunun önemli simalarından Muzaffer Sarısözen, Halil Bedii Yönetken ve Âşık Veysel gibi isimlerin ortaya çıkıp tanınmasında rol oynamıştır."... Tecer, oyunlarında da zengin folklorumuzdan, geleneksel Türk tiyatrosundan yararlanıp, halkın kullandığı canlı dili, şiir yüklü Türkçesiyle kaynaştırarak "Köşebaşı"; halk motiflerinden esinlenerek de destan-piyes olarak "Koçyiğit Köroğlu" gibi tiyatromuza ölümsüz eserler kazandırmıştır."- Sermet Sami Uysal
Radyo Oyunları
Bir dil ustası farklı kişilikleri sizin için, sizin adınıza konuşturmuştu. Şimdi, onu dinleme zamanı. Kendinizden ve çevrenizden çok şeyler bulacaksınız.
Birtakım hayatlar elinizde. Herkes kendi repliğini seçecektir kuşkusuz.
Yolunu arayanların, bulduğu anda yitirenlerin, kendileri olamayanların hikâyelerini dinleyeceksiniz. Aşk uğruna her yaşanmışlık parçasını rastgele savuranların, yolları sonunda kendilerine çıkanların replikleri dolduracak odanızı. Seversiniz ya da hoşlanmazsınız, ama onları tanıyacaksınız. Yolda yanınızdan geçen insanların düşündüklerini, parçalanmış hayatlarını bütünleştirme çabalarını öğreneceksiniz.
Şair Evlenmesi – Bilge Kültür Sanat
Bir töre komedisi özelliği taşıyan “Şair Evlenmesi”, görücü usulüyle evliliğin sakıncalarını konu almaktadır. Batılı tutum ve davranışı, kılık ve kıyafetiyle pek sevilmeyen, eğitimli olmasına rağmen saf bir yapıya sahip olan Müştak Bey, şairliğe özenmiş romantik bir gençtir. İki kardeşten yaşı küçük olan Kumru Hanım’ı sevmektedir. Kılavuz ve yenge hanımlar aracılığıyla evlenmeye çalışır.
Bu kadınlar mahallenin imamı Ebüllâklaka ile iş birliği yaparak Müştak Bey’i Kumru Hanım’ın ablası Sakine Hanım’la evlendirmeye kalkışırlar. Müştak Bey, nikâh sonrasında kendisiyle evlendirilen kişinin, Kumru Hanım’ın çirkin ve yaşlı ablası Sakine Hanım olduğunu görünce önce bayılır, sonra itiraz eder. Mahallelinin de işe karışmasıyla başına gelenleri kabul etme mecburiyetinde kalan Müştak Bey’in imdadına arkadaşı Hikmet Bey yetişir.
Şinasi Batılı bir eseri tercüme etme veya uyarlama yoluna giderek daha geniş kadrolu bir tiyatro eseri meydana getirme yoluna gitmemiş, halk tiyatrosu motiflerini kullanarak tiyatro yazarlarına adeta mesaj vermek istemiştir.
Yol
1982 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi kazanan Yol, senaryo yazımından çekimlerine kadar dünya sinemasında benzeri olmayan bir fenomen niteliğinde. Bu kitapta, senaryo metninin yanı sıra filmin yurtdışında uyandırdığı tepkileri ve Yılmaz Güney’le Yol projesi üzerine yapılan röportajları da bulacaksınız.
“Yol’u ne denli zor koşullar altında gerçekleştirdik, biliniyor. Buradan çıkartılacak ders şudur. En zor, en inanılmaz koşullar altında bile, başarıya giden yollar bulunabilir. Bu, sadece sanat alanında değil, hayatın her alanında mümkündür. Yeter ki, doğru ve sağlam bir siyaset izleyebilelim, kolektif çalışmanın sorumluluk ve görevlerini iyi kavrayalım ve gereken sabrı gösterelim…”
- Yılmaz Güney
“… Quartier Latin’de popüler bir sinemanın önünde 45 dakikalık bir kuyruk. Salon tıklım tıklım, dikkatli, heyecanlı. Film bittikten sonra önce büyük bir sükûnet, sonra alkışlar. Yılmaz Güney’in Yol’u hakkında çok şey söylendi, çok şey yazıldı. Fakat filmin nasıl karşılandığı da kendi başına bir olay niteliğinde…”
- Tahar ben Jelloun

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.