Saf
₺450,00 Orijinal fiyat: ₺450,00.₺383,00Şu andaki fiyat: ₺383,00.
1 adet stokta
Saf
Yıl 1785’tir. Genç mühendis Jean-Baptiste Baratte, Versailles Sarayı’na çağrılır. Paris’teki Les Innocents Mezarlığı dolmuş ve şehre doğru sızmaya başlamıştır. Baratte, halk sağlığını tehdit eder duruma gelen mezarlığı ortadan kaldırmakla görevlendirilir. Fransız Devriminin ayak sesleri derinlerden duyulurken, Baratte, mezarlığın sırlarla dolu geçmişi ile Paris’in canlı sokakları arasında dolaşacak, ölüm ile yaşamın, eski ile yeninin iç içe geçtiği bir atmosferde, insan ruhunun derinlikleriyle yüzleşmek zorunda kalacaktır. Çağdaş edebiyatın en güçlü kalemlerinden olan Andrew Miller, 2011’de Costa Kitap Ödülünü kazanan bu büyüleyici romanında, tarihsel gerçekleri hayal gücüyle harmanlayarak devrim öncesi Paris’in karanlık ve kuşatıcı iklimini, geleceği inşa ederken geçmişle hesaplaşan bireyi ve toplumu büyük bir ustalıkla anlatıyor.
“Miller, aldatıcı bir sadelikle adeta bir şair gibi yazıyor. Bu büyüleyici romanla kanıtladığı gibi, ihtiyacımız olan şey kesinlik değil cesaret.”
– The Guardian
“Kitap sizi, devrimin eşiğindeki çalkantılı Paris’e büyüleyici bir güçle çekiyor. Görüntüler, son sayfayı çevirdikten uzun zaman sonra bile zihninizde canlanıyor.”
–Daily Mail
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!
Öteki
“Yaşamıma başka türlü devam etmem mümkün değildi belki de. Unuttum, suçluluk duygusundan kurtulmak istedim ve eski beni sildim, peki yerine koyduğum ne? Bir kukla, öyle mi? Algılarım zaman ve mekândan kopuyor, aklımda apansız bir tilki fikriyle ekranıma görmeden bakıyorum. “Av yoksa avcı da yok,” diye mırıldanıyorum kendi kendime, bu boşluktan çıkmak için düşünce akışıma tutunmalıyım.”
‘Öteki’ romanı; örneğine pek rastlanmayacak biçimde geleceğin tasarımını günümüz teknolojik gelişmeleriyle ilişkilendirerek okura hem sürprizlerle dolu hem de bir o kadar tanıdık bir dünya gösterirken yazar Barış Toprak, Türkiye’de ‘Bilim Kurgu’ ve 'Polisiye' edebiyatına yeni bir bakış açısı getiriyor…
Sevdim Gitti
Çırpınıyorum, boğuluyorum.
Olmadığın her an biraz daha
ölüyorum, biraz daha seviyorum.
Bir yerden eksiliyor, bir
yerden büyüyorum. Yokluğunda
eksiğim, tamamlanamıyorum.
Beni sevmediğin her an yok
oluyorum, parçalanıyorum.
Oysa ne güzel severdik birbirimizi,
hep en acıyan yerlerimizden
öpmez miydik? Hep sarmaz mıydık
yaralarımızı?
Gel artık, ben hep buradayım.
Sensiz eksiğim, yalnızım.
Gel artık.
Bıraktığın yerdeyim.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.