Rıza
₺460,00 Orijinal fiyat: ₺460,00.₺368,00Şu andaki fiyat: ₺368,00.
1 adet stokta
Rıza
“HAYATI YARIM BIRAKIP DA GİTMEK Mİ YOKSA HAYATTA KALIP KOCAMAN BİR ÖMRÜ GİDENİN EKSİKLİĞİ İLE YAŞAMAK MI DAHA ACI?”
“Hayatını tepetaklak eden kanserle boğuşan yazar bilmediği köklerine doğru yola çıkar. Bu yolculuk, yaşamındaki zorluklara çare olmaktan öte yeni sıkıntıların kapısını açar. Geçmişin derinliklerine indikçe kırılganlıklarının, zaaflarının kaynaklarını da bulmaya başlar. Varlığındaki anlam arayışının en önemli durağına geldiğinde dayısı Rıza’nın yaşamıyla karşılaşır. Yirmi dört yaşında aynı kanser türünden ölen dayısının yaşadığı büyük aşk, devrim peşindeki hayatının da yansımasıdır. Yazar, dayısına hep gizliden gizliye duyduğu hayranlığın nedenlerini çözmeye başlar. Bu yeni yaralar ve yeni kabuklar demektir. Ama bilir ki yara kıymetlidir. Dayısının yarasıyla kendisi iyileşir.
Ayfer Savaş Aydın ne yaptığını iyi biliyor. Yaratıcı yazının yaralardan doğduğunun farkında. Anlattığı hepimizin yarası, başkasından yola çıkarak kendimize kabuk aradığımız. Bu romanın kabuğu Rıza dayı. O hepimizin yarası. O hepimizin dayısı.”
Hakan Akdoğan
İlgili ürünler
Açılın Ben Öğretmenim
Ögˆrencilerin ayaklarının geri geri gittigˆi okullarda iyi dersler is¸lemenin yolunun strateji, teknik, yöntem, ipuçları bilmekten geçtigˆini yıllar içinde deneyimleyerek ögˆrendim. Ögˆrenmek kadar ögˆrendiklerini paylas¸manın da degˆerli oldugˆuna inanıyorum. Bu kitap, ögˆretmenlik, yöneticilik günlerimden ve egˆitimcinin egˆitimini yaptıgˆım yıllar içinde cebimde biriktirdiklerimden olus¸uyor. Kitabı okurken kendinizi içinde bulacagˆınız bas¸lıkların hiçbiri reçete ya da can simidi degˆil, bunu s¸imdiden söyleyebilirim. Okuyacaklarınız sadece bir egˆitimcinin deneyim kırıntıları.
Casuslar Ve İstihbaratçılar
Klasik anlatımların dışına çıkan bir casusluk kitabı. Çok konuşulan, hiç anlatılmayan ve yeni ortaya çıkan casusların, istihbaratçıların sarsıcı hikayelerini okuyup aynı zamanda dönemin istihbarat bağlantılarına da şahit olmak ister misiniz?
Tarihten günümüze kadar uzanan bu derin dünyanın deşifresi sizi derinden sarsacak. Unutmayın, casusluk tarihinde her şey yazılmadı.
Çoğu zaman saklandı. Biz ise bu kitapta bağlantıları birleştire birleştire çok konuşulan bu adamlar hakkındaki gerçekleri ortaya çıkaracağız.
Şahit olmaya cesaretiniz var mı?
Dalgalar – Ren Kitap
Birçok okuru tarafından Virginia Woolf’un başyapıtı olarak kabul edilen Dalgalar, modernist edebiyatın en yoğun ve şiirsel romanlarından biri. Bir grup arkadaşın hayatlarını çocukluk dönemlerinden orta yaşlarına dek anlatan Dalgalar’da karakterlerin kendileri ve birbirlerine dair düşünceleri ritmik bir tekrara dayalı söz öbekleri, yoğun imgeler ve şiiri çağrıştıran dolaylı bir anlatımla aktarılır. Dalgaların vurduğu bir sahilde gündoğumu ve batımının döngüsel seyrine göre düzenlenmiş bölümler içeren Dalgalar’ın sarkaç hareketiyle ilerleyen lirik anlatımı, okuru adeta zamanın ve mekânın öğütüldüğü bir girdabın içine çeker. Yazıldığı günden beri eleştirmenleri ve okurları büyülemeye devam eden Dalgalar, dünya edebiyatının şaheserlerinden biri. “Dalgalar, düzyazıyla yazılmış görkemli bir şiirdir.” STEPHEN BENDER “Virginia Woolf’un ne olduğunu, ne düşündüğünü, ne duyduğunu okurlara tam olarak aktaran yapıtı Dalgalar’dır.” JEAN GUIGNET
Gece Yarısından Sonra Bir Saat – Novalis
Hermann Hesse’nin, yapıtında izlediği yolu anlamak isteyen okurlar için gençlik dönemi eserleri arasında önem atfedip Hermann Lauscher ve Peter Camenzind kitaplarıyla birlikte andığı ve henüz yirmi bir yirmi iki yaşlarında kaleme aldığı Gece Yarısından Sonra Bir Saat masalsı atmosferiyle, Maeterlinck’in etkisi altında genç bir yazarın kendisine yarattığı düş ülkesinden ezgiler niteliğindedir.
Yazarın ilk düzyazı denemelerinden, yine aynı yıllarda yazdığı, kitap sevgisine ilişkin “Novalis” öyküsü, bibliyofil anlatıcının aktarımıyla okuru eski kitapların geçmişteki ve gelecekteki hayali okurları ve dostluk üzerine düşündüren bir yolculuğa çıkarır; bu yolculuk boyunca romantizmin öncülerinden 18. yüzyıl sonu Alman şairi Novalis’in yapıtını selamlar.
“Şimdi burada gördüğün ne varsa, her şey bütün gerçekliklerden daha güzel ve bütün gerçekliklerden daha gerçek.”
Sözler metalden yapılmış gibi, yavaş ve ağır okunuyor. Buna rağmen kitap edebi değil. En iyi yerlerinde gerekli ve tuhaf. Taşıdığı huşu içten ve derin. Sevgisi büyük ve içindeki bütün duygular saf: Sanatın eşiğinde duruyor.
Rainer Maria Rilke (Gece Yarısından Sonra Bir Saat kitabına dair)
Gece Yarısından Sonra Bir Saat ’teki düzyazılar üzerinde çalışırken, kendime bir sanatçı-düş ülkesi, bir güzellikler adası yaratmıştım; düzyazılardaki şiirsellik güncel dünyanın çalkantılarından ve en diplerinden geceye, düşlere ve yalnızlıkların güzelliğine bir geri çekilme anlamı taşımaktaydı...
Hermann Hesse (Gece Yarısından Sonra Bir Saat, “1941 Baskısı İçin Önsöz”den)
Kendime Düşünceler
Batı felsefesinin tek filozof-imparatoru Marcus Aurelius, günümüzde hem politikacı hem de düşünür kimliğiyle adından söz ettiren Roma hükümdarlarından biridir. Savaşlarla geçen yaşamı boyunca hayranlıkla felsefe metinleri okumuş, Germen kavimleriyle savaştığı sırada cephede yazdığı Kendime Düşünceler’le dünya felsefe tarihine önemi yadsınamaz bir eser kazandırmıştır. Bugün hâlâ Stoacı felsefenin en önemli metinlerinden biri olarak okunan Kendime Düşünceler, Stoacı düşüncenin modern dünyaca anlaşılmasını sağlamış başlıca metinlerden biridir. Aurelius bu ölümsüz metinde kendinden önceki Roma hükümdarlarının ve kendisinin yönetim şekillerini sorgular; kocaman bir kente benzettiği evreni, insanı merkezine alarak irdeler. Aurelius için yaşamdaki her bir ayrıntı bütünün iyiliğine hizmet eder; bu yüzden akıl yürütme kabiliyetini kullanarak doğayı, evreni ve kendisini araştırmaya mecburdur insan.
Yüzleşme Vakti
Ölümün esrarengiz dokunuşlarını iliklerimize kadar hissettiğimizde, hayat yolunun sonuna geldiğimizi anlamıştık.
Yalnızca eğlenceden ibaret saydığımız ömür, hiç beklenmedik bir şekilde bütün umutlarımızı yerle bir etmişti.
Umursamaz iki çılgın genç olarak, o güne kadar aklımıza getirmediğimiz Allah’tan yardım dilemeye başlamıştık.
Kendimizi Azrail’in kucağına teslim etmeye hazırlanırken bir mucize yaşadık o an...
Dinin, Kitab’ın hiçbir yeri olmayan hayatımıza; esrarengiz bir el uzanıvermişti birden...
O ses, o çığlık yankılanıyordu içimizde; bizi ve bütün kâinatı kuşatırcasına:
“Ne kadar günahkâr olursanız olun, sizi kucaklamaya hazır bir Rabbiniz var. Öyleyse açın ellerinizi, kendinizle yüzleşme vaktidir.”
Bu eser, bir macera veya bir nasihat kitabı değildir.
Tamamen yaşanmış esrarengiz bir hadisenin ardından, gönülleri mest eden yüzleşmenin hikâyesidir.
Hazırsanız buyurun...

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.