Osmanlı’da Bir Vampir Vakası
₺340,00 Orijinal fiyat: ₺340,00.₺272,00Şu andaki fiyat: ₺272,00.
1 adet stokta
Osmanlı’da Bir Vampir Vakası
ÖLÜLER HAKKINDA YALNIZCA İYİ ŞEYLER KONUŞULMALIDIR.
Balkanlarda ortaya çıkan yeniçerileri kimler, hangi amaçla vampire dönüştürdü?
Yeniçeri Ocağı’nı ortadan kaldıran Sultan Mahmud ve şehzadelerini bekleyen tehlike neydi?
Habis mahluklara dönüşen yeniçerileri yok etmek için hangi cemiyet görevlendirildi ve bu cemiyetin geçmişi hangi padişaha uzanmaktaydı?
Yüzyıllardır Osmanlı ile hesaplaşan Tapınak Şövalyeleri’nin yeni planları neydi ve onlara hangi devlet adamları destek veriyordu?
Şövalyelerin ele geçirmek istediği kayıp kitaplar nelerdi, bu kitaplarla neler yapmak istiyorlardı?
Yeniçerileri vampire dönüştüren kitabın geçmişi hangi medeniyete uzanıyordu ve onlar nasıl tedavi edilebilirdi?
Mahlukat adlı korku türündeki sinema filmine de ilham veren bu roman, tarihsel kaynaklara dayanılarak kurgulanmış, soluk kesici, tüyler ürpertici bir hakikatin kanlı anekdotudur. “Osmanlı döneminde yaşanan gerçek bir vaka… Cinler, vampirler ve daha fazlası… Korkuyu iliklerinize kadar hissederken türüne getirdiği yenilik ile sizi her sayfasında şaşırtacak bir hikâye. En etkileyici kısmı ise kendi topraklarımızın, geçmişimizin hikâyesini anlatması. Serinin devamını şimdiden çok merak ediyorum.”
Mahlukat filminin yönetmeni Alper Mestçi
İlgili ürünler
Alparslan
Tarihi romanlarıyla Osmanlı sultanlarının birbirinden değerli hayat hikayelerini günümüz okuruna aktaran Okay Tiryakioğlu bu defa Selçuklu topraklarına uzanarak atalarımızın atası Alparslan’ı konuk ediyor sayfalarına. Ve serüven başlıyor!
Çağrı Bey önderliğindeki Selçuklu Devleti, Dandanakan zaferinin ardından gücüne güç katarak batıya doğru ilerlemektedir. Henüz yağız bir delikanlı olan Alparslan ise dövüş hocası olan yenilmez Korgan’dan aldığı eğitimle rüştünü ispatlayarak liderliğe doğru yükselir. Vatan aşkına sevda ateşi katan güzeller güzeli Selcen Kız’ı kaçırma planları yapılırken, devletin bütünlüğünü hırpalayan iç isyanlar da bir bir bastırılır. Ve nihayet Anadolu’nun kaderini değiştiren Malazgirt Savaşı’nın vakti gelir.
Alparslan ile Roman Diyojen’in tarihe mal olmuş bu destansı yüzleşmesine hazır olun.
Çanakkale Mahşeri
Çanakkale Mahşeri; “cihânın yedi iklîminden” Türk’ün aziz topraklarına “kaynayan bir kum gibi” sökün edip gelmiş, Türk’ü tarihten ve hatta beşeriyet hafızasından söküp atmaya ahdetmiş düşman karşısında, Türk’ün “göğsündeki kat kat îmanla” ve kanının her damlasıyla verdiği cevabın destanıdır. Çanakkale Mahşeri; asırlardır Anadolu coğrafyasında çalınan mayanın bozulmayacağının, en sağlam istihkâmın vatanını nâmûs bilenlerin pâk yürekleri olduğunun, “rükû” haricinde cihâna nizam vermiş başların asla eğilmeyeceğinin destanıdır.
Mehmed Niyazi’nin 1998 yılında yayınlandığı ilk günden bu yana büyük bir ilgiyle okunan romanı, Çanakkale muharebelerinin en gerçekçi anlatıldığı eserlerin başında geliyor. Bir muharebede tek bir neferin bile ne kadar önemli olduğu malumdur. Çanakkale Mahşeri romanını da, bu hakikatin âdeta bir tezahürü olarak kaleme alan Mehmed Niyazi, Çanakkale siperlerindeki en üst rütbelilerden en düşük rütbelilere kadar bizleri sayısız kahramanın dünyasında gezdirir. Çanakkale Mahşeri’nin kahramanları öyle bir rûh iklîminin insanlarıdır ki, efsanelerde anlatılanlardan daha efsanevî, tarih kitaplarında anlatılanlardan ise daha gerçektirler.
İngiliz Kıskacı
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra yıkılmak üzere olan, işgal altında bir vatan.
Bu yıkımı kendi istedikleri gibi sonlandırmak isteyen İngilizler ise boş durmuyor, her yerde casusları ile çalışıyorlar…
Devleti yeniden ayağa kaldırmak isteyen vatanperverler ise işgali sonlandırmak ve yeniden bağımsız olmak için var güçleriyle gizlice çalışıyorlar. Çıkış aranıyor…
En büyük düşmanları ise kendilerinden gibi gözüken casuslar…
Bu casuslardan en tehlikesi ise İngilizlere çalışan Hint asıllı Mustafa Sagir.
İstanbul'a geldiğinde kendini bağımsızlık taraftarı olarak tanıtır. Hint Müslümanlarının temsilcisi olduğunu ve büyük miktarda mali yardım için aracılık edeceğini belirtir. Daha sonra ise büyük görevi olan Millî Mücadele’yi engellemek amacıyla Ankara’ya ulaşır. Hedefi mücadelenin önderi Mustafa Kemal Paşa’ya suikast düzenlemektir.
Devleti ve milleti için canını ortaya koyanların ise başka bir planı vardır…
İsmail Bilgin’in sürükleyici kaleminden İngiliz Kıskacı, İstanbul'un İşgali’nden başlayarak Ankara'ya dek uzanan olaylar zincirini, sağlam bir kurgu ve akıcı bir anlatım ile kaynaklar eşliğinde okuyucuya sunan özel bir tarihi roman.
O zor ve fedakârlık dolu günleri tekrar hatırlamak ve unutmamak adına...
Iv.murat Gürz Ve Zafer
Osmanlı‘nın son fatihi IV.Murat... Ödüllü yazar Okay Tiryakioğlu‘nun; Kumandan, Kuşatma 1453, Yavuz ve Kanuni‘den sonra, beşinci tarihi romanı: IV.Murat - Gürz ve Zafer. 11 yaşında tahta geçti. Annesi Kösem Sultan‘dan iktidarı zor devrabildi. Rüşveti, adam kayırmayı engelledi. Tütünü, alkolü yasakladı. Düzeni hem devlete hem sokaklara getirdi. Tarihin en muktedir liderlerinden oldu. "Bağdat‘ı almaya çalışmak, Bağdat‘ın kendinden daha mı güzeldi ne!" sözü tarihi geçti. Ordusunun başında sefere çıktı, "Bağdat Fatihi" oldu. Hayallerini gerçekleştiremeden 28‘inde hayata veda etti. Osmanlı‘nın her anı olaylarla dolu dönemi IV.Murat - Gürz ve Zafer‘de.
Kanaviçe
ben bu denizleri, gölleri, bu ağaçlarla hayvanları
aldım, biriktirdim sana, dağıttım, doksan dokuz gün
bu dağları, hele bu dağları yonttum, avuttum
unuta hatırlaya seni, seni en çok
yasaklı bir peygamber kadar sevdim
ben bir aşktan dirildim, ölümle aldatma beni
sağalmadı yaralarım, değdi kar, değdi rüzgâr
ben bu fırtınayı eskittimse, bu kavgayı, savaşı
uzaklaşa yaklaşa seni, seni en çok
bin ışık yılı öteden de sevdim
Kutül Amare Osmanlının Son Zaferi
"Üniformanızı kefen belleyin. Üniforma, yeri geldiğinde ateşten gömlek, yeri geldiğinde serin sular gibidir. Kah ateşler içinde yanarsınız pervaneler gibi, kah denize doğru gidersiniz soğuk çağlayanlar gibi..."
Kut'ül Amare'de konuşlanan İngilizler, General Towshend komutasında, Osmanlı'ya karşı koymak için tüm imkanlarını kullanıyorlardı. Arapları altınla, pirinçle kendi saflarına çekiyor, gerek içten gerekse dıştan türlü müdahalelerle Osmanlı'yı püskürtmeye çalışıyordu.Ancak Osmanlı, Kut'ül Amare'yi İngilizlere bırakmayacaktı...
Çanakkale'den sonra İngilizlerin uğradığı en büyük hezimet olan, fakat bugüne kadar üzerinde çokça durulmamış Kut'ül Amare Harekâtı'nı, İsmail Bilgin'in titiz kurgusuyla soluksuz okuyacaksınız.
Mimar Sinan
Mimar Sinan, şüphesiz dünyanın gelmiş geçmiş en büyük mimarlarından biridir. Osmanlı mimarlığının olgunluk çağını temsil eden Sinan, yaklaşık bir asırlık yaşamı boyunca yüzlerce yapı inşa etmiştir. Bu yapılar hem teknik hem de estetik açıdan mimarlık tarihimizin şahikalarından olduğu gibi aynı zamanda Türk mimarisinin dünya çapında tanınmasına da büyük katkı sağlamıştır.
Mimar Sinan’ın hayatına dair bilgileri içeren bu kitap, onun gençliğinden başlayarak Osmanlı ordusundaki görevleri, mimarlık eğitimi, seferlerdeki başarıları ve mimarbaşı olma sürecini detaylı bir şekilde inceliyor.
Mimar Sinan kitabı Sinan’ın mimarlık anlayışını, inşa ettiği yapıların detaylarını, teknik becerilerini ve dönemin mimarlık anlayışına olan katkılarını anlamak isteyen okurlar için benzersiz bir rehber niteliği taşıyor. Ayrıca, mimarın ölümünden sonra bıraktığı mirasın günümüzdeki etkilerine ve popüler kültürdeki yerine odaklanarak, Sinan’ın izini sürüyor.
Mimar Sinan kitabı tarihî detayları, zengin görsel içeriği ve akıcı üslubuyla her seviyeden okuyucunun ilgisini çekecek nitelikte bir eser olarak Mimar Sinan’ın büyülü dünyasına yeni bir kapı aralıyor…
Napolyon
Carl Sternheim, XX. yüzyıl Alman yazınının, özellikle ekspresyonizmin en önemli oyun ve öykü yazarlarından biridir.
Toplumsal dönüşümün, hangi zümreden olursa olsun insanı paraya, iktidara ve üne koşullandırmasıyla her türlü ilişkinin ölçüsü haline gelmesine, acı ve ince alayını yöneltir.
En gizli insan niteliklerini sözün kurgusuna büyük bir ustalıkla yedirerek yarattığı yapıtlar, dolambaçlı anlatıma yüz vermez. Doğrudan betimlerken, turnayı gözünden vuran keskin gözlemini, ayrıntıları ve incelikleri zengin bir dil dağarıyla yansıtır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.