Ormanın Derinliklerinde
₺350,00 Orijinal fiyat: ₺350,00.₺289,00Şu andaki fiyat: ₺289,00.
1 adet stokta
Ormanın Derinliklerinde
“Bülbülü Öldürmek’i hatırlatan, duygu yüklü bir hikâye. Polisiye ile bir ailenin tarihini başarıyla bir araya getiriyor.” –Booklist
Doğu Teksas, yıllardan 1933. Büyük Buhran kara bir bulut gibi ülkenin tepesinde dolaşmakta. On bir yaşındaki Harry Collins ve küçük kız kardeşi Tom, Sabine Nehri civarında siyah bir kadının cesedini bulunca yaşadıkları küçük ve sakin kasabada gerilim yükselir. Beyaz bir kadına ait ikinci bir ceset ortaya çıktığında ise bu gerilimin şiddeti artar. Harry, katili bulmak için harekete geçtiğinde kasabanın derinliklerinde yatan korkunç sırlar su yüzüne çıkar.
İlgili ürünler
Büyük Dörtler
Poirot'nun yatak odasının kapısında toza toprağa bulanmış bir adam durmaktadır. Zavallı adam Poirot'ya boş boş bakıp yere yığılır.
Bir anda neye uğradığını anlayamadan yaşlı dedektif pekçok bilinmezin ortasında kalakalmıştır.
Bu adam kimdir? Şok mu geçirmektedir? Dahası, bir kağıt parçasına defalarca karalanmış 4 rakamının bir anlamı var mıdır?
Cinayet Kokusu
Merdivenlerden çıkarken, “Ne kokusu bu?” diye sordu polislerden biri. Burunları her kokuya alışıktı; benzin kokusu, yanık kokusu, esrar kokusu, küf kokusu, devriye aracının arka koltuğuna oturttukları tutuklunun ter kokusu ve elbette ölü kokusu... “Her kokuyu unutabilirsin ama ölü kokusunu asla.” Emekli memurların teşkilata yeni girenlere tekrarladıkları bir cümleydi bu. Dairenin kapısını, “Aç, polis!” diye birkaç kez yumruklarken hâlâ burunlarına gelen keskin kokunun ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı.
Kadınlar neden polisiye izlemeyi sever? Para karşılığı bir insana işkence edilmesini seyredebileceğiniz “kırmızı odalar”gerçekten var mı? DNA analizleri suçluları saptamada ne kadar etkili? Bir tutam toprakla cinayet çözmek mümkün mü?
İnsanın kanını donduran seri katil öyküleri Prof. Dr. Sevil Atasoy'un kaleminde hayat buluyor. Yıllarca çözülemeyen cinayetler, Agatha Christie romanlarından fırlamış katiller, akıl almayacak yöntemlerle kurbanlarını yakalayıp öldüren caniler, insan eti yemekten zevk alan canavarlar...
Prof. Dr. Sevil Atasoy, Çin'den Brezilya'ya, ABD'den Avusturya'ya seri katillerin peşinde. Her birinin dehşete düşüren hikâyesini bizimle paylaşırken adli bilimlerin hayranlık uyandıran gelişmesini de aktarıyor. Cinayet Kokusu, yine elinizden bırakamayacağınız bir Sevil Atasoy kitabı.
Ne Yaptığını Biliyorum
Karımı Üç Kelimeyle Anlatabilirim:
GÜZEL. HIRSLI. MERHAMETSİZ.
Kocamı Tanımlamak İçin Tek Kelime Yeter:
YALANCI.
Tipik bir İngiliz kasabası olan Blackdown’da bir kadın öldürüldüğünde, BBC spikeri Anna Andrews bu haberi yapmak istemiyordu. Dedektif Jack Harper’sa onun bu vakayla bir alakası olduğundan şüpheleniyordu. Ta ki başında bulunduğu cinayet soruşturmasında kendi de şüpheli durumuna düşene kadar.
Bazı sırlar, uğruna öldürmeye değerdi.
“Hızlı akan bir macera… Hikâye yalnızca katili ortaya çıkaran değil, anlatıcıların güvenilirliğini de sorgulatan bir doruk noktasına doğru ilerliyor.” —New York Times Book Review
“Zekice kurgulanmış bir psikolojik gerilim… Nefes kesici finalinin okurları hazırlıksız yakalayacağı kesin.” —Publishers Weekly, starred review
“Muazzam bir kedi fare oyunu.” —Booklist
“Bu yılın en heyecanlı kitabını buldunuz.” —Woman & Home
“Kimse bir hikâyeyi Alice Feeney gibi kurgulayamaz. Ne Yaptığını Biliyorum insana kime güvenebileceğini sorgulatan, çarpıcı, elinizden bırakamayacağınız bir roman.” —Samantha Downing
“Ne Yaptığını Biliyorum’da Alice Feeney, okurların sayfaları hızla çevirmesine neden olacak karanlık ve sarsıcı bir hikâyeyi ustalıkla dokuyor. İnsanın tüylerini ürperten bu cinayet romanında gerçek suçluyu tahmin etmeye çalışıp her seferinde yanılacaksınız.” —Mary Kubica
“Feeney yine yapacağını yapmış! İnsana bundan sonra birine güvenip güvenemeyeceğini sorgulatıyor. Elimden bırakamadım.” —Christina Dalcher
“Ne Yaptığını Biliyorum’u bir çırpıda okudum. Ustaca kurgulanmış anlatıcıları ve karanlık sırların gün yüzüne çıktığı tipik İngiliz kasabasıyla film gibi bir atmosferi olan sürükleyici bir roman.” —Helen Monks Takhar
Ölüm Meleği
Jane Marple hiç beklemediği birinden bir mektup alır. Yolculuklarının birinde tanıştığı Bay Rafiel’den gelen mektup yaşlı kadını şaşırtır. Kısa bir süre önce ölen adam, onun adalet duygusuna güvendiğinden söz ederek bir cinayet olayının ortaya çıkarılmasını istemektedir. Ama tüm b u isteklerin dışında cevaplanmamış sorular vardır: Bir; sözü edilen cinayeti kim işlemiştir? İki; cinayet nerede ve ne zaman gerçekleşmiştir? Tüm bu soruları cevaplandıracak olan yaşlı Marple, kalan zamanı ve düşmanını bilemeden hızla yol almak zorundadır... -Agatha Christie-
Şeytanın Çırağı
“Sayın Savcı Tsuchida, bir katil zanlısı olarak burada tutuluyorum. Fakat belki de aslında katil ben değilim. Evet. Belki. Böyle söylemek zorunda kaldığım için üzgünüm.”
Japon polisiyesinin temellerini atan yazarlardan biri olan ve Japonya’nın en ünlü polisiye yazarı Edogava Ranpo’yu da etkileyen Şiro Hamao, Şeytanın Çırağı’ndaki iki kısa romanda iki farklı cinayetin portresini tüyler ürpertecek şekilde çiziyor.
İlk kısa roman “Şeytanın Çırağı”nda yazdığı günlük yüzünden genç bir kadının ölümünden sorumlu tutulan anlatıcı, davanın savcısına gönderdiği sarsıcı mektupta hem başka suçları için günah çıkarıyor hem de yaptıkları için çocukluk arkadaşı olan savcıyı suçluyor. İkinci kısa roman “Onları Öldürdü mü?”de genç bir avukat, herkes tarafından cinayeti işlediğine kesin gözüyle bakılan ve suçunu kabul de eden bir adamın masum olma ihtimalinin peşinden gidiyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.