Önce Biraz Ağladılar
₺169,00 Orijinal fiyat: ₺169,00.₺144,00Şu andaki fiyat: ₺144,00.
1 adet stokta
Önce Biraz Ağladılar
Önce Biraz Ağladılar, gizli bir iple birbirine bağlanmış gibi görünen yedi öyküden oluşuyor. Geçmişte bir âna saplanıp kalmış, uzaklaşmaya çalışan ama eninde sonunda o âna geri dönen, iç dünyalarındaki çalkantılar adımlarını yavaşlatsa da yola devam etmenin çaresini arayan karakterlerin öyküleri bunlar. Gürdamur’un kişileri, kimi zaman yeryüzünden yana yaratıcısına dert yanacak kadar cüretkâr, kimi zaman kayıpları karşısında toparlanamayacak kadar hisli, kimi zamansa yoluna çıkan bir geyiğin gözlerinde, yaşamın aydınlık ve karanlık sınırlarını seyredecek kadar derin.
Dördüncü öykü kitabında Gürdamur, artık iyice belirginleşen bir savunma hattına yerleşiyor güçlü kelimeleriyle. Hakikatle bir derdi olanların kendi benliğiyle mücadele ettiği, kendine karşı savaştığı; kendisiyle, zamanla, toplumla yüzleştiği o kaçınılmaz hatta… Böylece Dostoyevski’nin insanlık karşısındaki soylu karamsarlığı öyküler boyunca eşlik ediyor anlatıcılara ve okura: “Önce biraz ağladılar, sonra alıştılar. Aşağılık insanoğlu, her şeye alışır.”
İlgili ürünler
Bir Kadının Hayatından 24 Saat
Riviera’da eşi ve iki kızıyla tatil yapan 33 yaşındaki Henriette bir gece ansızın ortadan kaybolur. Kusursuz bir evliliği olduğu sanılan genç kadının nasıl ve neden ortadan kaybolduğu dedikodu konusu olur. Pansiyonda kalanlar küçük çaplı bir Madam Bovary vakasıyla karşı karşıya oldukları düşüncesiyle kadını iffetsizlikle suçlar, anlatıcımız da kadını savununca tartışma alevlenir. Masadaki yaşlı ve zarif bir İngiliz hanımefendi de hoşgörüsünden cesaret bularak anlatıcıya gençliğinde, bundan tam 24 yıl önce, başından geçen unutulmaz bir 24 saatin hikâyesini anlatmaya başlar.
“Tüm duygularımla bu yabancı insanın, bu neredeyse her şeyini kaybetmiş, ölümün eşiğine gelmiş insanın tüm hırsları ve tutkularıyla son bir şeye tutunduğunu hissediyordum
Denizler Arslanı
Falaka – Parıltı Yayınları
Osmanlı’da çocukluk nasıl yaşanırdı?
Eğitim hangi yollarla verilirdi?
Ahmet Rasim, başta bunları ve daha fazlasını, anılarından doğan Falaka’da, 19. yüzyılın İstanbul manzaraları eşliğinde anlatıyor.
Edebiyatımızın en üretken kalemlerinden Ahmet Rasim,
okul hayatının ilk dönemini oluşturan “mahalle mektebi” yıllarında yaşadığı olayları, kıvrak kalemiyle yazıya döktü. Bugünden bakıldığında bir yanı trajik, bir yanı komik sayılabilecek bu tecrübeleri 1927’de, Falaka adı altında yayımladı.
Falaka, o günden bu yana hayatımızda ve
Ahmet Rasim’in, dahası edebiyatımızın en çok okunan
kitapları arasında yer alıyor.
Şimdi, günümüz Türkçesiyle…
Halid Ziya Uşaklıgil’in Kaleme Aldığı Ve Tercüme Ettiği Öykülerden Bir Seçki: Nakil
Türk edebiyatının usta kalemlerinden Halid Ziya Uşaklıgil, henüz çocukken Gedikpaşa Tiyatrosu’nda seyrettiği oyunlar vesilesiyle Fransız kültürü ve edebiyatıyla tanışır; bu tanışıklık İzmir Rüşdiyesi’nın sıralarında öğrenciyken Fransızca dersine duyduğu sevgiyle daha da ileri bir boyuta taşınır. Yine bu esnada yazar, özel hocası Auguste de Jaba’nın etkisiyle ilk tercümesini yapar; önceleri Jaba’nın seçtiği kitapları tercüme ederken bir süre sonra bağımsız devam eder ve tercümeye duyduğu tutkuyu şu sözlerle dile getirir: “Artık delice bir hevesle, birini bırakıp ötekine koşarak, bir oyuncak dolu masanın önünde kendisini şaşırmış bir çocuk hâliyle tercümeler yapmaya başladım.”
Halid Ziya Uşaklıgil’in Alphonse Daudet, Guy de Maupassant, Émile Zola gibi Fransız edebiyatının önde gelen kalemlerinden tercüme ettiği öykülerle kendi öykülerini bir araya getirdiği ve çiçeği burnunda bir yazarın hikâye anlatmanın her yönüne duyduğu derin tutkuyu gözler önüne seren eşsiz eseri Nâkil, eksiksiz olarak ilk kez gün yüzüne çıkıyor...

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.