Nutuk Çizgi Roman
₺395,00 Orijinal fiyat: ₺395,00.₺335,00Şu andaki fiyat: ₺335,00.
“Büyük Atatürk’ün Nutuk eserinin gençler için çizgi roman halinde sunulma fikri güzel. Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927’de İstiklal Savaşı ve Cumhuriyet’in kuruluş yıllarını Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine altı gün boyunca okumasından meydana gelen bir ‘res gestae’, bir otobiyografidir. Geniş kitlelere tavsiye edilir. Konulara giriş ve başlangıç için bu tür yayınlar gereklidir.”
İlber Ortaylı
“Nutuk Kurtuluş Savaşı’mızın ve Cumhuriyet’in en önemli belgesidir. Çocuklarımız bu metni okuyarak büyümeli.”
Zülfü Livaneli
“Saygıdeğer efendiler,
Sizi günlerce alıkoyan uzun ve ayrıntılı konuşmam, en sonunda, geçmişte kalmış bir dönemin hikâyesidir. Bunda, milletim için ve gelecekteki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktalar belirtebilmişsem, kendimi mutlu sayacağım.
Efendiler, bu konuşmamla, milli hayatı bitmiş sanılan büyük bir milletin, bağımsızlığını nasıl kazandığını, bilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.
Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan bu yana çekilen milli felaketlerden doğan uyanışın ve bu sevgili vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.
Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.”
Mustafa Kemal Atatürk
| Yayınevi | Doğan Kitap |
|---|---|
| Yazar | Mustafa Kemal Atatürk |
| Sayfa Sayısı | 320 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “16, 00 X 23, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
15 adet stokta
Doğan Kitap – Nutuk Çizgi Roman
/n
“Büyük Atatürk’ün Nutuk eserinin gençler için çizgi roman halinde sunulma fikri güzel. Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927’de İstiklal Savaşı ve Cumhuriyet’in kuruluş yıllarını Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine altı gün boyunca okumasından meydana gelen bir ‘res gestae’, bir otobiyografidir. Geniş kitlelere tavsiye edilir. Konulara giriş ve başlangıç için bu tür yayınlar gereklidir.”
İlber Ortaylı
“Nutuk Kurtuluş Savaşı’mızın ve Cumhuriyet’in en önemli belgesidir. Çocuklarımız bu metni okuyarak büyümeli.”
Zülfü Livaneli
“Saygıdeğer efendiler,
Sizi günlerce alıkoyan uzun ve ayrıntılı konuşmam, en sonunda, geçmişte kalmış bir dönemin hikâyesidir. Bunda, milletim için ve gelecekteki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktalar belirtebilmişsem, kendimi mutlu sayacağım.
Efendiler, bu konuşmamla, milli hayatı bitmiş sanılan büyük bir milletin, bağımsızlığını nasıl kazandığını, bilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.
Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan bu yana çekilen milli felaketlerden doğan uyanışın ve bu sevgili vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.
Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.”
Mustafa Kemal Atatürk
İlgili ürünler
Bu Bizim Anlaşmamız
Her yıl, Sonbahar Ekinoksu Festivali gecesinde kasaba halkı kâğıt fenerleri nehirden aşağı yüzdürmek için toplanır. Efsaneye göre, fenerler gözden kaybolduktan sonra Samanyolu Galaksisi’ne uçar ve gökteki parlak yıldızlara dönüşür. Peki bu efsane gerçekten doğru olabilir mi? Bu yıl, Ben ve sınıf arkadaşları fenerlerin gerçekte nereye gittiğini bulmakta kararlılar ve bu görevde başarıyı garantilemek için iki basit kural üzerine bir anlaşma yaptılar: Kimse eve dönmeyecek. Kimse arkasına bakmayacak.
Plan, gerçeği öğrenmek için ne kadar uzun sürerse sürsün nehir boyunca bisikletleriyle fenerleri takip etmek. Ancak anlaşmaya Ben ve sınıftan dışlanan arkadaşı Nathaniel dışında kimse uymaz.
Nathaniel ve Ben birlikte sihir, merak ve beklenmedik dostluklarla dolu bir yolda hiç kimsenin gidemediği kadar uzağa gitmekte kararlı. Ta ki konuşan bir ayı ile tanışana dek.
Cehennem Manzarası – Japon Klasikleri Dizisi 10
"Dumandan boğulmamak için havaya kaldırdığı beyaz suratı, alevlerin süpürüp mahvettiği saçlarının uzunluğu, kaşla göz arasında kül olan kiraz çiçekli kimonosunun güzelliği… Ne kadar da yürekleri dağlayan bir manzara…”
İnsanın derinliklerinde gizli kalmış korkuyu kaleminde oynatarak aktaran Akutagawa’dan iki sıra dışı hikâye… Ucuna boya yerine kan sürülmüş bir fırça, sanatçısını ulaşılması en eşsiz mertebeye getirir; unutulmamak. Özel bir tablo yapmak için tuvalinin başına geçen ressamın sanata dair tutkusu, hayatının en karanlık anısına yol açar. Cehennem Manzarası, sanatın ölümsüzlüğünü tüm sarsıcılığıyla okura aktarıyor.
İyiliğin mükâfatı bir cezaya dönüşebilir mi? Örümcek İpliği, cennet ve cehennem arasında sıkışan bir fâninin hırsına yenik düşerek girdiği bir çıkmaz sokaktır. İyiliğinin ödülünü almak üzereyken bir anlık gafletiyle yüzleşen bu zavallının hikâyesi, okuyan herkes için farklı bir pencere açıyor.
Japon kısa hikâyeciliğinin babası olarak bilinen Ryūnosuke Akutagawa, cennet ve cehennem arasındaki o çizginin nahifliğini, bu eşsiz hikâyeleriyle çarpıcı bir şekilde yansıtıyor.
Death Note Ölüm Defteri 3 Manga
Bu deftere adı yazılanlar ölür... Ölüm Tanrısı Şinigami Ryuk’un insanoğlu dünyasına düşürdüğü defter: Death Note (Ölüm Defteri). Bu doğaüstü defteri bulan ve dünyadaki cani suçluları ortadan kaldırmak için kullanmaya karar veren Light Yagami (nam-ı diğer Kira) ile kimsenin çözemediği olaylarda polise yardım eden L adlı gizemli detektif arasındaki muhteşem mücadele böyle başlar.
Light, kendine engel olmaya kalkan herkesi teker teker öldürürken L de tahminlerine güvenerek Yagami Ailesi’nin evine gizli kameralar ve dinleme cihazları yerleştirir. Bunun farkına varan Light ve L arasında kameralar aracılığıyla sessiz bir savaş yaşanmaya başlar. Kuşkuları iyice artan L kameralar karşısında asla açık vermeyen Light’a karşı bir hamle yapar. O sırada bir televizyon kanalına "Kira" adıyla kaset mesajlar gelir ve mesajlarda öngörüldüğü şekilde birbiri ardına insanlar ölür. Fakat bu ölümlerin altında şok edici bir gerçek yatmaktadır!
Fullmetal Alchemist – Çelik Simyacı 1 Manga
Fullmetal Alchemist – Çelik Simyacı 5 Manga
Koya Dağı Keşişi – Japon Klasikleri Dizisi 14
"Enfes bir koku yayılıyordu havaya; kadının teninden gelen bir koku muydu yoksa dağ havası mı, emin olamıyorum. Belki de sırtıma vermemek için uğraştığı nefesiydi.”
Yollara düşen gezgin bir keşişin heybesine topladığı efsanevi anlatım… Zorlu dağ yollarını aşarak ilerleyen keşiş, hiç hesapta yokken bir yol ayrımına gelir. Yaşadığı ikilem sonucu içindeki sesi dinleyerek adım attığı yol ise gerçeküstü bir dünyanın kapılarını aralar. Üstelik bu zorlu orman yolu, ıssız dağların gölgesi ve karşılaştığı sürprizler keşişin kendi iç dünyasını, duygularını ve inancını da farklı bir yönle keşfetmesine yol açar.
Romantik duygular ve doğaüstü güçleri harmanlayarak okuyucunun ilgisini henüz ilk sayfalarda yakalamakta ustalık kazanmış Kyōka İzumi, kelimeleriyle bizleri uzun bir yolculuğa çıkarıyor. Yazarın ince ince ördüğü bu hikâyeyle zihinlerimize yansıttığı dünya, bizleri de keşişle aynı duygulara sürüklüyor, içsel evrenimize sorgulayıcı bir bakış açısıyla bakmamıza yol açıyor.
On Gece Rüyası – Japon Klasikleri Dizisi 6
"Gittikçe daha da sıkılıyordum. Nihayetinde canımı almaya karar verdim. Bir akşam, etrafta kimsenin olmadığı bir vakit, kararlılıkla denize daldım. Ancak ayağımın güverteden ayrıldığı ve gemiyle bağlantım koptuğu an, hemen canımın kıymetini fark ettim. Kalbimin derinliklerinden keşke vazgeçseydim, diye düşündüm. Lakin çok geçti.”
Rüyalar âleminin derin karanlığına doğru yapılan fantastik bir yolculuk… On Gece Rüyası’ndaki her bir öykü kısa ama öz bir şekilde kendi bağımsızlığını ilan eder. Sayfaları çevirdikçe bir samurayın kılıcının parıltısından bir babanın günahının altında ezilişine, bir kadının ölüme yakın yakarışlarından bir annenin çaresizce yaşama ve umuda tutunma çabasına kadar insanı derinden etkileyen, efsunlu bir dünyaya adım atıyoruz.
Çağdaş Japon edebiyatına yön veren ve pek çok yazarı etkileyen Natsume Sōseki, bu eserinde kaleme aldığı on farklı öyküyü, büyülü atmosfer kurgusuyla birbirine sımsıkı bağlayarak okuruna sunuyor. Yazarın bir sihirbaz gibi parmaklarında oynattığı bu düşsel evren, gerçeklik algısını altüst ederken rüyanın ağırlığı, anlatımın sadeliğiyle âdeta uçucu bir hâl alıyor.
Otogizoshi – Japon Klasikleri Dizisi 3
"Âşık oldum diye suç mu işledim?
Antik çağlardan bu yana, dünya üzerinde yazılmış bütün trajedilerin bu soruyu konu edindiğini söylemek abartı olmaz. Her kadının içinde biraz bu acımasız tavşandan bulunduğu gibi, her erkeğin içinde boğulmamak için mücadele eden bir Japon rakunu mevcuttur. Otuz küsur yıllık başarısız bir kariyere sahip olan bir yazar olarak bunun doğruluğunu teyit edebilirim. Belki siz de aynı düşüncedesinizdir.”
Osamu Dazai’nin kaleminden, savaşın gölgesinde bir babanın diline yansıyan masallar… Karanlık bir sığınağa hapsolmuş bir kız çocuğunun dünyası babasının sesiyle bu eserde aydınlanırken aynı zamanda Japon mitolojisine ve masal kültürüne de ışık tutar. Tümör Bahtsızlığı, Bay Urashima ve Ejderha Sarayı, Tiktak Dağı ve Dilsiz Serçe masallarının her biri orijinal anlatımları eleştirilerek mercek altına alınır ve okura "Daha farklı nasıl yazılabilirdi?” sorusu sorulur.
Japon edebiyatının usta kalemi Osamu Dazai, savaş mağduru bir babanın diliyle kendi süzgecinden geçirdiği masalları okurlarına aktarırken kurgulanan masallar ve öğretileri karşısında eleştirilerini belirtmeyi de ihmal etmiyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.