Müthiş Psikoloji Hayır Diyebilme Sanatı
₺300,00 Orijinal fiyat: ₺300,00.₺240,00Şu andaki fiyat: ₺240,00.
Gerçekten “özgür” müsünüz?
Dilediğiniz zaman dilediğiniz yemeği yiyebiliyor olmak mıdır sizce özgürlük?
Toplumsal hiçbir baskı hissetmeden içinizden geldiği gibi giyinebiliyor olmak mı yoksa?
Canınızın istediği saatte uyuyup, canınızın istediği saatte uyanarak, yine canınızın istediği saatlerde istediğiniz kadar çalışarak, ihtiyacınız olan parayı kazanabilmeniz mi?
Bir hafta sonu tatilinde cep telefonunuzu kapattığınızda mı özgür hissediyorsunuz sadece kendinizi?
Hayatınızla ilgili her kararınızı sadece kendinizi düşünerek mi alıyorsunuz?
Kaderinizin ipleri tamamen sizin elinizde mi?
Başkalarının sizden yararlandığını düşündüğünüz oluyor mu?
Kaybetmekten korktuğunuz insanlar yok mu?
Değişmeye ne kadar açıksınız?
En azından yumurtayı nasıl yemekten hoşlandığınızı düşünün. İlle de rafadan mı? Yoksa “Bugünlük de böyle olsun, ne fark eder ki?” dediğiniz olur mu?
Önemsiz gibi görünen bu küçücük ayrıntıların mücadelesi içinde silinip gider sizi siz yapan sınırlarınız. Çünkü “özgürlük” sandığınız gibi “sınırsız” olmak demek değildir, tam tersine net ve güçlü sınırlara sahip olabilmenizle ilgilidir. Diğer bir deyişle, hayır diyebildiğiniz ölçüde, özgürlük alanınıza sahip çıkarsınız.
Hayır Diyebilme Sanatı sınırlarınızı doğru çizerek, kendinize geniş bir özgürlük ve özgüven alanı yaratmanın incelikleriyle dolu, duyarlı bir rehber…
| Yayınevi | Destek Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Müthiş Psikoloji |
18 adet stokta
Destek Yayınları – Müthiş Psikoloji Hayır Diyebilme Sanatı
/n
Gerçekten “özgür” müsünüz?
Dilediğiniz zaman dilediğiniz yemeği yiyebiliyor olmak mıdır sizce özgürlük?
Toplumsal hiçbir baskı hissetmeden içinizden geldiği gibi giyinebiliyor olmak mı yoksa?
Canınızın istediği saatte uyuyup, canınızın istediği saatte uyanarak, yine canınızın istediği saatlerde istediğiniz kadar çalışarak, ihtiyacınız olan parayı kazanabilmeniz mi?
Bir hafta sonu tatilinde cep telefonunuzu kapattığınızda mı özgür hissediyorsunuz sadece kendinizi?
Hayatınızla ilgili her kararınızı sadece kendinizi düşünerek mi alıyorsunuz?
Kaderinizin ipleri tamamen sizin elinizde mi?
Başkalarının sizden yararlandığını düşündüğünüz oluyor mu?
Kaybetmekten korktuğunuz insanlar yok mu?
Değişmeye ne kadar açıksınız?
En azından yumurtayı nasıl yemekten hoşlandığınızı düşünün. İlle de rafadan mı? Yoksa “Bugünlük de böyle olsun, ne fark eder ki?” dediğiniz olur mu?
Önemsiz gibi görünen bu küçücük ayrıntıların mücadelesi içinde silinip gider sizi siz yapan sınırlarınız. Çünkü “özgürlük” sandığınız gibi “sınırsız” olmak demek değildir, tam tersine net ve güçlü sınırlara sahip olabilmenizle ilgilidir. Diğer bir deyişle, hayır diyebildiğiniz ölçüde, özgürlük alanınıza sahip çıkarsınız.
Hayır Diyebilme Sanatı sınırlarınızı doğru çizerek, kendinize geniş bir özgürlük ve özgüven alanı yaratmanın incelikleriyle dolu, duyarlı bir rehber…
İlgili ürünler
Ben Kazanmadan Bitmez
Hayır! Düzen bozulmadı, yeniden kuruldu... Yıkılan bir şey yok, değişen çok şey var sadece ve her değişim ürkütücü bir karmaşayla, çözümsüz gibi görünen sorunlarla ve sonsuz kaygılarla yağar insanın üzerine...
Yeni düzen bir tehdit değil, bir seçim...
Teknolojik gelişmeler insan sağlığını korumaya yetmiyormuş, bir kez daha yüzleştik bu hakikatle... İnsanın sağlığı yine doğanın kanunlarına bağlı...
Yeni dünya, bambaşka bir disiplin öğretiyor insanoğluna:
“Şikâyet etmemeyi, güvenmeyi ve olana teslimiyeti...”
Ne kadar şikâyete saparsan, o denli şükre davet edilirsin. Dengelenirsin.
Şimdiye kadar şikâyet ettiğin ne varsa, hepsine şükretmeyi öğretiyor yeni düzen sana.
Belki sarsarak, belki acıtarak, belki tokatlayarak... Belki sen anlayıncaya dek şiddetini artırarak...
Çünkü ilahi düzen, vazgeçmemiştir senden. Sadece fark etmeni ve hak etmeni bekliyordur hayatı...
Merak etme...
Sen kazanmadan bitmeyecek bu hikâye...
Çünkü kaybetmek için doğmadın. Bunun ne doğaya, ne evrene, ne de ilahi sisteme bir faydası var. Kazanmayı hak etmek üzere yaratıldın. Bu yüzden hep kazanmaya zorlamaya devam edecek seni sistem. İş ki, nasıl kazanmak gerektiğini bil. Hayat bir ödül değil, bir hak ediştir. Hayatı hak edenindir mutluluk ve düzen.
Her Şey Değişir
Alman çocuk ve gençlik edebiyatının ödüllü yazarı Ute Wegmann’dan duygu yüklü bir büyüme hikâyesi. İlkgençliğin kaygı ve korkularını gerçekçi bir üslupla anlatan yazar, küçük ama ömürlük mutlulukların peşine düşüyor.
On dört yaşındaki Hoover, üç kardeşin en küçüğüdür. Daha önünde hiç de kısa olmayan okul yılları vardır. Üstüne üstlük, en sıkıcı sonbahar tatilini geçiriyordur. Hoveer’ın tek yakın arkadaşı, kaybettiği eşinin yasını tutan, yetmiş sekiz yaşındaki dedesidir. Doğum günü için dedesine sürpriz yapmak isteyen Hoover’ın imdadına Claudine yetişir. Cesur ve özgür ruhlu bu kızın bir fikri vardır. Peki, Hoover’ın dedesi uğruna bu planı gerçekleştirecek cesareti var mıdır?
Her Şey Vaktini Bekler
“Kalbinde iyilik biriktirenlerin yolu daima açıktır.”
Şems-i Tebrizi
Şems’in öğrencisi olmak zordur. Kararlılık ister, cesaret ister, disiplin ister, yürek ister...
Bu yolda yürümeye razı mısın?
Şems doğrudandır, dolambaçsızdır, açıktır, nettir.
Kendine karşı yalansız, dürüst ve açık olabilir misin?
Şems güneştir; aydınlatır, ısıtır ama insanı yakar kül de eder.
Önce kül olmaya, sonra küllerinden doğmaya var mısın?
Şems boğmaz, zorlamaz, ısrar etmez, vakti gelince bırakmasını da doğru zamanda gitmesini de bilir.
Tutunduğun dalları terk etmeye, vakti gelince gitmeye, bildiklerinden vazgeçmeye hazır mısın?
Bu kez Şems’in öğrencisi olmaya çağırıyorum seni.
Evet ışıklı ve sımsıcak bir yol ama yakıcı ve kavurucu da... Dürüst olamayan düşer, acele eden kendine çelme takar, aldatan aldanır, vazgeçemeyen unutulur, yorulanın hikâyesi erken biter...
Şems’in yolu yanmaya hazır olanların yoludur. İrade, zekâ, mantık, terbiye, saygı, güven, cesaret, disiplin ve azim ister senden.
Bunların hiçbirini yitirmedin ve hiçbir şey için hâlâ geç değil. Çünkü her şey zaten vaktini bekler. Belki de doğru zaman şimdidir.
Kaderin Kodu
Işığa tapmadan, karanlığa sapmadan...
“Madde evreni” her an hareket halindedir ve her hareketin bir titreşimi vardır.
Hareketlerinin, seçimlerinin, duygu, düşünce ve ifadelerinin de sana özgü bir titreşimi var...
Senden yansıyanları, hayat aynasından kaderin olarak seyredersin.
Kaderin kalemi dildedir.
İfadelerinle hayatına neyi davet ettiğinin farkında mısın?
Davranışların ve tutumun sana nasıl bir kader getiriyor?
Başına gelen olaylar hangi konularda seni uyarıyor?
Seçtiğin meslek sana ne anlatıyor?
Bedenindeki sorunlar neyin habercisi?
Yaşadığın kazaların içindeki mesajları okuyabiliyor musun?
Gelecek planın sadece senin seçimlerinden mi oluşuyor?
Sistem bütün bu konularla ilgili seninle konuşurken çok özel bir dil kullanır.
Kâinatın bu özel diliyle iletişim kurabilmek için hayatın alfabesini biliyor olmak gerekir...
Peki, nedir hayatın gizli dilinin alfabesi?
Olaylar, durumlar, eylemler, seçimler, sözler ve ifadeler üzerinden hayatı okumaya başladığında sistemle bilinçli bir işbirliği kurmuş olursun.
İşte o zaman hayatın gerçek ritmini yakalarsın.
Özgürleşebilmek
İnsan ancak kendinden başka kimseye benzemek istemediğine karar verdiğinde özgürleşir...
Özgürlük, özgünlüktür...
Kendi gibi olabilme cesareti gösterebilen korkusuzların parmak izidir...
Dilediğini yapabilmek değil, ne dilediğinin farkında olmaktır.
“Başkası ne der?” kaygısıyla yaşamak yerine, başkası için yaşamaktan, vazgeçebilmektir.
Kaybetme korkusundan arınmak değil, kaybetme ihtimaline rağmen cesaret göstermektir.
Göze almak değil, gözden çıkarabilmektir özgürlük...
Ve özgürlük, doğuştan kazanılmış bir haktır.
Hiç kimse özgürlük hakkını sonradan öğrendiği korkulara, kaygılara, şüphelere ve değersizliğe feda etmemelidir.
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numara olan, Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Vazgeçebilmek ve Sevebilmek kitaplarının yazarı Guy Finley’den özgür olabilme cesareti üzerine korkulara meydan okuyan eşsiz bir manifesto...
Seni Yoran Her Şeyi Bırak – Duygusal Manipülasyondan Kurtulma Ve Korunma Metotları
KİMSENİN HAYALİNDEKİ İNSAN OLMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ.
Duygularından ve tepkilerinden şüphe mi ediyorsun?
Kendini çoğu zaman suçlu ve eksik mi hissediyorsun?
Kararlarını ve olayları algılama şeklini sorguluyor musun?
İlişkini kaybetme korkusu yaşıyor musun?
Hep özür dileyen ve kendini açıklamaya çalışan taraf mısın?
Özgüvenin giderek azalıyor mu?
Sürekli endişeli misin?
“Ben böyle değildim, ne oldu bana?” diye düşünüyor musun?
Güçsüz ve yalnız mı hissediyorsun?
Olay mahallinde yalnız değilsin. Biri seni böyle olduğuna ikna etmeyi başarmıştır. Hayatının en güçlü olduğun alanlarında duygusal manipülasyona maruz kaldığının farkında bile değilsin. Suçluları uzakta arama, manipülatörler cinayet mahallinde dolaşan katiller gibi en yakınındakilerdir hatta en sevdiklerin...
Bu kitap maruz kaldığın duygusal manipülasyonları fark etmeni, kendini korumanı ve süreci güçlü biçimde yönetmeni sağlayacak, seni yoran her şeyden kurtulmanın kapılarını açacaktır.
Sevebilmek
İlişkilerin büyüsünü keşfetmeye ve sevdiğinle beraber uyanabilmeye hazır mısın?
O halde doğru sev!
Hem de sınırsızca, doludizgin, alabildiğine, cüretkârca, cömertçe, hiç esirgemeden, geri adım atmadan, sağanak misali yağarcasına, hesap etmeden, ölçüp tartmadan, eğip bükmeden, teminat aramadan, verdiğinin geri dönmesini beklemeden, garanticiliğe meyletmeden, korkusuzca, cesaretle sev!
Çünkü sevebilmek, içsel bir reformdur.
Bir şeyleri sevmeye başladığında, dünya da değişmeye başlar. Sevilmemek korkusundan özgürleşmiş, sevmek için sevilmeye ihtiyacın kalmamıştır artık. Hesapsızca sevebilmenin ve sevdikçe her şeyi değiştirebilmenin büyüsüyle yeni hayatlar ve ilişkiler inşa ediyor, sonsuz olasılıklara fırsat veriyorsundur. Kaybetme korkusu bir tehdit değildir bundan böyle. Bilirsin ki sevebilen için kaybetmek yoktur.
İşte bu yüzden “Sevip sevilmek cennettir...” diyenler yalan söylediler hep.
“Her şeye rağmen sevebilmektir cennet...”
İlişkinin gerçek büyüsü sevebilmektir...
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numara olan, Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran vazgeçebilmek kitabının yazarı Guy Finley’den, ilişkilerin büyüsü üzerine eşsiz bir sevgi çözümlemesi...
Sevebilmek adlı bu yeni kitabıyla ilişkilerin kaderini baştan yazmaya talip olan Guy Finley, bir kez daha doğru bilineni tersine çeviriyor ve sevginin prensiplerini sıralıyor peş peşe...
Üstelik, “Sevmek tabii ki büyüleyici ama mesele doğru sevebilmek...” diyor.
Vazgeçebilmek
Değişmeye hazırsanız, işte cevabınız!
Gelmiş geçmiş en çok satan kişisel gelişim kitaplarından biri olan Vazgeçebilmek mutluluğa giden yolda yanınızda bulundurabileceğiniz en güvenilir kılavuz.
Sizi mutluluktan alıkoyanlar neler bir düşünün. Ve hepsinden vazgeçin gitsin. Söylemesi kolay ama yapması değil, öyle mi?
Guy Finley bu kitapta adım adım mutluluk ile aramızda dikilip duran o duvarı nasıl yıkacağımızı, vazgeçmemiz gerekenleri nasıl bırakacağımızı ve nasıl özgürleşeceğimizi anlatıyor.
Vazgeçebilmek’i okurken öfke, kin, kaygı, suçluluk duygusu ve daha pek çok olumsuz düşünceden arındığınızı fark edecek ve her sorunun cevabının yine sizin içinizde olduğunu göreceksiniz. Gerçek yaşamöyküleri, içten diyaloglar ve zihni çalıştıran sorular zaten içinizde barındırdığınız gücü ve duygusal özgürlüğü size geri verecek.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.