Mesajınız Var
₺0,00
Elinizdeki bu kitap, kişisel gelişim yolunda; yola nasıl çıkacağınız, nereden başlayacağınız, kendinizi nasıl arındırıp hayatınızın iyiye doğru ilerlemesini sağlayabileceğiniz gibi konularda size başlangıç ipuçları vermekte yardımcı olacaktır.
Kitabın “sizinle konuştuğunu” fark edeceksiniz.
“Şu anın niyetine…” diyerek derin bir nefes alın ve herhangi bir sayfayı açın. Açtığınız sayfadaki konu şu an içinde bulunduğunuz bir duruma aynalık yapıyor olabilir mi?
İlk denemelerde büyük ihtimalle içsel dirençler oluşturabilirsiniz ama bu normaldir.
Kitabı ilk anda baştan sona okumaya kalkmayın. Sabırlı olun. Her gün kendiniz için bir sayfa açın ve o konu üzerinde biraz düşünün. Hayatınızı gözden geçirin.
Arkadaşlarınızdan izin alarak, onların niyetine de sayfa açabilir, onların kısmetine çıkan sayfanın fotoğrafını çekip gönderebilirsiniz.
Şimdiden size ve tüm sevdiklerinize farkındalık dolu “an”lar niyet ediyoruz…
| Yayınevi | Destek Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Bülent Gardiyanoğlu |
| Sayfa Sayısı | 240 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
Stokta yok
Destek Yayınları – Mesajınız Var
/n
Elinizdeki bu kitap, kişisel gelişim yolunda; yola nasıl çıkacağınız, nereden başlayacağınız, kendinizi nasıl arındırıp hayatınızın iyiye doğru ilerlemesini sağlayabileceğiniz gibi konularda size başlangıç ipuçları vermekte yardımcı olacaktır.
Kitabın “sizinle konuştuğunu” fark edeceksiniz.
“Şu anın niyetine…” diyerek derin bir nefes alın ve herhangi bir sayfayı açın. Açtığınız sayfadaki konu şu an içinde bulunduğunuz bir duruma aynalık yapıyor olabilir mi?
İlk denemelerde büyük ihtimalle içsel dirençler oluşturabilirsiniz ama bu normaldir.
Kitabı ilk anda baştan sona okumaya kalkmayın. Sabırlı olun. Her gün kendiniz için bir sayfa açın ve o konu üzerinde biraz düşünün. Hayatınızı gözden geçirin.
Arkadaşlarınızdan izin alarak, onların niyetine de sayfa açabilir, onların kısmetine çıkan sayfanın fotoğrafını çekip gönderebilirsiniz.
Şimdiden size ve tüm sevdiklerinize farkındalık dolu “an”lar niyet ediyoruz…
İlgili ürünler
Ben Annemin Sırlarıyım
Geçmiş iyileşirse gelecek de iyileşir...
“Dedesi koruk yer torununun dişi kamaşır” diye bir atasözü vardır. Anne babaların hatırlamadığı sırlar bile, çocukları hasta eder. Hepimiz bir zaman tünelinde seyahat ediyoruz, üstelik dededen toruna hiçbir şey kaybolmuyor bu tünelde.
Zaman su gibi akıp geçiyor, yıllar yılları kovalıyor sanıyoruz ama çoğu hiç geçmiyor ve içindeki anılarla yerinde öylece duruyor. Hatırlamadıkların bile hem seni hem çocuğunu hasta etmeye devam ediyor.
Oysa hepsini iyileştirmek mümkün...
Geçmişin karanlık tüneline girmeye cesaret edersen, hem çocuğunun fiziksel hastalıklarını hem de kendi çocukluğunu ve hastalıklarını iyileştirebilirsin. Sen çocukluğuna bir adım attığında çocukluğun da sana on adım atacaktır, çünkü sırlar her zaman ortaya çıkmak ister. Senin “hastalık” sandığın deneyim, aslında çocukluğunun anlaşılmamış bir mesajıdır. Bu kitap geçmişle yüzleşmek için değil anlamak ve iyileştirmek için yazıldı.
Her Şey Değişir
Her Şey Vaktini Bekler
“Kalbinde iyilik biriktirenlerin yolu daima açıktır.”
Şems-i Tebrizi
Şems’in öğrencisi olmak zordur. Kararlılık ister, cesaret ister, disiplin ister, yürek ister...
Bu yolda yürümeye razı mısın?
Şems doğrudandır, dolambaçsızdır, açıktır, nettir.
Kendine karşı yalansız, dürüst ve açık olabilir misin?
Şems güneştir; aydınlatır, ısıtır ama insanı yakar kül de eder.
Önce kül olmaya, sonra küllerinden doğmaya var mısın?
Şems boğmaz, zorlamaz, ısrar etmez, vakti gelince bırakmasını da doğru zamanda gitmesini de bilir.
Tutunduğun dalları terk etmeye, vakti gelince gitmeye, bildiklerinden vazgeçmeye hazır mısın?
Bu kez Şems’in öğrencisi olmaya çağırıyorum seni.
Evet ışıklı ve sımsıcak bir yol ama yakıcı ve kavurucu da... Dürüst olamayan düşer, acele eden kendine çelme takar, aldatan aldanır, vazgeçemeyen unutulur, yorulanın hikâyesi erken biter...
Şems’in yolu yanmaya hazır olanların yoludur. İrade, zekâ, mantık, terbiye, saygı, güven, cesaret, disiplin ve azim ister senden.
Bunların hiçbirini yitirmedin ve hiçbir şey için hâlâ geç değil. Çünkü her şey zaten vaktini bekler. Belki de doğru zaman şimdidir.
Korkusuzca Yaşayabilmek
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numarada yer alan ve Türkiye’de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Vazgeçebilmek, Sevebilmek ve Özgürleşebilmek kitaplarının dünyaca ünlü yazarı Guy Finley, bu kez korkuya meydan okuyan bir yaşam disipliniyle çıkıyor okurunun karşısına: Korkusuzca Yaşamak!
Korkunun tarifini çok katmanlı bir bakış açısıyla yeniden zihin süzgecinden geçiren Guy Finley, korkuyla düşünce arasındaki bağların nasıl baştan kurgulanması gerektiğine örnek hikâyelerle ve önerdiği etkili uygulamalarla birlikte dikkat çekiyor.
Daha düne kadar uykularını kaçıran şeyin ne olduğunu hatırla mesela. Önceleri çok istediğin, önemsediğin, kafana taktığın, üzerinde çok düşünüp kaygılandığın, belki çok istediğin, uğruna çok şeyi gözden çıkardığın, vakit harcadığın şeyleri düşün.
Çok değil kısa zaman önce, her biri yaşam kaliteni etkileyecek kadar önemliyken, sende korku ve kaygı hislerine neden olurken, bugün hiçbir şey değişmediği halde güçlerini nasıl kaybettiler peki? Neden eskisi kadar korkutup kaygılandırmıyorlar seni?
Yoksa korku sende sadece bir yaşamda kalma refleksi değil mi? Aynı zamanda bir düşünce hatası mı?
Korkuyla ilgili düşünce hatalarının sonlanması, elbette birtakım zihinsel disiplinlerin yeniden yapılanmasıyla ilgili...
Guy Finley, tam da bu disiplinlerden söz ediyor işte.
Korkusuzca Yaşamak, bir düşünce sanatı kitabıdır aslında. Zorluğun içindeki basit ama etkili kolaylık gibi...
Korktuğun şeye yüklediğin anlamları gözden geçir önce, sonrasında bu kitabın sayfaları arasında korkularından özgürleşmeye başlayacaksın zaten...
Müthiş Psikoloji Hayır Diyebilme Sanatı
Gerçekten “özgür” müsünüz?
Dilediğiniz zaman dilediğiniz yemeği yiyebiliyor olmak mıdır sizce özgürlük?
Toplumsal hiçbir baskı hissetmeden içinizden geldiği gibi giyinebiliyor olmak mı yoksa?
Canınızın istediği saatte uyuyup, canınızın istediği saatte uyanarak, yine canınızın istediği saatlerde istediğiniz kadar çalışarak, ihtiyacınız olan parayı kazanabilmeniz mi?
Bir hafta sonu tatilinde cep telefonunuzu kapattığınızda mı özgür hissediyorsunuz sadece kendinizi?
Hayatınızla ilgili her kararınızı sadece kendinizi düşünerek mi alıyorsunuz?
Kaderinizin ipleri tamamen sizin elinizde mi?
Başkalarının sizden yararlandığını düşündüğünüz oluyor mu?
Kaybetmekten korktuğunuz insanlar yok mu?
Değişmeye ne kadar açıksınız?
En azından yumurtayı nasıl yemekten hoşlandığınızı düşünün. İlle de rafadan mı? Yoksa “Bugünlük de böyle olsun, ne fark eder ki?” dediğiniz olur mu?
Önemsiz gibi görünen bu küçücük ayrıntıların mücadelesi içinde silinip gider sizi siz yapan sınırlarınız. Çünkü “özgürlük” sandığınız gibi “sınırsız” olmak demek değildir, tam tersine net ve güçlü sınırlara sahip olabilmenizle ilgilidir. Diğer bir deyişle, hayır diyebildiğiniz ölçüde, özgürlük alanınıza sahip çıkarsınız.
Hayır Diyebilme Sanatı sınırlarınızı doğru çizerek, kendinize geniş bir özgürlük ve özgüven alanı yaratmanın incelikleriyle dolu, duyarlı bir rehber...
Özgürleşebilmek
İnsan ancak kendinden başka kimseye benzemek istemediğine karar verdiğinde özgürleşir...
Özgürlük, özgünlüktür...
Kendi gibi olabilme cesareti gösterebilen korkusuzların parmak izidir...
Dilediğini yapabilmek değil, ne dilediğinin farkında olmaktır.
“Başkası ne der?” kaygısıyla yaşamak yerine, başkası için yaşamaktan, vazgeçebilmektir.
Kaybetme korkusundan arınmak değil, kaybetme ihtimaline rağmen cesaret göstermektir.
Göze almak değil, gözden çıkarabilmektir özgürlük...
Ve özgürlük, doğuştan kazanılmış bir haktır.
Hiç kimse özgürlük hakkını sonradan öğrendiği korkulara, kaygılara, şüphelere ve değersizliğe feda etmemelidir.
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numara olan, Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Vazgeçebilmek ve Sevebilmek kitaplarının yazarı Guy Finley’den özgür olabilme cesareti üzerine korkulara meydan okuyan eşsiz bir manifesto...
Pes Etme Mucizeler Yolda
Her şeyin bir zamanı var ve her şeyin bir nedeni...
Hayatı kabullen. Her şey olması gerektiği gibi, korkma.
Sen de tam olman gereken yerdesin. Kalpten istediğin şeye ulaşmak için, zihninden geçenleri değil, tam da ihtiyacın olan deneyimleri yaşayacaksın.
Sakin ol. Geç kalmadın. Erken de değil. Kaç yaşında olduğunun bir önemi yok... Kimlerden ileri ya da geri olduğunun da...
Kaç yaşında hissettiğinin, kendini nerede görmek istediğinin ve şu an nerede olduğunun farkında olman mühim...
Yaşaman gerekeni yaşıyorsun sadece. Ne bir eksik ne bir fazla... Bil ki kusursuz bir düzen var senden gayrı.
İlmi ve iradesi dışında yaprağın bile kıpırdamadığı bir yaratan var, hatırla.
Beklentilerinin farkında ol ve onları minnetle değiştirmeyi öğren. Kanaat etmeyi ve şükretmeyi unutma. O vakit göreceksin ki mucizenin kendisisin aslında.
Mucize sensin.
Psikoloji Diyor Ki ; Özgürlük . Kendini Doğru İfade Etmeyi Başaranlarındır
"İnsanları geçimsiz yapan sevgisizliktir. Birbirine düşman eden iletişimsizliktir. Güzellikten yana ne varsa yok eden ilgisizliktir."
Konfüçyüs
"Hayır" Demenin En Sağlıklı Yolu Nedir?
Öfkeliyken ya da Öfkeli Birisiyle Nasıl İletişim Kurulur?
Narsis ve Zehirli İnsanlarla Nasıl Başa Çıkarız?
İlişkilerimizi Nasıl En Sağlıklı Noktaya Getirebiliriz?
Duygularımızı ve Düşüncelerimizi En İyi Şekilde Nasıl İfade Ederiz?
Bu kitapta öğrendiklerinizden sonra "Ailem, eşim, sevgilim, iş arkadaşım, patronum beni anlamıyor, kendimi anlatamıyorum" demek yok.
Eğer iyi bir dansçıysanız kontrolü kendi elinizde tutarsınız. İletişim de tıpkı iki kişinin dans etmesi gibidir. Eğer iyi dans edemezseniz sağa sola savrulursunuz ve kötü bir görüntü ortaya çıkar. İyi bir iletişimci her zaman kontrolü elinde tutar ve süreci istediği gibi yönlendirir.
Duygularımızı içimize atmak yerine özgür bırakmalıyız. İçsel rahatlığın en temel bileşenlerinden birisi de duyguları paylaşmaktır. Uzman Klinik Psikolog Burak Öge çok satan Duygularının Kölesi Olmayan Hayatının Efendisi Olur kitabından sonra bu sefer de bizlere etkili iletişimin sırlarını aktarıyor. Düşüncelerinizi paylaştıkça omuzlarınızdaki yükler azalacak ve özgürlüğün tadını çıkaracaksınız.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.