Mavi Fanus
₺80,00
5 adet stokta
Mavi Fanus
Öyle hapsolduk bir çağa
Ne mühürlü kapılar açılıyor sokağa
Ne örselenmiş belleklerin kiri silik
Nikbinliğin kanatlanma ihtimali de yok
Ah herkesin anlattığı kadar mı gökyüzü
Anlattığımız kavradığımız kadarın önsözü
Bilincimiz fikrimizin kanadını ölçüp biçer
Hayat küsuratı kapı önüne kor
İlgili ürünler
Belki Başka Zaman
Belki Başka Zaman, İbrahim Tenekeci’nin son dört yılda yazdığı şiirlerin toplamından oluşuyor.
“Dinledim ömrümü aşkın sesinden” diyen şairin yeni çalışmaları da Muhit Kitap’tan yayınlanacak.
İnsan yalnızken daha dürüsttür
Kalbin mutlaka ses olur sana,
Anlarsın bir gün ulu dağlarda
Bir nokta imiş koskoca ömür
Çeviri Şiirler
"Şiir tercümesinin adamakıllı güç, hatta çok kere imkânsız bir şey olduğunu hatırdan çıkarmamak lazım. Burada sadece mütercim olarak konuşmuyorum. Kendim de şiir yazdım. Bir şiirin ancak bir defa söylenebileceğini, ancak bir türlü söylenebileceğini kendi tecrübelerimle biliyorum. Bu gerçeği Fransız şairi Cocteau şöyle anlatıyor: 'Bir şiir hiçbir dile tercüme edilemez. Hatta yazılmış göründüğü dile bile/ Peki, mademki öyle, insan bu kadar güç, bu kadar imkânsız bir işe niçin girişiyor? Bunun cevabını kendime göre vermeye çalışayım- Şiir başka bir dile ister çevrilsin ister çevrilmesin, bir şair başka memleketlerin şairleri gibi duymaya, onların düşündüklerini düşünmeye, onların usullerini kullanmaya kalktı mı kendi imkânlarının başka hiçbir suretle genişletilemeyecek bir şekilde genişlediğini görüyor. Bu yalnız şair için değil, okuyucu için de böyle."
Orhan Veli Kanık
Orhan Veli Yunan şiirinden Çin şiirine, Macar şiirinden İran şiirine çok geniş bir yelpazeden seçkin örnekler sundu. Bazıları ölümünden sonra yayımlanan çevirilere Orhan Veli tarafından hazırlanan Fransız Şiiri Antolojisi için yine kendisinin yazdığı önsöz ve tanıtma yazıları eşlik ediyor. Bir ustadan başka ustalara "farklı" bir bakış...
Çiçekler Üşümesin
Nurullah Genç, Çiçekler Üşümesin ile şairin uzun yolculuğunun ilk duraklarına götürüyor okurunu yeniden. Şiirine yön veren izlekleri okurlarıyla buluşturuyor bu eserle.
Gönlümün maviliği gitmesin gökyüzünden
Kuşların gülücüğü eksilmesin yüzünden
Kar yağsa da bu ıssız vadiye, gün bitmesin
Yapraklar üşüse de, çiçekler üşümesin
Eyvallah
O benim için geçmişe anıt bırakılacak kadar değerli; geçmişte bırakılamayacak kadar gereklidir.
Unutuyorum her seferinde neresinde kalmıştık ayrılığın?
Bana geldiğin yol, aşk izlerinle doluydu. Bir dolu aşkın izini örtüyordu şiirlerin. Gelmek eylemi pörsümüştü adımlarında... Oysa ben, gelişini ‘‘milat’’ sayacak kadar başlıyordum aşka...
Yolumdan dönemediğim için değil, seninle hiçbir yolda yürüyemeyeceğimi bildiğim için gidiyorum. Yeryüzünün bütün aşkları senin ve beni unutabilirsin!
Sol yanıma yatsam seni uyusam, hep rüyada kalsam...
Ama içime dokundun bir kere. Parmak izlerin duruyor bakışlarımda. Nereye baksam senden bir iz bırakıyorum.
Ben senin, kaçmak istediğinde açabileceğin ve sonrasında dünyanın yüzüne çarpıp gidebileceğin bir kapıyım!
Gel, aç ve kaç...
Söyle sevgili şimdi hayatında bir kayıp mıyım? Bulunmaz...
Açık bir yara mıyım? Sarılmaz...
Tehlikeli bir yol muyum? Gidilmez...
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, "Eyvallah" ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
Harflerin Simyası
Kalbe Karışık
Şiir azıcık aklî, daha çok kalbî bir eylemdir. Şairin kastı konuşulduğunda birazcık aklı, daha çok ruhu konuşuluyor demektir. “el-Ma’nâ fî batni’ş-şâir.” der Araplar. Yani kasd-ı mahsusa şairin bâtınında, derûnunda, hâsılı ruhundadır. Ruh ise sırdır, akıl onu anlayamaz, kısırdır.
Şiiri ruh anlar; akıl ise belki ve ancak yorumlar.
Şiir, aklî düşüncenin kalbî idrake evrilmesidir.
Şiir, aklın devrilmesi, kalbin anlamı devralmasıdır.
Aslında muamma olan; sözdeki şiir değil, ruhtaki şuurdur. Kapalı olan, lafız değil ruhtur.
Nils Ve Uçan Kaz
Kuşaklardır okunan klasik eserler, kısaltılarak genç okurlar için özenle yeniden kaleme alındı.
1909 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Selma Lagerlöf’ten unutulmaz bir klasik…
Nils Holgersson, insanları kızdıran ve hayvanlara eziyet eden bir çocuktur. Günün birinde cüce bir büyücü onu parmak çocuğa dönüştürür ve Nils, harika bir yolculuğa çıkar. Çiftliklerindeki genç erkek kaz Martin ile yaban kazlarından oluşan bir sürüye katılarak kuzeye uçar ve heyecan dolu bir macera yaşar.
Küçülünce hayvanların dilini anlamaya başlayan Nils, onlara daha sevecen yaklaşan, bambaşka bir çocuk olur. Bir sincap ailesine yardım ettikten, Gümüş Tüy adlı dişi kazı kurtardıktan ve kartal Gorgo’yu özgürlüğüne kavuşturduktan sonra, yeniden gerçek bir insan olma fırsatını yakalar.
Ancak bunun da bir bedeli vardır. Nils, nasıl bir karar verecek?
Yanılgı Saatleri
Nurullah Genç'in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Yürümekle yanıldım sana ey hummalı göl
Heyecana gömülmek ve gülmekle yanıldım
Can merhemiydi elem burcunda sessizliğin
Bilemedim ki cellat değildir yâr dediğin
Ey sarışın kahkaha, yeşil bakışlı ölüm
Aynaları sömüren bin bir nakışlı ölüm
Gir şimdi düşlerimin ebedî zindanına
Çünkü cinnetle girdin yüreğimin kanına

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.