Mankurtluk Külahı
₺92,00
17 adet stokta
Mankurtluk Külahı
Kültür emperyalizmi, bir devletin ya da bir topluluğun kendi kültürünü, sanatını, edebiyatını, yaşama tarzını, esir alıp köleleştirmek istediği başka bir millete propagandayla, teşvikle, özendirerek, tehditle ya da başka bir yolla dayatması, benimsetmesidir. Bu bağlamda Batı emperyalizmi, özellikle Tanzimat’tan bu yana Türk milleti üzerinde büyük ve yoğun bir kültür emperyalizmi uygulamaktadır. Türk‐İslam kültür ve sanatını aşağılayarak, değersizleştirerek, yok ederek onun yerine kendi kültürünü dayatmaya devam etmektedir. Günümüzde de bu emperyalist çalışmalar hızla devam ediyor. Bugün Türk çocukları, kendi Türk‐İslam kültür ve medeniyetinden hızla uzaklaştırılarak batıcılaştırılmaya, batılılara tapar hâle getirilmeye, batılı gibi düşünmeye, batılı gibi duymaya ve bakmaya yönlendirilmektedir. Avrupa ve Amerika kaynaklı filmler, müzikler, romanlar, şunlar bunlar ülkemizi âdeta istila etmiş, Türk çocukları emperyalist batının değersiz, anlamsız, saçma sapan kültür ve sanatının pazarı hâline gelmiştir. Böylesine bir kültür emperyalizmine maruz kalan Türk çocukları, kendi kimliklerine, tarihlerine, atalarına, dinlerine, yaşama biçimlerine, âdet, gelenek ve göreneklerine yabancılaşmakta; hatta kendi değerlerine düşman edilmektedir. Bunun adı mankurtlaştırmadır. Batının kültür emperyalizminin amacı ve hedefi, Türk çocuklarını mankurtlaştırarak etkisiz hâle getirmek, kimliksiz, kişiliksiz, tarihsiz, değersiz, dinsiz, kendine güvensiz, bağımsız düşünemez, özgün fikir, proje üretemez, kendi ayakları üzerinde duramaz hâle getirerek kolayca sömürülebilir, güdülebilir bir sürüye dönüştürmektir.”
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!
Hachiko
Bundan 100 yıl kadar önce, bir köpekle bir profesör arasında, sonraları tüm dünyayı derinden etkileyecek bir dostluk başladı. Fakat bu dostlar, profesörün ölümüyle kısa süre sonra ayrılmak zorunda kaldı. Peki bir köpeğe ölümün ne olduğunu anlatabilir misiniz? Elbette hayır. İşte Hachiko da bu yüzden, en yakın dostunu yaklaşık 10 yıl boyunca bekledi. Hem de her gün, aynı saatte ve aynı yerde. Köpekler, yüzyıllardan beri insanların en sadık
dostlarıdır. Ancak bazı dostluklar, filmlere ve kitaplara konu olacak kadar büyük izler bırakmıştır hafızalarda. Sahibini yıllarca, sabırla beklediği tren istasyonuna heykeli dikilen Hachiko’nun hikayesi, genç yaşlı demeden tüm kalpleri ısıtacak türden. Hachiko bize hiçbir zaman vazgeçmemeyi öğretti. Bize sadakati ve bağlılığı öğretti. Umudu ve inancı öğretti. Sabrı ve sorumluluğu öğretti. Ama hepsinden öte, Hachiko bize arkadaşlığın gerçek anlamını ve Sevdiklerimizi asla unutmamayı öğretti.
Teşekkürler, Hachıko.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.