Levayih İ Hayat – Hayattan Sahneler
₺88,00 Orijinal fiyat: ₺88,00.₺73,00Şu andaki fiyat: ₺73,00.
Fatma Aliye’nin yazarı olduğu Hanımlara Mahsus Gazete’de tefrika edilip kitaplaşan Levâyih-i Hayat –Hayattan Sahneler- adlı mektup romanı, Osmanlı kadınlarının gözünden aşk ve evlilik sorunsalına ışık tutar. Fatma Aliye, farklı kadınlıkları ve erkeklikleri ele alarak evlilik kurumunu, aile içi şiddeti sorgular; kadınların insanca yaşamalarının yolunun ekonomik özgürlük ve eğitimden geçtiğine vurgu yaparken aşk üzerine de felsefi bir tartışma yürütür.
Fatma Aliye (Topuz) (1862-1936) 1889’da “Bir Kadın” imzasıyla çevirdiği, George Ohnet’den Meram romanıyla edebiyat dünyasına ilk adımını atar. 1891’de yayımlanan ikinci yapıtı Hayal ve Hakikat’i Ahmet Mithat’la yazar. Çok geçmeden sırasıyla Muhadarat, Refet, Levayih-i Hayat, Udi ve Enin romanları kendi adıyla yayımlanır. Refet ve Udi Türk edebiyatının çalışıp ayakları üzerinde duran ilk kadın karakterlerini anlatır. Romanlarındaki başkarakterlerin hepsi mücadeleci ve güçlü kadınlardır. Yapıtları yurtdışında ilgi görür. Udi romanı 1899’da Gustave Séon tarafından Fransızcaya çevrilir. Ev ziyaretleri yapan Avrupalı kadın gezginlerin Osmanlı kadını hakkındaki yanlış izlenimlerini değiştirmek için kaleme aldığı Nisvan-ı İslam 1894’te Rus şarkiyatçısı Olga de Lebedef ve Nazimé Roukié tarafından Fransızcaya ve Beyrut’ta tefrika edilmek üzere Arapçaya çevrilir. 1893 Chicago Kitap Fuarı için hazırlanan The Woman’s Library of The World’s Fair kataloğunda biyografisi ve kitapları yer alır. Filozofların biyografilerinden oluşan Teracim-i Ahval-i Felasife adlı yapıtıyla felsefi bir deneme olan Tedkik-i Ecsam Türkiye’de bir kadın kaleminden çıkan ilk felsefe yapıtlarıdır. Kosova Zaferi ve Ankara Hezimeti ile yarım kalan Ahmet Cevdet Paşa ve Zamanı bir kadın yazara ait ilk tarih yapıtlarıdır. İslam’ın ilk zamanlarında yaşamış kadınların biyografilerini yazdığı Nâmdârân-ı Zenân-ı İslâmiyân çalışması ise bugün yeni yeni oluşmaya başlayan feminist tarih bilincinin erken örneğidir. Kadınlara ait en uzun süreli yayın olan Hanımlara Mahsus Gazete’nin ilk günden itibaren etkin bir kalemi olan Fatma Aliye, makalelerinde İslam’ı ataerkil yorumlarından sıyırarak yorumlamayı önerir ve çokeşliliği, evlilik ve örtünmeyi bu yaklaşımla ele alır. Fatma Aliye, döneminde büyük bir cesaret, inat ve direniş sergileyerek kalemi elinden bırakmamış, kendinden sonra gelen kadın edebiyatçıları da yazılarıyla desteklemiştir.
| Yayınevi | İş Bankası Kültür Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Fatma Aliye Topuz |
| Sayfa Sayısı | 64 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “12, 50 X 20, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
İş Bankası Kültür Yayınları – Levayih İ Hayat – Hayattan Sahneler
/n
Fatma Aliye’nin yazarı olduğu Hanımlara Mahsus Gazete’de tefrika edilip kitaplaşan Levâyih-i Hayat –Hayattan Sahneler- adlı mektup romanı, Osmanlı kadınlarının gözünden aşk ve evlilik sorunsalına ışık tutar. Fatma Aliye, farklı kadınlıkları ve erkeklikleri ele alarak evlilik kurumunu, aile içi şiddeti sorgular; kadınların insanca yaşamalarının yolunun ekonomik özgürlük ve eğitimden geçtiğine vurgu yaparken aşk üzerine de felsefi bir tartışma yürütür.
Fatma Aliye (Topuz) (1862-1936) 1889’da “Bir Kadın” imzasıyla çevirdiği, George Ohnet’den Meram romanıyla edebiyat dünyasına ilk adımını atar. 1891’de yayımlanan ikinci yapıtı Hayal ve Hakikat’i Ahmet Mithat’la yazar. Çok geçmeden sırasıyla Muhadarat, Refet, Levayih-i Hayat, Udi ve Enin romanları kendi adıyla yayımlanır. Refet ve Udi Türk edebiyatının çalışıp ayakları üzerinde duran ilk kadın karakterlerini anlatır. Romanlarındaki başkarakterlerin hepsi mücadeleci ve güçlü kadınlardır. Yapıtları yurtdışında ilgi görür. Udi romanı 1899’da Gustave Séon tarafından Fransızcaya çevrilir. Ev ziyaretleri yapan Avrupalı kadın gezginlerin Osmanlı kadını hakkındaki yanlış izlenimlerini değiştirmek için kaleme aldığı Nisvan-ı İslam 1894’te Rus şarkiyatçısı Olga de Lebedef ve Nazimé Roukié tarafından Fransızcaya ve Beyrut’ta tefrika edilmek üzere Arapçaya çevrilir. 1893 Chicago Kitap Fuarı için hazırlanan The Woman’s Library of The World’s Fair kataloğunda biyografisi ve kitapları yer alır. Filozofların biyografilerinden oluşan Teracim-i Ahval-i Felasife adlı yapıtıyla felsefi bir deneme olan Tedkik-i Ecsam Türkiye’de bir kadın kaleminden çıkan ilk felsefe yapıtlarıdır. Kosova Zaferi ve Ankara Hezimeti ile yarım kalan Ahmet Cevdet Paşa ve Zamanı bir kadın yazara ait ilk tarih yapıtlarıdır. İslam’ın ilk zamanlarında yaşamış kadınların biyografilerini yazdığı Nâmdârân-ı Zenân-ı İslâmiyân çalışması ise bugün yeni yeni oluşmaya başlayan feminist tarih bilincinin erken örneğidir. Kadınlara ait en uzun süreli yayın olan Hanımlara Mahsus Gazete’nin ilk günden itibaren etkin bir kalemi olan Fatma Aliye, makalelerinde İslam’ı ataerkil yorumlarından sıyırarak yorumlamayı önerir ve çokeşliliği, evlilik ve örtünmeyi bu yaklaşımla ele alır. Fatma Aliye, döneminde büyük bir cesaret, inat ve direniş sergileyerek kalemi elinden bırakmamış, kendinden sonra gelen kadın edebiyatçıları da yazılarıyla desteklemiştir.
İlgili ürünler
Define
“Mağazalar, paranın temin edeceği bütün zevk ve rahatlık, keyif ve neşe vasıtalarını bana birer birer takdim ediyor, kadınların hepsi tebessüm ederek beni davet ediyorlar gibiydi. Birdenbire sarsıldım, durdum. Şayet bir aksilik çıkar da bu emeller gerçekleşmezse ne tamir edilemez bir felaket, ne tahammül edilemez bir sefalet olacaktı!”
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül ’ün yazarı Mehmet Rauf’un kendisiyle özdeşleşen tarzından farklı bir yola saparak serüven ve gizem hissini önde tuttuğu, kitabın devamı sayılan Kan Damlası ile beraber polisiye türünde kaleme aldığı tek eseri olan Define 1927 yılında yayımlanmıştı.
Sıkı bir polisiye okuru olan, Erzurum Hastanesi Başhekimi Şakir Feyzi’nin hastalarından Hacı Hanım, zamanında çalıştığı konaktaki Paşa’nın ona bir kitap verdiğini ve bu kitabın içinde büyük bir hazinenin yerinin saklı olduğunu söyler. Hacı Hanım yaşı nedeniyle defineyi bulamayacağından bu sırrı Şakir Feyzi’ye emanet etmek istiyordur. Büyük bir servetin heyecanına kapılan Şakir Feyzi, Fuzulî Divanı ’nın sayfalarında başlayan bu yolculukta, yalnızca okuduğu kitaplarda gördüğü türden bir maceranın içinde bulacaktır kendini.
Mehmet Rauf’un bir gizemi çözmenin coşkusunu, paranın akıl çelici kuvvetini anlattığı Define Türk polisiyesinin en sürükleyici yapıtlarından birisi.
Kerem İle Aslı – Anonim Yayıncılık
Kerem ile Aslı, büyük hikâyeler grubuna girer. Hikâyenin geçtiği yer ve tarih hakkında farklı görüşler ileri sürülmüştür. Hikâyenin XVI. yüzyıldan daha eski olamayacağı söylenir. Olayların geçtiği yerler ise Azerbaycan ve Doğu Anadolu bölgesi olduğu düşünülmektedir. Bu hikâye gerek âşık edebiyatında gerekse halk edebiyatında derin izler bırakmıştır. Farklı sanat dallarında da (opera, bale, sinema, resim vb.) işlenmiş, türküleri halk arasında kullanılmıştır.
Şair Evlenmesi
“Şimdi benim Kumrucuğum kafese girecek ha! Ah, bir kere kanadının altına girebileydim! Fakat insan kısmının yediği bir yem var ya, adına para derler. Eğer ondan isteyecek olursa mesela… E ne olmuş? Ben de elimden geleni esirgemem ya. Verebileceğim şey, çok mu? Hepi topu bir teselli.”
Tanzimat Dönemi’nin en önemli yazarlarından biri olan Şinasi’nin Tercüman-ı Ahval gazetesinde tefrika edilen Şair Evlenmesi oyunu, Türk edebiyatının Batılı tarzdaki ilk tiyatro oyunu kabul edilmektedir. Şinasi, töre komedisi niteliği taşıyan bu eserinde görücü usulü evlenmenin sakıncalarına değinir.
Alafranga tutumu ve giyimi sebebiyle mahalleliler tarafından hoş karşılanmayan Müştak Bey, yoksul fakat eğitimli bir şairdir. Her ne kadar gönlünü Kumru Hanım’a kaptırmış olsa da mahallelinin entrikaları sebebiyle Sakine Hanım’la evlenmeye mecbur kalır. Müştak Bey’i bu zor durumdan kurtaracak kişi ise arkadaşı Hikmet Efendi’dir.
Anadolu geleneğini Batılı tarz ile ustalıkla harmanlayan bu eserle Şinasi, hem Anadolu âdetlerine hâkim olduğunu kanıtlamış hem de Türk tiyatrosunda yeni bir biçimin önünü açmıştır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.