Leş
₺290,00 Orijinal fiyat: ₺290,00.₺232,00Şu andaki fiyat: ₺232,00.
Kübra bebek 3 kilo doğdu, 1,5 kilo olarak defnedildi. “Kuru ekmek yiyorlarsa aç değiller!” dendi.
Bu kitap kötülüğün sıradanlaştığı bir ülkede yaşananları anlatıyor. Kötülük her ne kadar yaralayıcı, yıpratıcı ve yıkıcı da olsa insanidir. Oysa “leş” halini, insani kavramlarla açıklamak imkânsız. Çünkü insanın yaşarken çürümesidir.
Her kötülüğü unutturarak ülkeyi çürüttüler.
Peki ya unutulmazsa?
İşte o zaman bu ülke yeniden doğar.
Neo-Türkiye’nin panzehri hafızadır!
| Yayınevi | Destek Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Mustafa Hoş |
| Sayfa Sayısı | 160 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Destek Yayınları – Leş
/n
Kübra bebek 3 kilo doğdu, 1,5 kilo olarak defnedildi. “Kuru ekmek yiyorlarsa aç değiller!” dendi.
Bu kitap kötülüğün sıradanlaştığı bir ülkede yaşananları anlatıyor. Kötülük her ne kadar yaralayıcı, yıpratıcı ve yıkıcı da olsa insanidir. Oysa “leş” halini, insani kavramlarla açıklamak imkânsız. Çünkü insanın yaşarken çürümesidir.
Her kötülüğü unutturarak ülkeyi çürüttüler.
Peki ya unutulmazsa?
İşte o zaman bu ülke yeniden doğar.
Neo-Türkiye’nin panzehri hafızadır!
İlgili ürünler
Elif Gibi Sevmek – Dem
Kendine Yabancılaşan İnsan
Herkes kendi yarattığı hapishanenin anahtarı elinde yaşar.
Kalabalıkların içinde yalnız, kendi hayatına yabancı, olan biten her şeyden huzursuz bir insan için zamanla her şeyi unutmaya başlamak, belki de bir lütuftu aslında...
Gittikçe hafızasını kaybeden yaşlı bir adamla, aralarındaki derin yalnızlığı aşk sanan genç bir kızın içine düştüğü bir yolculuk, toplumun dayattığı düşünce ve inanç biçimleri yüzünden kocaman bir yalnızlığa ve yabancılaşmaya dönüşür giderek.
Bir Narsisin Gölgesinde On İki Ay adlı çok satan kitabın yazarı Dr. Fikret Yıldırım, bu kez yaşadığı aileye, topluma ve kültüre yabancılaşan yeni asrın insanını alıyor romanının merkezine.
“İnsanın bir özü var mıdır?” sorusunun yerini, “İnsanın bir özü var mıydı?” sorusu alıyor artık..
Keşke Burada Olsaydın
Sekiz milyar insanla paylaştığımız bu güzel gezegende geçirdiğimiz son yıllar bize ne mi söylüyor?
Hayat siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir.
Bazen her şeyin yoluna girmesi için raydan çıkması gerekir.
Yaşamana bak, aksi takdirde elinde planın kalacak, hayatın değil!
Diana O`Toole hayatıyla ilgili ideal yol haritasını çoktan çizdi.
Otuzuna gelmeden evlenmiş olacak, otuz beşine kadar da anne.
New York`tan taşınıp şirin bir banliyöde yaşayacak, kariyeri için de hedefleri belli.
İdeal eş adayıyla tanıştı bile, Finn bir cerrah ve Galapagos`a yapacakları romantik kaçamağın tek amacı var: Unutulmaz bir evlilik teklifi.
Yola çıkmalarının arifesinde Finn kötü haberi verecek:
Şehirde bir sağlık krizi var ve hastanede herkes gibi işinin başında olmak zorunda ama Diana o tatile ikisi adına çıkmalı çünkü zaten bir süre görüşemeyecekler ve geri ödemesiz seyahatin iptali yazık olur.
Diana adaya vardığında kriz sanılanın, tüm dünyayı pençesine alan pandemi olduğu anlaşılıyor. Rüya tatil adada ne zaman sonlanacağı belli olmayan karantinaya dönüşüyor.
Diana ilk kez dünyanın geri kalanından izole halde, konfor alanının dışına çıkmak zorunda. Dahası karantinada tanıştığı yabancılar ilişkilerini, seçimlerini ve kaderini sorgulamasına yol açacak.
Kız Kardeşim İçin, Cam Çocuk, Küçük Muazzam Şeyler`in yazarından kriz anlarında yüzleştiğimiz gerçek benliğimize, aşka ve tercihlere dair unutulmaz bir roman.
Jodi Picoult bir kez daha karanlığın içinden geçip ışığı bulma konusunda usta olduğunu kanıtlıyor. Keşke Burada Olsaydın, insan ruhunun direncini ve zaferini büyüleyici bir dille anlatıyor.
Taylor Jenkins Reid
Keşke Burada Olsaydın, çok katmanlı ve özgün karakterleriyle Picoult`nun neden bu kadar çok sevildiğini hepimize bir kez daha hatırlatıyor, korku karşısında cesaretimizin sınırlarını sorguluyor.
Magic Radio Book Club
Jodi Picoult romanlarıyla hem kalbinize dokunmayı hem de zihninizi genişletmeyi bilen o nadir, milyonda bir görülen yazarlardan. Bu romanda da yine bilge, yine şaşırtıcı ve yine olağanüstü.
Emily Henry
Keşke Burada Olsaydın`da Jodi Picoult muhteşem bir şey yapıyor, sıradışı duyguları ustalıkla gün yüzüne çıkarıyor. Sabahın üçünde bitirip sonra tekrar baştan okumaya başladım!
Caroline Leavitt
Goodreads Okur Ödülleri Finalisti
Korkma Kalbim
Kedileri seven kadınlar yalnızlıktan korkarmış, köpekleri ise aslında kendilerini güvende hissetmek istediklerinden severlermiş... Sen filleri severdin ve bir fil kalbi kırıldığında ölebilirmiş. Sen filleri boşuna sevmiyorsun güzel kadın. Sen kalbinin kırılmasından korkuyorsun da haberin yok. Korkmasın kalbin çünkü o artık benim de kalbim...
- Benim korkak kalbim size aşık oldu...
- Kutu kutu pense oynamıyoruz küçük bey, aşkı çocuk oyunu mu sandınız siz?
- Aşkın bir oyun olmadığını öğrenecek kadar büyüdüm ama şayet aşk bir çocuk oyunu olsaydı ve o oyunun adı da kutu kutu pense olsaydı tüm dünya size arkasını dönse bile ben size arkamı dönmezdim küçükhanım...
- Böyle konuşursan kilitlenirim ben ama...
- Eğer kilitlendiğiniz yer kalbim olacaksa bundan memnuniyet duyarım.
- Susuyorum.
- Ben de size...
Süt Lekesi
Yeşil Mürekkep
Sabahattin Ali, Bulgaristan’a kaçmasını sağlayacak kişinin istihbarat ajanı olduğunun farkına varamadı. Kendisini, adı ölüm olan o dipsiz kuyuya bıraktı.
“Kuyucaklı Yusuf”, “İçimizdeki Şeytan”, “Kürk Mantolu Madonna”, bir dolu öykü ve çoğu şarkı olacak şiirler yazamayacaktı artık. Devlet eliyle öldürülecek, “Ankara” isimli yeni romanı da yarım kalacaktı. Başkentte devletin acımasız çarklarının nasıl döndüğünü, siyasilerin ve bürokratların kirli ellerinin nerelere uzanabildiğini yazacaktı mümkün olsa.
Yazamadı.
Başına indirilen bir odun parçasıyla, kanlar içinde yığıldı yere. Yeşil mürekkepli dolmakalemi düştü cebinden. Çantasından, yeni romanının sayfaları savruldu etrafa. Yazıları yetim kalmıştı.
Biricik kızı Filiz de öyle.
Gözleri bir daha açılmamak üzere kapanırken, cüzdanında güzel Aliye’nin fotoğrafları da ağlıyordu.
Kısacık bir hayata, nesilden nesile miras kalacak eşsiz eserler sığdırmayı başarmış, vatansever bir aydındı Sabahattin Ali.
Yazılarıyla haksızlığa, baskıya ve dayatmalara başkaldıran, aşka âşık bir sevda adamıydı.
“Ela Gözlü Pars Celile”nin yazarı Osman Balcıgil’in kaleminden dökülen “Yeşil Mürekkep” acılı kuşağın mücadelesini tarihe not düşen emsalsiz bir roman.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.