Korkma Kalbim
₺340,00 Orijinal fiyat: ₺340,00.₺272,00Şu andaki fiyat: ₺272,00.
Kedileri seven kadınlar yalnızlıktan korkarmış, köpekleri ise aslında kendilerini güvende hissetmek istediklerinden severlermiş… Sen filleri severdin ve bir fil kalbi kırıldığında ölebilirmiş. Sen filleri boşuna sevmiyorsun güzel kadın. Sen kalbinin kırılmasından korkuyorsun da haberin yok. Korkmasın kalbin çünkü o artık benim de kalbim…
– Benim korkak kalbim size aşık oldu…
– Kutu kutu pense oynamıyoruz küçük bey, aşkı çocuk oyunu mu sandınız siz?
– Aşkın bir oyun olmadığını öğrenecek kadar büyüdüm ama şayet aşk bir çocuk oyunu olsaydı ve o oyunun adı da kutu kutu pense olsaydı tüm dünya size arkasını dönse bile ben size arkamı dönmezdim küçükhanım…
– Böyle konuşursan kilitlenirim ben ama…
– Eğer kilitlendiğiniz yer kalbim olacaksa bundan memnuniyet duyarım.
– Susuyorum.
– Ben de size…
| Yayınevi | Destek Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Ahmet Batman |
| Baskı Yılı | 2015 |
1 adet stokta
Destek Yayınları – Korkma Kalbim
/n
Kedileri seven kadınlar yalnızlıktan korkarmış, köpekleri ise aslında kendilerini güvende hissetmek istediklerinden severlermiş… Sen filleri severdin ve bir fil kalbi kırıldığında ölebilirmiş. Sen filleri boşuna sevmiyorsun güzel kadın. Sen kalbinin kırılmasından korkuyorsun da haberin yok. Korkmasın kalbin çünkü o artık benim de kalbim…
– Benim korkak kalbim size aşık oldu…
– Kutu kutu pense oynamıyoruz küçük bey, aşkı çocuk oyunu mu sandınız siz?
– Aşkın bir oyun olmadığını öğrenecek kadar büyüdüm ama şayet aşk bir çocuk oyunu olsaydı ve o oyunun adı da kutu kutu pense olsaydı tüm dünya size arkasını dönse bile ben size arkamı dönmezdim küçükhanım…
– Böyle konuşursan kilitlenirim ben ama…
– Eğer kilitlendiğiniz yer kalbim olacaksa bundan memnuniyet duyarım.
– Susuyorum.
– Ben de size…
İlgili ürünler
Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var
68 Kuşağı’nın Kanla, İrfanla Yazdığı, Aşkla Bezediği Büyük Destan...
Osman Balcıgil’in Kaleminden Soluk Kesen Bir Dönem Romanı.
Tarihsel Gerçeklere Yüzde Yüz Sadık Kalarak!
1960’Lı Yılların Sonlarında Yaşanan Büyük Altüst Oluşa Kimler, Hangi Nedenlerle Nasıl Yön Verdi? Cıa Ve Mit, Son Yirmi Yılımıza Damgasını Vuran Siyasal İslamcı Düzenin Temellerini O Günlerde Nasıl Attı? O Tarihte Seccadelerini Abd Gemilerine Çevirip Namaz Kılan Bugünün Muktedirleri Kimler? 1960 İhtilali’nden Geriye Dönüldüğünü Düşünen 9 Martçı Komutanlar, Kurulan 12 Mart Tuzağına Göz Göre Göre Nasıl Düştüler?
Kendinizi, Hukuk Öğrencisi Güzeller Güzeli Lale İle Denizci Teğmen Fuat’ın Fırtına Misali Aşkına Ve Hazin Sonuna Hazırlayın.
Avuçlarımda Hâlâ Sıcaklığın Var, Aşkın Ve Hüznün Romanı.
Eyvallah – Seyyah
Fesleğen
Gitmek mi zordur, kalmak mı?
Kalmayı bilmem ama, gitmelerin hiç de kolay olmadığını anladım. Hesaplaşması varmış bu işin, dönmek isteyip de dönememesi, yüreğinde uzayıp giden gurbetleri varmış. Üstelik gittiğinde iki kişilik bir bedel ödüyormuş insan...
Benim adım Fesleğen. Ben bu hikâyenin gideniyim... Anlatacak çok şeyim var ve itiraf edeceğim bir dolu kaygılarım...
Kalemimi kâğıdımı hazırladım. Bir fesleğenin toprağına duyduğu hasreti yazacağım, bir fesleğenin yağmura özlemini anlatacağım, güneşine hasretini. Bir kızın yüreğini açık edeceğim size.
Eğer bir gün siz de doğduğu topraklardan uzaklara ekilmiş, güneşe uzanmaya çalışan minik bir çiçek görürseniz üzerine basıp geçmeyin olur mu?
Bu dünyada yalnız başına yürüyen birinin Allah’tan başka kimi vardır ki? Bir de siz sebebi olmayın kederinin...
Ve lütfen sevenleri ayırmayın!
Kendine Yabancılaşan İnsan
Herkes kendi yarattığı hapishanenin anahtarı elinde yaşar.
Kalabalıkların içinde yalnız, kendi hayatına yabancı, olan biten her şeyden huzursuz bir insan için zamanla her şeyi unutmaya başlamak, belki de bir lütuftu aslında...
Gittikçe hafızasını kaybeden yaşlı bir adamla, aralarındaki derin yalnızlığı aşk sanan genç bir kızın içine düştüğü bir yolculuk, toplumun dayattığı düşünce ve inanç biçimleri yüzünden kocaman bir yalnızlığa ve yabancılaşmaya dönüşür giderek.
Bir Narsisin Gölgesinde On İki Ay adlı çok satan kitabın yazarı Dr. Fikret Yıldırım, bu kez yaşadığı aileye, topluma ve kültüre yabancılaşan yeni asrın insanını alıyor romanının merkezine.
“İnsanın bir özü var mıdır?” sorusunun yerini, “İnsanın bir özü var mıydı?” sorusu alıyor artık..
Süt Lekesi
Yeşil Mürekkep
Sabahattin Ali, Bulgaristan’a kaçmasını sağlayacak kişinin istihbarat ajanı olduğunun farkına varamadı. Kendisini, adı ölüm olan o dipsiz kuyuya bıraktı.
“Kuyucaklı Yusuf”, “İçimizdeki Şeytan”, “Kürk Mantolu Madonna”, bir dolu öykü ve çoğu şarkı olacak şiirler yazamayacaktı artık. Devlet eliyle öldürülecek, “Ankara” isimli yeni romanı da yarım kalacaktı. Başkentte devletin acımasız çarklarının nasıl döndüğünü, siyasilerin ve bürokratların kirli ellerinin nerelere uzanabildiğini yazacaktı mümkün olsa.
Yazamadı.
Başına indirilen bir odun parçasıyla, kanlar içinde yığıldı yere. Yeşil mürekkepli dolmakalemi düştü cebinden. Çantasından, yeni romanının sayfaları savruldu etrafa. Yazıları yetim kalmıştı.
Biricik kızı Filiz de öyle.
Gözleri bir daha açılmamak üzere kapanırken, cüzdanında güzel Aliye’nin fotoğrafları da ağlıyordu.
Kısacık bir hayata, nesilden nesile miras kalacak eşsiz eserler sığdırmayı başarmış, vatansever bir aydındı Sabahattin Ali.
Yazılarıyla haksızlığa, baskıya ve dayatmalara başkaldıran, aşka âşık bir sevda adamıydı.
“Ela Gözlü Pars Celile”nin yazarı Osman Balcıgil’in kaleminden dökülen “Yeşil Mürekkep” acılı kuşağın mücadelesini tarihe not düşen emsalsiz bir roman.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.