Kurmacanın Keşfi
₺289,00 Orijinal fiyat: ₺289,00.₺245,00Şu andaki fiyat: ₺245,00.
1 adet stokta
Kurmacanın Keşfi
Çağdaş Çin edebiyatının son yıllarda öne çıkan isimlerinden Yan Lianke, Kurmacanın Keşfi’nde, gerçekçilik ve nedensellik üzerine yaptığı analizlerle edebiyat eleştirisini yepyeni bir noktaya taşıyor. Tolstoy, Dostoyevski, Franz Kafka, Gabriel García Márquez ve Virginia Woolf gibi çığır açıcı edebi eserler meydana getirmiş isimlerin sundukları yeni perspektifleri ele alıyor ve farklı gerçeklik seviyelerinin dünya edebiyatının şekillenmesine nasıl katkıda bulunduğunu açıklıyor. Lianke, yaratışın kaynağı olarak gördüğü gerçekliğin, Tolstoy’un tam nedenselliğinden Kafka’nın sıfır nedenselliğine, Márquez’in büyülü gerçekçiliği keşfetmesini sağlayan yarı nedenselliğe ve mitorealizme doğru izlediği tarihsel seyrin izini sürüyor. “Yolda yürüyen birinin, nereden geldiği belli olmayan bir kayanın altında ezilerek ölmesinin” yahut “Gregor Samsa[nın] bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak bul[masının]” farklı nedensellik seviyeleri arasındaki yerini tespit ederek gerçekçilik biçimleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. Franz Kafka Ödülü’nü kazanan ve iki kez Man Booker Uluslararası Ödülü için finalist olan Yan Lianke’nin, dünya edebiyatının ilham veren büyük eserlerinin kurgusal ayrıntılarına ve edebi devlerin yazma teorilerine dair anahtar sunan bu çalışması, okuru şahin gözlü bir edebiyat eleştirmenine dönüştürebilecek ihtişamı taşıyor.
İlgili ürünler
Atasözleri
Atasözleri, kültüre dair inceliklerin görülebileceği en temel söz birimleridir. Ne zaman ya da kim tarafından söylendiği bilinmez ama halk bu sözlerin doğruluğunda, derinliğinde mutabıktır. Binlerce yıllık gelenekten damıtılmış bu hikmetli sözler, İskender Pala’nın özgün yorumlamalarıyla tekrar bir araya getirildi. Günlük hayatta hangi durumlarda kullanıldıkları, hangilerinin artık kullanımdan kalktığı / kalkması gerektiği gibi aydınlatıcı bilgilerle zenginleştirilmiş bu eser, halk kültürümüz için de önemli bir çalışma. Bu çalışmada bine yakın atasözüne yer verilmiştir. ... Umarız okuyucu ve öğrencilerimiz bu bin sözden bin öğüt öğütürler ve atalar sözü hazinemizden cevherler devşirirler.
İnanç
“Beni okuyanların şunları da bilmelerini isterim: Ben hiçbir ortaklıkta hisseli değilim. Hiçbir bankanın, fabrikanın, şirketin, gazetenin kazancı ile ilgili değilim. 1917'den beri Rusya’ya birkaç defa gidip gelerek ve Moskova’da oturarak, daha sonra onun örnekliği ile türemiş olanları görerek ve Batı sosyalizminin bu derslere göre nasıl kendi kendini gözden geçirmekte olduğuna bakarak edindiğim inançları yaymaya çalışıyorum. Elli şu kadar yıldan beri de savaşlarımın tek dayanağı, inancım olmuştur.” diyor.
İnanç; Falih Rıfkı Atay’ın, dünyaya yön veren ideolojilerin, politikaların ve kişilerin toplumlar üzerindeki etkisini anlatan ve döneminin Türkiye’sine ışık tutan değerlendirmelerini onun ‘inanç’ perspektifinden okumak isteyenler için eşsiz bir eser niteliğindedir.
Mesela
Geleneğin hikmetiyle günümüzün gerçeği “Mesela”da buluşuyor.
“Doğu kültürü sosyal hayatı hikayelerle harmanlamayı, kuşaktan kuşağa aktarırken büyük veya küçük hikayeler üzerinden ilerlemeyi sever. Bazen kulağımızdan kısa bir hikaye girer, zihnimize veya kalbimize yerleşir, benliğimiz ile özdeşlik kurarak bize bir ders verir. Modern zamanlar maalesef bu devamlılığı bozdu ve bizi o tür medeniyet taşıyıcı hikayeciklerden, mesellerden mahrum bıraktı.
Bu coğrafyanın ve medeniyetin bağrında özenerek ve göz nuru ile üretilen iğne oyaları maalesef ucuz pahaya feda edildi. Ve şimdi bazısını restore veya tamir etmeye, kimisinin imitasyonunu yapmaya, kimisini de inşa ve ibda usulüyle yeniden üretmeye mecburuz.”
Bu mecburiyete dikkat çeken İskender Pala, “Mesela” diye okumaya başlayacağımız doksan dokuz hikaye sunuyor bize. Her bir hikaye “mutlaka”larımız ile “keşke”lerimiz üzerine yeni bir bakış açısı getiriyor. Bazen bizi eski zamanlara götürüyor, bazen güncel sorunlara farklı bir gözle bakmamızı sağlıyor, en çok da çevremizi ve kendimizi tekrar tanımamıza kapı aralıyor. Usta kalemiyle geleneğin hikmetlerini ve günümüzün tecrübelerini güncel bir üslupta buluşturan Pala, okuyucularına eğlenceli ve yararlı bir okuma serüveni vadediyor.
Türkçe Off
Türkçe “Off”un yazılışının üstünden çeyrek yüzyıla yakın zaman geçti. Ne yeni bir bilinç ışıltısı var ortalıkta ne kendine gelme, uyanma, silkinme... Gitgide batıyoruz. Üstelik dilimize bunca yabancılaşma, artık pek çok kişiyi irkiltmiyor bile. Yabancı sözcükleri sevgiyle bağrımıza basarken Türkçeyi yitiriyoruz.
Yeni bir Osmanlıcayı ilmek ilmek dokuyoruz. Osmanlı, dilinin Türkçeden ne kadar uzaklaştığını fark ettiğinde halkın konserve gibi, bozulmadan koruduğu Türkçeyi bulmuş ve ona dört elle sarılarak içine düştüğü açmazdan kurtulmaya çalışmıştı. Biz ne yapacağız? Türkçeyi bozulmadan koruyan o halk yok şimdi. Halkın dilini de kirlettik, yozlaştırdık. Televizyon ve internet, girdiği evlerde Türkçeyi bozmakla işe başladı. Yitirdiğimiz Türkçenin aslını biz nereden bulacağız?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.