Kün (Ol)
₺300,00 Orijinal fiyat: ₺300,00.₺240,00Şu andaki fiyat: ₺240,00.
1 adet stokta
Kün (Ol)
Âşık Divane 1946 yılında Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Karakaya köyünde doğdu. İlkokulu bitirdi. Saz çalmaya 10 yaşında iken başladı. Saz çalmayı ustadan değil, kendi kendine öğrendi.
Asıl adı Mehmet İnal, yargı kararıyla Divane İnal’a dönüştürdü. Babası çiftçi Mustafa Efendi, annesi Gülbeyaz Hanımdır.
Karakaya köyünün bulunduğu yöre Galmuat olarak bilinmektedir. Bu yörede gerçekleştirilen cemlerde zakirleri ve de ceme gelen konuk âşıkları dinleyerek sanatını geliştirdi. İlk konserine 1969 yılında Tokat’ta çıktı.
1971-1973 yılları arasında yaşam zorunluluğu nedeniyle İsviçre’de işçi olarak çalıştı. Türkiye’ye döndüğünde yurt içinde pek çok konserlere katıldı, turnelerde bulundu.
1975’li yıllarda müzik ve âşıklık geleneği alanında çalışmalarını artırdı. Kasetler çıkardı, TRT’de klibi yayımlandı . 12 Eylül 1980 darbesinden önce Avrupa’ya gitti. Avrupa’nın çeşitli yerlerinde âşıklık sanatını sürdürdü, pek çok konserler verdi.
2018 yılı içinde 16 türküsünün yer aldığı CD’si yayımlandı. Bu CD’deki türküler 15 farklı sanatçı tarafından seslendirildi.
Fransa’nın Lyon kentinde bir döküm fabrikasında 14 yıl işçi olarak çalıştı.
Fransa’yı mekan tutu. Bugün yaşamının bir bölümünü Fransa’da, bir bölümünü de Türkiye’de geçirmektedir.
Bu kitap Âşık Divane’nin ikinci kitabıdır. Bundan önce basılan “Bell’olmaz” adlı kitabında 550 adet şiiri yer almıştı. “Kün (Ol)” adını taşıyan bu kitabında ise 750 şiiri bulunmaktadır.
İlgili ürünler
Bütün Şiirleri 1
Çeviri Şiirler
"Şiir tercümesinin adamakıllı güç, hatta çok kere imkânsız bir şey olduğunu hatırdan çıkarmamak lazım. Burada sadece mütercim olarak konuşmuyorum. Kendim de şiir yazdım. Bir şiirin ancak bir defa söylenebileceğini, ancak bir türlü söylenebileceğini kendi tecrübelerimle biliyorum. Bu gerçeği Fransız şairi Cocteau şöyle anlatıyor: 'Bir şiir hiçbir dile tercüme edilemez. Hatta yazılmış göründüğü dile bile/ Peki, mademki öyle, insan bu kadar güç, bu kadar imkânsız bir işe niçin girişiyor? Bunun cevabını kendime göre vermeye çalışayım- Şiir başka bir dile ister çevrilsin ister çevrilmesin, bir şair başka memleketlerin şairleri gibi duymaya, onların düşündüklerini düşünmeye, onların usullerini kullanmaya kalktı mı kendi imkânlarının başka hiçbir suretle genişletilemeyecek bir şekilde genişlediğini görüyor. Bu yalnız şair için değil, okuyucu için de böyle."
Orhan Veli Kanık
Orhan Veli Yunan şiirinden Çin şiirine, Macar şiirinden İran şiirine çok geniş bir yelpazeden seçkin örnekler sundu. Bazıları ölümünden sonra yayımlanan çevirilere Orhan Veli tarafından hazırlanan Fransız Şiiri Antolojisi için yine kendisinin yazdığı önsöz ve tanıtma yazıları eşlik ediyor. Bir ustadan başka ustalara "farklı" bir bakış...
Harflerin Simyası
Nuyageva
Usta şair Nurullah Genç'in kalemiyle hayata armağan ettiği kelimeler, Nuyageva 'da yıllar sonra yeniden nefes buluyor.
O nasıl maceraydı, o nasıl “düş”tü
Çevresine ihtilâl kuzgunları üşüştü
Ay görünce düzenli ışıyan gözlerini
Hıçkırıklı bir mendil gökten kıyıya düştü
Öyle maktul bir esaret boşaldı ki doğudan
Köleler ata bindi; sultanlar yaya düştü
Nuyageva bir gümüştü, tılsımlı bir gülüştü
Siyah Gözlerine Beni De Götür
Nurullah Genç'in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Daha dokunmadan kurudu irem
Çöllere bir türlü yağamıyorum
Yeni bir koşunun başlangıcında
Biraz deprem sonrası
Biraz şehir hülyası
Bir kalp yangınından geriye kalan
Siyah gözlerine beni de götür
Artık bu yerlere sığamıyorum
Yanılgı Saatleri
Nurullah Genç'in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Yürümekle yanıldım sana ey hummalı göl
Heyecana gömülmek ve gülmekle yanıldım
Can merhemiydi elem burcunda sessizliğin
Bilemedim ki cellat değildir yâr dediğin
Ey sarışın kahkaha, yeşil bakışlı ölüm
Aynaları sömüren bin bir nakışlı ölüm
Gir şimdi düşlerimin ebedî zindanına
Çünkü cinnetle girdin yüreğimin kanına

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.