Korku Filmi
₺330,00 Orijinal fiyat: ₺330,00.₺273,00Şu andaki fiyat: ₺273,00.
3 adet stokta
Korku Filmi
1993 yılının yazında, genç bir film ekibi, dört hafta boyunca Korku Filmi ismini verdikleri filmin çekimlerini yaptı. Yalnızca üç sahnesi yayınlanmış olmasına rağmen bu rahatsız edici film kültleşti ve uğursuz bir gölge olarak sinema tarihine adını yazdırdı.
Yıllar sonra, film bu sefer büyük bir bütçeyle yeniden çekilecekti ve Hollywood, orijinal kadrodan hayatta kalan tek kişiyle iletişime geçmişti: Sıska Çocuk karakterinin oyuncusuyla.
Sıska Çocuk her şeyi hatırlıyordu: senaryoya gömülen sırları, sette yaşanmış garip olayları ve aşılmış sınırları…
Sahte Hollywood kişilikleri ve tuhaf hayran buluşmalarının içinde sıkışıp kalan Sıska Çocuk, geçmiş ve şimdiki zaman, senaryo ve gerçeklik, kameranın bize gösterdikleri ve sakladıkları üzerine bir hikâye anlatacaktı. Fakat geçmişin hayaletlerini yeniden çağırmanın bir bedeli olacaktı…
Blair Cadısı ve Halka gibi filmleri sevenlerin kaçırmaması gereken Korku Filmi, sayfalar ilerledikçe artan paranoyası, psikolojik gerilimi ve şaşırtıcı finaliyle okuru gerçeklik algısını sorgulamaya zorluyor.
“Neslinin en korkutucu yazarlarından biri olan Paul Tremblay, Korku Filmi ile okurlarına soluksuz bir korku romanı sunuyor.” –Joe Hill
İlgili ürünler
Casuslar Sahili
TESS GERRITSEN’DAN YEPYENİ BİR SERİ
Martini Kulübü serisinin ilk romanı Casuslar Sahili
Maggie Bird, sahil kasabası Purity’de yaşayan emekli bir casustur. Çiftliğinde sakin bir hayat sürer ve geçmişinden hiç bahsetmez. Ancak bir gün kimliği belirsiz bir ceset kapısına bırakıldığında, Maggie bunun geçmişiyle bağlantılı bir mesaj olduğunu anlar. Uzun zaman önce parçası olduğu başarısız bir operasyon hem casusluk kariyerini bitirmiş hem de acı bir kayba mal olmuştur. Maggie hayatta kalmak için peşine düşenleri bulmak zorundadır. Aynı kasabada yaşayan üç eski casus arkadaşının (kim olduklarını ve neler karıştırdıklarını soran olursa Martini Kulübü) yardımıyla, Bangkok’tan İstanbul’a, Londra’dan Malta’ya uzanan gizli görev yerlerine yeniden uğrayıp geçmişin hayaletleriyle yüzleşecektir.
Fırtınada Yanacaksın
New York’un sessiz sakin kasabası White River’da bir keskin nişancı dehşet saçıyor ve öldürülen polisin telefonuna bir uyarı mesajı geliyor. Kimsenin kimseye güvenmediği soruşturmaya danışmanlık yapması için çağrılan Gurney'in ise elinde gizemli bir nottan başka bir şey yok.
Bir parktaki oyun alanında ayak tabanlarına üç farklı harf dağlanmış iki cesedin bulunmasıyla işler daha da karmaşık bir hal alırken yetkililerin resmi açıklamalarıyla ters düşen Gurney, kasabayı labirent gibi sarmış olaylar silsilesini tek başına çözmeye kararlı. Yaklaşmakta olan fırtına herkesi yakmadan cevaplaması gereken bir soru var: Bu akıldışı bulmacada gözden kaçırdığı şey ne?
“John Verdon şaşırtıcı olay örgüsü, katil avı ve akıllıca düşünülmüş karakterler yaratmada kendini kanıtlamış bir usta.”
-Publishers Weekly
“Bir bulmacanın parçalarını yerleştirir gibi kitabın son sayfasına dek, katili bulacak olmanın tarifsiz hazzını suç romanlarına özgü gerçekçi gözlemlerle nasıl harmanladığına bakılırsa, bu serinin neden bu kadar popüler olduğunu anlamak zor değil.”
-Kirkus Reviews
Hizmetçi İzliyor
“Siz yeni komşularımız olmalısınız!” Bayan Lowell beyaz çitin ardından bize el salladı. Kızımın elini tutup ona gülümsedim fakat kocamı görür görmez Bayan Lowell’ın yüzünde tuhaf bir ifade belirdi. O anda bir karar verdim. Nihayet kendimize ait bir evimiz olmuştu. Geçmişim geçmişte kalmıştı. Orada kalmaya devam etmesi için her şeyi yapmaya hazırdım…
Eskiden başkalarının evlerini temizlerdim, şimdiyse bu evin bana ait olduğuna inanamıyordum. Göz alıcı mutfak, sakin çıkmaz sokak, çocuklarımın gönüllerince oynayabilecekleri arka bahçe… Kocam ve ben çocuklarımıza hak ettikleri hayatı verebilmek için yıllarca para biriktirmiştik.
Bayan Lowell’dan pek hoşlanmadıysam da bizi yemeğe davet ettiğinde bunu yeni mahallemizde arkadaş edinme fırsatı olarak gördüm. Kapıyı bize beyaz önlüğü ve sımsıkı topuzuyla hizmetçisi açtı. Onun yerinde olmanın nasıl bir his olduğunu çok iyi biliyordum.
Ama o buz gibi bakışları içimi ürpertti…
Lowellların hizmetçisi sokağımızdaki tek tuhaflık değildi. Bir silüetin bizi izlediğinden emindim. Kocam geceleri evden çıkıyordu. Ve karşımızdaki evde oturan kadınla tanıştığımda sözleri beni iliklerime kadar ürpertmişti: Komşularına dikkat et.
Ailemi buraya taşıyarak korkunç bir hata mı yapmıştım?
En karanlık sırlarımı arkamda bıraktığımı sanıyordum. Fakat bu sakin banliyö sokağı, şimdiye kadar bulunduğum en tehlikeli yer olabilir miydi?
Kan Gölü
Dr. Claire Elliot, oğlunun başını derde sokmasını önlemek ve onu kısa zaman önce yitirdiği babasının hatırasından uzaklaştırmak için büyük şehirden göl kıyısındaki taşra kasabası Tranquility’ye taşınır. Burada bir muayenehane açıp işini yapmaktır niyeti. Ancak kasabada ergenlerin arka arkaya şiddet olaylarına karışmaları ve oğlunun okulundaki bir silahlı saldırı her şeyi değiştirir.
Bu şiddet dalgasına tıbbi bir açıklama getirmeye çalışan Claire, korkunç bir sırrı keşfeder: Ergenlerin karıştığı cinayetlere Tranquility’de daha önce de rastlanmıştır. Claire ergenleri saldırganlığa iten kaynağı bulmak zorundadır, kendi oğluna sıra gelmeden önce...
Kanlı Ay
Korku Kulübü 15 – Korku Şatosu
Mezun Cinayetleri
İstanbul’un köklü liselerinden birinin aşure gününde, mezunlardan işadamı Murat Karaağaç lise binasının çatısından düşerek ölür. Şüpheli görünen vakayı araştırmaya başlayan Başkomiser Perihan Uygur’un soruşturması yukarıdan gelen emirle engellenir. Ancak bu mezun cinayetlerinin sadece ilkidir. Cinayetler devam edecek, Perihan Uygur ekibiyle birlikte ardında hiçbir iz bırakmayan katilin peşine düşecektir.
Tuna Kiremitçi ilk polisiye romanı Mezun Cinayetleri’nde yepyeni bir kadın başkahramanla tanıştırıyor okuru: Vahşi cinayetleri aklı, tecrübesi, sakinliğiyle çözen Başkomiser Perihan Uygur…
Psikiyatrist
Yıl 1935, Çekoslovakya. Yakın zamanda Carl Jung’dan psikiyatri eğitimi almış olan Dr. Viktor Kosárek, yeni görevine başlamak üzere Hrad Orlů Akıl Hastanesi’ne gelir. Tesis bir dağın tepesindeki, etrafı ormanlarla çevrili, Orta Çağ’dan kalma terk edilmiş bir şatodur.
Avrupa felaket bir savaşa hazırlanırken, öldürmeye meyilli altı akıl hastası –diğer adıyla Şeytan’ın Altılısı– bu şatoya kapatılmıştır. Kendi geliştirdiği yeni bir tekniği kullanan Dr. Viktor, hastaların ürkütücü sırlarını ortaya çıkarabilmek amacıyla onlarla seanslar düzenlemektedir.
‘Meşin Önlük’ adı verilen katilse, Prag’da kurbanlarını feci şekilde öldürmektedir. Yakalanma tehlikesinden her seferinde başarılı bir şekilde kurtulabilen katilin berbat ve kanlı cinayetleri sanki bizzat Şeytan tarafından işlenmiş gibidir. Belki de gerçekten öyledir…
Başkomiser Lukáš Smolák, Karındeşen Jack’i taklit edercesine cinayetler işleyen caniyi yakalayabilmek için Hrad Orlů Akıl Hastanesi’deki uzman doktorlardan yardım istemek zorunda kalır. Cinayetlerin, Kartal Şatosu’ndaki akıl hastalarıyla nasıl bir bağlantısı vardır? Bunu ancak Şeytan bilir, ortaya çıkarmaksa Viktor’un görevidir…
Doğu Avrupa folklorundan izler taşıyan ve Çekoslovakya sınırının hemen ötesindeki Nazi felaketinin gölgesinde kalan bu romanı okurken iliklerinize kadar ürperecek ve kitabı elinizden bırakmayacaksınız.
“Sizi daha ilk sayfasında içine çeken ve karanlık dünyasına sürükleyerek çılgınca eğlendiren bir hikâye.” (New York Times)
“Nefes kesici.” (Daily Mail)

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.