Kızlar ve Yıldızlar
₺250,00 Orijinal fiyat: ₺250,00.₺200,00Şu andaki fiyat: ₺200,00.
1 adet stokta
Kızlar ve Yıldızlar
Peyami Safa’nın, Server Bedi müstearıyla kaleme aldığı Kızlar ve Yıldızlar, ilk defa Hafta dergisinin 31 Ağustos 1951’deki 101 sayısı ve 15 Şubat 1952’deki 125 sayısı arasında tefrika edilmiştir. Romanda, Server Bedi’nin diğer eserlerinden aşina olduğumuz polisiye havası, aşka evrilenbir temanın eşliğinde son sayfalara kadar hissedilir.
23 yaşında genç bir kız olan Türkan’ın beklenmedik ölüm haberi ile başlayan roman, genç kızın aile dostu Mithat’ın ağzından anlatılır. Bu ani ölüm haberinden sonra Türkan’ın evine giden Mithat, orada Türkan’ın kendisine göründüğünü zanneder ve bu hadise birkaç kez daha tekrarlanır. Avukat olan Mithat, hasbelkader Türkan’ın aynı yaştaki üvey annesi Hülya ile tanışır. Türkan’ın babası Naim Bey’in mirasından kaybolan mücevherler ve Mithat’la Hülya’nın arasında filizlenmeye başlayan aşk, romanın sonuna kadar büyük bir esrar perdesini sıkıca örtecek önemli unsurlar olarak belirir.
Tahsin Yıldırım’ın titiz notlandırmasıyla yayıma hazırlanan Kızlar ve Yıldızlar, Server Bedi Külliyatı’nın ilk defa kitaplaşan eserleri arasındadır.
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!
Öteki
“Yaşamıma başka türlü devam etmem mümkün değildi belki de. Unuttum, suçluluk duygusundan kurtulmak istedim ve eski beni sildim, peki yerine koyduğum ne? Bir kukla, öyle mi? Algılarım zaman ve mekândan kopuyor, aklımda apansız bir tilki fikriyle ekranıma görmeden bakıyorum. “Av yoksa avcı da yok,” diye mırıldanıyorum kendi kendime, bu boşluktan çıkmak için düşünce akışıma tutunmalıyım.”
‘Öteki’ romanı; örneğine pek rastlanmayacak biçimde geleceğin tasarımını günümüz teknolojik gelişmeleriyle ilişkilendirerek okura hem sürprizlerle dolu hem de bir o kadar tanıdık bir dünya gösterirken yazar Barış Toprak, Türkiye’de ‘Bilim Kurgu’ ve 'Polisiye' edebiyatına yeni bir bakış açısı getiriyor…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.