Kızıl Elma
₺50,00 Orijinal fiyat: ₺50,00.₺42,00Şu andaki fiyat: ₺42,00.
Cengiz Aytmatov insanın kendisine, diğerlerine ve hayata karşı mücadelesini, kısacası yeryüzü tecrübesini ustalıkla hikâye ediyor.
Bir yitirişin ve peşi sıra gelen uyanışın anlatıldığı Kızıl Elma, eşinden ayrılmak isteyen İsabekov’un kızı Anara’nın çocuk masumiyetinde ailesini yeniden buluşunun çarpıcı hikâyesidir.
Oğulla Buluşma ise kapanmayan yaraların ve ertelenen yüzleşmelerin yükünü anlatır. Savaşta kaybettiği oğlunun hatırasını içinde yaşatan Çordon, gerçek ölümün unutulmak olduğunu anlayacaktır. Zira baba ölmedikçe oğul, oğul ölmedikçe de baba yaşamaya devam eder!
| Yayınevi | Ketebe Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Cengiz Aytmatov |
| Sayfa Sayısı | 52 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Ketebe Yayınları – Kızıl Elma
/n
Cengiz Aytmatov insanın kendisine, diğerlerine ve hayata karşı mücadelesini, kısacası yeryüzü tecrübesini ustalıkla hikâye ediyor.
Bir yitirişin ve peşi sıra gelen uyanışın anlatıldığı Kızıl Elma, eşinden ayrılmak isteyen İsabekov’un kızı Anara’nın çocuk masumiyetinde ailesini yeniden buluşunun çarpıcı hikâyesidir.
Oğulla Buluşma ise kapanmayan yaraların ve ertelenen yüzleşmelerin yükünü anlatır. Savaşta kaybettiği oğlunun hatırasını içinde yaşatan Çordon, gerçek ölümün unutulmak olduğunu anlayacaktır. Zira baba ölmedikçe oğul, oğul ölmedikçe de baba yaşamaya devam eder!
İlgili ürünler
Peyami Safa Hikayeler
Edebiyat târihçileri, son asır fikrî, içtimâi ve edebî sahaların Peyâmi Safâ gibi bir büyük ismi hakkında umûmî hükümler verirken, onun hikâyeleri üzerinde her nedense durmazlar. Halbuki, bir sanatkârın belli bir cephesini bütünüyle değerlendirmek, ancak o sahada yazdıklarının tamamını gözden geçirmekle mümkündür.
Küçük hikâyecilik zannedildiği gibi kolay değildir. Ama Peyâmi Safâ, daha ilk hikâyesinden itibaren bu zorluğu aşmış bir sanatkârdır. Ona, âdeta tahkiyeci olarak doğmuştur nazarıyla bakabiliriz. Muallim Nâci’nin babasına verdiği unvânı, “anadan doğma hikâyeci-romancı” şeklinde biraz değiştirerek kullanabiliriz. Kısa hikâyelerde merak unsuru, hikâye esprisi, iç bütünlük, hâdiseler arasındaki irtibat Peyâmi Safâ tarafından çok ustalıkla kullanılmıştır.
Peyâmi Safâ’nın dili ve üslûbu hakkında söz söylemeye lüzûm var mı? Kıvrak bir zekâ, duru, güzel bir Türkçe ve çarpıcı bir üslûp, her zaman olduğu gibi bu hikâyelerin de başlıca vasfıdır.
1914’ten 1930’a kadar muhtelif hikâyelerini topladığımız bu kitap, Peyâmi Safâ’nın romancılık öncesi devresine ışık tutacak mâhiyettedir. Peyâmi Safâ’nın hikâyeden romana giden sanat anlayışının da vesikalarını vermesi bakımından HİKÂYELER ayrı bir değere sâhiptir.
Günümüz Peyâmi Safâ okuyucularının en az romanları, fikrî ve içtimâî yazıları kadar HİKÂYELER’ini de zevkle ve severek okuyacaklarını tahmin ediyoruz.
Şark Kızı
Şark kızı…
Yürükleri burkan, akılları şaşırtan yaşanmış hayat hikâyesi…
Aşkın, sadakatin ve mertliğin sembolü…
Kötülüklere karşı başı dik, iyiliklere karşı boynu eğik…
Ağrı dağı kadar müthiş bir cesaret!
Van Gölü gibi esrarengiz…
Onur dolu, iffet dolu…
Güzelliği karakterine kazınmış…
Dürüstlüğü inancından almış…
Dünyaya sığmayan bir sevdanın sahibi…
Şark kızı…
Anadolu Kızı…
Bu toprakların kızı…
Bu sevda masalında mest olmak istiyorsanız;
Ebedi aşkın doyumsuzluğuna buyurun…
Seçme Öyküler
Faik Baysal’ın Drina’da Son Gün, Sarduvan, Rezil Dünya ve Ateşi Yakanlar romanlarının ardından derlediğimiz Seçme Öyküler’ini siz değerli okurlarımıza sunuyoruz.
Faik Baysal, toplumcu-gerçekçi edebiyat içerisinde önemli bir yere sahiptir. Baysal bilhassa roman ve öyküleriyle tanınır. Seçkin zümreye hitap eden salon edebiyatının gerçek bir edebiyat olamayacağını düşünen yazar, eserlerinde bir yandan topluma ayna tutmaya çalışırken bir yandan da sosyo-politik bir dil üzerinde durur.
Faik Baysal öykülerinde de romanlarında olduğu gibi odağına halkı yerleştiren, halkın yaşamına ortak olan bir anlatıcı olarak beliriyor. Geçim derdi, sömürü düzeni, birey olabilmenin sancıları, eskiye özlem, mahalle anlatısı, yaşama inancı ve direnç onun vazgeçilmez izleklerindendir. Baysal bu tema ve meselelerini bize hiç de yabancı gelmeyen içimizden birilerini hikâyelerine konuk ederek anlatıyor.
Sultanmurat
Cengiz Aytmatov, İkinci Dünya Savaşı’nın bütün şiddetiyle devam ettiği yıllarda Kırgızistan’ın bir köyünde, cephedeki askerlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yediden yetmişe herkesin tabiat ve savaş şartlarıyla çetin mücadelesini anlatıyor. Cesur, zeki ve okulun güzel kızı Mirzagül’e tutkun Sultanmurat 15 yaşında olmasına rağmen cephedeki askerlere yardım etmek için seçilen köyün beş gencinden biridir. Sultanmurat’ın gözünden savaşın yıkıcılığını ve insanları adeta birer canavara dönüştürmesini anlatan Cengiz Aytmatov, diğer bütün eserlerinde olduğu gibi, bu hikâyesinde de insana olan inancını vurgulamaktadır. Şartlar ne kadar ağır olursa olsun, insanın içinde sönmeden yanmaya devam eden o sevgi ateşi her türlü zorluğun üstesinden gelmek için insanın sahip olduğu en kıymetli hazinesidir.
Yıldırım Sesli Manasçı-Asker Çocuğu-Beyaz Yağmur
Cengiz Aytmatov’un birbirinden güzel üç hikayesinin yer aldığı kitap; aslında insan, mekan ve hafıza arasında birbirini sürekli besleyen ilişkinin göz önüne serilmesi bakımından büyük önem taşıyor. Aytmatov, Asker Çocuğu isimli hikayesinde tıpkı çocuk kahramanların olduğu diğer hikayelerindeki gibi, çocuğa uçsuz bucaksız bir hayal dünyası vermiştir. Yazarın bu hikayesinde yetim bir çocuğun babaya duyduğu hasret okuyucuya öyle kuvvetli hissettirilmiştir ki, kısacık bir hikayede bunu başarmak elbette Aytmatov’un ustalığını bir kez daha ispatlamaktadır. Beyaz Yağmur hikayesinde aşkın tertemiz halini, Yıldırım Sesli Manasçı’da ise ölümsüz olanın fikir olduğunu anlatan Aytmatov, şu sözlerle Kırgız kahramanını bir Manas anlatıcısına dönüştürür: “Bu dünyada insanlar doğar ve ölür. (…) Ama dünyada, insan hafızası zamana meydan okur. İnsanın kendi hayatı, göz açıp kapatıncaya kadar geçen zaman kadar kısadır. Ölümsüz olan düşüncedir, fikirdir. Ve bu fikirler insandan insana geçer. Ölümsüz olan Manas’tır”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.