Kerkük’ün Milli Yazarı Ata Terzibaşı’nın 100 Makalesi
₺400,00 Orijinal fiyat: ₺400,00.₺330,00Şu andaki fiyat: ₺330,00.
1 adet stokta
Kerkük’ün Milli Yazarı Ata Terzibaşı’nın 100 Makalesi
Şemsettin Küzeci ilk kez Ata Terzibaşı’nın hayatını ve faaliyetlerini tam anlamıyla araştırmak ve incelemek gibi sorumlu ve onurlu bir görevi yerine getirmiştir. Geniş bir okur kitlesine ve bilim camiasına sunduğu “Kerkük’ün Milli Yazarı Ata Terzibaşı” adlı kitap Türk dünyasında bu alandaki boşluğu doldurur. Bu kitap, Ata Terzibaşı’nın çok yönlü bilimsel çalışmaları hakkında yazılan ilk ansiklopedik eserdir.
Ata Terzibaşı’nın bilimsel biyografisinin tam bir resmini çizen Küzeci; Ata Terzibaşı’nın hayatı, çevresi, eğitimi, hukuk, gazetecilik ve yazarlık faaliyetleri ile folklor alanındaki çalışmalarına, hakkında yazılan makalelere, kitaplara ve tezlere, tanıkların gözüyle de ışık tutmuştur. Aslında bu eser Terzibaşı’nın hayat serüvenini anlatan bir belgesel roman niteliğindedir.
Küzeci’nin sunduğu bu araştırma, Ata Terzibaşı’nın Irak-Türkmen edebiyat araştırmaları dünyasının zirvesini fetheden seçkin bir bilim adamı olduğunu kanıtlar. Nitekim Ata Terzibaşı, 20. yüzyılda Arap dünyasında Kerkük’ün zengin sözlü ve yazılı edebiyatını araştıran ve tanıtan önde gelen Türkmen bilginidir.
“Kerkük’ün Milli Yazarı Ata Terzibaşı” kitabının yazarı Dr. Şemsettin Küzeci 2023 yılında Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Nizami Gencevi Edebiyat Enstitüsünün de “Fahri Doktoru” unvanına layık görülmüş, bu değerli eseriyle de Azerbaycan ve Türk dünyası bilimine mükemmel bir ilmi eser kazandırmıştır.
Akademik
İsa Habibbeyli
İlgili ürünler
Ahmed Arif
Asıl adım Ahmed Önal. Ahmed Arif olarak bilinirim. Yaşamım boyunca hakkı aradım; ezilen ve güçsüzün yanında durdum. Memleketlilerim sömürülmesin, memleketlilerim kullanılmasın, memleketlilerim ölmesin diye konuştum. Eşitlik için yazdım, eşitlik için söyledim, eşitlik için dayak yedim, eşitlik için sövdüm. O günleri görmeyeceğimi
bilsem de birilerine o günleri göstermek için öldüm.
“…Gözlerinden, burnunun üst dudağına düşen fark edilmez incecik gölgesinden öperim canım.
Öperim ömrüm. Yaşşa!..”
“…Daima düşünmekle ve daima da aynı şeyi düşünmekle insan aşkın bir fikri işgal olduğunu kabul ediyor…”
Dindar Bir Doktor Hanım
"Ömrü boyunca 'kadın başıma ne yapabilirim ki' düşüncesini aklına bile getirmeyen Hümeyra Hanım, karşılaştığı bütün zorluklarla, sıkıntılarla iman, sabır ve tevekkülün verdiği güçle mücadele etmiştir. Hizmet hayatı yoğunlaştıkça her genç kıza mahsus evlilik hayalleri de uzaklaşmış, kendi ifadesiyle: ' Hereve bir anne lazım, annelik çok yüksek bir mevki ama yedi mahalleye de bir doktor gerek. O da ben olayım, annelere bakayım' diye düşünmüştür. O zaten tanıyan herkesin Hümeyra Annesidir..." Sibel Eraslan
Bu kitap, Cumhuriyet'in ilk döneminde tıp eğitimi alıp doktor olan Ayşe Hümeyra Ökten'in günümüz gençlerine örnek niteliğindeki hayat hikayesidir. Doktor Ayşe Hümeyra Ökten, 85 yıllık yaşamının yarım asrını hastalarına adar ve tek başına bir vakıf gibi hizmet verir. 1959'dan beri İslam dünyasının da çok yakından tanıdığı Ayşe Hümeyra Hanım birçok alim ve devlet adamının da doktorluğunu yaparak herkesin sevgisini kazanır. 1953'te Kızılay'ın teklifiyle Medine'ye görevli ilk kadın doktor olarak gider. Bu gidiş onun için bir dönüm noktası olur ve bir daha o kutsal topraklardan bağını koparamaz. Artık evi de Mekke ve Medine olur.
Türkiye'de geleceğin başbakanlarının yetişeceği İmam Hatip Liseleri'nin kurulması için insanüstü gayretler gösteren Mahmud Celaleddin Ökten'in kızı olan Ayşe Hümeyra Ökten, kendisiyle yapılan bu söyleşide, babasını ve çevresini özel olarak anlatıyor, Mehmed Zahid Kotku, Babanzade Ahmed Naim, yahirü'l-Mevlevi, Mehmed Ali Ayni, Mahir İz, Nurettin Topçu, Orhan Okay, İsmail Fenni Ertuğrul, Mustafa Şekip Tunç, Küçük Hüseyin Efendi ve Mehmed Akif Ersoy gibi bir döneme damgasını vurmuş ilim adamlarının hayatına dair şimdiye kadar hiç bilinmeyen birçok anekdot aktarıyor.
Gaspıralı İsmail
UNESCO 2014 GASPIRALI İSMAİL YILI
Gaspıralı, Türk Milleti'nin bir bütün olduğuna inanıyordu. Coğrafi ayrılıkları ve lehçeyi bu bütünün önünde bir engel olarak görmüyordu. Bu düşüncesinde dile büyük bir önem veriyor, sade bir Türkçe ile konuşup yazmanın bu bütünlüğü sağlamada önemli bir adım olacağına inanıyordu.
Dil konusunda gösterdiği özverili çabaları eğitim konusunda da gösteren Gaspıralı İsmail, ilk okulunu, 1884 yılında Bahçesaray'da açmıştır. Yeni bir yöntemle okumayı ve yazmayı kısa zamanda öğreten okulların sayısı gittikçe artmış, 10 yıl içinde bu yöntemle eğitim veren 100 kadar okulun açılmasına öncülük etmiştir. Araştırmacılara göre, bu rakam daha sonra 5 bine kadar ulaşmıştır.
Fikirleri, çıkardığı Tercüman Gazetesi aracılığıyla, Kafkasya, Kazan, Sibirya, Türkistan, Çin, İran ve Mısır'da tanınan Gaspıralı, 1907'de, Kahire'de bir İslam Kongresi toplayabilmek için büyük çaba sarf etmiş,1910'da ise Hindistan'a giderek Bombay'daki Encümen-i İslamiye'nin toplantılarına katılarak görüşlerini anlatmıştır.
Türk Dünyası'nın gördüğü ender zeki ve idealist şahsiyetlerden birisi olan Gaspıralı İsmail, sadece Rusya Türkleri'nin değil, bütün Müslümanlar'ın meseleleriyle yakından ilgilenmiştir.
Bu kitap, Çarlık Rusyası’nın Türk halkını eğitimsizliğe ve geriliğe sürükleyen politikalarına karşı siyasi mücadelenin ve toplumsal bir bilincinin oluşturulmasının da öyküsü aslında. Gaspıralı İsmail ile ortaya konulan fikirler, bir dönemin kırılmasını da yansıtması açısından tarihe ışık tutuyor.
Geleceği Keşfedenler
Walter Isaacson, dünya çapında yankı yaratan Steve Jobs biyografisinin ardından en az onun kadar ilham verici bir kitapla geri dönüyor.
Geleceği Keşfedenler, makinelerin insanların zihin dünyasına ortak olacağı bir geleceği hayal ederek yola çıkmış ve adım adım içinde yaşadığımız dijital çağı inşa etmiş dâhilerin, yenilikçilerin, hacker’ların, girişimcilerin hikâyesi. Kimdi bu insanlar? Kafaları nasıl çalışıyordu? Tavan arası ya da garajlarına kapanıp her şeyi tek başına yapmış dâhilerden mi bahsediyoruz yoksa onları farklı yapan, yan yana gelip “ortak deha” yaratma becerileri miydi?
Isaacson’un benzersiz öykülendirme becerisi sayesinde sürükleyici bir roman tadında akan kitap, Lord Byron’ın yaklaşık iki yüzyıl önce yaşamış olmasına rağmen ilk yazılımcı kabul edilen kızı Ada Lovelace ile başlıyor ve Charles Babbage, Alan Turing, John von Neumann, Robert Noyce, Bill Gates, Steve Wozniak, Steve Jobs, Larry Page gibi pek çok etkileyici şahsiyetle devam ediyor.
Geleceği Keşfedenler, yaratıcılığın ve dünyayı değiştiren fikirlerin hangi koşullar bir araya geldiğinde yeşerebildiğini ortaya koyan muazzam bir rehber.
Kim Kimdi? Serisi – Stephen Hawking
21 yaşında nörolojik bir hastalık teşhisi konulmasına rağmen hastalığın, hayatını tanımlamasına izin vermeyen bilim insanı.
Kara delik teorilerini yazdığı Zamanın Kısa Tarihi kitabıyla satış rekorları kıran yazar.
Fizikte çığır açan çalışmalarıyla birçok ödül kazanan bilim insanı.
Yukarıdakilerin hepsi.
Eğlenceli, heyecanlı ve resimli biyografisiyle gerçek Stephen Hawking'i çok daha yakından tanıyın.
Nefesi Tutku Olan Kadın: Afife Jale
Osmanlı’nın ilk Müslüman kadın oyuncusuydu Afife Jale.
Babasından Şeyhülislam’a, Dahiliye Nazırı’ndan Şehremini’ne kadar kimler uğraşmadı ki onunla, yılmadı.
Teyzesinin oğlu çok aşıktı güzel kıza. O da seviyordu dünya yakışıklısı delikanlıyı. Aralarına önce sahne, sonra Afife’nin “beyninde taşıdığı hançer” girdi.
“Bir Bahar Akşamı” ikinci aşkı Selahattin’e (Pınar) rastladı Afife. Büyük bir aşkla sarıldı ünlü sanatçı güzel Afife’ye.
Paşa dedesinin de tutkusu olan tiyatroya beşikten mezara ve ölümüne bağlı kaldı Afife.
Son nefesini Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde verirken, “gözlere yıldız tozu serpmeyi” sürdürüyordu kuşkusuz.
Osman Balcıgil, satış rekorları kıran Celile, Yeşil Mürekkep ve İpek Sabahlık’ta olduğu gibi, Nefesi Tutku Olan Kadın Afife Jale’de de yaşadığımız coğrafyanın tarihsel ve toplumsal derinliklerine büyük bir ustalıkla iniyor.
Örnek İnsanlar 7-Mehmet Akif İstiklal Şairi
Ronaldinho – Sahanın Yıldızları
2024 yılı güncel bilgileri ve istatistikleriyle!
Kısa süreli bir fırtınaydı onunkisi…
Futbol dünyasına adım attığı andan itibaren ne var ne yoksa kazandı. Ama en önemlisi, sahada her zaman keyif aldı ve izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Onun maçı olduğunda futbolseverler çok başka bir heyecan yaşadı.
Kimine göre gelmiş geçmiş en iyi oyuncu Messi kimine göre Cristiano Ronaldo. Kimi Maradona’yı över kimi Pelé’yi. Ancak futbolseverleri en çok eğlendiren, izleyenleri en çok neşelendiren isim tartışmasız Ronaldinho’ydu. O, Avrupa futboluna damgasını vuran Barcelona efsanesinin 2000’lerdeki ilk müjdecisiydi.
Bu kitap sadece bir futbolcunun değil, bir dönemin, bir coşkunun ve benzersiz bir yeteneğin hikâyesini anlatıyor. Ronaldinho’nun büyülü dünyasına hoş geldiniz; burada futbol sadece kazanmak için oynanmaz, aynı zamanda yaşanır ve hissedilir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.