Kendine Ait Bir Oda
₺190,00 Orijinal fiyat: ₺190,00.₺155,00Şu andaki fiyat: ₺155,00.
1 adet stokta
Kendine Ait Bir Oda
Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un Ekim 1928’de, Cambridge Üniversitesi’ndeki iki kadın koleji olan Newnham College ve Girton College’da verdiği bir dizi konferansa dayanıyor. Bu feminist eser, ataerkilliğin egemen olduğu edebiyat alanında kadın yazarların yerini tartışıyor ve bazı sorulara cevap arıyor: Kız çocuklarına neden erkek kardeşleriyle aynı eğitim fırsatları verilmiyor? Kadınlarla ilgili literatür neden neredeyse yalnızca erkekler tarafından yazılıyor? Shakespeare’in onun kadar yetenekli bir kız kardeşi olsaydı, aynı ölçüde başarılı olabilir miydi? Kadınların sanatsal olarak aktif olabilmeleri için neye ihtiyaçları var? Bu sorunun cevabı: Ekonomik ama hepsinden önce entelektüel bağımsızlık. Virginia Woolf bunu, kadınların kendilerine ait bir odaya sahip olmalarıyla sembolize ediliyor ve bu düşündürücü ve bir o kadar etkileyici eserle kadınların edebiyatını bir kadının gözünden görmemizi sağlıyor.
İlgili ürünler
Hachiko
Bundan 100 yıl kadar önce, bir köpekle bir profesör arasında, sonraları tüm dünyayı derinden etkileyecek bir dostluk başladı. Fakat bu dostlar, profesörün ölümüyle kısa süre sonra ayrılmak zorunda kaldı. Peki bir köpeğe ölümün ne olduğunu anlatabilir misiniz? Elbette hayır. İşte Hachiko da bu yüzden, en yakın dostunu yaklaşık 10 yıl boyunca bekledi. Hem de her gün, aynı saatte ve aynı yerde. Köpekler, yüzyıllardan beri insanların en sadık
dostlarıdır. Ancak bazı dostluklar, filmlere ve kitaplara konu olacak kadar büyük izler bırakmıştır hafızalarda. Sahibini yıllarca, sabırla beklediği tren istasyonuna heykeli dikilen Hachiko’nun hikayesi, genç yaşlı demeden tüm kalpleri ısıtacak türden. Hachiko bize hiçbir zaman vazgeçmemeyi öğretti. Bize sadakati ve bağlılığı öğretti. Umudu ve inancı öğretti. Sabrı ve sorumluluğu öğretti. Ama hepsinden öte, Hachiko bize arkadaşlığın gerçek anlamını ve Sevdiklerimizi asla unutmamayı öğretti.
Teşekkürler, Hachıko.
Öteki
“Yaşamıma başka türlü devam etmem mümkün değildi belki de. Unuttum, suçluluk duygusundan kurtulmak istedim ve eski beni sildim, peki yerine koyduğum ne? Bir kukla, öyle mi? Algılarım zaman ve mekândan kopuyor, aklımda apansız bir tilki fikriyle ekranıma görmeden bakıyorum. “Av yoksa avcı da yok,” diye mırıldanıyorum kendi kendime, bu boşluktan çıkmak için düşünce akışıma tutunmalıyım.”
‘Öteki’ romanı; örneğine pek rastlanmayacak biçimde geleceğin tasarımını günümüz teknolojik gelişmeleriyle ilişkilendirerek okura hem sürprizlerle dolu hem de bir o kadar tanıdık bir dünya gösterirken yazar Barış Toprak, Türkiye’de ‘Bilim Kurgu’ ve 'Polisiye' edebiyatına yeni bir bakış açısı getiriyor…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.