Kayda Geçen Kayıplar
₺290,00 Orijinal fiyat: ₺290,00.₺240,00Şu andaki fiyat: ₺240,00.
5 adet stokta
İlgili ürünler
Benim Adım Öğretmen
Öğretmenler… Kelimeler yetmez onların önemini anlatmaya. Nihayetinde başka hangi meslek var ki insan hayatını bu kadar
şekillendirebilsin ve geleceği inşa etsin?
Nurten Akkuş, çocukluk hayalini hakkını vererek yaşayan bir öğretmen. Köy okulunda başlayan öğretmenlik kariyerini uluslararası başarılarla bezemiş, çocuklarının tek bir gülümsemesi için her fedakârlığı yapan, başarılı bir kadın. Kâh sınıflar inşa etmiş onlar için, kâh doğanın sunduğu fırsatlardan faydalanmaya teşvik etmiş çocuklarını.
Bu kitapta ise hem genç öğretmenlerle, hem öğretmen olmayı arzulayanlarla hem de hayallerine giden yolda bir desteğe ihtiyaç
duyan herkesle paylaşıyor deneyimlerini. Köy okulundan dünyaya uzanan yolda karşılaştığı güçlükleri, onların üstesinden nasıl geldiğini, 21. yüzyıl öğretmeni olmanın gerekliliklerini anlatıp özellikle kırsal bölgelerde öğretmenlik yapmak isteyenler için eşsiz bir rehber sunuyor.
Çünkü Nurten Öğretmen’in hep dediği gibi, “Bir çocuk değişir, dünya değişir.”
Gece Yarısından Sonra Bir Saat – Novalis
Hermann Hesse’nin, yapıtında izlediği yolu anlamak isteyen okurlar için gençlik dönemi eserleri arasında önem atfedip Hermann Lauscher ve Peter Camenzind kitaplarıyla birlikte andığı ve henüz yirmi bir yirmi iki yaşlarında kaleme aldığı Gece Yarısından Sonra Bir Saat masalsı atmosferiyle, Maeterlinck’in etkisi altında genç bir yazarın kendisine yarattığı düş ülkesinden ezgiler niteliğindedir.
Yazarın ilk düzyazı denemelerinden, yine aynı yıllarda yazdığı, kitap sevgisine ilişkin “Novalis” öyküsü, bibliyofil anlatıcının aktarımıyla okuru eski kitapların geçmişteki ve gelecekteki hayali okurları ve dostluk üzerine düşündüren bir yolculuğa çıkarır; bu yolculuk boyunca romantizmin öncülerinden 18. yüzyıl sonu Alman şairi Novalis’in yapıtını selamlar.
“Şimdi burada gördüğün ne varsa, her şey bütün gerçekliklerden daha güzel ve bütün gerçekliklerden daha gerçek.”
Sözler metalden yapılmış gibi, yavaş ve ağır okunuyor. Buna rağmen kitap edebi değil. En iyi yerlerinde gerekli ve tuhaf. Taşıdığı huşu içten ve derin. Sevgisi büyük ve içindeki bütün duygular saf: Sanatın eşiğinde duruyor.
Rainer Maria Rilke (Gece Yarısından Sonra Bir Saat kitabına dair)
Gece Yarısından Sonra Bir Saat ’teki düzyazılar üzerinde çalışırken, kendime bir sanatçı-düş ülkesi, bir güzellikler adası yaratmıştım; düzyazılardaki şiirsellik güncel dünyanın çalkantılarından ve en diplerinden geceye, düşlere ve yalnızlıkların güzelliğine bir geri çekilme anlamı taşımaktaydı...
Hermann Hesse (Gece Yarısından Sonra Bir Saat, “1941 Baskısı İçin Önsöz”den)
Kahire Modern
1922 yılında Mısır İngilizlere karşı tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eder. Kral Faruk yönetimi altında bağımsızlık fikrine alışmaya çalışan bir toplumda, yeni çelişkiler yaratacak fikirlerin, köktenciliğin ve Arap milliyetçiliğinin tohumları atılmaktadır. Bu ortamda yoksul bir aileden gelen ve kısa yoldan zengin olma hırsıyla yanıp tutuşan bir üniversite öğrencisi olan Mahcub, yükselme tutkusuyla her türlu¨ ödev duygusuna ve ahlaki ilkeye sırt çevirir. Açlığın pençesinde geçen yılların ardından, hiç düşünmek sizin karşısına çıkan ilk memuriyet fırsatına tutunur. Ancak hayata ve toplumu oluşturan değerlere karşı sinik bir tutum benimse yen bu genç adamın ödemesi gereken büyük bir bedel olacaktır. Necib Mahfuz, 30’lu yılların başında devrimlerle çalkalanan, yol ayrımındaki Mısır toplumunun ek siksiz bir panoramasını sunuyor. Kahire Modern, bir grup üniversite öğrencisinin kesişen hayatları üzerinden Kahire’nin zengin ve yoksul kesimlerini, sosyal ve düşünsel dokusunu, bürokrasi aygıtındaki yozlaşmayı, açlığı ve öfkeyi, sınıf atlama tutkusuyla körleşen karakterleri olağanüstü bir canlılıkla gözler önüne seriyor.
Kendime Düşünceler
Batı felsefesinin tek filozof-imparatoru Marcus Aurelius, günümüzde hem politikacı hem de düşünür kimliğiyle adından söz ettiren Roma hükümdarlarından biridir. Savaşlarla geçen yaşamı boyunca hayranlıkla felsefe metinleri okumuş, Germen kavimleriyle savaştığı sırada cephede yazdığı Kendime Düşünceler’le dünya felsefe tarihine önemi yadsınamaz bir eser kazandırmıştır. Bugün hâlâ Stoacı felsefenin en önemli metinlerinden biri olarak okunan Kendime Düşünceler, Stoacı düşüncenin modern dünyaca anlaşılmasını sağlamış başlıca metinlerden biridir. Aurelius bu ölümsüz metinde kendinden önceki Roma hükümdarlarının ve kendisinin yönetim şekillerini sorgular; kocaman bir kente benzettiği evreni, insanı merkezine alarak irdeler. Aurelius için yaşamdaki her bir ayrıntı bütünün iyiliğine hizmet eder; bu yüzden akıl yürütme kabiliyetini kullanarak doğayı, evreni ve kendisini araştırmaya mecburdur insan.
Meksika’ya Yolculuk
Gülten Dayıoğlu'nun bu seferki durağı, gizemli uygarlıklar ülkesi Meksika. Üzerinde çok konuşulan, bilimsel eserlerden oyunlara, filmlerden çizgi romanlara kadar pek çok şeye konu olan Maya ve Aztek uygarlıklarının geride bıraktığı güzellikler içinde geziniyor Dayıoğlu. Tarih içinde duygulanıyor, kederleniyor, coşuyor. Ve tüm bunları yine sizinle paylaşmayı arzuluyor.
Real Madrid Rüyası
“Bu kitap ünlü kulübün temel işleyişine dair tam ve kapsamlı bir araştırma. Tarafsız ve hassas bir dokunuşla tamamlanmış zihin açıcı bir anlatım.”
—SÖR ALEX FERGUSON, 1986-2013 Manchester United teknik direktörü
Real Madrid dünya üzerindeki en başarılı spor takımıdır. Kulüp, onun üzerinde UEFA Şampiyonlar Ligi kupası dahil olmak üzere, diğer tüm spor takımlarından daha fazla kupaya sahiptir. Ancak bu parlak başarının ardındaki hikâye, oyuncuların ve teknik direktörlerin ötesine geçmektedir. Genellikle göze çarpmayan nokta, çoğunlukla dışarıdan gelenlerden oluşan bir yönetim ekibinin takımı iflasın eşiğinden alıp dünyanın en değerli spor örgütü haline getirmesidir.
Peki Real Madrid böylesine olağanüstü bir başarıya nasıl ulaştı? Columbia Business School’da misafir öğretim üyesi olarak çalışan Steven G. Mandis, bu konuyu enine boyuna incelemektedir. Eşi benzeri görülmemiş bir perde arkası erişim imkânı olan Mandis, bir spor takımının hem saha içi hem de ticari yönlerini titizlikle analiz eden ilk araştırmacıdır. Öğrendikleri tam anlamıyla beklenmediktir ve moneyball stratejisiyle beslenen veri analizlerinin, takımın başarısının arkasında bulunan birincil araç olduğu yönündeki genel kanıya meydan okumaktadır. Aksine, Real Madrid’in oyuncu seçiminden finansal yönetimine kadar hem saha içinde hem de saha dışındaki kazanma formülü, stratejiyi taraftar kitlesinin kültürü ve değerleriyle uyumlu hale getirmesine dayanmaktadır.
1990’ların sonlarında Real Madrid’in başına geldiği gibi, en yetenekli (ve en pahalı) oyuncuların peşinden koşmak, bir galibiyet rekorunun reçetesi olabileceği gibi bir finansal felakete de yol açabilir. Real Madrid yönetimi, kulübün Real Madrid camiasına hizmet etmek için var olduğuna inanmaktadır.
“Daha önce eşine benzerine rastlanmamış bir perde arkası erişimle yazılmış bu kitap hem saha içi hem de saha dışı performansı analiz eden, herhangi bir spor takımı hakkında bugüne dek yapılmış en eksiksiz çalışma olup çıkarımları hayranlık uyandırıcıdır.”
—DAVID STERN, NBA onursal komisyon üyesi
“Kitap Real Madrid’in, futbolun ve sporun tüm gizemine ustalıkla nüfuz ediyor. Arka planına odaklanıp toplantı ve soyunma odalarındaki gerçeklere farklı bir bakış açısı sunuyor.”
—RAY HUDSON, İngiliz emekli futbolcu ve eski MLS koçu
“Mandis bize topluluk markalarının inanılmaz gücünü açıklıyor. Bu kavramda küresel toplum, markaya öyle derin bir tutkuyla bağlıdır ki bu marka kişilerin bireysel kimliği, değerleri ve çok daha fazlasıyla özdeşleşir.”
—ANDREW MESSICK, IRONMAN CEO’su
“Eğer NFL, MLB ya da NBA seviyorsanız bu kitabı muhakkak okumalısınız çünkü tuttuğunuz takıma bakış açınızı değiştirecek.”
—GEOFF POPE, 2008 yılı XLII Super Bowl Şampiyonu
“Mandis’in iş dünyası ve akademik dünyadaki eşsiz geçmişi ve sahip olduğu objektif bakış açısı, her Madridlinin kütüphanesinde bulunması gereken bu önemli kitabı ortaya çıkarmıştır.”
—GABE LEZRA, ManagingMadrid.com’un kurucusu
“Real Madrid Yöntemi, efsanevi bir spor kulübünün başarı formülü hakkında çığır açıcı bilgiler sunuyor.”
—VINCE GENNARO, Columbia Üniversitesi Spor Yönetimi Yüksek Lisans Programı direktörü
“Real Madrid Rüyası hem sporseverler hem de yöneticiler için eşit derecede eğitici ve ilham verici.”
—LINDSAY MCGREGOR ve NEEL DOSHI, Vega Factor’ın kurucu ortakları ve The New York Times
çoksatanlar listesindeki Primed to Perform kitabının ortak yazarları
Taymis Kıyıları
“Taymis Kıyıları”, “Tuna Kıyıları”, “Gezerek Gördüklerim” gibi döneminin fikir atmosferini çok etkileyen ve bugün de tarihçinin zevkle okuduğu seyahatnameler onun kaleminin gücünü gösterir. Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır."
Prof. Dr. İlber ORTAYLI
Falih Rıfkı Atay’ın 1930’ların başında Avrupa’ya ve İngiltere’ye yaptığı bu gezi, yalnızca siyasal ve tarihsel analizler ve turistik gözlemler içermemektedir. Atay, özelde İngiltere ile Osmanlı-Türk, genelde ise Avrupa ile Asya-Afrika kültürleri arasında, gündelik hayat, maddi kültür ve gelenekler bağlamında çarpıcı analizlerde bulunuyor; dönemin Türkiye’sinin ve yeni cumhuriyetin Batılılaşma, çağdaşlaşma ve modernleşme süreç ve sancılarını her iki kültürün birtakım dinamiklerini mukayese ederek çözümlemelerde bulunmaya çalışıyor. Gündelik kültürün ‘müzeleşmesinden’ sanayileşme ile birlikte kentlerin dönüşümüne; kimlik arayışlarından farklı coğrafyalardaki yaşam biçimlerine kadar dönemin siyasi, toplumsal ve kültürel yansımalarını Batılılaşma, Avrupalılaşma ve modernleşme bağlamlarından ele alıyor.
Özellikle Londra sokaklarında ve Thames (Taymis) nehrinin kıyılarında dolaşırken tuttuğu notlardan oluşan, edebiyatımızda ve düşünce dünyamızda siyasi, sosyolojik ve antropolojik çözümlemeler içeren ilk gezi kitaplarından biri olması itibarıyla, uzun bir aradan sonra okurun ilgisine sunulmayı yeniden hak ediyor.
Yol Hikayeleri
Mekân, kendisi ve doğduğu topraklar arasında döne döne dans edercesine kaçarken, zamana özgü sanılan güçten çok daha fazla gücü olduğunu kanıtlıyor; saatler geçtikçe mekân, zamanın oluşturduklarına çok benzeyen ama bazı açılardan onları da aşan değişimlere neden oluyordu.
“Turizmin altın çağı” olarak kabul edilen modern yüzyılda diğer sanatlar gibi edebiyat da dünyayla yeni bir bağ kurmaya başlamıştı. Thomas Mann da birçok çağdaşı gibi hayatı boyunca seyahat eden, defterlerinde ve mektuplarında bu seyahatlerin kaydını tutan, onları romanlarına ve hikâyelerine taşıyan bir yazardı. Venedik’te Bir Ölüm’ün Tadzio’su ve Büyülü Dağ’ın şifa arayan Hans Castorp’u gibi karakterler de onun gezilerinden ve uluslararası duyarlılığından koparılamayacak karakterlerdi.
Yol Hikâyeleri, Thomas Mann’ın gezgin kimliğine ışık tutan bir derleme; yok olmuş bir dünyaya ait resimsel izlenimlerle dolu bir albüm.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.